Sayın Adnan Oktar'ın 5 Kasım 2010 tarihli röportajından Şura Suresi ile ilgili açıklamalar.
OKTAR BABUNA:Şey söylemiştiniz Hocam, münafıklar Kuran’ı haşa beğenmezler, hurafelerle ilave yapmak veya çıkarma yapmak isterler demiştiniz. Onunla ilgili ayeti okuyorum, inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Yoksa onların birtakım ortakları mı var ki, Allah’ın izin vermediği şeyleri, dinden kendilerine teşri' ettiler (bir şeriat kıldılar)? Eğer o fasıl kelimesi olmasaydı, elbette aralarında hüküm (karar) verilirdi. Gerçekten zalimler için acı bir azap vardır.” (Şura Suresi, 21)
ADNAN OKTAR:Evet, bir şerh et, açıkla biraz.
OKTAR BABUNA:“Yoksa onların birtakım ortakları mı var ki, Allah’ın izin vermediği şeyleri,” yani Kuran’a aykırı olan şeyleri, hurafeleri, “dinden kendilerine teşri' ettiler,” ilave ettiler, “(bir şeriat kıldılar.)” Yani bir din haline getiriyorlar. “Eğer o fasıl kelimesi olmasaydı, elbette aralarında hüküm (karar) verilirdi. Gerçekten zalimler için acı bir azap vardır.” Allah Cehennem’le müjdeliyor, inşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 9 Kasım 2010 tarihli röportajından Şura Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Bak Cenabı Allah diyor ki yine, Şura Suresi, 21’de "Yoksa onların birtakım ortakları mı var ki, Allah'ın izin vermediği şeyleri, dinden kendilerine teşri' ettiler (bir şeriat kıldılar)?” Kendi kendilerine bir şeriat çıkarıyorlar, kendi kendilerine bir din çıkıyorlar, ilave eklerle. İnsanların yaşayamayacağı, insan fıtratına aykırı bambaşka bir din. Allah bunu lanetliyor Kuran’da.
Sayın Adnan Oktar’ın 21 Mayıs 2014 tarihli sohbetinden Kuran'ın yeterliliği ile ilgili ayetlerin açıklamaları.
BÜLENT SEZGİN: Hocam, dediğiniz gibi inşaAllah Kuran’ı hiç yeterli görmeyip Kuran’ın dışında mutlaka eklemeler yapıyorlar inşaAllah. Allah da ayette şöyle belirtiyor. Şeytandan Allah’a sığınırım; “Andolsun, Biz bu Kur'an'da insanlar için her örneği gösterdik. Şüphesiz, sen onlara bir ayetle geldiğin zaman, o inkar edenler, mutlaka: “Siz ancak muptil olanlardan başkası değilsiniz” derler.” (Rum Suresi, 58) diyor inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bir daha oku şerh ederek.
BÜLENT SEZGİN: Şeytandan Allah’a sığınırım; “Andolsun, Biz bu Kur'an'da insanlar için her örneği gösterdik.”
ADNAN OKTAR: Her örneği.
BÜLENT SEZGİN: Her örneği Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Kardeşim Türkçe biliyor musun? Bak, Allah “her örneği” diyor. Bir kısım örnekleri demiyor. Her örneği.
BÜLENT SEZGİN: Yani Kuran’ın yeterli olduğunu Allah vurgulamış oluyor bir kez daha inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Kuran’ın yeterliliğine dair ayetleri ara ara okuyalım da, onu düşünsünler. Müslüman aleminin niye mahvolduğunu düşünmüyor. Halbuki o çok elle tutulur bir delil. Durduk yere. Sen Kuran’a uysan Allah seni niye helak etsin? Allah diyor ki “eğer tebliğ yapılıyorsa, Kuran’a uyuluyorsa ben orayı helak etmem” diyor. Ama sen helak olmuşsun. O zaman bir şey yaptın kardeşim, düşünsene. Demek ki Kuran’a uymadın. Kuran’ı yeterli görmedin, o yüzden helak oldun. Afganistan o yüzden helak oldu. Irak o yüzden helak oldu. Suriye o yüzden helak oldu. Libya o yüzden helak oldu. Bütün Müslüman alemi sürünüyor. Ve bütün dünyada sevgisizlik hakim, egoistlik hakim.
BÜLENT SEZGİN: Hocam başka bir ayette inşaAllah Allah şöyle buyuruyor. Şeytandan Allah’a sığınırım; “Onlara; 'Allah'ın indirdiklerine uyun' denildiğinde,” yani Kuran’a uyun denildiğinde, derler ki; 'Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız.' Derler”. (Bakara Suresi, 170)
ADNAN OKTAR: Gelenek, geleneğe. Atalarından gelen gelenek.
