(Adnan Oktar’ın 7 Ocak 2010 tarihli Çay TV ve Kahramanmaraş Aksu TV röportajından)
ADNAN OKTAR: Yusuf biliyorsun güzellerin en güzeliydi, muhteşem güzel, çok yakışıklı aslan olan bir delikanlıydı, kadınların onun güzelliğinden nefesleri kesiliyordu. Kadınlar onun güzelliğinden ellerini kestiler değil mi? Meyve keseceğim diye ellerini kestiler ve kadın da ona Hz. Yusuf’a yaklaşmak istedi hatta tecavüze kalktı kendince. O aslanlar aslanı o nur ondan kaçındı. YaRabbi dedi ben hapse razıyım bunları bana yapmasınlar dedi. Ben zina istemiyorum, gayri meşru bir ilişki istemiyorum Rabbi dedi. Bakın bir kere zinayı kabul etmediği için 7 yıl hapis yattı. Benim aslanım. 7 yıl. Allah ona peygamberlik mertebesi verdi. Manevi derinlik verdi. Bakın iffet abidesi. Görüyor musun aslanımı benim maşaAllah. Abide derken yani temsilen, temsili onu temsil eden bir varlık inşaAllah. Baksana o kardeşlerinin sahtekarlığına, sahtekarlık demeyeyim de Allah affetsin çünkü o zaman affetmiş Hz. Yusuf biz de affediyoruz. Allah affetsin.
“Dönün babanıza ve deyin ki: '-Ey babamız, senin oğlun gerçekten hırsızlık etti. Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın kollayıcıları değiliz.” Bakın görüyor musun? Şimdi asrımızda da bu var. Buyurun iftirayı. Yani o devirde de var. Ve Müslüman olduğunu iddia ederek iftira atıyorlar. “İçinde (yaşamakta) olduğumuz şehre sor, hem kendisinde geldiğimiz kervana da. Biz gerçekten doğruyu söyleyenleriz.” Halbuki doğru söylemiyorlar. “Ve onlardan yüzünü çevirdi”, diyor babaları. “Ey Yusuf'a karşı (artan dayanılmaz) kahrım”. Çok seviyor Hz. Yusuf’u “gözleri üzüntüsünden ağardıkça ağardı ve yutkundukça yutkunuyordu” bu doğru değildir işte Kuran bunu eleştiren bir uslubla Cenab-ı Allah açıklıyor. Bak üzüntü neye sebep oluyor görme gücünü kaybediyor. İnsan Allah esirgesin yani tamamen çöker bakın görme gücüne kadar etki ediyor beyne etki ettiği için değil mi bak “gözleri üzüntüsünden ağardıkça ağardı ve yutkundukça yutkunuyordu”. Sinirden ve üzüntüden yutkundukça yutkunuyordu.
“Allah adına, hayret” dediler. “Hala Yusuf'u anıp durmaktasın. Sonunda (ya kahrından) hastalanacaksın ya da helake uğrayanlardan olacaksın.” Bakın görüyor musunuz. “Allah adına, hayret” dediler. “Hala Yusuf'u anıp durmaktasın. Sonunda (ya kahrından) hastalanacaksın ya da helake uğrayanlardan olacaksın.” Kuran buna işaret ediyor işte. “Sonunda kahrından hastalanacaksın” Demek ki psikolojik üzüntüler korkular bunlar haram müslüman bunu yapmayacak. Bunun sonucunda hastalık olur. Hastalık olur. Helake uğrar hatta ölürsün diyor. “Helake uğrayanlardan olursun.” “Dedi ki: “Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allah'a şikayet ediyorum.”
O zaman işte vay romatizmaların tuttu diyerek gidip ona buna bağırarak falan anlatanlar var ya, işte çok perişan haldeyim... Öyle olmaz. Hastalık doktora söylenir. Oturup orada burada mahalle sohbetlerinde hastalık anlatılmaz. Tedavi amaçlı söylenir. Yani çözüm bulmak için söylenir bunun dışında söylenmez. “Oğullarım, gidin de Yusuf ile kardeşinden (etraflıca araştırma yapıp) bir haber getirin” Yusuf ve kardeşi aynı zamanda Mehdi’ye ve Hz. İsa’ya bakar. Yani temsili olarak ona bakar. Bir yönüyle. “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin” yani “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin”. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden umut kesmez”. İslam bu yüzyılda dünyaya hakim olmaz dedin mi ne olur?
OKTAR BABUNA: Allah’ın rahmetinden ümit kesme olur.
ADNAN OKTAR: Ümit kesmiş oluyorsun. Bakın İslam dünyaya bu yüzyılda hakim olmaz dedin mi karşılığı ayet ne? “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden umut kesmez” Allah’ın rahmetinden umut kesmez diyor Allah. Doksanda soruyorlar “Sen gerçekten Yusuf musun?” Mehdi de bu şekilde tanınacaktır inşaAllah. “Sensin öyle mi” dediler “Ben Yusuf’um” Bu Yusuf kelimesinde de tabii bir işaret var. Onu da sonra bir ara söylerim. Yani Yusuf isminde de bir işaret var. “Bu da kardeşimdir.” Bak diyor ki, dediler ki “Allah adına hayret” hayret ediyorlar. “Allah seni gerçekten bize karşı tercih edip seçmiştir”. Mehdi’yi de Allah o dönemde hiç ummadıkları bir insanı Allah seçecektir Mehdi olarak. İnsanlar hayret edeceklerdir. Bak diyor ki, dediler ki “Allah adına hayret Allah seni gerçekten bize karşı tercih edip seçmiştir.” Hayret ediyorlar. Niye seni seçti acaba? Mehdi (a.s.)’a da hayret edecekler, niye Allah bu insanı seçti acaba diye. Bilmiyorlar, yani neden olduğunu. Allah’ın sırrını bilmedikleri için, ona hayret edecekler. Güzel ahlaka bak.
“Dedi ki: “Bugün size karşı sorgulama, kınama yoktur.” Kardeşlerini hemen affediyor. Öldürmeye kalkmışlar, ne diyor? “Bugün size karşı sorgulama, kınama yoktur.” Hemen affediyor, İslam’daki affediciliğin sınırlarını görüyor musun genişliğini? Kuyuya koymuşlar, artık ölecek orada, Allah vermesin, “Sizi Allah bağışlasın...” diyor. Güzel dua ediyor. “O, merhametlilerin en merhametlisidir.” Allah, sonsuz merhamet sahibidir. “Bu gömleğimle gidin de, babamın yüzüne sürün.” Şimdi, burada da Mehdi (a.s.)’a bir işaret vardır. Mesela ne vardır? Peygamber (sav)’in gömleğini giyecektir Mehdi (a.s.). Değil mi? Ona bir işarettir. “...babamın yüzüne sürün. Gözü (yine) görür hale gelir. Bütün ailenizi de bana getirin.” Mehdi (a.s.) üzerinde o gömleği gördün mü, bütün insanların gözü görür hale gelecek. En kör gözler açılacak, manen kör gözler, Kuran buna da işaret ediyor. “Kafile (Mısır’dan) ayrılmaya başladığı zaman, babaları dedi ki: “Eğer beni bunamış saymıyorsanız, inanın Yusuf'un kokusunu (burnumda tüter) buluyorum.” Demek ki Hz. Yusuf (a.s.)’un o güzel kokusu, birçok yerde insanlar tarafından hissedilecek. Neye bakıyor? Mehdi (a.s.)’nin de güzel bir kokusu olacağına işaret ediyor, inşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 7 Ocak 2010 tarihli sohbetinden Yusuf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Yusuf biliyorsun güzellerin en güzeliydi. İnşaAllah. Muhteşem güzeli ya da çok yakışıklı bir aslan olan bir delikanlıydı. Kadınlar onun güzelliğinden nefesleri kesiliyordu. Ellerini kestiler değil mi? Meyve kesileceğim diye ellerini kestiler. MaşaAllah. Kadın da ona, Hz. Yusuf'a yaklaşmak istedi. Hatta tecavüze kalktı kendince. O aslanlar aslanı, o nur ondan kaçındı. “Ya Rabbi dedi ben hapse razıyım”. Bunlar bana yapmasınlar bunu dedi. Ben zina istemiyorum. Gayrimeşru bir ilişki istemiyorum ya Rabbi dedi. Bakın bir kere zinayı kabul etmediği için 7 yıl hapis yattı benim aslanım. Yedi yıl. Allah ona peygamberlik mertebesi verdi. Manevi derinlik verdi. Bakın iffet abidesi. Görüyor musun aslanımı benim? MaşaAllah. Abi derken yani temsil onu temsil eden bir varlık. İnşaAllah. Güzel. Baksana o kardeşlerinin sahtekarlığına. Sahtekarlık demeyeyim de o zaman Allah affetsin. Çünkü onu affetmiş o zaman Hz. Yusuf. Biz de affediyoruz. Allah affetsin.
