Sayın Adnan Oktar'ın 20 Eylül 2011 tarihli röportajından Hac Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: 11’inci ayet. Şeytandan Allah’a sığınırım. “İnsanlardan kimi, Allah'a bir ucundan ibadet eder”. Yani sadece mesela namazını kılıyor, oruç tutuyor. Zekat da veriyor. Parası olursa hacca gidiyor. Kelime-i Şehadet getiriyor. Tebliğ? Cihad? İttihad-ı İslam? En büyük farz, o ne oldu? “Hepsini nasıl yapalım?” diyor, “işte beş şartını yaptık” diyor, “İslam’ın” diyor, “daha neyi yapalım?” diyor. Nereden çıkarttın İslam’ın şartının beş olduğunu? O zaman İttihad-ı İslam’a gerek yok, senin dediğine göre. İttihad-ı İslam en büyük farz.Tebliğ, cehdetmek, cihat, Allah’ın dinini yaymak en büyük farzlardan. Nerede o? “O yok” diyor, “hepsini yapmamız şart değil ki” diyor, “ben beş şartını yerine getirdim zaten” diyor, “onu da yapan yapsın” diyor. Ahirette bunu anlatamaz, bu ferahlıkta anlatamaz. İttihad-ı İslam en büyük farzdır.Bediüzzaman bunu her zaman söylüyor.
Sayın Adnan Oktar’ın 6 Eylül 2011 tarihli röportajından Hac Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Bakın Cenab-ı Allah diyor ki, Hac Suresi, 11. ayet, şeytandan Allah’a sığınırım. “İnsanlardan kimi, Allah'a bir ucundan ibadet eder,” Namazını kılıyor, gece zikirleri yapıyor, kavun; sünnet onu yiyor, pilav; sünnet onu yiyor, cima; sünnet o da tamam, cihad? “İnsanız, o kadara gücümüz yetmez ki” diyor. Allah’a kendini adamak? “İçinizde en kötüsü benim” diyor, “olacak iş mi, onu nasıl yapacağız?” diyor. Bakın Allah diyor ki; “ İnsanlardan kimi, Allah'a bir ucundan ibadet eder,” İşine gelen ibadetleri yapıyor. Yani kendisine maddi sorun çıkarttığını düşündüğü olaylara girmiyor yahut sosyal risk meydana getiren olaylara girmiyor veyahut sıkıldığı olaylara girmiyor ama özellikle cemaatle namaz kılmak, sarıkla, cübbeyle “abdest almaya bunalarak, sıkılarak gidiyorum” diyor, “elimi, yüzümü yıkayıncaya kadar, abdest alıncaya kadar, ondan sonra tamam” diyor. O kafada çok fazla insan var. Bakın “eğer kendisine bir hayır dokunursa, bununla tatmin bulur” ‘Çıkarınaysa tatmin bulur’ diyor Cenab-ı Allah.
Sayın Adnan Oktar'ın 4 Aralık 2011 tarihli röportajından Hac Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Evet, 11. ayeti oku, ben açıklayacağım, inşaAllah.
ERDEM ERTÜZÜN: Şeytandan Allah’a sığınırım: “İnsanlardan kimi, Allah’a bir ucundan ibadet eder, eğer kendisine bir hayır dokunursa, bununla tatmin bulur ve eğer kendisine bir fitne isabet edecek olursa yüzü üstü dönüverir. O, dünyayı kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu, apaçık bir kayıptır.” (Hac Suresi / 11)
ADNAN OKTAR: Şimdi ben açıklayayım, inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım: “İnsanlardan kimi, Allah’a bir ucundan ibadet eder” mesela namazını kılmıyor, orucunu tutmuyor, gerekirse yalan söylüyor. Peki nedir konumun diyorsun? ‘Elhamdülillah Müslüman’ım’ diyor, Allah onu kastediyor. Bir ucundan olmaz diyor Allah, tam hakkıyla Müslüman olun diyor. Yahut Müslümanlarla beraber olmak istemiyor, ayrı olmak istiyor. “Eğer kendisine bir hayır dokunursa, bununla tatmin bulur” mesela bir para geliyor, bir imkan geliyor; acayip mutlu oluyor, seviniyor, havalara sıçrıyor. İstediği bir yeri kazanıyor mesela seviniyor, “Ve eğer kendisine bir fitne isabet edecek olursa” yani imtihan olduğunda bazen insan zorlukla karşılaşabilir, maddi zorluğa girebilir, azapla karşılaşabilir, insanların kötü sözünü duyabilir. “Yüzü üstü döner” diyor Allah. İşte Müslüman dönmeyecek, iradeli olacak, güçlü olacak, kararlı olacak, hep Allah’tan yana olacak. “O dünyayı kaybetmiştir” eğer yüz üstü dönerse diyor Allah, dünyayı kaybetmiştir, bakın dünya çıkarlarını da kaybeder diyor. O dünya için dönüyor ya; dünyayı kaybettiririm diyor Allah, yani bir kazancı olmaz diyor Allah. Dünyaya dönünce insan dünyayı kazanacak zanneder, kazanmaz diyor Allah, kaybettiririm diyor. “İşte bu, en uzak bir kayıptır”, şiddetli bir sapıklıktır diyor Allah. “Zararı yararından daha yakın olana tapar” diyor bakın, “zararı” zarar olan bir şey, yararından, yararlı belli, “daha yakın olana tapar” yani zarara kendini çeker diyor, ona tapar, zarara teslim olur diyor. “Ne kötü bir yardımcı ve ne kötü bir yoldaştır” diyor, Cenab-ı Allah.