BÜLENT SEZGİN: “Peki, ya onların ataları hiçbir şeyi düşünemeyen, doğru yolu bulamamış kimseler idiyse de mi öyle yapacaklar?”
ADNAN OKTAR: Senin ataların Kuran’a uymadıysa niye atalarının peşinden gidiyorsun? Yanlış yapmışlar işte. Senin atan mı, Kuran mı? “Atalarım hata yapar mı? diyor. Peki Kuran hata yapar mı? “Kuran hata yapmaz” desene. “Atalarım hata yapmaz” diyor. Atan hata yapmış o yüzden belaya girmişsin zaten. Kuran hata yapmaz. Allah hata yapmaz.
KARTAL GÖKTAN: Bir başka ayette de Allah şöyle buyuruyor Hocam. Şeytandan Allah’a sığınırım; “Onlara ayetlerimiz apaçık belgeler olarak okunduğunda, Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, derler ki: “Bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir.” De ki: “Benim onu kendi nefsimin bir öngörmesi olarak değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, yalnızca bana vahyolunana uyarım”. (Yunus Suresi, 15)
ADNAN OKTAR: Bak Kuran’a ilave et veya çıkar. Şu an yaptılar. Hem ilave yaptılar, hem de çıkarttılar ve Kuran’ı değiştirdiler.
GÖKALP BARLAN: Bir de Hocam ayrıca onları da başka insanlara öğreterek başka insanların da Allah korusun cehennemine vesile olacaklar. Çünkü ayette şöyle buyuruyor Yüce Rabbimiz kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım; “Onlardan öyleleri vardır ki, dillerini kitaba doğru eğip bükerler, siz onu (bu okur göründüklerini) kitaptan sanasınız diye. Oysa o kitaptan değildir. “Bu Allah katındandır” derler. Oysa o, Allah katından değildir. Kendileri de bildikleri halde Allah'a karşı (böyle) yalan söylerler.” (Ali İmran Suresi, 78).
ADNAN OKTAR: Bir daha söyle.
GÖKALP BARLAN: Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım; “Onlardan öyleleri vardır ki, dillerini kitaba doğru eğip bükerler, siz onu (bu okur göründüklerini) kitaptan sanasınız diye”. (Ali İmran Suresi, 78).
ADNAN OKTAR: Diyorsun bunu nereden çıkardın? “Kuran’dan söylüyorum” diyor. Nerede Kuran’da? “Hadis zaten anlatıyor ya” diyor. Sen delirdin mi be adam? “Kuran’dan” diyorsun, arkasından “hadisten” diyorsun sen. Kuran’dansa ayetle göster. “Hadisten ne farkı var ya” diyor, “aynısı işte” diyor. “Ha ayet, ha hadis ne fark eder?” diyor. Uydurmuşsun orada, o uydurma. Kuran Allah’ın hükmü.
GÖKALP BARLAN: “Oysa o kitaptan değildir” diyor Hocam.
ADNAN OKTAR: Tabii, Kuran’ın hükmü değil, Allah’ın hükmü değil.
ENDER DABAN: Hocam Allah başka bir ayette de şöyle buyuruyor; “Biz sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirdik” (Furkan Suresi, 33) diyor Hocam.
ADNAN OKTAR: Bak diyor ki Cenab-ı Allah Ankebut Suresi, 51; “Kendilerine okunan bu Kitabı sana göndermiş olmamız onlara yetmiyor mu?” Onlar ne diyor biliyor musunuz? “Yetmiyor, tabii yetmez” diyor. “Hadis olmadan Kuran’ın kıymeti yoktur” diyor. Bak hadis ve Kuran, şimdi diyorlar ki “hadis tek başına yeter mi? Yeter” diyor. “Kuran tek başına yeter mi? Yetmez” diyor. “Sırf Kuran’dan hareket edersen delalete düşersin” diyor.” Ama sırf hadisle hareket edersen kurtuluşa eresin” diyor. Niye mahvoldunuz o zaman? Bak “Kendilerine okunan bu Kitabı” Kuran’ı, “sana göndermiş olmamız onlara yetmiyor mu?” Adam “yetmiyor” diyor. Açık açık söylüyor.
