Sayın Adnan Oktar'ın 14 Mayıs 2011 tarihli röportajından Zuhruf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Zuhruf Suresi, 23, şeytandan Allah’a sığınıyorum; “İşte böyle” diyor Cenab-ı Allah, “senden önce de (herhangi) bir memlekete bir elçi göndermiş olmayalım” “Bir Mehdi, bir mürşit, bir Peygamber göndermiş olmayalım.” “Mutlaka onun 'refah içinde şımarıp azan önde gelenleri',” köşe başını tutmuş sahtekarları, “(şöyle) demişlerdir: ‘Gerçekten biz, atalarımızı’,” daha önceki alimlerimizi, “‘bir din üzerinde bulduk,’” “bir inanç üzerinde bulduk.” “‘Ve doğrusu biz, onların izlerine (eserlerine) uymuş kimseleriz.’" Yani “onların kitaplarına, onların düşüncelerine uyarız, sana uymayız biz” diyorlar. Hz. Mehdi (a.s) geldiğinde ne diyecekler? Aynısı.
“(O peygamberlerden her biri de şöyle) Demiştir:” O Mehdiler de şöyle diyorlar; “Ben size atalarınızı üstünde bulduğunuz şeyden daha doğru olanını getirmiş olsam da mı?” Yani “daha doğrusunu, tam uygun olanını getirmiş olsam da mı?” “Onlar da demişlerdi ki: ‘Doğrusu biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeye karşı olanlarız.’” “Karşıyız biz size” diyor. Hz. Mehdi (a.s)’a da aynı tavrı koyacaklardır, aynı sistemdir.
“Böylece onlardan intikam aldık. Öyleyse, bir bak; yalan sayanların sonu nasıl oldu?” Allah, bu intikamlarını alıyor da farkında değiller. O tiplerden Allah sürekli intikam alıyor, farkında değiller. “Hani İbrahim babasına ve kendi kavmine demişti ki: ‘Şüphesiz ben, sizin taptıklarınızdan uzağım.’” Tek başına, o devrin Mehdisi Hz. İbrahim (a.s); bütün halk ona karşı, babası da karşı. Kuran’ın anlatmak istediği şu; Hz. Mehdi (a.s) talebesi veyahut Mehdiyet ortaya çıktığında aileler de karşı olur Hz. Mehdi (a.s) talebelerine. Kuran’ın işareti budur. Babası da karşı olur, annesi de karşı olabilir, kardeşi de karşı olabilir. Mehdiyet zorludur, Kuran’ın anlatmak istediği işaret bu, inşaAllah.
“Babasına ve kendi kavmine demişti ki: ‘Şüphesiz ben, sizin taptıklarınızdan uzağım.’” “Sizin inancınızda değilim.” “(Ancak) Beni yaratan başka. İşte O beni hidayete yöneltip-iletecektir." Hidayete yöneltme ne demektir? Mehdiliktir, sözlük karşıtı budur. “Ve bunu (bu tevhid inancını) belki (insanlar Allah'a) dönerler diye ardında (kendi soyunda) kalıcı bir kelime olarak kıldı-bıraktı.” 1999’u veriyor ebcedi. Kendi soyunda kalıcı olarak tevhid inancını bırakıyor. Kendi soyunda kim var? Hz. Mehdi (a.s) var. Hz. Mehdi (a.s) kimin soyundan? Hz. İbrahim (a.s)’ın soyundan.
“Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar yararlandırdım.” Ebcedi 2015 ayetin. Devam ediyor ayet, peş peşe. Tenvinli 1999, şeddeli ve tenvinli 2029, 28. ayet, 2029 tarihini veriyor. 29. ayet, 2015 tarihini veriyor, şeddesiz. 30. ayet, 1990 tarihini veriyor, şeddeli.
“Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: ‘Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona karşı kafir olanlarız.’” “Ona karşı mücadele edeceğiz” diyorlar, devrin Mehdisine. Şu anda da, asrımızda da aynı şeyler yaşanıyor. Kardeşlerimiz diyor ki; “Biz Mehdiyet’i anlatıyoruz, adamlar dinlemiyor veyahut karşı geliyor.” Peki, dinlerse, karşı gelmezse Mehdiyet olur mu? Direnecek ki Mehdiyet olsun, karşı gelecek ki Mehdiyet olsun. Her anlattığını adam kabul ediyorsa, her dinleyen ikna oluyorsa Mehdiyet diye bir şey olmaz. Mehdiyet direnilen demektir. Hz. Mehdi (a.s) ezendir, eze eze ilerleyendir ve direnilendir. Direnen yoksa Hz. Mehdi (a.s) da yoktur. Deccaliyet direnecek, cahil cühela direnecek, o da eze eze hakkı anlatacak, inşaAllah. O zamanın yobazları diyorlar ki;
“Ve dediler ki: ‘Bu Kur'an, iki şehirden birinin büyük bir adamına indirilmeli değil miydi?’” Şimdi Türkiye’nin iki büyük şehri ne var? Ankara ve İstanbul var, değil mi? “Bu Kur'an, iki şehirden birinin büyük bir adamına indirilmeli değil miydi?” Veyahut Mekke ve Medine’nin büyük bir alimine indirilmeli değil miydi? Peygamberimiz (s.a.v)’in Peygamberliğini kabul etmiyorlar. Niye? “Ebu Kasım’ın yetimi mi Peygamber olacak?” diyorlar. Orada alimler var, hocalar var, o devrin ileri gelenleri var, “onlardan biri olması lazım” diyorlar. “Okuma, yazması da yok onun, ümmi” diyorlar. Okuma yazması yok, ümmi, “nasıl Peygamber oluyor?” diyorlar. Şimdiki cahil cühela ne diyor? Peygamberimiz (s.a.v) hadiste ne diyor; “Hz. Mehdi (a.s) Arapça bilmez, ümmi.” “O zaman nasıl Hz. Mehdi (a.s) olacak” diyor adam. İşte, Allah dileğinde oluyor.
Sayın Adnan Oktar'ın 9 Haziran 2010 tarihli röportajından Zuhruf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınıyorum. “Hani İbrahim babasına ve kendi kavmine demişti ki: "Şüphesiz ben, sizin taptıklarınızdan uzağım."” Yani, “Darwinist, materyalist, ateist, putçu, hiçbir düşünceyi kabul etmiyorum” diyor. “(Ancak) Beni yaratan başka.” “Ben bir tek Allah’a yakınım” diyor. “İşte O beni hidayete yöneltip-iletecektir.” “Allah ‘Hadi’ ismiyle tecelli edecektir” diyor, inşaAllah. “Ve bunu (bu tevhid inancını) belki (insanlar Allah'a) dönerler diye ardında (kendi soyunda) kalıcı bir kelime olarak kıldı-bıraktı.” “Hz. İbrahim (a.s.)’in neslinde tevhid inancı, Allah’ın birliği inancı hakim oldu” diyor Allah. “Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar yararlandırdım.” Yani “o nesli yararlandırdım” diyor Allah. “Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: "Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona (karşı) kafir olanlarız."” Bu sefer kabul etmiyorlar. Musevilerde de bu çıktı, diğer kişilerde de çıktı bu. “Ve dediler ki: "Bu Kur'an, iki şehirden birinin büyük bir adamına indirilmeli değil miydi?"” Bakın Allah’ın hükmünü beğenmiyorlar, Allah’ın kaderini beğenmiyorlar. “Olamaz bu” diyorlar, olmaması lazım. Kim olacak? İşte falanca büyük, falanca kişi olması gerekir, yani onların kendi kafasında belirlediği kişinin olması gerekiyor yani. Bunu Mehdi (a.s.)’ye uyarlarsak aynı şekilde kendi mürşidinin Mehdi (a.s.) olmasını istiyor. Dolayısıyla Allah’ın kaderde yaratacağı Mehdi (a.s.)’yi kabul etmek istemiyor.
