Zümer Suresi, 22, 27, 36-37, 42, 45 Ayetlerinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 10 Ocak 2010 tarihli röportajından Zümer Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Zümer Suresi 27. “Andolsun, Biz bu Kuran’da, belki öğüt alıp-düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik.” Demek ki Kuran’da her türlü bilgi var. Kuran’da yoktur diyor adam, eksik diyor. Bak Allah diyor ki “insanlar için her bir örnekten verdik.” Demek ki her türlü bilgi var. “Allah, kimin göğsünü İslam'a açmışsa, artık o, Rabbinden bir nur üzerinedir,” 22. ayet. Allah ona bir nur nasip ediyor. Aklında, fiilinde, fiziğinde, ruhunda bir ferahlık bir aydınlık meydana geliyor. 36. ayet “Allah, kuluna yeterli değil mi? Seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar” diyor. Ben cezaevindeyken, o ilk tutuklandığımda 86’da, “Kuran’dan açayım, hangi sayfa gelecek acaba” dedim; yani çok üstüme varıyorlardı o zaman. Zaten tutuklandım, buna rağmen olaylar devam ediyordu. “Ne yapsam acaba, yani kimlerle bağlantıya geçeyim, ne yapayım” falan diye düşünüyordum. O arada Kuran’ı açtım bu ayet çıkmıştı. “Allah kuluna kafi” İnşaAllah, maşaAllah. “Seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için bir yol gösterici yoktur. Allah kimi hidayete erdirirse” yani Mehdilik verirse, Mehdi (as) vasfı verirse, “onun için bir saptırıcı yoktur.” Yani, ona Deccal etki etmez artık. Deccal’in kılıcı onu kesmez. “Allah intikam sahibi, güçlü ve üstün olan değil midir?” Allah, Ben intikam alacağım diyor,  inşaAllah.

45. ayet Zümer Suresi. “Sadece Allah anıldığı zaman, ahirete inanmayanların kalbi öfkeyle kabarır.” Allah birdir diyorsun, Allah var diyorsun, adamı kan boğuyor adeta bunalıyor yani Allah’tan bahsedince. Aman bana müsaade, diyor. “Oysa O'ndan başkaları anıldığında hemen sevince kapılırlar.” Öyle modadan şundan bundan televoleden falan bahsettin mi onlar açılır diyor, içleri açılır, ferahlarlar diyor Allah ayette. 42. ayet; “Allah, ölecekleri zaman canlarını alır; ölmeyeni de uykusunda” demek ki insanların uykusunda da canları alınıyormuş. Hz. İsa (as)’ın da uyku halinde göğe alınmasında canı alınmıştı. “Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı verilmiş olanın ruhunu tutar,” mesela adam uyuyor, ölüm kararı verildiyse onun ruhunu Allah bırakmıyor. Sabaha ölüdür o. “…öbürünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir.” Sabah uyandıysa canı geri verilmiş. “Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır” diyor Allah.


Zümer Suresi, 45, 49-50 Ayetlerinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 21 Şubat 2010 tarihli röportajından Zümer Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah'a sığınırım, Zümer Suresi’ni açmışsın, şeytandan Allah'a sığınırım 45. ayet, “sadece Allah anıldığı zaman”,  yani ilave böyle başka şeylerde yapılmadığı zaman, “ahirete inanmayanın kalbi öfkeyle kabarır”. Adama daral geliyor yani acayip bunalıyor. Bak öfkeyle kabarır, “inanmayanların kalbi öfkeyle kabarır” nedir biliyor musun? Burada aynı zamanda zahir anlamı da var tansiyonu çıkıyor adamın. Yani kalbinde sorun meydana geliyor. Öfkeyle kabarır, kabarma damar çeperlerinde tazyik meydana geliyor, morarıyor adam, yani bunalıyor. “Oysa O’ndan başkaları anıldığında hemen sevince kapılırlar”. Böyle televole kültüründen bahsetsen, yahut bazı sahtekar hocalar gibi soytarılık yapılsa, dine, imana, mukaddesata yönelik değil mi? Küstahça, şerefsizce, çirkin, iblisane bir üslupla alaycı bir konuşma yapılsa açılıyor adam. Neşe geliyor yani. Zaten diyor bazı sahtekar köpekler;halk diyor sıkılıyor diyor ben diyor dinden imandan bahsettim mi diyor, bunalıyor diyor adam diyor. Ne yapayım diyor. Dinle alay edip eğlendiriyorum onları diyor. Açılıyor adamlar, kan geliyor başlarına diyor adam.

