Sayın Adnan Oktar'ın 15 Mayıs 2010 tarihli röportajından Bakara Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Bakın, ayet veriyorum. Bakara Suresi, 248. Şeytandan Allah’a sığınıyorum. “Peygamberleri, onlara (şöyle) dedi: “Onun hükümdarlığının belgesi”, yani Mehdi (a.s.)’nin liderliğinin delili diyelim, Ahir zamana bakan yönüyle, “size Tabut'un gelmesi (olacaktır ki)” yani Hz. Musa (a.s.)’nın Kutsal Sandığı, “onda Rabbinizden 'bir güven duygusu ve huzur'“, “içinize güven duygusu gelecek” diyor ve huzur, onun bulunuşuyla, mesela öyle bir özelliği de var. Allah’ın hikmeti, mesela kalplere güven ve huzur inmesine vesile oluyor. Bütün savaşlarda götürüyorlarmış o sandığı. Onu gördüklerinde coşuyorlar o zamanki Müminler. “Huzur ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden arta kalanlar”, hem Hz. Musa (a.s.)’ın ailesinden hem Musa (a.s.)’ın ailesinden, “arta kalanlar var; onu Melekler taşır. Yani “Meleklerin kontrolünde” diyor Allah. “Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır.” Delil nedir? Ortaya koyarsın, buna delil derler. Değil mi? Allah, “bu bir delildir” diyor işte, inşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 13 Haziran 2010 tarihli röportajından Bakara Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Bakara Suresi 248: “Peygamberleri, onlara (şöyle) dedi: “Onun hükümdarlığının belgesi,” yani liderliğinin, başkan olduğunun belgesi, “size Tabut'un gelmesi (olacaktır ki)”. Çok manidar. Mehdi (a.s.) de Hz. Musa (a.s.)’nın o kutsal sandığını inşaAllah bulacaktır. Çok büyük bir kitle Musevilerden Müslüman olacak o sandığın bulunmasıyla. Ve Mehdi (a.s.)’nin Mehdiliğinin de alameti olacak. Yani Mehdi (a.s.)’ye bir alamet de o olacaktır. Sandığın bulunması olacaktır. “Onun hükümdarlığının belgesi size Tabut'un gelmesi (olacaktır ki) onda Rabbinizden 'bir güven duygusu”; bakın güven duygusu, bu oluşacak diyor, güven duygusu. “Ve huzur”, huzur oluşmasına vesile olacak diyor Allah.
“İle Musa ailesinden ve Harun ailesinden arta kalanlar var;” yani gömlek, ayakkabı ona benzer Hz. Musa (a.s.) ve Harun (a.s.) ailesinden kalan beylik eşyalar. “Onu Melekler taşır.” Yani Meleklerin koruması altında. “Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır.” Bu bir delildir yani inşaAllah, bunu göreceğiz inşaAllah. “Ayet bir yönüyle Hz. Mehdi (a.s.) ve Ahir zamana bakıyor olabilir mi?” Tabii ki. Ahit Sandığının bulunuşunun Hz. Mehdi (a.s.)’nin hükümdarlığının belgesi olacağına ve “bir güven duygusu ve huzur” bölümüyle de Ahir zamanda yaşanacak olan Altınçağa işaret ediyor olabilir mi?” diyor inşaAllah. Deniz.” MaşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 9 Ekim 2010 tarihli röportajından Bakara Suresi ile ilgili açıklamalar.
OKTAR BABUNA: Ayet okuyorum Hocam o konu ile ilgili. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Peygamberleri, onlara (şöyle) dedi: “Onun hükümdarlığının belgesi, size Tabut'un gelmesi (olacaktır ki) onda Rabbinizden 'bir güven duygusu ve huzur' ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden arta kalanlar var; onu melekler taşır. Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır.”
ADNAN OKTAR: Bakın, şimdi ayeti sen bölüm bölüm oku. Şeytandan Allah’a sığınırım.
