Sayın Adnan Oktar'ın 9 Kasım 2010 tarihli röportajından Nahl Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Bak münafık ve yobazlar da buna cevap veriyorlar Nahl suresi 35’te. O zamanın üç kağıtçı yobazları, o zaman da var münafıklar, sahtekar yobazlar o zamanda var. “Şirk koşmakta olanlar dediler ki:” Allah’a şirk koşan bu münafık yobaz takımı. "Eğer Allah dileseydi, O'nun dışında hiçbir şeye kulluk etmezdik,” çünkü birçok insanı onlar (haşa) Allah gibi görüyorlar. Mesela vahiy indiriyor diyor adam, vahiy kaynağı olarak görüyor. Onun hükümlerini Allah’ın hükümleri gibi görüyor. “Biz de, atalarımız da; ve O'nsuz hiçbir şeyi haram kılmazdık." Kim haram kılmış? Atası. Allah diyor ki Cenab-ı Allah, “...ya ataları bir şey bilmeyen cahil kimselerse yine mi uyacaklar?” Mesela adamı Kuran’a davet ettiğinde, Kuran’da nerede bana göster bu haramları, diyorsun. Atalarımda var, diyor. Cenab-ı Allah diyorki; “...ya ataları bir şey bilmeyen cahil kimselerse yine mi uyacaklar?” diyor. Yani meydana gelen kepazeliğin kökeninde, bu yobazlığın kökeninde bu uydurmalar vardır, bu hurafeler vardır. Cenab-ı Allah onları anlatıyor.
ADNAN OKTAR’IN A9 TV’DEKİ CANLI SOHBETİ (12 ARALIK 2011; 22:00)
ADNAN OKTAR: Bak, şirk koşmakta olan yobaz takımı diyorlar ki, Nahl Suresi, 35; “Eğer Allah dileseydi, O’nun dışında hiçbir şeye kulluk etmezdik.” Var ya putlaştırdığınız adamlar, onlara öyle ilah gibi bakmazdık diyorlar. “Biz de, atalarımız da” zaten atalarına güveniyor ya bunlar, “O’nsuz hiçbir şeyi haram kılmazdık.” Ahirette bak hesap veriyorlar. “Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Şu halde elçilere düşen apaçık bir tebliğden başkası mı?” diyor Allah. Dünyada böyle diyor bu alçaklar, ahirette de bunlara soracak, inşaAllah. Bu konuşmaları, dünyadaki konuşmaları.