Sayın Adnan Oktar'ın 21 Kasım 2010 tarihli röportajından Zuhruf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Zuhruf suresi 26. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Hani İbrahim babasına ve kendi kavmine demişti ki: "Şüphesiz ben, sizin taptıklarınızdan uzağım." Sizin sitilinizi, mantığınızı, birbirinize düşman olan kafanızı, sevgisizliğinizi kabul etmiyorum. "(Ancak) Beni yaratan başka. İşte O beni hidayete yöneltip-iletecektir." O beni hidayete, Mehdiyet’e yöneltip-iletecektir, değil mi? İnşaAllah. Bak demin açtığım herhangi bir sayfa Kuran’dan. “Ve bunu (bu tevhid inancını) belki (insanlar Allah'a) dönerler diye ardında, (kendi soyunda) kalıcı bir kelime olarak bıraktı.” Bu tevhid inancını şu an devam ettiren kimdir? Mehdi (a.s.)’dir. Tevhid nedir? Birlik, beraberlik, Allah’ın birliği, Müslümanların birliği, bölünmeme, ittihat, değil mi? İttihat, Allah bir inancı ve Müslümanların birliği inancı. Ebcedi de zaten 2029’u veriyor, inşaAllah. Tenvinli olarak da 1999 tarihini veriyor. “Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayıcı bir elçi gelinceye kadar yararlandırdım.” Bak, “Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayıcı bir elçi gelinceye kadar yararlandırdım.” Bunun ebcedi de 2015. Mehdi (a.s.) çıkıncaya kadar bunlar bu faaliyetlerine devam edecekler. Silahlanacaklardır, şunu yapacak, bunu yapacak. Bak Cenab-ı Allah diyor ki; “Bir elçi gelinceye kadar onları yararlandırdım.” Onlara imkan tanıdım, istediklerini yaptılar, yararlandırdım. “Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: "Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona (karşı) kafir olanlarız." Kabul etmiyoruz dediler, diyor Cenab-ı Allah. “Ve dediler ki: "Bu Kuran, iki şehirden birinin büyük bir adamına indirilmeli değil miydi?"
Büyük bir alime gelmesi gerekmiyor muydu bu Kuran, bu Mehdilik görevi, değil mi? Çünkü Kuran’ı Peygamberimiz (s.a.v.)’in anlatması onun Mehdilik görevidir. O vahyin ona gelmesi Mehdilik görevidir. "Bu Kur'an, iki şehirden birinin büyük bir adamına indirilmeli değil miydi?" Peygamberimiz (s.a.v.)’i beğenmiyorlar (haşa). Zengin, gösterişli, alim, o zamanki müşriklerin de desteklediği böyle anlı şanlı birisi olsun istiyorlar. Ebu-l Kasım'ın yetimi diyorlardı Peygamberimiz (s.a.v.)’e, o dünyalar güzeline, dünyanın nuruna. “Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar?” Kimin Mehdi (a.s.) olacağına, kimin Peygamber olacağına onlar mı karar verecek, diyor değil mi? Bak Cenab-ı Allah “Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar?” Şu anda da öyle, şu Mehdi (a.s.), şu değil, şu eskidendi, değil mi? Şu şahs-ı manevidir, kendi aralarında paylaştırıyorlar. “Dünya hayatında maişetlerini aralarında Biz paylaştırdık.” Geçimlerini biz paylaştırdık “ve onlardan bir bölümü (diğer) bir bölümünü 'teshir etmesi için, etkilemesi için, bir bölümünü bir bölümü üzerinde derecelerle yükselttik.” Bir kısım ülkeler, bir kısım devletler güçlü oldu, bir kısmı zayıf oldu. Bir kısım insanlar fakir oldu, bir kısım insanlar güçlü oldular, diyor Allah. Bunu Ben böyle yaptım, diyor Cenab-ı Allah. “Rabbinin rahmeti; toplayıp-yığdıklarından daha hayırlıdır.” Onların silah yığması, para yığması hiç önemli değil, diyor Cenab-ı Allah, Allah’ın rahmeti önemlidir, diyor. Sevgi geldiğinde silah susar, hiçbir etkisi olmaz, inşaAllah. “Eğer insanlar (Allah'a karşı isyanda birleşip) tek bir ümmet olacak olmasaydı.” Bütün dünya ateist ve dinsiz olacak olmasaydı, ki Ahir Zaman’da kıyametten hemen önce bu oluyor ve son kere olacak, Kuran ona dikkat çekiyor. Tek bir ümmet olacaklar küfürde, ilk defa olacak dünya tarihinde kıyamet kopmadan önce “Rahman’ı (Allah'ı) inkar edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerinde çıkıp-yükselecekleri merdive...