“Dönün babanıza deyin ki; “ey babamız senin oğlun gerçekten hırsızlık etti. Biz bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Bu gaybın kollayıcıları değiliz”. Bakın görüyor musun şimdi asrımızda da bu var buyurun iftirayı. Yani o devirde de var ve Müslüman olduğunu idare iftira atıyorlar. “İçinde yaşamakta olduğumuz şehre sor. Hem kendisine geldiğimiz kervana da. Gerçekten doğru söylüyoruz”, diyor. Halbuki doğru söylemiyorlar. “Ve onlardan yüzünü çevirdi”, diyor babaları. “Ey Yusuf'a karşı artan dayanılmaz kahrım”. Çok seviyor Yusuf, Hz. Yusuf'u. “Gözleri üzüntüsünden ağardıkça ağardı ve yutkundukça yutkunuyordu”. Bu doğru değildir işte. Kur'an bunu eleştiren bir hususla Cenab-ı Allah açıklıyor. Bak üzüntü neye sebep oluyor? Görme gücünü kaybediyor. İnsan, Allah esirgesin, tamamen çökertebilir. Bakın görme gücüne kadar etkiliyor. Beyni etki ettiği için. Değil mi? Bak “gözleri üzüntüden ağardıkça ağırdı ve yutkundukça yutkunuyordu”. Sinirden ve üzüntüden yutkundukça yutkunuyordu.
“Allah adına hayret dediler. Hala Yusuf'u anıp duruyorsun. Sonunda ya kahrından hastalanacaksın ya da helake uğrayanlardan olacaksın”. Bak. Görüyor musunuz? Kur'an buna işaret ediyor işte. Sonunda kahrından hastalanacaksın. Demek ki, psikolojik üzüntüler, korkular bunlar haram. Müslüman bunu yapmayacak. Bunun sonucu hastalık olur. “Helake uğrayanlar”, hatta ölürsün diyor. Helake uğrayanlardan olursun. “Dedi ki; “ben dayanılmaz kahrım ve üzüntümü yalnızca Allah'a şikayet ediyorum”. O zaman işte romatizmalarım tuttu diyeyim gidip öyle buna falan bağıra bağıra anlatanlar var ya işte çok perişan haldeyim öyle olmaz. Hastalık doktora söylenir. Oturup orada burada mahalle sohbetlerinde hastalık anlatılmaz. Tedavi amaçlı söylenir. Yani çözüm bulmak için söylenir. Bunun dışında söylenmez.
“Oğullarım gidin de Yusuf ve kardeşinden etraflı bir araştırma yapıp haber getirin”. Yusuf ve kardeşi aynı zamanda Mehdi'ye ve Hz. İsa'ya bakar. İnşaAllah. Yani temsili olarak ona bakar. Bir yönüyle. “Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez”. İslam dünyaya bu yüzyılda hakim olmaz dedin mi ne olur? Allah'ın rahmetinden ümit kesme. Ümit kesmiş oluyorsun. Bakın İslam dünyaya bu yüzyılda hakim olmaz dedin mi karşıda ayet ne? “Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kafirliler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez”, diyor Allah.
90'da soruyorlar. “Sen gerçekten Yusuf musun?” Mehdi de bu şekilde tanınacaktır inşaAllah. “Sensin öyle mi dediler?” “Ben Yusuf'um” dedi”. Bu Yusuf kelimesinde de tabi bir işaret var. Yani onu da sonra bir ara söylerim. Yani Yusuf isminde de bir işaret var. “Bu da kardeşimdir”. Bak diyor ki, “dediler ki; “Allah adına hayret”. Hayret ediyorlar. “Allah seni gerçekten bize karşı tercih edip seçmiştir”. Mehdi'yi de Allah O dönemde hiç ummadıkları bir insanı Allah seçecektir Mehdi olarak. İnşaAllah. İnsanlar da hayret edecekler.
Bak diyor ki, “dediler ki; “Allah adına hayret. Allah seni gerçekten bize karşı tercih edip seçmiştir”. Hayret ediyorlar. Niye seni seçti acaba? Mehdi'ye de hayret edecekler. Niye Allah bu insanı seçti acaba? Bilmiyorlar yani neden olduğunu. Allah'ın sırrını bilmedikleri için ona hayret edecekler. Bak o aslanımı görüyor musun, güzel ahlakına bak. “Dedi ki; “bugün size karşı sorgulama kınama yoktur”. Kardeşlerini hemen affediyor. Öldürmeye kalkışmışlar, ne diyor? “Bugün size karşı sorgulama, kınama yoktur”. Hemen affediyor. İslam'daki affediciliğin sınırlarını görüyor musun? Genişliğini. Kuyuya koymuşlar artık ölecek orada Allah'a vermesin.
“Sizi Allah bağışlasın diyor”. Güzel dua ediyor. “O merhametlerin en merhametlisidir”. Allah sonsuz merhamet sahibi. “Bu gömleğimle gidin, babamın yüzüne sürün”. Şimdi burada da Mehdi'ye bir işaret vardır. Mesela ne vardır? Peygamberin gömleğini giyecektir Mehdi. Değil mi? Ona bir işarettir. “Babamın yüzüne sürün. Gözü görür hale gelir. Bütün ailenizi de bana getirin”. Mehdi'nin üstünde o gömleği gördün mü, bütün insanların gözü görür hale gelecek. İnşaAllah. En kör gözler açılacak, manen kör gözler. Kur'an buna da işaret ediyor. İnşaAllah. “Kafile Mısır'dan ayrılmaya başladığı zaman babaları dedi ki; “eğer bana bunamış saymıyorsanız, inanın Yusuf'un kokusunu buluyorum”. Demek ki, Hz. Yusuf'un o güzel kokusu birçok yerde insanların tarafında hissedilecek. Neye bakıyor? Mehdi'nin de güzel bir kokusu olacağını işaret ediyor. İnşaAllah.
(Adnan Oktar’ın 10 Mart 2010 tarihli TV Kayseri röportajından)
ADNAN OKTAR: Bak Hz. Yusuf (a.s.)’ı özellikle diyor ki, “Mehdi (a.s.) Hz. Yusuf (a.s.)’a benzer” diyor. “Ne yönden” diyor, “zindan yönünden”. Demek ki aynı Hz. Yusuf (a.s.)’a benzer bir iftira da Hz. Yusuf (a.s.)’a atıldığı gibi Mehdi (a.s.)’a atılacak iftira. İnşaAllah. Ve haklı olduğu bilinmesine rağmen, yani Mehdi (a.s.)’ın haklı olduğu bilinmesine rağmen yine hapis yatacak. Buna dikkat çekilmiş inşaAllah.
