İsra Suresi, 23. Ayetinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar’ın 12 Ocak 2015 tarihli sohbetinden İsra Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Anneanneleri evlerde tutmak lazım. Bakımevlerine göndermek falan uğursuzluk getirir. Aman ha, berekettir. Aynı şartları evinde oluşturursun. Evin bir odasını ayırırsın, o eve rahmet iner. Orada çekilen çile ve zorluk yağmur gibi sevap getirir, yağmur gibi. Allah diyor ya ayette. Şeytandan Allah'a sığınırım; "Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: "Öf" bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle." (İsra Suresi, 23) Ne demek biliyor musun? Zor şartlar olacak diyor Cenab-ı Allah. Çok zor şartlar olacak, "öf" demeyeceksiniz diyor Allah. Bu ahlaksızlıktır diyor, terbiyesizliktir diyor. "Öf" dediğinde, onu mahvedersin sen. O ister mi o hale gelmeyi. Sen de o hale geleceksin. Sana kim öf diyecek o zaman? Olur mu öyle şey. Nerenin öfü? Hamd edeceksin, elhamdülillah diyeceksin. Her zorlukta sevap alırsın. Yaşlı bir insana bakmak acayip sevap getirir. On yıl namaz kılsa, o kadar sevap almayabilir belki. Onu bilmiyor. Allah, öf diyeceklerini bildiği için. Onun için sakın öf demeyin diyor. Yaşlıya bakmak tabii ki zordur ama sevabı çok fazla. Sevabı fazla olsun diye, Allah onu o hale getiriyor. O sevaptan kaçılmaz. Bakım evine gönderelim. Nereye ya sonra? Sevap? Sevap gitti. Günah olur hatta. Olur mu ya? Bütün ömrünü vermiş sana. Dokuz ay on gün karnında taşımış. Çocuğun çilesi bilinir değil mi nasıl olduğu? O kadar çile çekmiş çocukken sen. O da çocuk haline gelmiş işte. Aynı çocuk haline gelmiş.

Sen de o çileyi çekeceksin. O sevabı kazanacaksın. O da sevap kazanacak, sen de sevap kazanacaksın. Onun için Cenab-ı Allah o ehemmiyetli bir konu ayrı bir ayetle belirtiyor. Öf demeyeceksiniz diyor Cenab-ı Allah. Olmaz öyle şey. Bakımevine gönderme, öyle şey olmaz. Allah vermesin, Allah vermesin sureti katiyete. Olsa bile, öyle bir durum olsa bile sahibi yoktur, kimsesi yoktur, bir aile sahip çıkacak, o sevaptan mahrum kalmamaya çalışacak. Özellikle gençler, müthiş sevap kazandırır. Genişçe evin var hükümet gibi koskocaman, koy bir odasına, imkanın var malın mülkünde var, bakıcı da tut, her gün sor annecim nasılsın? Sağlığın, sıhhatin yerinde mi? Onlar sevinçten ağlar. Bayağı mutlu olur, ne kadar güzel ya. Onu niye üzüyorsun, olur mu? Kahrından ölür olur mu öyle şey. Çok büyük ızdırap. Onu modern hayatın bir gereği gibi görüyor. Modern hayatın gereği falan değil o. Çok ürkütücü bir şey o. Allah muhafaza yani. Kadını sen buraya teslim edip, çıkıp gidiyorsun. Bırakıp geliyorsun. Şu ürkütücülüğe bak. Nasıl yatacaksın akşam, sen oradasın o orada. Yazık günah değil mi? İstediği kadar bakım olsun bilmem ne olsun. Onun sevgiye, şefkate ihtiyacı var. Bakımı ne yapsın o. Ona en büyük darbeyi indirmiş olursun. Çöker o Allah vermesin bir haftada. Bazen götürüyorlar haftasına ölüyor yani. Olmaz öyle şey, kahrından ölüyor.