Bunu kabul eden de ahlaksız olur, yapan da ahlaksız olur. Dinle alay olmaz. Alay edecekse gitsin dışarıda ne eğlenecekse eğlensin. Kuran’la olmaz. Çıksın o zaman inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım, “insana bir zarar dokunduğu zaman Bize dua eder” diyor, “sonra tarafımızdan ona bir nimet ihsan ettiğimizde der ki: ‘bu bana ancak bir bilgim dolayısıyla verildi’”. Üniversite mezunu adamım, gittim, çalıştım, kafa var bende diyor zehir gibi adamım diyor cayır cayır kazandım. Üniversiteyi de kazandım, işte kurdum diyor, hepsini ben yaptım diyor. Ama diyor hastalığı Allah geçirdi diyor. Ama bunu ben yaptım diyor. Yani işine geleni kendi yapmış oluyor, işine gelmeyeni de Allah yapmış oluyor haşa. Halbuki hepsini Allah yapar. “Hayır bu bir fitne kendisini bir denemedir” diyor Allah. “Ancak çoğu bilmiyorlar” diyor. Hepsini ben yapıyorum diyor Allah. “Bunu kendinden öncekilere de söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamadı”. Şimdi gidiyor okula. Okulu bir bitiriyor. Üstüne lisans da yapıyor. Master yapıyor. Asistan oluyor. Doçent oluyor. Profesör oluyor, saçlar kırlaşıyor 45-50 yaşında yahu diyorlar rahmetli diyorlar Türk bilimine çok büyük hizmetleri oldu diyor yani, çok faydası oldu diyor, naşını diyor bir üniversiteye götürelim şöyle diyor, saygı duruşunda bulunalım diyor, alıp götürüyorlar. Hayat çok kısadır. Yahut işte diyor ben tam ticarete erdim diyor, güzel şimdi villayı yaptırdık diyor, yatı da yaptım diyor, hepsi hazır diyor. Ah bir pıhtıcık diyor seni mi yenemeyeceğim ben diyor, geçenlerde vardı bir tanesi diyor. Damarında pıhtı geziyormuş da.

OKTAR BABUNA: Enayi pıhtısı.

ADNAN OKTAR: Enayi pıhtısı sana mı yenileceğim diyor.

SUNUCU: Ne büyük bir laf halbuki.

ADNAN OKTAR: Tabii. Dağ gibi devrildi tabii. Pıhtı seni değil, senin gibi kaç kişiyi birden devirir. İnşaAllah. Bak “bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti; ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamadı” diyor Allah. Yani hayat hırsla bir anda gelişip işte iyi bir koca bulmaya çalışıyor mesela bir genç kızsa veya bir delikanlıysa zengin bir kız bulup evlenmeye çalışıyor. Çoluğa çoc...

 