12. suredir Hz. Yusuf Suresi. 111 ayettir inşaAllah. “Hani Yusuf babasına, babacığım”, şeytandan Allah'a sığınırım, “gerçekten ben rüyamda 11 yıldız, güneş ve ayı gördüm. Bana secde etmektelerken gördüm” diyor. Bir kere yıldız. Yıldızlar şu an, mesela Halley Kuyruklu Yıldızı, Mehdi (a.s.)’a hizmet etti. Özel olarak değil mi? Diyor ki burada, ne diyor? “Bana secde etmektelerken gördüm” diyor. Yani Hz. Yusuf (a.s.)’ın emrindeler bu yıldızlar. Şimdi Ahir zamanda da mesela Lulin Kuyruklu Yıldızı Hz. Mehdi (a.s.)’a hizmet ediyor. Ona bir alamet olarak geliyor. “Ben” diyor, “Hz. Mehdi (a.s.)’ı müjdelemeye geldim” diyor koskoca kuyruklu yıldız. İki taraftan ışık saçarak geliyor. “Niye geldin” dediğimizde, “ben” diyor, Hz. Mehdi (a.s.)’ı müjdelemek için Allah tarafından gönderildim” diyor. Değil mi? Yani lisan-ı haliyle bunu söylüyor. Halley Kuyruklu Yıldızı ne yapıyor? “Ben de Mehdi (a.s.)’ı müjdelemek için geldim” diyor. “Beni gördüğünüzde bilin ki Mehdi (a.s.) gelmiştir” diyor. Lulin geldiğinde ne diyor? “Beni gördüğünüzde bilin ki Mehdi (a.s.) gelmiştir ve ben gelmeden önce kuraklık olacak, ben geldikten sonra yağmurlar yağacak” diyor lisan-ı haliyle.
Bakın burada da Kuran buna işaret ediyor. Yani yıldızlar nasıl Yusuf’un emrindeyse, ona bir işaret ve ona bir müjdeyse, onu tebşir ediyorsa, aynı şekilde Hz. Mehdi (a.s.)’ı da tebşir ediyor ve müjdeliyor yıldızlar. Ona açıkça burada işaret var. “Demişti ki oğlum”, şeytandan Allah'a sığınırım, “rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insanlar için apaçık bir düşmandır. Böylece Rabbin seni seçkin kılacak, sözlerin yorumundan sana öğretecek ve daha önce ataların İbrahim, İshak’a tamamladığı gibi senin ve Yakup ailesinin üzerindekini nimetini tamamlayacaktır. Elbette Rabbin bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir”. Bakın, “böylece Rabbin seni seçkin kılacak”, 2020 ebcedi. Mehdi (a.s.)’ın çıkış tarihi, ortaya çıkışı 2020 ebcedi. 5 ve 6. ayetlerde bu var. 5 ve 6: “Demişti ki oğlum rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa sana tuzak kurarlar”. Mesela Mehdiyetin de açıklanmasıyla beraber bütün anti Mehdi hareketlerde biliyorsunuz, muazzam bir depreşme başladı. Bir kısmı derken “Mehdi (a.s.) çıkmıştır”, bir kısmı “Mehdi (a.s.) çıkacaktır, ama 570 yıl sonra çıkacaktır”.
Bir kısmı “Mehdi ruhtur, televizyon yayınları gibidir, görünmez. Televizyon dalgaları gibidir” dedi. Bir kısmı “şahs-ı manevidir, fikir sistemidir, Mehdi diye bir şey yok” dediler. Ve her yerde bir anti Mehdi hareket başladı değil mi? “Mehdi gelmeyecek” demeye başladılar. Bakın Kuran buna işaret ediyor. “Demişti ki oğlum rüyanı kardeşlerine anlatma”. Biz mesela şimdi Mehdiyet’i bir anlattık, dediler “sen Mehdilik iddia ediyorsun o zaman. Sen nasıl anlatırsın böyle bir şeyi, bu fitnedir” diyorlar. “Mehdi konusunu biz eskiden beri hep gizlerdik, gizli tuttuğumuz bir konuydu, sen bunu niye ortaya çıkarttın? Niye anlatıyorsun” diyorlar. Mesela bak bana bile Mehdi öncüsü olarak, faaliyet yapan bir insan olarak bana bile kendi Müslüman kardeşlerim muazzam tavır aldılar. Yani “Mehdi (a.s.)’ı nasıl anlatırsın” diye. Bak o bizim bir rüyamız o İslam’ın dünyaya hakimiyeti. Bak diyor ki: “Oğlum, rüyanı kardeşlerine anlatma”. Biz de bak rüyamızı kardeşlerimize anlattık. “Yoksa sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insan için apaçık bir düşmandır”.
Mesela bize karşı yapılan iddia edilen Ergenekon Örgütü’nün faaliyetlerinde de kendisine Müslüman denen kişiler de görev aldılar bize karşı yapılan oyunda. Yani bize karşı sırf zannediyor ki millet dinsizler faaliyet yapıyor. Öyle bir şey yok. Bizzat Müslüman görünen kişiler de bu işin içinde. Yani bize karşı faaliyette görev alıyorlar. Bakın Mehdi (a.s.) öncüsü olarak bizde de bir benzerlik olduğunu görüyoruz. Yani Kuran her yere, her olaya işaret ediyor. Mesela İbrahim ve İshak’ın nesline nimetini tamamlamaktan bahsediyor Cenab-ı Allah. Hz. İbrahim (a.s.)’ın neslinden kim var? Mehdi (a.s.) var, Hz. İsa (a.s.) var. Bu nesile nimetini Allah tamamlayacak Ahir zamanda dünya hakimiyetiyle. İslam’ın dünyaya hakim olmasıyla. “Andolsun, Yusuf ve kardeşlerinde soranlar için ayetler vardır”, yedinci ayet. Bu da çok manidar, 12 ve 7 Yusuf Suresi’nde kilit rakamlardır. “Onlar şöyle demişti: ‘Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgilidir; oysa ki biz, birbirini pekiştiren bir topluluğuz’”. Bakın mesela kıskançlık var Hz. Yusuf (a.s.)’a karşı. Mehdi (a.s.)’a karşı da kıskançlık olacaktır ve bu kıskançlık ve hasetten dolayı da Mehdi (a.s.)’a karşı birçok Müslüman bilinen kişi tavır alıp eylem yapacaktır. Kuran buna da işaret ediyor.
Bakın: “Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp-bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın”. Bak sırf haset görüyorsunuz ve haset yüzünden öldürmeyi dahi göze alıyorlar. 22. ayet Yusuf Suresi’nde: “Erginlik çağına erişince” 22. ayet. Yani ayetlerin rakamları da sırlıdır Kuran’da. 22, iki tane 2’den meydana gelen rakamdır. Değil mi? “Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte Biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz”. Yani Ledün ilmi, derinlik ilmi. Bakın mesela 19. ayet: “Bir yolcu-kafilesi geldi, sucularını gönderdiler”. Kuran’da millet bunu bir kısım insan hikaye gibi zannediyor olabilirler. Yani ne güzel bir menkıbe bu diye dinliyorlar. Halbuki bunlardaki her kelime, her cümle önemli bir olayı açıklamış oluyor. Bakın: “Bir yolcu-kafilesi geldi” bir. “Sucularını gönderdiler.” iki. “O da kovasını sarkıttı.” üç. “Hey müjde... Bu bir çocuk.”. Şimdi bak bir çocuktan bahsediliyor ve müjdeleniyor. Müjdeleniyor. “O da kovasını sarkıttı”. Mehdiyet çağı Kova burcunun hakim olduğu bir çağdır. Mesela biz şimdi Kova burcu çağına girdik biliyorsunuz. Bütün dünya biliyor. Kova burcu çağıdır, değil mi, Kova burcu. Bakın Kuran’da Kova burcuna da işareten; “O da” diyor “kovasını sarkıttı” değil mi? Evet ve bir çocuktan bahsediliyor.
