Sayın Adnan Oktar'ın 27 Eylül 2010 tarihli röportajından Hac Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Hac Suresi, 22. Sure; “İşte Biz onu (Kur'an'ı) apaçık ayetler olarak indirdik.” Apaçık, kapalı değil. Bakın, yobaz takımı iyi duysun, “apaçık” diyor Allah. “Apaçık ayetler olarak indirdik; şüphesiz Allah, dilediğini hidayete yöneltir.” Dilediğini Mehdi yapar, ‘Hadi’ ismiyle tecelli eder.
“Hiç şüphesiz Allah, iman edenleri ve salih amellerde bulunanları altından ırmaklar akan cennetlere sokar, orada altından bileziklerle ve incilerle süslenirler; oradaki elbiseleri ipek(ten)tir.” Dünyada da süslenin demektir bu. Bak, “dünyada sizin, Ahirette yalnızca sizin.” Bak, Allah bizi öyle yaratmış. “Altından bilezikler,” helalimiz olan hanımda biz altından bilezikleri, altından mesela altın kolye, altın küpe gördüğümüzde, inşaAllah hurilerde de öyle göreceğiz, yani garip şekilde kadına yakışır altın. Çok etkiler insanı, içgüdü olarak Allah yaratmıştır, öyle yani. “Ve incilerle” mesela kadına inci müthiş yakışır, yani bilinçaltımızda bir histir, bilinçaltımızda Allah onu vermiş.
Nihayet şöyle küçücük bir şey, sedef kaplı gibi bir şey, ama bir yerden tanıyoruz, bir yerden tanıyoruz. İşte Cennetten tanıyoruz. Onu gördüğümüzde çok hoşumuza gidiyor. Bütün Cennet hanımları öyle süslüdür. Cennet hurileri, hep acayip güzeldirler, acayip inşaAllah. Herkes helaliyle, mesela helali değilse, yani Allah, ona ait değilse sadece seviyor, ama şehvet duymaz, öyle yaratılıyor. Yani şehvet duymayayım diye özel çaba sarf etmesine gerek yok. Bakın şehvet duymayayım diye özel olarak çaba sarf etmesine gerek yok, zaten duymuyor. Ancak helaline Allah orada veriyor o şehveti, sadece o duyuyor.
“Yalnızca eşlerine dikmiş” diyor, “gözlerini yalnızca eşlerine dikmiş.” Oradaki hanımlar başkalarına da bakıyor, onlara da bakanlar var, ama sağlam, duymuyor. Onun sadece manevi yönünü seviyor orada. Güzel ahlakını, yiğitliğini, kahramanlığını, sabrını. Orada herkes ittifak halinde. Mesela “mücahide kardeşimiz” diyoruz, nedir? Küfre karşı mücadele etmiş, iffetini korumuş, aklını korumuş, Kuran okumuş, İslam’ı yaymış, namazını kılmış, hepsini yapmış. “Hay benim aslanım” diyoruz, o yönüyle seviyoruz. Şehvet insanın aklının ucundan dahi geçmiyor. Elhamdülillah.
Ama helalini gördüğünde şehvetin en yükseği veriliyor. Yani dünya şehveti onun yanında nokta kadar belki kalıyor yani. Olağanüstü bir güç olarak veriliyor. Bu arada tabii aklı evveller utanıyor, Cennetteki şehvetten utanıyor. Halbuki Allah gayrimeşru cinselliği çirkin görmüştür. Cinsellik sevginin ifade şeklidir, en yüksek sevgi ifade etme şeklidir. Cinselliğin özelliği budur. Sevgi değil mi cinsellik? Bunun çirkin olan kısmı fahşa olan, fuhuş olan kısmıdır, gayrimeşru olmasıdır. Mesela bak, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) müthiş kadınlara karşı istekli ve sevgi doluydu. Bütün kadınlar evlenmek istiyorlardı Resulullah (s.a.v.) ile. Münafıkları bu kudurttu, delirdiler.
Dediler ki, “böyle Peygamber mi olur” dediler, haşa. “Pazarlarda geziyor, yemek yiyor”, aslında o dedim ya ayetin nezaketidir. “Cinsel ilişkide bulunuyor” diyorlar. “Sürekli eşleriyle beraber, bu nasıl oluyor? diyorlar ve “sürekli hanım alıyor” diyorlar. “Biz” diyorlar, “tamamen çekildik”. Bak görüyorsunuz, üzerimizde bir çul, Dırar mescidinde sabahtan akşama kadar namaz kılıyoruz diyorlar. Sakal göbeğe kadar, münafıklarda. Sarık 12 metre. Tabii. Ama bir de peygambere bak o nefsinin peşine düştü diyorlar. Estağfurullah. Ya diyorlar bu evlenme işini durdursun diyorlar. Yani bu kadınların kendini şey yapması, onlarla beraber olması, işte cariye alması bunu durdursunlar. Bir de halasının kızıyla da evleniyor diyorlar. Yani amcasının kızıyla da evlenmeye kalkıyor diyorlar. Yani bu ne yapıyorlar?