OKTAR BABUNA: “Peygamberleri, onlara (şöyle) dedi: “Onun hükümdarlığının belgesi...”
ADNAN OKTAR: Hah, Mehdi (a.s.)’nin de belgesi olacaktır. Bak, Kuran ona da işaret ediyor. Mehdi (a.s.)’nin de belgesi olacaktır. Evet?
OKTAR BABUNA: “...Size Tabut'un gelmesi (olacaktır ki)...”
ADNAN OKTAR: Bak, “Tabut'un gelmesi.” Bir yerde demek ki bak, ‘gelme’. Bak, ‘bulma’ ayrıdır, ‘gelme’ ayrıdır. Bir yerden bir yere geliyor.
OKTAR BABUNA: “...Onda Rabbinizden 'bir güven duygusu ve huzur...’”
ADNAN OKTAR: Hah, onda Mehdi (a.s.)’ye de güven olacaktır ve insanlara müthiş bir huzur gelecektir. İçlerinde hiç tereddüt kalmıyor, tam kanaatleri gelecektir. Çünkü karbon metoduyla kaç yıllık olduğunu da görecekler. Eşyaların orijinal olduğunu da görecekler. Ve Tevrat’ın değişmemiş, orijinal nüshasında nasıl Peygamberimiz (s.a.v.)’e işaret edildiğini, Kuran’a nasıl işaret edildiğini, Mehdiyet’e nasıl işaret edildiğini; bunları da görecekler. Evet?
OKTAR BABUNA: “...Musa ailesinden ve Harun ailesinden arta kalanlar var.”
ADNAN OKTAR: Bak, “Musa ailesinden ve Harun ailesinden.” Bakın, masonlar hep törende, çırak töreninde de tapınak şövalyelerinde de vardır Harun’un kutsal yağ kabı vardır. Yani saçını ve sakalını yağladığı, yağ sürdüğü, yani parlak ve bakımlı olması için kullandığı yağ. Zaten onlar dua ederken de onu söylüyorlar bak, “Harun’un” diyor, “saçından sakalına doğru” diyor, “inen” diyor, “yağın” diyor, “Mesih yağının” diyor ve devam ediyor dua, o şekilde devam ediyor. Onun için bir şeylerin bulunacağından da eminler. Yani onlara ait yağ kapları, Mesih yağ kabı, yani bunlara benzer. Bunları da biliyorlar. İstanbul’un da olağanüstü bir yer olduğunu biliyorlar.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah. Devam et Oktar Hocam.
OKTAR BABUNA: “Onu melekler taşır.” inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bakın, şimdi bu çok önemli bir şey. “İnsan taşıyor” demiyor. “Bir yerden bir yere” bak, “gelecek” diyor. ‘Gelme’ ayrı bir konudur. Ve “melekler taşır” diyor değil mi, Cenab-ı Allah? Ayet ne diyor devamında?
OKTAR BABUNA: “Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır.”
ADNAN OKTAR: E bak, “eğer inanmışsanız” diyor, “şüphesiz”, “şüphesiz sizin için bir delil vardır.” İşte bak, dünya hakimiyetinin kilit noktalarından bir tanesidir bu ve net delildir yani. Kimsenin inkar edemeyeceği gibi açık delildir, inşaAllah. Dinsizi, imansızı, imanlısı, herkesin kabul edeceği bir delil; şimdi bunu görecekler. Bakalım ne diyecekler o zaman? İnşaAllah, değil mi Oktar Hocam?
