Fussilet Suresi, 20. Ayetin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 11 Şubat 2015 tarihli sohbetinden Fussilet Suresi ile ilgili ayet açıklamaları.

 

ADNAN OKTAR: “Sonunda” Allah’ın yana, ahirete geldikleri zaman, “oraya geldikleri zaman, işitme, görme (duyuları) ve derileri kendi aleyhlerine şahitlik edecektir.” [Fussilet Suresi, 20] Yani vücut azaları bütün yapıp ettiklerini onlara anlatıyor, bir mucize olarak. Mesela kromozomların aklını görüyoruz, hücrenin aklını görüyoruz, birçok insan düşünmek dahi istemiyor. Geliyor kontrol ediyor, bakıyor diyor ki, “bak burada eksiklik var” diyor haber veriyor, zifiri karanlıkta, orada özel parça imal ediliyor haber vermesiyle. O parçayı yüzlerde açı mevzubahisken, tam istenilen açıda oturtuyor ve tam istenen yere oturtuyor. Sonra da kontrol ediyor, “şimdi de kapatabilirsiniz” diyor. Öbürleri de, “tamam” diyorlar, kapatıyorlar. Sonra geliyor bir tane daha kontrol ediyor, “burada da bir arıza var” diyor, onu söküp çıkarıyor oradan, “sağlamını yapın” diyor haber gönderiyor. Buradaki konuşmayı makul görüyor insanlar ama bak derisinin konuşmasına şaşırıyor. Halbuki buradaki konuşma oradakinden çok kapsamlı. Burada muazzam bir ustalık var, alenen konuşuyor, “gidin getrin” diyor, gidip getiriyorlar. Tarif ediyor söylüyor bak, “şöyle bir parça istiyorum” diyor. “Oldu, ameliyat bitti” diyor, “kapatın” diyor, kapatıyorlar. Asılıyor adamlar özel olarak çekiyorlar. Önce ayıranlar ayrı, asılan ayrı, ameliyat bitince de büyük bir gayretle kapatıyorlar. Tek tek talimat veriyorlar, o ona talimat veriyor, o ona talimat veriyor. Konuşuyorlar aralarında bağlantıları var.