Şeytandan Allah’a sığınırım, Hac Suresi 16. ayet: “İşte biz onu (Kuran’ı) apaçık ayetler olarak indirdik” kapalı değil Kuran, çok açık hükmü. Adamlar diyor ya; ‘anlaşılmaz Kuran.’ Ne anlaşılır? ‘Hurafe anlaşılır’ diyor. Asıl anlaşılmaz olan hurafedir, biz hurafeyi hiç anlamak istemiyoruz, Kuran çok anlaşılır. “Apaçık ayetler olarak indirdik. Şüphesiz Allah, dilediğini hidayete yöneltir” dine yöneltir diyor.
Sayın Adnan Oktar'ın 13 Haziran 2015 tarihli sohbetinden Hac Suresi ile ilgili açıklamalar.
TARKAN YAVAŞ: Hocam, Cenab-ı Allah bir ayetinde; “İnsanlardan kimi, Allah'a bir ucundan ibadet eder, eğer kendisine bir hayır dokunursa, bununla tatmin bulur ve eğer kendisine bir fitne isabet edecek olursa, yüzü üstü dönüverir. O, dünyayı kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu, apaçık bir kayıptır.” (Hac Suresi, 11)
ADNAN OKTAR: Kararlılıkla, Allah’a olan sevgi bırakılmaması lazım. Mesela üniversite imtihanına giriyor, “ama bu ayrı bir şey” diyor, orada dehşete kapılıyor, artık tevekkül edemiyor. Veyahut bir hastalığı oluyor hastaneye kaldırılıyor yahut herhangi bir şekilde rahatsız oluyor, vücudunun bir organına bir şey oluyor kulağı kopuyor, bacağı kopuyor. Akıl almaz bir ümitsizliğe kapılıyor. Cenab-ı Allah, seni zaten ne kadar yaşatacak? Önden kolun ölmüş mesela, arkasından da sen öleceksin zaten. O acele etmiş önden ölmüş kolun kopmuşsa, arkasından zaten senin tamamın gidecek, hepsi gidecek. Eğer sen samimi olursan, o kolun cennete gider, cennet kolu olur o senin için, cennetine vesile olur o kol senin, eğer sabredersen. Allah’a hoşnutluğunu, sevgini kararlılıkla sürdürürsen. Sürdüremiyorsan, bir kol için Allah’a değişiyorsan, Allah’tan vazgeçiyorsan, Allah da senden vazgeçer o zaman. Haşa, kolun kadar değersiz görüyorsan Allah’ı Allah da seni değersiz görür o zaman. “Ya Rabbi” diyeceksin, “feda olsun, canım kolum her şeyim sana feda olsun” diyeceksin. Orada güzel bir sabır gösterecek. Korku da aynı şekildedir, korkmak. Düşmandan korkmak, bir şeyden korkmak, Allah’a sevgisizlik alametidir, uzaklık alametidir.
ADNAN OKTAR’IN A9 TV’DEKİ CANLI SOHBETİ (4 ARALIK 2011; 20:00)
ADNAN OKTAR: Şimdi ben açıklayayım, inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım: “İnsanlardan kimi, Allah’a bir ucundan ibadet eder” mesela namazını kılmıyor, orucunu tutmuyor, gerekirse yalan söylüyor. Peki nedir konumun diyorsun? ‘Elhamdülillah Müslüman’ım’ diyor, Allah onu kastediyor. Bir ucundan olmaz diyor Allah, tam hakkıyla Müslüman olun diyor. Yahut Müslümanlarla beraber olmak istemiyor, ayrı olmak istiyor. “Eğer kendisine bir hayır dokunursa, bununla tatmin bulur” mesela bir para geliyor, bir imkan geliyor; acayip mutlu oluyor, seviniyor, havalara sıçrıyor. İstediği bir yeri kazanıyor mesela seviniyor. “Ve eğer kendisine bir fitne isabet edecek olursa” yani imtihan olduğunda bazen insan zorlukla karşılaşabilir, maddi zorluğa girebilir, azapla karşılaşabilir, insanların kötü sözünü duyabilir. “Yüzü üstü döner” diyor Allah. İşte Müslüman dönmeyecek, iradeli olacak, güçlü olacak, kararlı olacak, hep Allah’tan yana olacak. “O dünyayı kaybetmiştir” eğer yüz üstü dönerse diyor Allah, dünyayı kaybetmiştir, bakın dünya çıkarlarını da kaybeder diyor. O dünya için dönüyor ya; dünyayı kaybettiririm diyor Allah, yani bir kazancı olmaz diyor Allah. Dünyaya dönünce insan dünyayı kazanacak zanneder, kazanmaz diyor Allah, kaybettiririm diyor. “İşte bu, en uzak bir kayıptır”, şiddetli bir sapıklıktır diyor Allah. “Zararı yararından daha yakın olana tapar” diyor bakın, “zararı” zarar olan bir şey, yararından, yararlı belli, “daha yakın olana tapar” yani zarara kendini çeker diyor, ona tapar, zarara teslim olur diyor. “Ne kötü bir yardımcı ve ne kötü bir yoldaştır” diyor, Cenab-ı Allah.