OKTAR BABUNA: Evet, estağfurullah Hocam.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 19 Nisan 2011 tarihli röportajından Bakara Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: “Hocam” diyor, bir ayet sormuş. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Onun hükümdarlığının alameti, size Tabut'un gelmesi (olacaktır ki) onda Rabbinizden 'bir güven duygusu ve huzur' ile Musa ailesinin ve Harun ailesinin geriye bıraktıkları vardır; onu melekler taşımaktadır. Eğer inanmış kimselerseniz, bunda şüphesiz sizin için kesin bir delil vardır.” Bakın, bu ayette, çok manidar bir ifade var. Bakın; “Bunda şüphesiz sizin için kesin bir delil vardır.” Bu ne demek? Göreceksiniz. Delil olması ne demektir? Delil, görünen şeye delil denir, değil mi? Kesin delil nedir? Reddedilmez delil, eskiliği tespit edilecek açıkça, 3 bin yıllık olduğu anlaşılacak ve kutsal sandık bulunacak, inşaAllah, Hz. Mehdi (a.s.) zamanında. Kuran ona açıkça, alenen işaret ediyor.
Sayın Adnan Oktar'ın 12 Kasım 2012 tarihli röportajından Bakara Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Bakara Suresi 247. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Allah size Talut’u Melik olarak, kral olarak, lider olarak gönderdi.” Yani Hz. Mehdi (a.s), Hz. Mehdi (a.s)’a işaret ediyor. Bakın hayrettir, bir tane ebcedi var; 1979 Hicri 1400’ü veriyor. Çok acayip. Sadece Hz. Mehdi (a.s)’in tarihini veriyor o kadar, başka yok. Talut kıssası bir tane, bir kraldan, bir liderden bahsediliyor ki direkt Hz. Mehdi (a.s)’ı anlatıyor, inşaAllah. Hz. Mehdi (a.s)’a işarettir. “Allah size Talut’u Melik olarak” yani Mehdi olarak “gönderdi.” Şeddeli; 1979-Hicri 1400. Net. Bakın yobazlar kaldıramıyorlar onun liderliğini o devirde, “Biz hükümdarlığa, ona göre daha çok hak sahibiyiz” diyorlar. Daha çok ilim var bizde, hocalar var, alimler var, o kim oluyor? diyorlar haşa. Bir de mal sahibiyiz diyorlar, mülk sahibiyiz, imkan sahibiyiz, siyasi gücümüz var, imkanımız var, biz varken ne alaka diyorlar, niye ona oluyor ki diyorlar.
Peygamber diyor ki: “O şöyle demişti: “Doğrusu Allah size onu seçti.” 1996 tarihini veriyor. Hayrettir. “Doğrusu Allah size onu seçti.” 1996. “Allah kime dilerse mülkünü verir.” 1989. “Allah rahmeti geniş olandır, bilendir.” 2036. Ayet peş peşe. Mehdiyet’in tarihini veriyor Kuran adeta. Ebcedle peş peşe. Ve Tabutun-Kutsal Sandığın bulunmasından bahsediyor Allah burada, ki, Hz. Mehdi (a.s) çıkaracaktır biliyorsunuz. “Onun hükümdarlığının belgesi” Mehdiliğinin belgesi, “size Tabut’un gelmesi olacaktır.” Allah diyor bakın Kuran’da, Tabut’u Sekine, Kutsal Sandık. Hz. Musa (a.s)’ın sandığı. “Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur” kalbinize bir ferahlık ve huzur, iman güvencesi gelecek diyor, kalbiniz rahatlayacak diyor. ‘Mehdi Tabutu getirip Mescid-i Aksa’nın önüne koyunca, bütün Hıristiyan ve Müslüman kitle olduğu gibi Müslüman oluyorlar. Çok büyük bir kitle Müslüman olur” diyor Peygamberimiz (s.a.v.) Mehdi devrinde. Daha Mehdi devrinde, Hz. İsa Mesih çıkmadan, Tabutu görmeyle. Tabutu Sekine, o Kutsal Sandık’tan bahsediliyor.