Bak: “Hey müjde! Bu bir çocuk”. Kova burcundan bahsediliyor ve bir çocuktan bahsediliyor. Bir çocuğu müjdeleniyor. “Onu pek önemsemediler” diyor. Mesela bu da çok önemli. Mehdiyet’in bir özelliğidir. Önemsenmeyecektir Mehdi (a.s.). “Bırak canım sen de” diyecekler. “Ne alaka” falan diyecekler. Önemsenmemesi Mehdi (a.s.).’ın örtüsüdür, perdesidir. Allah onu önemsenmediği için örtecektir, kapatacaktır. Önemsenmesi tehlikeli olurdu. Önemsenmediği için korunacak inşaAllah. “Yusuf'u yeryüzünde yerleşik kıldık”. Mehdi (a.s.)’ı da Allah yeryüzünde yerleşik kılacaktır. “Ona sözlerin yorumundan öğrettik”, Mehdi (a.s.) da mükemmel yorum yapacaktır. Kuran yorumu ve hadis yorumunu mükemmel yapacaktır. “Allah, emrinde galib olandır”, ebcedi 2014. Bakın Kuran, her yeri dolu. Bir kere bakın Kova çağında olmamız, Kova burcu çağında olmamız çok önemli. Bütün dünyada bu önemli bir husustur; Ahir zamanda Kova burcu çağında olmamız ve bir çocuktan bahsedilmesi ve müjdelenmesi çok önemli. “Allah emrinde galip olandır” ayetinin de 2014 tarihini ve Mehdi (a.s.)’ın çıkış tarihini vermesi, Mehdiyet’in önemli bir tarihini vermesi önemlidir. Çıkış derken tabii onun dikkati çektiği devir. Yani gücünün iyice ortaya çıktığı devir. Bakın Allah diyor ki: “Kadın onu arzulamıştı” ayette. Yani hakikaten çok çekici ve çok etkileyici, olağanüstü yakışıklıydı Yusuf (a.s.). “Çünkü o, muhlis kullarımızdandı”, samimiydi. Samimi insanı Allah çekici kılar. Yani samimiyetsiz insanda bir iticilik olur. Yani istediği kadar güzel olsun, kadın çok samimiyetsizse böyle löp et gibi gelir insana. Böyle et, kemik yığını gibi itici olur. Erkek de kadına sığır gibi gelir. İstediği kadar yakışıklı olsun.
Mesela herif izbandut gibi. Eni boyu belli değil ama kadına o camış gibi gelir. Yani etkilenmez. Çünkü bir akıl yok, ruh yok. Samimiyet çok etkiler insanı. Adam mesela sığır gibi ama kadın bakıyor itici yani pis. Elektriği yok. Yani bir etkileyiciliği olması için samimi ve akıllı olması lazım. Bunun gücü artınca kadınların dayanamayacağı derecede bir etkilenme meydana geliyor. Yani kadın mesela bu duruma neden düştüğünü onlara ispat etmeye çalışıyor, kadınlara. Yani “o kadar şiddetli çekici ki” diyor, “bunu siz de görün, benim haklılığımı anlayın” diyor. Kadınlar dağılıyor Hz. Yusuf (a.s.)’ı gördüklerinde. Sebebi ne? Samimi olması ve çok akıllı olması. Ondan dolayı etkiliyor. Yoksa Hz. Yusuf (a.s.) gibi yakışıklı çok insan vardır orada. Ama onun elektiriğinin, onun etkileyiciliğinin sebebi aklı, samimiyeti, derinliği, tutkusu, Allah’a olan aşkıdır ve Allah aşkıyla ruhunun coşmuş olmasıdır ve onun meydana getirdiği bir elektriktir. İnşaAllah. Kadınların da kendi arasında, yani fitneci kadınların “’…doğrusu, bu sizin düzeninizden (biri)dir. Gerçekten sizin düzeniniz büyüktür’ dedi” diyor.
Kadınlar kendi aralarında yardımlaşarak çok büyük teşkilatlar kurarlar. Bu bilinir. Değil mi? Yani acayip oyunlar yaparlar. Yani böyle safatorik erkekler özellikle düşerler o şeye. Bakın: “Rabbim, zindan, bunların beni kendisine çağırdıkları şeyden bana daha sevimlidir. Kurdukları düzeni benden uzaklaştırmazsan, onlara eğilim gösterir, cahillerden olurum” diyor. “İstemiyorum ya Rabbi” diyor. “Beni kurtar” diyor. Bakın: “Rabbim, zindan, bunların” diyor bakın, kadınların tamamının. “Bunların”. Bir tek bir kişi için demiyor bak; “bunların beni kendisine çağırdıkları şeyden” hepsi sevişmek istiyorlar Hz. Yusuf (a.s.)’la. Hepsi beraber olmak istiyorlar. O da Allah’a sığınıyor. Yani hiçbir şekilde istemiyor. Çünkü gayrimeşru ilişki olacak. Helal bir ilişki olmayacak. “Çağırdıkları şeyden bana daha sevimlidir” diyor zindan. Bak “zindanı ben tercih ederim” diyor. Yani bir kadınla cinsel ilişkiye girmektense, kadınların onu çağırdıkları cinsel ilişkiye girmektense, -sarayda kalacak, bak sarayda kalacak, keyif zevk içinde olacak, kadınlarla istediği kadar ilişkiye girecek- “ben bunu istemiyorum, beni zindana koy ya Rabbi” diyor. “Ben helaliyle yaşamak istiyorum” diyor. Bak, çekici ve güzel olmasının sebebi de bu işte. Eğer bir erkek fahişeyse, Allah onu çok itici kılar. Yani çok tiksindiricidir fahişe bir erkek.
Yani nasıl fahişe kadın insana itici gelirse, fahişe erkek de kadına itici gelir. Önüne gelenle yatan, önüne gelenle bilmem bir şeyler yapan, helale harama dikkat etmeyen, Allah’tan korkmayan, samimiyetsiz, düzenbaz, üçkağıtçı bir erkek böyle sürekli pozdan poza, oyundan oyuna geçen, işte üç numaralı bakış, iki numaraları bakış, var ya böyle sokakta tipler sokakta, piyasada, kadınlara çok itici gelir onlar. Profesyonel erkek yani. Kadınlar doğal ve samimi olan erkekten hoşlanır, Allah’tan korkan. Çünkü onun kendine has bir asilliği, derinliği, temizliği ve bir soyluluğu vardır. Kadın adilikten tiksinir. Yani onun ruhunu felç eder. Yani bilemediği bir güç devreye girer ve ondan tiksinir. Diyorlar ki; “daha yeni evli. Nasıl oluyor boşanıyor?” diyor. Kardeşim sen etle mi evlendin? Kemikle mi evlendin? Ruh ile evlendin. Ruhu yok, adamın ruhu kopmuş. Samimiyetsiz, Allah’tan korkmuyor, Allah sevgisi yok. İçi boşalmış adamın, geriye cesedi kalmış. Kadın da cesetten tiksiniyor. Cesetten zaten tiksinir bir kadın, bunda şaşacak ne var yani? İnşaAllah. Bakın; “böylece Rabbi, duasını kabul etti ve onların hileli düzenlerini kendisinden uzaklaştırdı”. O “fuhşa girmesini engelledi” diyor Allah. Çünkü Hz. Yusuf (a.s.) biter öyle bir şey olmuş olsaydı, Allah esirgesin. Bütün güzelliği giderdi. O’nun güzel olmasının sebebi, o temiz olması, iffeti. Bir erkek iffetini kaybetti mi o da fahişe olur.
Bakın, “yedi besili inek görüyorum, onları yedi zayıf inek yiyor; bir de yedi yeşil başak ve diğerleri ise kupkuru” diyor. İneği bir başka inek yiyor. Bu, bizim hiç tahayyül edemeyeceğimiz bir olaydı; inek ineği yer mi? Bakın 2010 yılındayız, şimdi inekler inekleri yiyor. İneğin kemiğini yiyor, etini yiyor, kanını yiyor. Yem yapılıyor biliyorsunuz. Sığır etinden yapılıyor. İneklere sığır etinden yapılmış, sığırın kemiğinden, etinden, kanından yapılmış yem veriliyor ve onu yiyor. Ve Kuran’ın bu işareti ortaya çıkmış oldu. Mesela Kuran’ın bir sırrı bu. Bak diyor ki, “biri efendisine şarap içirecek” diyor. Bunu 10 yıl sonra açıklayacağım. Allah ömür verirse bunu açıklayacağım. “Diğeri ise asılacak, kuş onun başından yiyecek”. Kuş onun başından yiyecek, bunu da açıklayacağım 10 yıl sonra inşaAllah. Ama bir asılma var, bu da Menderes dönemine bakıyor olabilir. Yani Adnan Menderes’in asılmasına bakıyor olabilir. “Dedi ki: ‘Siz yedi yıl, önceleri (ektiğiniz) gibi ekin ekin, yediğinizin az bir kısmı dışında (kalanını) biçtiklerinizi başağında bırakın’”. 47. ayet ve burada yine 7’ye dikkat çekiliyor. “Bunun arkasından (kuraklığı) zorlu yedi yıl gelecektir”. İşte şimdi başladı bu. Ekonomik kriz başladı. 2007’de başladı, 2014’e kadar devam edecek. Kuran buna işaret ediyor.
