Hümeze Suresi, 1-9 Ayetlerinin Tefsiri

(Ahir zamana işaretler ve roketlerle ilgili açıklama)

 

Sayın Adnan Oktar'ın 12 Kasım 2009 tarihli röportajından Hümeze Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla, “Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay edip duran her kişinin vay haline.” Şeytandan Allah’a sığınırım. Bu ahir zamanda alaycılığın yayılacağı, muazzam bir alaycılık ahir zamanda yayılmıştır; Kuran buna işaret ediyor. “Ki o mal yığıp biriktiren ve onu saydıkça sayandır.” Kapitalizmin hakim olacağı devre dikkat çekiyor Cenab-ı Allah. “Gerçekten malının kendisini ebedi kılacağını sanıyor.” Zengin olan bir kısım kapitalistlerin nasıl hiç ölmeyecekmiş gibi bir üslupla konuştuğunu hepimiz görüyoruz değil mi? Tabii bakın diyor ki, “malının kendisini ebedi kılacağını sanıyor” diyor. Hakikaten baksan sanki hiç ölmeyecek gibi üslubu var. “Hayır andolsun o hutameye atılacaktır. Hutamenin ne olduğunu sana bildiren nedir? Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir. Ki o yüreklerin üstüne tırmanıp çıkar. Ki o onların üzerine kilitlenecektir. Dikilip yükseltilmiş sütunlarda.”

Şimdi Kuran’a tabii bu açık bir anlamı var ama işari anlam olarak baktığımızda, mesela roketlere bakıyoruz dikilip yükseltilmiş bir sütun şeklinde oluyor. Dik oluyor değil mi roketler? O onların üzerine kilitlenecektir. Roketler biliyorsun bir kilitleme sistemleri olur, elektronik kilitleme sistemi. Hedef belirleniyor bilgisayarda, hedefe kilitleniyor, düğmeye bastın mı o kilitlenen hedefe doğru gidiyor roket. Değil mi? Bakın o onların üzerine kilitlenecektir diyor. “Ki o yüreklerin üstüne tırmanıp çıkar.” Mesela yürek kimlerde, insanlarda oluyor. İnsanların üstünde tırmanıp çıkan yukarıya doğru yükselen bir yapıdan bahsediliyor. Ve tutuşturulmuş ateş de var. Yani roketin bir özelliğidir bu. Değil mi? Bir yönüyle ayet bu konulara da bakıyor. Yani dikkatlice baktığımızda ahir zamana bakması yönünden, ebcedleri yönünden, bu yönü de var ama tabii bu asıl yönüyle kıyamette cehennemde olan azabı anlatıyor. “Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir, o yüreklerin üzerine tırmanıp çıkar.” İçeriden insanları yakan bir ateş. O insanın üzerine kilitleniyor insanı bırakmıyor. Ve sütunlara bağlı olarak inşaAllah. Ama bir yönüyle de bu olmuş oluyor. Bu anlama geliyor inşaAllah.

 


Hümeze Suresi, 1-9 Ayetlerinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 13 Temmuz 2011 tarihli röportajından Hümeze Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Arkadan çekiştirip duran,” Müslüman ne yapacak? Müslüman’ın arkasından çekiştirmeyecek. Dedikodu yapmayacak, gıybet yapmayacak. Allah bunu beğenmiyor, yasaklıyor. “Kaş göz hareketleriyle alay eden” bu adiliktir. Basit insanlar bunu yapar. Her yeri oynar ya adamın. Kaş, göz işaretiyle bir şeyler yaparlar. Bunu da Allah çirkin görüyor. Kaş, göz hareketleriyle alay etmenin adilik olduğunu söylüyor Allah. “Her kişinin vay haline; Ki o, mal yığıp biriktiren ve onu saydıkça sayandır.” Yani azgın, kapitalist ruha Kuran’da bir tavır geliştirmiş Cenab-ı Allah. Bak, “mal yığıp biriktiren”; malı yığıp biriktirmesini istemiyor Allah. ‘Dağıtın’ diyor Allah. Harcansın, kullanılsın, fakire, fukaraya verilsin. Hareketli bir ortam olsun. “Ve onu saydıkça sayandır.” Bazı tipler olur; bir daha sayar, ertesi gün bir daha sayar doymaz.

“Gerçekten malının kendisini ebedi kılacağını sanıyor.” Hakikaten malına acayip güvenir. Malından dolayı da çok şımarır ve kendisinden de emin olurlar hakikaten. Öyle tipleri görürsünüz. Garip bir hal oluyor üstlerinde, özel bir hal oluyor. “Hayır; andolsun o, 'hutame'ye atılacaktır. Hutame’nin ne olduğunu sana bildiren nedir? Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir. Ki o, yüreklerin üstüne tırmanıp çıkar.” İnsanı içten yakan bir ateş, içten ızdırap veren bir ateş. “O, onların üzerine kilitlenecektir;” Yani, kurtulamıyor o azaptan. Sürekli o ateş, o sıkıntı, o azap içinde, ruhunda geziniyor, bedeninde geziniyor. Kurtulmak istiyor ama kurtulamıyor. “(Kendileri de) Dikilip-yükseltilmiş sütunlarda (bağlanacaklardır).”