“Musa ailesinden ve Harun ailesinden” bakın çok manidar, “Musa ailesinden ve Harun ailesinden arta kalanlar var;” eşyalar, o Sandığın içinde duruyor diyor Allah. “Onu melekler taşır” diyor, melekler koruyor diyor Allah. Şu an saklı bu Sandık, muhafaza oluyor. “Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır.” Neye delil var? Hz. Mehdi (a.s)’in hak olduğuna. Hz. İsa Mesih (a.s)’ın hak olduğuna inşaAllah. O devirde de Allah, Cenab-ı Allah delil olarak gösteriyor Tabut’u, Tabut-u Sekine’yi. “Musa ailesinden ve Harun ailesinden arta kalanlar var” Dolu içi. Bir kase manna, kapalı orijinal, o devrin mannası. Hz. Musa (a.s)’a gelen o tabletlerden bir tanesi, bir parçası. Hz. Süleyman (a.s)’ın asası, parçası ama parçası olarak var, bütün değil. Gömlekleri, kıyafetler. Çok fazla kutsal emanet onun içerisinde. O Sandığın bir özelliği de, bozulmayı önlüyor. Allah öyle bir mucize meydana getirmiş, maşaAllah. Bozulmuyor içindeki maddeler. Zaten bozulacak gibi malzeme de değil onlar, yani çürüyecek gibi malzeme değil. Manna zaten bozulacak bir şey değil. Alenen Mehdiyet anlatılıyor, alenen. Bakın “Doğrusu Allah size onu seçti.” 1996. Bir tane tarih var. Mehdiyet’in en zorlu yılları, inşaAllah. Şeddeli 2027 tarihini veriyor. O da, dünya hakimiyeti, inşaAllah. “Allah kime dilerse mülkünü verir.” Yani dünya mülkü. Kime verecek? Hz. Mehdi (a.s)’a, inşaAllah. Mülk; hem siyasi güç, hem mal, her şey anlamına gelir, inşaAllah.
“Allah rahmeti ve gücü geniş olandır.” Bakın “Allah size Talut’u Melik olarak gönderdi.” Kral olarak-Mehdi olarak gönderdi. Net tarih; 1979, açıp bakın. Yobazlar da, o zaman da bir türlü hazmedememişler o devrin Mehdisini. Diyorlar: “İlim bizde, irfan bizde, mal bizde, mülk bizde, siyasi güç bizde. O kim oluyor? Talut nasıl olur?” diyorlar. “Allah size onu seçti” diyor Cenab-ı Allah. Ve “Tabut’u ona delil olarak veriyorum” diyor. Alenen Mehdiyet anlatılıyor açıkça, çok net, sarahaten. Talut ve Calut; yani Talut; o devrin Mehdisi, Calut; o devrin deccali. “Böylece onları, Allah’ın izniyle yenilgiye uğrattılar.” Ebcedi 2029 tarihini veriyor. Yani bu mucize. Niye 3418 değil? Niye 1515 değil? Niye 4758 değil? 2029 tarihini veriyor. “Davud Calut’u öldürdü.” Yani manen deccaliyeti yok ediyor, yerle bir ediyor, inşaAllah. “Allah da ona mülk ve hikmet verdi.” Yani hakimiyet, hakimiyet ve hikmet, güzel konuşma verdi. “Ona dilediğinden öğretti. Allah, alemlere karşı büyük fazl ve ihsan sahibidir.” 2024, ebcedi. Dolu ayetler, maşaAllah. “İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir; onları sana bir hak olarak okuyoruz” diyor Cenab-ı Allah,şeytandan Allah’a sığınırım. “Sen de gönderilen elçilerdensin.” Mehdilerdensin diyor Peygamberimiz (a.s.v.)’e Cenab-ı Allah. “Bugün bizim Calut'a ve ordusuna karşı (koyacak) gücümüz yok' dediler.” Zayıflık anını anlatan bir şey, güçsüzlük. Onun ebcedi de 1942’yi veriyor, İkinci Dünya Harbi’nin devri. “Bugün bizim Calut'a ve ordusuna karşı (koyacak) gücümüz yok' dediler” diyorlar; deccaliyetin başlangıç yılları, deccaliyetin en azgın yılları, 1942’yi veriyor.