Zümer Suresi, 45-48 Ayetlerinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 21 Mayıs 2012 tarihli röportajından Zümer Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Zümer Suresi 45; Şeytandan Allah’a sığınırım. “Sadece Allah anıldığı zaman, ahirete inanmayanların kalbi öfkeyle kabarır. Oysa O'ndan başkaları anıldığında hemen sevince kapılırlar”. Küfür Allah anıldığında çok bunalıyorlar. Ama başka şeyden bahsedildiğinde boş işlerden bahsedildiğinde sevinç duyuyorlar. 46-“De ki: ‘Ey gökleri ve yeri yaratan, gaybı ve müşahede edilebileni bilen Allah'ım. Anlaşmazlığa düştükleri şeylerde, kullarının arasında sen hüküm vereceksin.’” Yani, “Allah’ın hükmüne uyun” diyor Allah, karar veremediğiniz konularda. “Kendi kafanıza göre hareket etmeyin” diyor Allah. Şeytan’dan Allah’a sığınırım. 47-“Eğer yeryüzünde olanların tümü ve bununla birlikte bir katı daha zalimlerin olmuş olsaydı, kıyamet günü o kötü azaptan (kurtulmak amacıyla) gerçekten bunları fidye olarak verirlerdi. Oysa, onların hiç hesaba katmadıkları şeyler, Allah'tan kendileri için açığa çıkmıştır” Bak; “Oysa, onların hiç hesaba katmadıkları şeyler, Allah'tan kendileri için açığa çıkmıştır.” Mesela Mehdiyet’i hesaba katmıyorlar, Çıkıyor. Darwinizm’in yenileceğini hiç hesaba katmıyorlar, karşılarına çıkıyor. Materyalizmin tepeleneceğini tahmin etmiyorlar, çıkıyor inşaAllah. 48-“Kazandıkları kötülükler, kendileri için açığa çıkmıştır ve alay konusu edindikleri şey de kendilerini çepeçevre kuşatmıştır” Eskiden yaratılışçılıkla alay ediyorlardı. Şu an kendilerini çepeçevre kuşattı, inşaAllah.

 


Zümer Suresi, 45. Ayetinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 25 Nisan 2011 tarihli röportajından Zümer Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. Kuran’dan bir ayet okuyayım. Zümer Suresi, 45. ayet “Sadece Allah anıldığı zaman, ahirete inanmayanların kalbi öfkeyle kabarır. Oysa O'ndan başkaları anıldığında hemen sevince kapılırlar.”Yani boş konuşmalar olduğunda, rahatlarlar ama Allah’tan, kitaptan, Kuran’dan bahsedildin mi adamları afakanlar basıyor, birçok insan bilir, hemen çıkarlar oradan.  Allah buna işaret etmiş, şeytandan Allah’a sığınırım; “ahirete inanmayanların kalbi öfkeyle kabarır.” diyor.

 


Zümer Suresi, 45. Ayetinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 13 Temmuz 2011 tarihli röportajından Zümer Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

MÜZEYYEN HANIM: Hocam, Zümer Suresi 45. ayette, Allah ahirete inanmayanlar için diyor ki; Euzu Besmele, “Sadece Allah anıldığı zaman, ahirete inanmayanların kalbi öfkeyle kabarır. Oysa O'ndan başkaları anıldığında hemen sevince kapılırlar.”

ADNAN OKTAR: Yani şirkten bahsedince, hurafeden bahsedince ferahlıyor. Ama tam Kuran’a gelindiğinde daral geliyor. Aynı zamanda ayet ona da dikkat çekiyor. Ama asıl anlamı o. Allah anıldığında, Allah’ın ismi anıldığında münafıklar darlanırlar. Modadan, şundan, bundan, boş işten bahsedince ferahlanırlar. Hakikaten öyledir. Dini sohbet, Allah’tan bahsedilince, ben çok görürüm, sararır, solar, acayip sıkılır, bunalır. Bomboş geliyor. İpsiz, sapsız laflar edildiğinde ferahlıyorlar.

 


Zümer Suresi, 45. Ayetinin Tefsiri

(Münafıklar Allah'ın anılmasından rahatsız olur)

 

Sayın Adnan Oktar'ın 27 Ocak 2016 tarihli sohbetinden Zümer Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Münafıkları dini sohbetler çok kızdırır, rahatsız eder. Uflar, puflar sıkılır, ayağını falan silkelemeye başlar. Hastadır yani. Çok acayip daralır. Her yeri kasılır ama mesela bir zırva bir şey, boş bir şey olsa mesela kaşını nasıl yapacak, gözünü nasıl yapacak işte orasını burasını nasıl yapacak? Nasıl boya kullanacak? Bunlarda çok ferahlar, münafığın günü hep bunlarla geçer, boş işlerle geçer. Münafığı tanımada bir yöntemdir bu. İşte Tırnağını nasıl kesecek? Neresine ne yapması gerekir? Akşama kadar bunlarla uğraşır. Din iman ilgilendirmez münafığı. Hafakan basar. En bunaldığı konudur münafığın.