“Sonra bunun arkasından bir yıl gelecektir ki, insanlar onda bol bol yağmura kavuşturulacaktır” diyor. 2009’da nasıl yağmurlar başladı, bakın 49, burada 9 rakamına işaret var, değil mi? İnşaAllah. Yağmur yağmayacak diyorlardı, bol bol yağmaya başladı. “Ve iyilik yapanların ecrini kayba uğratmayız” diyor Allah, Yusuf Suresi’nde, 1998 ebcedi. 56. ayet, Yusuf Suresi’nde 56. ayet ki Bediüzzaman 56’ya çok dikkat çekmiştir 1956’ya. “Münafıkane sistemin ölümünün başladığı tarihtir” diyor. Münafıkane sistemin ölümünün başladığı tarihtir 1956. 56. ayette diyor ki; “işte böylece Biz yeryüzünde Yusuf'a güç ve imkan (iktidar) verdik”, 2017 tarihini veriyor. Yani demek ki 1956’larda başlayan münafıkane sistemin, yani Darwinizmin, materyalizmin çöküşü 2017’de tamamlanacak ve devrin Yusuf’u yani Mehdi (a.s.) ortaya çıkacak inşaAllah. Bakın “işte böylece Biz yeryüzünde”, bakın belli bir alanda demiyor, bütün dünyada, yeryüzünde. “Yusuf’a” yani Hz. Mehdi (a.s.)’a inşaAllah, “güç, imkan ve iktidar verdik” diyor Allah. 2017 ve iktidar. Dünya çapında 2017. “Ve iyilik yapanların ecrini kayba uğratmayız”. Bu da 1998 veriyor, ayetin devamı inşaAllah. Aslında şöyle dilim benim bir çözülse anlatacağım çok konu var da. Şöyle rahat rahat bir anlatabilsem. Ama 10 yıl sonra birçok şeyi rahat anlatabileceğim. Yoksa Yusuf Suresi’nde, yani en az yüz tane konu vardır anlatmadığım, en az. İnşaAllah.
Mesela bak diyor ki 82’de; “içinde (yaşamakta) olduğumuz şehre sor, hem kendisinde geldiğimiz kervana da. Biz gerçekten doğruyu söylüyoruz”. Şimdi ben bunu nasıl açıklayayım yani? Bir de burada tabii bilimsel bazı konulara da Kuran dikkat çekiyor. Mesela diyor ki, “gözleri üzüntüsünden (ağardıkça) ağardı”. Üzüntüde, vücut organlarının bozulacağına Allah işaret ediyor. Gözde bozukluklar olur, körlük gelişebilir. Şekeri yükselir insanın, tansiyonu yükselir. Körlüğe sebep olabilir üzüntü. Ona dikkat çekilmiş. Ve üzüntünün sonucunda diyor ki bak, “hastalanacaksın ya da helake uğrayanlardan olacaksın”. Yani hastalanabilir de insan üzüntüden, ölebilir de. Kuran buna işaret ediyor. “Dedi ki: ‘Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allah'a şikayet ediyorum’”. 86, daha önce de söylemiştim bakın, Kehf Suresi’nde de var 86’da, 86’da bir şey var. Bir sıkıntılı bir durum var, zor bir durum var. Burada da bak 86’da dikkat çekiyor. Diyor ki, “Dedi ki: ‘Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allah'a şikayet ediyorum’”. “Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez”. Mesela İslam dünyaya hakim olacak diyoruz. Yok, adam “olur mu ya” diyor.
Bak Allah ne diyor, “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin”, haram. “Çünkü” diyor Allah, çok müthiş bir açıklama yapıyor Allah, “kafirler topluluğundan” topluluk olarak hepsi diyor, “başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez”. 90’da Yusuf belli olmaya başlıyor. “’Sen gerçekten Yusuf musun, sensin öyle mi?’ dediler”. O da diyor ki, “ben Yusuf'um” diyor inşaAllah. “Dediler ki: ‘Allah adına, hayret, Allah seni gerçekten bize karşı tercih edip-seçmiştir’”. Şimdi Mehdi (a.s.) için de her cemaat, her topluluk, kendi şeyhinin Mehdi (a.s.) olmasını bekliyor. Kendi toplumundan bekliyorlar. Bakın Kuran buna da işaret ediyor, “Dediler ki: ‘Allah adına, hayret’” müthiş bir hayret nidası. “Allah seni gerçekten bize karşı tercih edip-seçmiştir”. Yani “bizi seçecekken seni seçti” diyorlar, şaşırıyorlar. Yani Mehdi (a.s.) da aynısıyla karşılaşacaktır. Cemaatler, topluluklar değil mi, kendi mürşitlerini, kendi ağabeylerini, kendi büyüklerini Mehdi (a.s.) olacak diye beklerken hiç ummadıkları bir kişi Mehdi (a.s.) olunca ne diyecekler, “Allah adına, hayret, Allah seni gerçekten bize karşı tercih edip-seçmiştir ve biz de gerçekten hataya düşenler idik”. Sonra da Mehdi (a.s.)’a karşı yaptıkları mücadeleden dolayı utanç duyacaklarına da Kuran işaret etmiş oluyor. Mesela bu gömlekten bahsedilir, “bu gömleğimle gidin de, babamın yüzüne sürün. Gözü (yine) görür hale gelir. Bütün ailenizi de bana getirin…. İnanın Yusuf'un kokusunu (burnumda tüter) buluyorum”. Mesela bunları açıklayamıyoruz şu an. Tabii ne gömleğini açıklayabiliyoruz, ne kokusunu açıklayabiliyoruz. Evet açıklayamayız.
Mesela bakın yine Yusuf Suresi’nde; “Allah'ın azabından” bakın 107. ayet, 2007’ye işaret eden bir ayet. 2007’ye işaret ediyor. “Allah'ın azabından kapsamlı bir bürümenin gelivermesinden”, ekonomik kriz kapsamlı bir bürüme olarak toplumu sardı mı? Yine burada, ayette 2007’ye bakıyor mu? Ekonomik krize bakan ayeti gördük mü? Gördük değil mi? Demin açıkladım. Bak burada, bir daha teyiden bir daha açıklıyor. İnşaAllah. Yusuf Suresi doğrudan Mehdiyete bakan bir suredir. Kehf Suresi de öyle. Hz. Süleyman’la ilgili olan açıklamalar hep Mehdiyetten bahseden surelerdir. Birinci dereceden oraya bakar, Mehdiyete bakar. Ama birçok işari anlamı vardır. Bak mesela “kuraklık başlayınca Yusuf’un kardeşleri gelip yanına girdiler”. Bak “O’nu tanımadıkları halde kendisi hemen onları tanıdı”. Mesela Mehdi (a.s.)’ın özelliğidir o, “halk onu tanımaz diyor, Mehdi (a.s.)’ı, ama Mehdi (a.s.) onları tanır” diyor. Bakın ayet ne diyor; “onu tanımadıkları halde kendisi onları hemen tanıdı”. Aynısıdır hadisin birebir aynısı inşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 10 Mart 2010 tarihli sohbetinden Yusuf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: 12. suredir, Hz. Yusuf suresi. 111 ayet. MaşaAllah. “Hani Yusuf babasına babacığım”, diyor, şeytandan Allah'a sığınırım. “Gerçekten ben rüyamda 11 yıldız, güneş ve ayı gördüm. Bana secde etmektelerken gördüm”, diyor. Bir kere yıldız. Yıldızlar şu an mesela Halley kuyruklu yıldızı Mehdi'ye hizmet etti. Özel olarak değil mi? Diyor ki burada ne diyor? “Bana secde etmekteler derken gördüm” diyor. Yani Hz. Yusuf'un emrindeler. Yıldızlar. Şimdi Ahir zamanda da mesela Lulin kuyruklu yıldızı Hz. Mehdi'ye hizmet ediyor. Ona bir alamet olarak geliyor. Ben diyor Hz. Mehdi'yi müjdelemeye geldim diyor. Koskoca kuyruklu yıldız. İki taraftan ışık saçarak geliyor.