 


Müşrikler İman Edenlerle Alay Ederler

 

Sayın Adnan Oktar'ın 18 Mayıs 2015 tarihli sohbetinden Mü’minun Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Müminin Suresi, 110. Şeytandan Allah'a sığınırım. “Siz onları alay konusu edinmiştiniz.” Demek ki müminler baskı altına alınıyor. Alay ediliyor. Abuk subuk konuşmalar oluyor. Abuk subuk iftiralar oluyor. Çünkü alay konusu edinmek için ciddi bir muhalefet gerekir. Adam durduk yere alay konusu edinemez. Bir kere fikren kabul etmemek lazım. Fikren kabul olmuyor. Ve ayrıca çok ciddi şekilde yanlış yolda görmek. Hafif bir yanlış yolda görme deyin. Bütün olarak, çok güçlü olarak yanlış yolda görmek gerekir.

“Öyle ki size benim zikrimi unutturdular.” Yani gazetelerde, yazılarında hiç Allah'ı anmayacak hale geldiniz dedikodudan dolayı, Müslümanlara olan öfkeden, sadece Müslümanlarla uğraşmaktan dolayı. Çünkü küfre dillere uzanmıyor, PKK'ya dili uzanmıyor. Komünizme dili uzanmıyor. Onu eleştirmiyor. İman hakikatleri anlatmıyor. Kur'an mucizeleri anlatmıyor. Sevgiden bahsetmiyor. Hiç Allah'tan bahseden dedikoducu köşe yazarı gördünüz mü? Bu gelenekçi Ortodoks Müslümanlar içerisinde. Bunların ana görevi kendince zayıf gördüğü Müslümanlara laf atmak, ona buna laf sokmak, dedikodu yapmak, pislik yapmak, fitne çıkarmak, fücur çıkarmak, hedef göstertmek, muhbirlik yapmak, adilik yapmak, komploya zemin hazırlamak. Yani her türlü adilik.

EMRE KUTLU:Kovulmuş Şeytandan Allah'a sığınırım. “Arkadan konuşanların vay haline”, diyor Allah.

ADNAN OKTAR: Tam bunlar anlatılıyor aynı zamanda. Bak “size benim zikrimi unutturdular.” Allah'ın zikrini unutuyor adam. Ne iman hakikatlerine, Kur'an'ı hiç bir şey anlatmıyor. “Siz onlara gülüp duruyordunuz” diyor Allah. Adam ne diyor? Gülüyorum ya diyor. Allah zaten ne diyor? “Siz güleceksiniz” diyor zaten. “Alay edeceksiniz” diyor. Ama ahirette iflahları kesilecek. Onların haberi yok. Burada Rengarenk gezinmeyle olmuyor.

ENDER DABAN: “Onlardan eziyet verici sözler işleyeceksiniz.”

ADNAN OKTAR: Evet. “Bugün ben gerçekten onların sabretmelerinin karşılığını verdim.” Müminler sabrettikleri için. Bu adamların münasebetsizliklerine, adiliklerine, oyunlarına, komplolarına sabrettikleri için ben sizin karşılığınızı cennetle ödüllendirdim ve rızamla ödüllendirdim diyor Cenab-ı Allah. “Ama onlar cehennemin odunu olacaklar”, diyor Allah. Karanlık odalara tıkılacaklar. Dumanlı, ateşli, zincirli bir ızdırabın içinde sonsuza kadar kalacaklar diyor. Müşrikler şu an burada işlerin işi olduğu kanaatinde, bakıyorlar sandviçler geliyor, eşek gibi de yiyorlar, eşek gibi de şişiyorlar, hiçbir şey olmayacak zannediyorlar. Halbuki cehennemin odunu olmaya hazırlanıyorlar. Kafalarını kullanmıyorlar.

BÜLENT SEZGİN: Tüm bu olanlar için müminler bu “Allah'ın ve Resulü bize vadettiğidir diyorlar”, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tabi. Allah Nahl Suresi 34'te, şeytandan Allah'a sığınırım. “Alaya aldıkları şey kendilerini sarıp kuşattı” diyor. Ya onlar hakim oldular diyor. Sen istediğin kadar fitne çıkar, fücur çıkar, dedikodu çıkar. Bir süre sonra onların anlattığı güzellikler, iyilikler, bereket, bolluk, nezaket, coşkun sevgi anlayışı, Allah korkusu, Allah sevgisi, her yeri saracak ve sizin karanlık fitneniz yok olup gidecek diyor Allah. Bunu anlatıyor.