Zümer Suresi 45’te şeytandan Allah’a sığınırım; “Sadece Allah anıldığı zaman, ahirete inanmayanların”(münafıkların) “kalbi öfkeyle kabarır.” Allah anıldığında. Öfkeyle kalbi kabarır ne demek? Kalbinde sıkıntı oluyor. Kalbi kasılıyor ağrıyor kalbi, Allah anılıyor rahatsız oluyor adam. Fiilen kalpte rahatsızlık olur münafıkta. Kabarır diyor zaten. O basıncı vurguluyor. “Oysa ondan başkaları boş şeyler anıldığında hemen sevince kapılırlar.” Böyle zirzop izahlarla ferahlıyor. Yok işte şunun elbisesi nasıl, bunun bilmem neyi nasıl? Şunun ayakkabısı nasıl, nasıl olması gerekir? Hep münafık akşama kadar boş işlerle uğraşır. Çünkü İslam’a hizmet etmeyi enayilik olarak görür. Çünkü Allah’a karşı öfkeli ya Allah’a hizmet etmek çok ağırına gider münafığın. Dolayısıyla İslam’a hizmet etmek.

 


Zümer Suresi, 45. Ayetinin Tefsiri

(Romantik din anlayışı)

 

Sayın Adnan Oktar'ın 29 Mayıs 2015 tarihli sohbetinden Zümer Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

BÜLENT SEZGİN: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Sadece Allah anıldığı zaman, ahirete inanmayanların kalbi öfkeyle kabarır. Oysa O'ndan başkaları anıldığında hemen sevince kapılırlar.” (Zümer Suresi, 45)

ADNAN OKTAR: O acayip. Bakıyorum ben televizyonda Allah bize böyle bir imkan veriyor, Allah’ı anan insan sayısı çok nadir. Bazı kanallar bazı hacı emmileri çıkarıyorlar, gençlerle uzaktan yakından alakaları yok bambaşka bir alemdeler. Ancak cahil insanlara hitap edecek kadar dar bir ufukları var. Bambaşka bir alemin insanları. Üniversite gençliğine, lise gençliğine hitap edecek gibi değil. Halbuki Allah’ın anılması akıllı olarak yapılması gereken bir husus. Ruh gibiler. Din deyince garip bir romantizme girip ruh gibi bir felsefe, garip bir ruh haline giriyorlar.

 


Zümer Suresi, 45. Ayetinin Tefsiri

(Münafıklar hep şirk ister, kalbini Allah'a veremez)

 

Sayın Adnan Oktar'ın 19 Şubat 2016 tarihli sohbetinden münafıklarla ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Zümer Suresi 45’te: “Sadece Allah anıldığı zaman, ahirete inanmayanların kalbi öfkeyle kabarır.” Bak “sadece Allah anıldığı zaman” yani şirk koşulmadığı zaman, hep bu şirk ister münafık hep şirk. Mesela insanları put edinir. “Falanca bunu bana niye dedi?” Mesela eşini put edinir, karısını put edinir, çocuğunu put edinir, bütün dünyası onun üstünedir her şey onun üstüne. Onun için Allah o putuyla onu helak eder, putuyla onu yakar. Putu onun başının belası olur. Allah’a bir türlü kalbini veremez münafık. Sürekli kalbini putuna verir. Putu da onun başının belası olur o zaman. Mesela karısını putlaştırıyor karısı başına bela olur. Akıl almaz şirret bir cine dönüşür adeta böyle baş belası olur. Ve sonunda gidip öldürüyorlar zaten o cinnet sonucunda. Aklını atıyor adam zaten şeytanın etkisinde. Farkına varmıyor kadın onun şeytanın etkisinde olduğunun, onu putlaştırmış oluyor, kadını putlaştırmış oluyor ve artık Allah’ı unutuyor o. Onun putu o olmuş oluyor. Kadın da onun kendini putlaştırdığını bilmiyor. O zaman putunu ele geçiremeyince putunu öldürüyor. Çünkü artık Allah ile bağlantısı kopmuş oluyor. O putu onun için artık şeytanın hedeflediği öldürülmesi gereken bir varlık olmuş oluyor.