Bak Nahl Suresi, 116 şeytandan Allah’a sığınırım; “Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla” yani uydurma hadisler çıkartmanız dolayısıyla “şuna helal buna haram demeyin”. Kuran’dan soruyoruz haram mı bu? “Kuran’a göre tabii ki haram değil” diyor. Geçenlerde gelenekçi bir tiple karşılaştım. “Kuran’a göre o zaman çok sade bir din ortaya çıkar” diyor. “Her şey çok kolay o zaman” diyor. “Din kalmıyor ki o zaman” diyor. “Din kalmıyor o zaman” diyor. “Namaz da çok kolay” diyor. “Her şey çok kolay” diyor. “Öyle din olur mu ya?” diyor. Önce kendi kafasından bir din çıkarmış, sonra onu Kuran’da arıyor. Bulamadığında kabul etmiyor. “Yani benim önceden bulduğum dini ben Kuran’da ararım diyor. Bulamıyorsam, yoksa o geçersizdir” diyor.
GÖKALP BARLAN: Hocam bir de şöyle diyor Allah ayette, kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım; “De ki: “Siz Allah'a dininizi mi öğreteceksiniz?” (Hucurat Suresi, 16) diye buyuruyor.
ADNAN OKTAR: Onlar da işte Allah’a din öğretmeye ve ahlak öğretmeye kalkıyorlar. Nur Suresi, 31. Ayet kadınların özgürlüğünü anlatıyor. Sonra farkına vardılar, bak hiç gıkları çıkmıyor o konuda. Dehşete düştüler. Diyor ki “eğer bu ayet bu anlamdaysa ben dinsizim o zaman” diyor. Bir de alimim diye ortaya çıkan bir adam bu. Açık açık söylüyor, “eğer bu anlamdaysa benim dinim imanım yok” diyor.
EMRE ACAR: Hocam Allah başka bir ayette de; “Onlar kendileri bir din uydurdular, uydurdukları dine kendileri uymadılar” (Hadid Suresi, 27) diyor Hocam ayette.
ADNAN OKTAR: Tabii. “Biz onlara ruhbanlığı emretmedik” diyor Cenab-ı Allah. “Kendileri uydurdular” diyor. Ona da yine hakikaten gelenekçi dine, Ortodoks dine uymuyorlar hakikaten. Yahut Ortodoks mu diyelim, ne diyelim? Ortodoks’u pek anlamıyorlar onu da. Gelenekçi diyelim, evet gelenekçi. Bazıları için diyorum tabii.
BÜLENT SEZGİN: Hocam Allah özellikle ayette şöyle vurguluyor. Şeytandan Allah’a sığınırım; “Biz bu Kuran’ı zikir için kolaylaştırdık, fakat öğüt alıp düşünen var mı?” (Kamer Suresi, 17) diyor inşaAllah. Özellikle kolaylaştırdığını belirtiyor.
ADNAN OKTAR: Bir daha söyle bakayım.
BÜLENT SEZGİN: Şeytandan Allah’a sığınırım; “Biz bu Kuran’ı zikir için kolaylaştırdık, fakat öğüt alıp düşünen var mı?” (Kamer Suresi, 17)
ADNAN OKTAR: “Allah sizin için zorluk dilemez” diyor Cenab-ı Allah şeytandan Allah’a sığınıyorum. “Allah sizin için zorluk dilemez, kolaylık diler.” (Bakara Suresi, 185) Gelenekçi din zorluk dileme üstüne kurulu. “Sırf Kuran’a göre din yaşansa ne diyorsunuz?” diyorum. Mesela hatta ben dedim ki “bir adaya düştün, sadece Kuran var. Ne yaparsın?” Bayağı düşündü. Yani yeterli mi bu? “Müslüman olunur mu Kuran’la?” diyorum “sadece.” Bayağı kıvranıyor. “Bazı eksikleri tabii ki olacak o zaman” diyor. “Namazda eksiklikler olur” diyor. “Başka şeylerde eksiklikler olur” diyor. Ama bir türlü çıkaramadı. Onu sorsunlar desinler ki “mesela bir adada kalsan sadece elinde Kuran olsa, onunla Müslümanlığı yaşamak mümkün mü?” Değil” diyorlar. “Yaşayamazsın” diyorlar.
AYLİN KOCAMAN: Hocam Allah bir ayetinde kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım; “Yoksa onların ortakları mı var ki Allah’ın izin vermediği şeyleri dinden kendilerine teşri kıldılar” (Şura Suresi, 21) diye belirtiyor. Şeriat oluşturuyorlar, halbuki dinde olmayan bir şey.
ADNAN OKTAR: Bir daha söyle bakayım.
AYLİN KOCAMAN: “Yoksa onların ortakları mı var ki Allah’ın izin vermediği şeyleri dinden kendilerine teşri kıldılar” (Şura Suresi, 21)
ADNAN OKTAR: Kendilerine hüküm çıkarıyorlar, yeni bir din çıkarıyorlar. Allah demediği halde diyorlar. Evet.