O müşrikler ve münafıkların en rahatsız oldukları konularda bir tanesi. Onların zaten inancına göre bu tamamen yanlış. Bir de özgür diyorlar peygamber. Yani özgür tavır göstertiyorlar. Allah şimdi bir geniş bir liste veriyor elhamdülillah. İnşaAllah. Halanın kızlarını, dayının kızlarını, amcanın kızlarını, hepsini diyor. Sana helal kıldım diyor Cenab-ı Allah. Ayrıca hibe eden, ne kadar Müslüman kadın varsa kendini hibe eden. “Ya Resulullah” diyor, “benim etim, kemiğim senin, ruhum da senin” Allah'ın dilemesiyle.
Ben diyor, “sana kendimi hibe ettim. Hiçbir şey istemiyorum”. Ne Mehir istiyorum, ne bir şey. Allah rızası için beni kabul edersen seninim. Almazsan da seninim diyor. İster al ister alma diyor. İnşaAllah. Hibe ettim ben kendimi sana diyor. Cariye hanımlar oradan buradan gelen böyle çok annelerimiz. Dünya güzeliydiler. Dünyanın çeşitli ülkelerinden her yerden geliyorlardı. Resulullah da aşık. Allah aşığı. İnşaAllah. Gördün mü güzelliklerini? Aldım gitti diyor maşaAllah. Helal olsun benim güzel dedeme. Benim nurlu dedeme. Benim aslanlar aslanı dedeme. İnşaAllah.
Münafıkları kavurdu, yaktı, pişirdi bu ay. Öldürdü yani böyle. Kıvrandırdı. 1400 seneden beri kıvrandırıyor. Allah kıvrandıra kıvrandır öldürsün bu münafıkları. İnşaAllah. Yaktı onları yani. Acayip acı çektiler. Bu köpeklere olacak. Bunlar böyle soğan üstünde buz kıracaklar. Bunlar her şey serbest. Eee peygamber olunca haşa ya diyor. Olur mu öyle şey diyor. Ulan pis domuz. Yani şimdi ağzını bozdurma bana yani değil mi senin ne özelliğin var aşağılık sırtlan ne özelliğin var sana helal oluyor da benim nur gibi peygamber olan dedeme, Allah'ın güzel nur tecellisi peygamberime helal olmasını istemiyorsun sen. Bir hey alçak. Niye hazmedemiyorsun?
Bak annelerimle cennetteler şu an. Benim nur annelerimle. Helal olsun onlara. Tercihlerinden dolayı da tebrik ediyorum onları. Hazreti Ayşe annemizi. Gencecikti, gencecik. Dünya güzeliydi benim annem. Peygamberim yaşlıydı. Değil mi? MaşaAllah. Allah için gitti evlendi. Ve peygamberimize aşıktı. Allah'ın tecellisi böyle eriyordu ruhu. Sonsuza kadar ondan beraber. İnşaAllah. Sonsuza kadar. Ne büyük nimet ya. Ne büyük nimet. Allah'ın Habibim dediği, Allah'ın sevgili peygamberiyle ki bütün peygamberlerin üstündedir. Sonsuza kadar. Bak sonsuz ne demek biliyor musun? Katrilyon çarpı katrilyon değil. Çok daha uzatsan da bitecek gibi. Sonsuz. Hayatı beraber.
Sayın Adnan Oktar'ın 17 Ocak 2011 tarihli röportajından Hac Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Bismillah, Hac Suresi, 23. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Hiç şüphesiz Allah,” bakın Allah hiç şüphe etmeyin, diyor. “Hiç şüphesiz Allah, iman edenleri ve salih amellerde bulunanları,” iman edecek, sonra samimi olarak dini yaşayacak, “bulunanları altından ırmaklar akan cennetlere sokar, orada altından bileziklerle ve incilerle süslenirler; ordaki elbiseleri ipek(ten)tir.” Demek ki altına, inciye ve ipeğe karşı Allah içimize bir sevgi koymuş. Hakikaten de insanlar ipeğe baktıkları zaman çok hoşlarına gidiyor. İnci olduğunda, hanımlar bayılırlar inciye. Hakikaten kadına yakışan bir süstür. Helalinin yanında inci ile bezenmiş bir kadın çok çok güzeldir. Mesela altın bilezik; altın kadına hakikaten çok yakışıyor. Helalinin yanında altınlarla bezenmiş, inciyle bezenmiş bir kadın olağanüstü güzel olur, inşaAllah. “ İşte Biz onu (Kur'an'ı) apaçık ayetler olarak indirdik; şüphesiz Allah, dilediğini hidayete yöneltir.”Allah istediğini hidayete yöneltir, diyor.