Niye geldin dediğimizde, ben diyor Hz. Mehdi'yi müjdelemek için Allah tarafından gönderildim diyor. Değil mi? Yani lisan-ı haliyle bunu söylüyor. Halley Kuyruklu Yıldızı ne yapıyor? Yine ben diyor ben de Mehdi'yi müjdelemek için geldim diyor. Beni gördüğünüzde bilin ki, Mehdi gelmiştir diyor. Lulin geldiğinde ne diyor? Beni gördüğünüzde bilin ki, Mehdi gelmiştir diyor. Ve ben geldiğinde gelmeden önce kuraklık olacak. Ben geldikten sonra yağmurlar yayacak diyor. Lisan-ı haliyle. Bin yılda bir geliyor. Bakın burada da Kur'an buna işaret ediyor. Yani yıldızlar nasıl Yusuf'un emrindeyse ona bir işaret ve ona bir müjde ise, onu tebşir ediyorsa aynı şekilde Hz. Mehdi'yi de tebşir ediyor ve müjdeliyor yıldızlar. Ona açıkça burada işaret var.
“Demişti ki; “oğlum”, diyor, şeytandan Allah'a sığınırım. “Rüyanı kardeşlerine anlatma yoksa sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insanlar için apaçık bir düşmandır. Böylece Rabbin seni seçkin kılacak. Sözlerin yorumundan sana öğretecek ve daha önce ataların İbrahim, İshak'a tamamladığı gibi senin ve Yakup ailesinin üzerindeki nimetini tamamlayacaktır. Elbette Rabbin bilendir. Hüküm ve hikmet sahibidir”. Bakın “böyle Rabbin seni seçkin kılacak”. 2020 ebcedi. Mehdi'nin çıkış tarihi. Ortaya çıkışı. 2020 ebcedi. 5 ve 6. ayetlerde bu var. 5 ve 6. “Demişti ki; “oğlum Rüya'nın kardeşlerine anlatma. Yoksa sana tuzak kurarlar”. Mesela Mehdiyet'in de açıklanmasıyla beraber bütün anti-mehdi hareketlerde biliyorsunuz muazzam bir depreşme başladı. Bir kısmı derken mehdi çıkmıştır, bir kısmı mehdi çıkacaktır ama 570 yıl sonra çıkacaktır. Bir kısmı mehdi ruhtur, televizyon yayınları gibidir, görünmez, televizyon dalgaları gibidir dedi. Bir kısmı şahsı manevi bir fikir sistemidir, Mehdi diye bir şey yok dediler. Ve her yerde bir anti-Mehdi hareket başladı değil mi? Mehdi gelmeyecek demeye başladılar. Bakın Kur'an buna işe düşüyor.
“Demişti ki; “oğlum rüyanı kardeşlerine anlatma”. Biz mesela şimdi Mehdi'yi bir anlattık, dediler sen Mehdilik iddia ediyorsun o zaman. Sen nasıl anlatırsın böyle bir şeyi? Bu fitnedir ya diyorlar. Yani Mehdi konusunu biz eskiden beri hep gizlerdik. Hep gizlilik tuttuğumuz bir konuydu. Sen bunu niye ortaya çıkarttın? Niye anlatıyorsun diyorlar. Mesela bana bile bak Mehdi öncüsü olarak değil mi? Faaliyet yapan bir insan olarak bana bile kendi Müslüman kardeşlerin muazzam tavır aldılar. Yani Mehdi'yi nasıl anlatırsın diye. Değil mi? Bak o bizim bir rüyamız o. İslam'ın dünyaya hakimiyeti. Bak diyor ki; “oğlum rüyanın kardeşlerini anlatma”. E biz de bak bu rüyamızı kardeşlerimize anlattık. “Yoksa sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insan için apaçık bir düşmandır”. Mesela bizde karşı yapılan iddia edilen Ergenekon örgütünün faaliyetlerinde de kendine Müslüman denilen kişiler de görev aldılar. Bize karşı yapılan o oyunda. Yani bize karşı sırf zannediyor ki millet dinsizler faaliyet yapıyor. Öyle bir şey yok. Bizzat Müslüman görünen kişiler de bu işin içinde yani bize karşı faaliyette görev alıyorlar. Bakın Mehdi öncüsü olarak bizde de bir benzerlik olduğunu görüyoruz. Kur'an her yere her olaya işaret ediyor.
Mesela İbrahim ve İshak'ın nesline nimetini tamamlamaktan bahsediyor Cenab-ı Allah. Hz. İbrahim'in neslinden kim var? Mehdi var. Hz. İsa (a.s) var. Bu nesle nimetini Allah tamamlayacak ahir zamanda dünya hakimiyetiyle. İslam'ın dünyaya hakim olmasıyla. MaşaAllah. “Andolsun, Yusuf ve kardeşlerinde soranlar için ayetler vardır”. Yedinci ayet. Bu da çok manidar. 12 ve 7 Yusuf suresinde kilit rakamlardır. İnşaAllah. “Onlar şöyle demişti; “Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgilidir. Oysa biz birbirini pekiştiren bir topluluğuz”. Bakın mesela kıskançlık var Hz. Yusuf'a karşı. Mehdi'ye karşı da kıskançlık olacaktır. Ve bu kıskançlık ve hasetten dolayı da Mehdi'ye karşı birçok Müslüman bilinen kişi tavır alıp eylem yapacaktır. Kur'an buna da işaret ediyor. Bakın, “öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size dönük kalsın”. Bak sırf haset görüyorsunuz. Ve haset yüzünden öldürmeyi dahi göze alıyorlar. Öldürün demişler. Tabii.
22. ayet, Yusuf suresinde, “ergenlik çağına erişince”. 22. Ayet. Yani ayetlerin rakamları da sırlıdır Kur'an'da. 22, iki tane ikiden meydana gelen rakamdır. Değil mi? Ergenlik çağına erişince kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte biz iyilik yapanları böyle ödüllendiririz. Yani ledün ilmi, derinlik ilmi. Bakın mesela 19. sure. “Bir yolcu kafilesi geldi, sucularını gönderdiler”. Kur'an'da millet bunu bir kısmı insan hikaye gibi zannediyor olabilir. Ne güzel bir menkıbe bu dinliyorlar. Halbuki bunlardaki her kelime, her cümle önemli bir olayı açıklamış oluyor. Bakın. “Bir yolcu kafilesi geldi”. Bir. “Sucularını gönderdiler”. İki. “O da kovasını sarkıttı”. Üç. “Hey müjde bir çocuk”. Şimdi bak bir çocuktan bahsediliyor. Ve müjdeleniyor. Müjdeleniyor. “O da kovasını sarkıttı”. Mehdiyet çağı kova burcunun hakim olduğu bir çağdır. Mesela biz şimdi kova burcu çağına girdik. Biliyorsunuz. Bütün dünya biliyor kova burcu çağıdır. Kova burcu. Bakın Kur'an'da kova burcuna da işaret eden, “o da”, diyor “kovasını sarkıttı”. MaşaAllah. Değil mi? Ve bir çocuktan bahsediliyor. Bak, “hey müjde bir çocuk”. Kova, kova burcundan bahsediliyor. Ve bir çocuktan bahsediliyor. Bir çocuğun müjdeleniyor.
“Onu pek önemsemediler”, diyor. Mesela bu da çok önemli. Mehdiyet’in bir özelliğidir. Önemsemeyecekler Mehdi’yi. Bırak canım sen de falan diyecekler. Ne alaka falan diyecekler. Önemsenmemesi Mehdi'nin örtüsüdür. Perdesidir. Allah onu önemsenmediği için örtecektir, kapatacaktır. Önemsenmesi tehlikeli olurdu. Önemsenmediği için korunacak inşaAllah. “Yusuf'u yeryüzünde yerleşik kıldık”. Mehdi'yi de Allah yeryüzünde yerleşik kılacaktır. “Ona sözlerin yorumundan öğrettik”. Mehdi de mükemmel yorum yapacaktır. Kur'an yorumu ve hadis yorumunu mükemmel yapacaktır. MaşaAllah. “Allah emrinde galip olandır”. Ebcedi 2014, maşaAllah. Bakın Kuran görüyorsun çaka çaka dolu değil mi? Çaka çaka demeyim de, Allah affetsin yani her yeri dolu. Bir kere bakın kova çağında olmamız, kova burcu çağında olmamız çok önemli. Bütün dünyada bu önemli bir husustur. Ahir zamanda kova burcu çağında olmamız. Ve bir çocuktan bahsedilmesi ve müjdelenmesi çok önemli.
