Sayın Adnan Oktar'ın 10 Aralık 2011 tarihli röportajından Furkan Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınıyorum. Furkan Suresi, 56. ayet, “Biz seni yalnızca bir müjde verici ve uyarıp-korkutucu olarak gönderdik.” Ebcedi tam; 1980. Çok acayip, maşaAllah.
57-“De ki: "Ben buna karşılık,” yani İslam’ı Kuran’ı yayma hizmetime karşılık “Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen (insanlar olmanız) dışında sizden bir ücret istemiyorum." "Sadece hidayet bulun. İslam’a, Kuran’a hizmet edin, başka bir şey istemiyorum” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Ahir zaman müşrikleri nasıl? Olmadık pislik, olmadık kepazelik, dinden, ticaret peşindeler. Dinden, çıkar peşindeler.
ZEYNEP HANIM: Hocam maşaAllah, sizin hayatınızda da bu ayetin biz tam tecellisini görüyoruz. Hiçbir karşılık beklemeden, sadece insanların doğru bir yol tutması için, yani hiçbir karşılık beklemeden, yıllardır sabırla herkesle tek tek ilgileniyorsunuz. İstanbul’da, dünyada uyarmadığınız hiçbir kitle kalmadı, Allahualem, maşaAllah. Kitaplarınızla, yazılarınızla, tek tek anlatmalarınızla, maşaAllah çok sabırlı bir insansınız. Kuran’ın birçok ayeti, üstünüzde tam tecelli ediyor, inşaAllah. Müslümanlarla ilgili bütün ayetleri, maşaAllah tam tecelli ediyor.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Zeynep çok şefkatlidir, bayağı güzel ahlaklıdır ve acayip sadıktır.
ZEYNEP HANIM: Evet Hocam, maşaAllah. Sizin vesilenizle Hocam ama gerçekten sadakatimi bende biliyorum. Hiçbir güç Allah’ın izniyle, beni ayıramaz sizden, sonsuza kadar, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Türkiye o kadar mübarek bir yer ki. Türk sanat müziği dünyanın hiçbir yerinde yok bu güzellik. Bize mahsustur. Her bir ekolün ayrıdır. Mesela Orhan Baba’nın müziği ayrı bir güzeldir, İbrahim Tatlıses’in ayrı. Hanım sanatçıların ayrı. Hoş milletiz, güzel milletiz, maşaAllah. Her şeyimiz güzel. Yemeklerimiz güzel, müziğimiz güzel, vatan güzel, ahlakımız güzel. Ne güzel insanlarız, maşaAllah. Baklavayı biz öğrettik millete, dolmayı biz öğrettik, şiş kebap, döner hep bize ait. Şeytandan Allah’a sığınırım.
68. ayette Cenab-ı Allah diyor ki; “Ve onlar, Allah ile beraber başka bir İlah'a tapmazlar.” Ne demek? Kuran’ın dışına çıkmazlar. Müşriklerin, putperestlerin, hurafelerine tabi olmazlar. Sadece Allah’a iman eder, sadece Allah’a bağlı kalırlar. “Allah'ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmezler.” PKK’nın yaptığı kepazelik, küfrün yaptığı kepazelik. Cenab-ı Allah onlara cevap veriyor. Bunların çirkinliğine. “Ve zina etmezler.” Yani gayri meşru cinsel ilişkide bulunmazlar. “Kim bunları yaparsa 'ağır bir ceza ile' karşılaşır.”
69-“Kıyamet günü, azap ona kat kat artırılır.” Bakın teyitli “ve içinde aşağılanmış olarak temelli kalır.
70- “Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amellerde bulunup davranan başka” Samimi ameller, samimi eylemlerde bulunanlar başka. “İşte onların günahlarını Allah iyiliklere çevirir.” Bu çok büyük bir müjde. Günahlarını, Allah iyiliklere çevirir. Günahlarını örtüyor Allah, sadece iyiliği ortaya koyuyor. “Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.” Gafur ve Rahim.
71-“Kim tevbe eder ve Salih amellerde bulunursa” Estağfirullah, estağfirullah, estağfirullah, tevbe edecek müminler. Tevbe ediyoruz Cenab-ı Allah’a. Allah günahlarımızı affetsin. “Ve salih amellerde bulunursa,” Yani samimi. Amel demiyor Allah. Samimi olmasını istiyor Allah. “Gerçekten o, tevbesi (ve kendisi) kabul edilmiş olarak Allah'a döner.” Kabul ederim diyor Allah. Ne kadar büyük müjdeye bakın dikkat edin. Eğer samimiyseniz, samimi tevbe ederseniz, bak açık; “kim tövbe eder ve salih amelde bulunursa, gerçekten o, tövbesi ve kendisi kabul edilmiş olarak Allah'a döner.” Yani samimi tövbe ederseniz, mutlaka kabul eder. MaşaAllah. Bu çok büyük bir müjde ya. Elhamdülillah. Bak samimi, sadece samimi olacak. Çok samimi, o kadar.
“Ki onlar yalan şahitlikte bulunmayanlar.” Yani Müslümanlar, mağdur durumda bırakmamak için yalan şahitlikte bulunmayanlar. “Boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir.” Boş ve yararsız sözler. En gıcık olduğum şeylerden birisi de boş ve yararsız sözler. Dır dır dır dır dır d, fitne, fucur, kargaşa. İki saat konuşuyorlar. Laklaklaklaklak, boş laflar. Bak “boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman” diyor. Boş ve yararsız. Sözle “karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir.” Yani televizyon olsa kapatıyor. Veyahut başka kanala geçiyor. Biri konuşuyorsa müsaade alıyor. Çıkıp gidiyor. Mesela internette ise dalıp kalmıyor. İnternete giriyor. Felç oluyor. 4 saat, 3 saat takılıp kalıyor. Boş bir şeye. Merak ediyor. Oradan oraya geçiyor. Ulan belli ki boş. Neye uğraşıyorsun? İnşaAllah. Evet.
“Onlar kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman”, Kur'an'ın yeterliliği, Allah'ın kitabına uyun dendiği zaman, Allah'ın kitabı bize yeter dendiği zaman “onun üstünde” yani bu konu üstünde “sağır ve kör olarak kapanıp kalmayanlardır.” Anlamazdan geliyor. Yobazlara, müşriklere bunu söylediğimizde ne yapıyorlar? Kur'an yeterlidir deyince anlamazdan geliyor. Kur'an yeterlidir deyince “benim putum da şöyle diyor.” Putunun da Allah belanı versin. Senin de Allah belanı versin. Eğer hakkı gördüğün halde dönmezsen. İnşaAllah. Önce Allah hidayet versin. Ama yapmıyorsan Allah belanı versin diyoruz. Başka ne diyelim yani. İnşaAllah.