Hayrettir, Bakara Suresi, dolu. “Meryem oğlu İsa'ya da apaçık belgeler verdik.” (Bakara,253). 2017. “O’nu Ruhul Kudüs ile destekledik. Tağutu tanımayıp, Allah’a inanırsa bir insan için o sapasağlam bir kulpa yapışmıştır.” Hablullahul metin. Urvetul vuska. Allah’ın kopmaz koparılmaz ipi. Sıratul müstakim. Şeytandan Allah’a sığınırım. “O sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Bunun kopması yoktur” diyor Cenab-ı Allah. “Kopmaz” diyor. Allah’ın Kitabı’na bağlandın mı, kopmak yıkılmak yok. “Allah işitendir bilendir” Bakara Suresi’nin içi, sırlarla dolu. Bir tane iki tane on tane yirmi tane değil. Gün gelecek, rahat rahat anlatacağız. Ama şu an söyleyemiyoruz, nasıl söyleyeyim. Çok fazla konu var. Harun ailesinden arta kalanlar. Şimdi açsak bu ayeti, bambaşka anlamlar çıkacak, anlatamıyoruz. Vakit gelince anlatabiliriz, inşaAllah. Bakın bunu hiç kimse unutmasın; “Allah size Talut’u Melik (Mehdi) olarak, olarak gönderdi” diyor Allah. Bir tane ebcedi var; 1979 çok net. Bin dört yüz senelik tarihte. Değil mi? 1978 olabilirdi, 1977 olabilirdi. İllaki Mehdinin tarihini veriyor. Tam geldiği tarih. “Allah size Talut’u Melik olarak gönderdi” diyor Allah. Bir yerden bir yere geldi. Vazifeye başladı 1979. “Doğrusu Allah size O’nu seçti” (1996). “Ve O’nun bilgisini ve gücünü artırdı. Allah kime dilerse mülkünü verir. Doğrusu Allah size O’nu seçti” şeddeli; 2027 tarihini veriyor. 1996 ve 2027, Mehdiyet’in iki önemli tarih ve dönüm noktası, inşaAllah. “Allah kime dilerse mülkünü verir.” Haset etsen de çırpınsan da, Mehdiyet’i durdurmak istesen de, şahs-ı manevi desende, Mehdi öldü mezarın altında desende, üç yüz sene sonra gelecek desende, niye bizim tarikattan çıkmıyor desende, yine durduramazsın, illaki Mehdi çıkar. Bak” O’nun hükümdarlığının gelmesi, size tabutun gelmesi olacaktır”. Çok net ifade.
Tabutu gördüğünüzde “O’dur” diyor Cenab-ı Allah. Kutsal sandık. “Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur vardır.” Ferahlayacaksınız diyor Allah, içinize bir güven duygusu gelecek, kalbinize bir ferahlık gelecek diyor. Üzerinizdeki o ağırlık, sıkıntı gidecek, kuşkular gidecek, kesin kanaatiniz gelecek diyor Allah, ferahlayacaksınız diyor. “Musa ailesinden ve Harun ailesinden arta kalanlar var.” Listesini Resulullah (s.a.v.), uzun uzun vermiş, o kutsal emanetlerin neler olduklarını. Bütün parçalarını tek tek sayıyor Resulullah, şu Şu Şu, hepsini sayıyor. “O’nu melekler taşır” diyor Allah. İstediğiniz kadar arayın. İsrail arıyor, gece gündüz arıyor,şu anda da faaliyet devam ediyor. Sürekli bu kutsal sandık aranıyor. Masonlar arıyor, tapınak şövalyeleri ayrı arıyor, İsrail hükümeti çok büyük bir bütçe ayırdı bulabilmek