“Allah emrinde galip olandır”, ayetinin de 2014 tarihini, Mehdi'nin çıkış tarihini vermesi, Mehdiyet'in önemli bir tarihini vermesi önemlidir. Çıkış derken tabii onun dikkati çektiği devir, yani gücünün iyice ortaya çıktığı devir. Bakın Allah diyor ki, “kadın onu arzulamıştı”, ayette. Yani hakikaten çok çekici ve çok etkileyici, olağanüstü yakışıklıydı Yusuf. Çünkü o muhfiz kullarımızdandı”, samimiydi. Samimi insanını Allah çekici kılar. Yani samimiyetsiz insanda bir iticilik olur. İstediği kadar güzel olsun. Mesela kadın çok samimiyetsizse böyle löp et gibi gelir. Et kemik yığını gibi, itici gibi olur. Erkek de kadına sığır gibi gelir. İstediği kadar yakışıklı olsun. Mesela herif izbandut gibi. Eni boyu belli değil. Ama kadına o camış gibi gelir. Etkilenmez. Çünkü bir akıl yok, ruh yok. Samimiyet çok etkiler insanı. Doğru mu dediklerim?
SUNUCU: Tabii, tabii ki.
ADNAN OKTAR: Adam sığır gibi ama kadın bakıyor itici yani pis elektriği yok yani. Bir etkileyici olması için samimi ve akıllı olması lazım. Bunun gücü artınca kadınların dayanamayacağı derecede bir etkilenme meydana geliyor. İnşaAllah. Yani kadın mesela bu duruma neden düştüğünü onlara ispat etmeye çalışıyor kadınları. Yani o kadar şiddetli, çekici ki diyor, bunu siz de görün, benim haklılığımı anlayın diyor. Kadınlar dağılıyor Hz. Yusuf'u gördüklerinde. Sebebi ne? Samimi olması. Ve çok akıllı olması. Bundan dolayı etkiliyor. Yoksa Hz. Yusuf gibi yakışıklı çok insan vardır orada. Ama onun elektriğinin, onun etkileyiciliğinin sebebi aklı, samimiyeti, derinliği, tutkusu, Allah'a olan aşkıdır. Ve Allah aşkıyla ruhunun coşmuş olmasıdır. Ve onu meydana getirdiği bir elektriktir. İnşaAllah.
Kadınların da kendi arasında yani fitneci kadınların “doğrusu bu sizin düzeninizden biridir. Gerçekten sizin düzeniniz büyüktür” diyor. Kadınlar kendi aralarında yardımlaşarak çok büyük teşkilatlar kurarlar. Bu bilinir değil mi? Yani acayip oyunları yaparlar. Yani böyle saftirik erkekler özellikle inek düşerler o şeye.
SUNUCU: Şey derler zaten, “kadının bulunduğu ortamda şeytan bulunmaz”, derler. Hani kadının düşünceleri şeyi.
ADNAN OKTAR: Canım tabii o kastedilen şeytani kadınları kastediliyor. Yoksa temiz kadınlar kastedilmiyor. Aklı başında kadınlar için değil. Bakın “Rabbim zindan bunların beni kendisine çağırdıkları şeyden bana daha sevimlidir. Kurdukları düzeni benden uzaklaştırmazsan onlara eğilim gösterir cahillerden olurum”, diyor. “İstemiyorum ya Rabbi”, diyor. “Beni kurtar”, diyor bakın. “Rabbim zindan bunların”, diyor kadınların tamamını bunların bir tek bir kişi demiyor bak bunların, “beni kendisine çağırdıkları şeyden”, hepsi sevişmek istiyorlar Hz. Yusuf'la. Hepsi beraber olmak istiyorlar. O da Allah'a sığınıyor yani hiçbir şekilde istemiyor. Çünkü gayrimeşru ilişki olacak. Helal bir ilişki olmayacak. “Çağırdıkları şeyden bana daha sevimlidir”, diyor. Zindan. Bak zindanı ben tercih ederim diyor. Yani bir kadından cinsel ilişkiye girmektense, bu kadından o kadından cinsel ilişkiye girmektense sarayda kalacak. Bak sarayda kalacak. Keyif, zevk içinde olacak. Kadınla ilişkiye girecek. Ben bunu istemiyorum. Beni zindana koy ya Rabbi diyor. Ben helal ile yaşamak istiyorum diyor.
TARKAN YAVAŞ: Beğenmesine rağmen siz daha iyi bir şey düşünüyorsunuz.
ADNAN OKTAR: İşte çekici ve güzel olmasının sebebi de bu işte. MaşaAllah. Eğer bir erkek fahişeyse Allah onu çok itici kılar. Yani çok tiksindiricidir, fahişe bir erkek. İnşaAllah. Yani nasıl fahişe kadın insana itici gelirse, fahişe erkek de kadına itici gelir. Önüne gelenle yatan, önüne gelenle bilmem bir şeyleri yapan, helala harama dikkat etmeyen, Allah'tan korkmayan, samimiyetsiz, düzenbaz, üçkağıtçı bir erkek. Değil mi? Böyle sürekli pozdan poza, oyundan oyuna geçen, işte üç numaralı bakış, iki numaralı bakış var ya böyle tipler sokakta piyasada. E kadınlara çok itici gelir onlar. Profesyonel erkek yani. Kadınlar doğal ve samimi olan erkekten hoşlanır. Allah'tan korkan çünkü onun kendine has bir asilliği, derinliği, temizliği ve bir soyluluğu vardır. Kadın adilikten tiksinir. Yani onun ruhunu felç eder. Yani bilemediği bir güç devreye girer ve ondan tiksinir. Diyorlar ki daha yeni evli ya nasıl oluyor boşanıyor diyor. E kardeşim sen etten mi evlendin? Kemikten mi evlendin? Ruhla evlendin. E ruhu yok. Adamın ruhu kopmuş. Samimiyetsiz. Allah'tan korkmuyor. Allah sevgisi yok. E içi boşalmış adamın, geriye cesedi kalmış. Kadın da cesetten tiksiniyor. Haklı. E cesetten zaten tiksinir bir kadın, bunda şaşacak ne var ya. İnşaAllah.
Bakın, “böylece Rabbi duasını kabul etti ve onların hilali düzenlerini kendisinden uzaklaştırdı”. O fuhuşa girmesini engelledi diyor Allah. Çünkü Hz. Yusuf biter öyle bir şey olmuş olsaydı Allah esirgesin. Bütün güzelliğe gider. Onun güzel olmasının sebebi o temiz olması, iffeti. Bir erkek iffetini kaybetti mi o da fahişe olur. Bakın. “Yedi besili inek görüyorum. Onları yedi zayıf inek yiyor. Bir de yedi yeşil başak ve diğerleri ise kupkuru”, diyor. “İneği bir başka inek yiyor”. Bu bizim hiç tahmin edemeyeceğimiz bir olaydı yani. İnek ineği yer mi? Bakın 2010 yılındayız. Şimdi inekler inekleri yiyor. İneğin kemiğini yiyor, etini yiyor, kanını yiyor. Yem yapılıyor biliyorsunuz. Değil mi? Sığır etinden yapılıyor. İneklere sığır etinden yapılmış, sığırın kemiğinden, etinden kanından yapılmış yem veriliyor ve onu yiyor. Ve Kur'an'ın bu işareti ortaya çıkmış oldu. MaşaAllah. Mesela Kur'an'ın bir sırrı bu. Mesela, evet.
Bak, “dedi ki; “biri efendisine şarap içirecek”, diyor. Bunu on yıl sonra açıklayacağım. Allah emir versin. İnşaAllah. Bunu açıklayacağım. “Diğeri ise asılacak. Kuş onun başından yiyecek”. Kuş onun başından yiyecek bunu da açıklayacağım. On yıl sonra. İnşaAllah. Ama bir asılma var. Bu da Menderes dönemine bakıyor olabilir. İnşaAllah. Yani Adnan Menderes'in asılmasına bakıyor olabilir. Evet. “Dedi ki; “siz 7 yıl önceleri ektiğiniz gibi ekin ekin yediğinizin az bir kısmı dışında kalanını biçtiklerinizi başağında bırakın”. 47. ayet ve burada yine 7'ye dikkat çekiliyor. Bunun arkasından zorlu 7 yıl gelecektir. İşte şimdi şu başladı bu. Ekonomik kriz başladı. 2007'de başladı. 2014'e kadar devam edecek. Kur'an buna işaret ediyor. “Sonra bunun arkasından bir yıl gelecektir ki insanlar onda bol bol yağmurlara kavuşturulacaktır”, diyor. 2009'da nasıl yağmurlar başladı? MaşaAllah. Bakın. 49. Burada 9 rakamına işaret var. Değil mi? İnşaAllah. Yağmur yağmayacak diyorlardı, bol bol yağmaya başladı.
“Ve iyilik yapanların ecrini kayba uğratmayız”, diyor Allah. Yusuf suresinde 1998 Ebcedi. 56. ayet Yusuf suresinde 56. ayet ki Bediüzzaman 56'ya çok dikkat çekmişti 1956'ya. “Munafıkane sistemin ölümünün başladığı tarihtir”, diyor. “Munafıkane sistemin ölümünün başladığı tarihtir”. 1956. MaşaAllah. 56. ayette diyor ki, “işte böylece biz yeryüzünde Yusuf'a güç ve imkan ve iktidar verdik”. 2017 tarihini veriyor. MaşaAllah. Yani demek ki 1956'larda başlayan münafıkane sistemin, yani Darwinizm, materyalizmin çöküşü 2017'de tamamlanacak. Ve devrin Yusuf'u yani Mehdi (a.s) ortaya çıkacak inşaAllah. Bakın, “işte böylece biz yeryüzünde”, bakın belli bir alanda demiyor. Bütün dünyada, yeryüzünde “Yusuf'a” yani Hz. Mehdi'ye, inşaAllah. “Güç, imkan ve iktidar verdik”, diyor Allah. 2017 ve iktidar. Dünya çapında 2017. “Ve iyilik yapanların ecrini kayba uğratmayız”. Bu da 1998 tarihini veriyor. Ayetin devamı inşaAllah.
Ya aslında şöyle dilim benim bir çözülürse anlatacağım çok konu var da. Şöyle bir rahat rahat bir anlatabilsem. Ama 10 yıl sonra birçok şeyi rahat anlatabileceğim. Yoksa bu Yusuf suresinde yani en az 100 tane konu vardır anlatmadığım. En az. MaşaAllah. İnşaAllah. Mesela bak diyor ki 82'de, “içinde yaşamakta olduğunuz şehre sor. Hem kendisinde geldiğiniz kervana da biz gerçekten doğru söylüyoruz”. Şimdi ben bunu nasıl açıklayayım yani? Bir de burada tabi bilimsel bazı konulara da Kur'an dikkat çekiyor. Mesela diyor ki, “gözleri üzüntüsünden ağardıkça ağırdı”. Üzüntüde vücut organlarının bozulacağına Allah işaret ediyor. Mesela gözde bozukluklar olur, körlük gelişebilir. Şeker yükselir insanın, tansiyonu yükselir. Körlüğe sebep olabilir üzüntü. Ona dikkat çekmiş. Ve üzüntünün sonucunda diyor ki bak “hastalanacaksın ya da helaki uğrayanlardan”, olacaksın. Yani hastalanabilir de insan üzüntüden, ölebilirdi. Kur'an buna işaret ediyor.
“Dedi ki; “ben dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allah'a şikayet ediyorum”. 86. Daha önce de söylemiştim. Kehf suresinde de var 86'da. 86'da bir şey var. Bir sıkıntılı bir durum var, zor bir durum var. Burada da bak 86'ya dikkat çekiyor. Diyor ki, “dedi ki; “ben dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allah'a şikayet ediyorum. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kafirliler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez”. Mesela İslam dünyaya hakim olacak diyoruz. Yok adam olur mu ya diyor. Bak Allah ne diyor. “Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin”. Haram. “Çünkü” diyor Allah bakın çok müthiş bir açıklama yapıyor Cenab-ı Allah, “Kafirliler topluluğundam”. Yani hepsi topluluk olarak hepsi diyor. “Başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez”. İnşaAllah.
90 da Yusuf belli olmaya başlıyor. “Sen gerçekten Yusuf musun? Sensin öyle mi dediler? O da diyor ki; “ben Yusuf'um”, diyor. İnşaAllah. MaşaAllah. “Dediler ki; “Allah adına hayret. Allah seni gerçekten bize karşı tercih edip seçmiştir”. Şimdi Mehdi içinde her cemaat, her topluluk kendi şeyhinin Mehdi olmasını bekliyor. Kendi toplumundan bekliyorlar. Bakın Kur'an buna da işaret ediyor. “Dediler ki; “Allah adına hayret”. Müthiş bir hayret iddiası. “Allah seni gerçekten bize karşı tercih edip seçmiştir”. Yani bizi seçecekken seni seçti diyorlar. Şaşırıyorlar. Yani Mehdi'de aynısından karşılaşacağız. Cemaatler, topluluklar kendi mürşitlerini, kendi ağabeylerini, kendi büyüklerini Mehdi olacaklarını beklerken hiç ummadıkları bir kişi Mehdi olunca ne diyecekler?
“Allah adına hayret. Allah seni gerçekten bize karşı tercih edip seçmiştir. Biz de gerçekten hataya düşenler idik”. Sonunda Mehdi'ye karşı yaptıkları mücadelenden dolayı utanç duyacaklarına da Kur'an işaret etmiş oluyor. Mesela bu gömlekten bahsedilir. “Bu gömleğimle gidin babamın yüzüne sürün. Gözü görür hale gelir bütün ailenizi de bana getirin. İnanın Yusuf'un kokusunu burnumda tüter buluyorum”. Mesela bunları açıklayamıyoruz şu an. Ne gömleğini açıklayabiliyoruz ne kokusunu açıklayabiliyoruz. MaşaAllah.
SUNUCU: 10 sene sonra.
ADNAN OKTAR: Evet açıklayamayız. Mesela bak şimdi yine Yusuf Suresinde Allah'ın azabından bakın 107. ayet. 2007'ye işaret eden bir ayet. 2007'yi işaret ediyor. “Allah'ın azabından kapsamlı bir bürünmenin gelmesinden”, ekonomik kriz kapsamlı bir bürünme olarak toplumu sardı mı?
TARKAN YAVAŞ: Sardı. Çok geniş çapta sardı.
ADNAN OKTAR: Yine burada ayette 2007'ye bakıyor mu? Ekonomik krize bakan ayeti gördük mü? Gördük değil mi? Bak burada bir daha teyit edin bir daha açıklıyor. MaşaAllah.
TARKAN YAVAŞ: Bitiş süresinde siz 2014 diye söylemiştiniz. Biraz önce de açıkladığınız ayetin ebcedi 2014.
ADNAN OKTAR: Yusuf suresi doğrudan Mehdiyet’e bakan bir suredir. Kehf suresi de öyle. Süleyman, Hz. Süleyman'la ilgili olan açıklamalar hep Mehdiyet’ten bahseden surelerdir. Yani birinci dereceden oraya bakar, Mehdiyet’e bakar. MaşaAllah. Ama birçok işareti anlamı vardır. Bak mesela “kuraklık başlayınca Yusuf'un kardeşleri gelip yanına girdiler”. Bak “onu tanımadıkları halde kendisi hemen onları tanıdı”. Mesela Mehdi'nin özelliğidir o. “Halk onu tanımaz diyor Mehdi'yi ama Mehdi onları tanır”, diyor. Bakın ayet ne diyor? Onu tanımadıkları halde kendisi onları hemen tanıdı. Aynısıdır. Hadisin birebir aynısı. İnşaAllah.