için kutsal sandığı. Arıyorlar. Allah ne diyor “O nu melekler taşır.” Allah meleklere korutuyor. Görsen de, göremezsin. Girersin mağaranın içine, gözünün önündedir, üstünü bir toz kaplamıştır, kaya zannedersin, göremezsin. Yedi sülalen bir araya gelse, yine göremezsin, inşaAllah. Üstüne çıkıp oturuyor, haberi olmuyor. Yok burada ya diyor. “Eğer inanmışsanız bunda sizin için bir delil vardır” diyor Allah. Bunda bir delil var diyor size. O delili hiç kimse görmezden gelemez. Üç bin yıl sonra kutsal sandık bulunacak. Üç bin yıl sonra, inşaAllah. Aynı orijinal haliyle, tabi zaman zaman o sandık çıkarılmıştır. Tarihin çeşitli bölümlerinde fakat üç bin yıllık orijinal haliyle. Akasya dalındandır sapı ve altın kaplama, büyük sandık. Hz. Musa küçük canım benim o sandığın içindeydi. Annesinin içine koyduğu sandık, akasya ağacından yapılma, sağlam bir sandık. Firavun onu saklamış, o sandığı, çocukluğunun bir hatırası olsun diye. Hz. Musa (a.s)’ı bulduklarında saklamışlar, çünkü yanlarında baktılar Hz. Musa (a.s)’a, o sandığı saklamışlar.
İşte o sandık, kutsal sandık oldu sonra. Üstü altın kaplandı, akasya dalıyla kulplar yapıldı, kanatlı çocuk motifleri var üstünde, küçük çocuk motifleri, saf altın ile kaplandı. Ama özel bir yapısı var, içinde özel bir taş var, yeşil bir taş, onu da göreceğiz. İlginç bir sandık, acip bir sandık, her hangi bir insan açar. Sahibi açmazsa, adamı yakar söyleyeyim. İllaki sahibi açacak, onun açılışı içinde özel izin gerekir, Cenab-ı Allah’tan, inşaAllah. Evet vahiyle imar etmiştir Hz. Musa (a.s) sandığı, düzenlemiştir. Akasya ağacından, şitaym denilen ağaçtan yapılmıştır. İbranice şitaym, dörtgen bir kutu gibi. Bu sandukanın içi ve dışı saf altın ile kaplanmıştır. Yirmi dört ayar altın, saf altın. O levhalardan biri içerisinde, taş levhalardan bir tanesi. Altın bir kasede. Orijinali aşağı yukarı benziyor. Asası Hz. Harun (a.s)’ın asası var içinde, inşaAllah. Normalde üstü çadırla örtülü. Ulu orta herkese göstertilmiyor. Çadır ile kapalı üstü, üstü bir örtü ile kapalı ayrıca. Eğer, farz edelim izinsiz birisi açarsa, sandıktaki oluşan elektrik, o insanı etkisiz hale getiriyor. Öyle bir düzeneği var sandığın. Her hangi bir sandık değil. İstediğin gibi kapağını aç, öyle değil. Ve o vasfını sürekli muhafaza eden bir sandık. Bu sandık, Hz. Musa (a.s) tarafından götürülmüştür. Firavun’un en bozulduğu nokta bu olmuştur. Acayip ızdırap duymuştur, sandığı götürdü diye. Firavun çok önem veriyordu o sandığa çünkü. Hiç kimsenin dokunmasına müsaade edilmemiştir. Çölde beraber taşımışlardır, Hz. Musa (a.s) kırk yıl çölde gezdi ya, sürekli yanında taşımıştır o sandığı. Yani kırk yıl yanında gezdirdi, inşaAllah.
Gizli bir mağarada saklandığı söyleniyor. Mabet dağıldığı zaman hasar görmedi, yani hiçbir şey olmadı, muhafaza ediliyor. Bir ferahlık veriyor. Yani bu büyük bir mucizedir. Yanına gelen yaklaşan insanlarda, sinirsel bir ferahlama, ağarlık varsa üstünden gidiyor. Sinirsel bir gerginliği varsa, üstünden gidiyor. Alenen bir ferahlık ve huzur duyuyor. Onun için Tabutu Sekine denir. Sükunet sandığı. Bir mucizedir bu. Adam asabi gergin, ve yahut psikolojik bir rahatsızlığı var. Sandığın yanına geldiğinde ferahlıyor birden. Kuran’da da bu geçiyor zaten. Açık açık söylüyor Cenab-ı Allah. Şeytandan Allah’a sığınırım; “Rabbinizden bir huzur duygusu ve huzur” güven duygusu geliyor insana, birde huzur, ferahlık duyuyor şahıs. Yani sadece o sandığın yanına gelmesiyle. Allah’tan gelen ferahlığın mahiyetiyle ilgilenmiş müfessirler, insan suretine sahip hoş bir esintiye benzetmişlerdir. Yani güzel bir nefes gibi, sandığın yanına gelince, insanlarda bir ferahlık oluşuyor. Peygamberlerin kalplerinin içerisinde yıkandığı bir leğen gibi diyorlar müfessirler, maşaAllah.
Hz. Musa (a.s)’ın asası, Hz. Harun (a.s) ve Hz. Musa (a.s)’ın ayakkabı ve elbiseleri, sandalet tarzında ayakkabı, köseleden, altı köseleden yapılmış ayakkabı. Ve elbiseleri, gömlekler, yani büyük sandık, dolu içi. Manna yani kudret helvasından bir kap, orijinal manna, orijinal Tevrat levhası. Bu teberi tefsirinde geçiyor. Tusi ve fahre’nin aynı Suyuti’nin eserinde var. Suyuti’nin 1/563. Daha önce sandığı Filistinliler ele geçirmişler, fakat acayip felaket ve bela yağmış. O zaman korkup geri götürüp vermişler. O zaman Filistinliler putperestler, onun için Filistin ismini alması doğru değil Filistinlilerin. Putperest bir kavmin ismidir Filisti. Onlar gittiler durduk yere Müslüman topluluk, Filisti ismini aldılar. Biz mesela bir Müslüman’a Nemrudi der miyiz? Firavuni der miyiz? Ne gerek kardeşim öyle isim alıyorsunuz. Elhamdülillah isminiz Müslüman. Hiç alakası yok, sonradan o ismi aldılar. İsmaili’dir, İsmailiye onların ismi. İsmaili Müslümanlar. Hz. İsmail (a.s)’ın soyundan gençler, insanlar.
Sayın Adnan Oktar'ın 2 Mayıs 2015 tarihli sohbetinden Bakara Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Mesela “Tabutu Sekine”. Onda diyor Allah, “güven duygusu ve huzur vardır”, diyor. Metal bir tabut geliyor, adamların kalbine, herkesin kalbine bir güven duygusu ve huzur geliyor. Mucize. Altından bir tabut bu. Yani istisnasız mutlaka bu etkiyi yapıyor. Kur'an'da da belirtilmiş. Yani bu özelliği vardır diyor. Peşin mucize değil mi bu? Ve getiriyor, omuzlayıp tabutu koyuyor oraya altın tabut. Herkesin kalbine ferahlık ve huzur geliyor. “Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur”. Şeytandan Allah'a sığınırım. “Musa ailesinden ve Harun ailesinden arta kalanlar var”. Mesela bu ayet durduk yere bunu söylemez Allah. Bu tabut bulunacak demektir. Harun ve Musa ailesinden o kalanlar da bulunacak. Bu dünyada yer yerinden oynatır. Bunu Allah Mehdi'nin yüzü suyu hürmetine bulduruyor bunu. Yoksa kıyamete kadar bulamazlar bu tabutu. Yani imkansız bulamadılar. Şu ana kadar nasıl bulamamışlar? Bak neredeyse 4000 sene geçmiş. Bulamamışlar. Harıl harıl arıyorlar. Allah Mehdi'nin yüzü suyu hürmetine bulduruyor.