Adnan Oktar'ın 19 Nisan 2011 A9 Tv ve Olay Tv'deki Canlı Sohbetinden
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. Zuhruf Suresi, 28. Ayet “Ve bunu (bu tevhid inancını) belki (insanlar Allah'a) dönerler diye ardında (kendi soyunda) kalıcı bir kelime olarak kıldı-bıraktı.” Ebcedi; 1999 tarihini veriyor. 29 “Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar yararlandırdım-yaşattım.” Bakın, “Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar yararlandırdım-yaşattım.” Ayetin ebcedi; 2015 tarihini veriyor bu ayet, 29. ayet. 30. Ayetin ebcedi; o da 1990 tarihini veriyor. Çok acayip değil mi, bakın, 1999, 2015, 1990 3. ayette. 30. ayet; “Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: "Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona (karşı) kafir olanlarız." 1990’da demek ki Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı da tavır alacaklar, inşaAllah. “Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: "Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona (karşı) kafir olanlarız." Biz onu reddediyoruz diyorlar. 1990 Mehdiyet’in en şiddetli mücadele zamanlarından birisi, inşaAllah. 33, “Eğer insanlar (Allah'a karşı isyanda birleşip) tek bir ümmet olacak olmasaydı, Rahman’ı (Allah'ı) inkar edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerinde çıkıp-yükselecekleri merdivenler yapardık.” diyor Allah. ‘Muazzam bolluk verirdim’ diyor Allah. ‘Ama Allah’a karşı isyanda birleşip tek bir ümmet olurlardı, büyük bir dinsizlik hakim olurdu’ diyor. ‘Onun için ekonomik kriz meydana getiriyorum, ekonomik refahta insanlar azıyorlar’ diyor Cenab-ı Allah.
Bakın, devam ediyor ayet, “Evlerine kapılar ve üzerinde yaslanıp-dayanacakları koltuklar, Ve (daha nice) çekici-süsler (de verirdik). Bütün bunlar, yalnızca dünya hayatının metaıdır. Ahiret ise, Rabbinin Katında muttakiler içindir.” ‘Benim için çok kolay, istesem hepinizi zengin kılardım’ diyor Allah. ‘Ama beni unuturdunuz, sapıtır ve azıtırdınız, o yüzden vermedim’ diyor. Ekonomik kriz, ekonomik zorluk insanları Allah’a yaklaştırıyor. Belalar, dertler, hastalıklar Allah’a yaklaştırıyor. Her Allah’a yaklaşmayan insana dikkat edin, bela ve hastalıkla karşılaştığında Allah’a yaklaşmıştır, bu herkes tarafından bilinir. “Kim Rahman (olan Allah)ın zikrini görmezlikten gelirse, Biz bir şeytana onun 'üzerini kabukla bağlattırırız'; artık bu, onun bir yakın dostudur.” ‘Üzerini bir şeytan kaplar, sürekli şeytanın etkisinde kalır, eğer Allah’ın zikrini yapmazsa, zikri yerine getirmezse’ diyor Allah. 37, “Gerçekten bunlar (bu şeytanlar), onları yoldan alıkoyarlar; onlar ise, kendilerinin gerçekten hidayette olduklarını sanırlar.” Hidayette olduklarını sanıyorlar. Adam sarığı sarıyor, cübbeyi giyiyor, kendini hakikaten hidayette zannediyor, hakikaten mümin, muttaki zannediyor. Halbuki üzerini bir şeytan kaplamış, şeytanın esiri olmuş. Ne diyor bakın Allah; “Gerçekten bunlar (bu şeytanlar), onları yoldan alıkoyarlar; onlar ise, kendilerinin gerçekten hidayette olduklarını sanırlar,” ‘Gerçekten hidayette ve gerçekten Müslüman olduklarını sanırlar’ diyor Allah, haberleri bile olmaz’ diyor. Mesela, adam İtthad-ı İslam’ı savunmuyor, Müslümanların birliğini savunmuyor, zulmün ortadan kalkmasını istemiyor, ne konumda olduğundan haberi bile yok.
Sayın Adnan Oktar'ın 9 Aralık 2010 tarihli röportajından Zuhruf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Zuhruf Suresi. “Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar yararlandırdım.” Ebcedi 2015. “Ve bunu (bu tevhid inancını) belki (inananlar Allah'a) dönerler diye ardında (kendi soyunda) kalıcı bir kelime olarak bıraktı.” Hz. İbrahim (a.s.)’in sonu Mehdi (a.s.) ile sonuçlanmıyor mu? Ebcedi 1999 tarihini veriyor. Bak diyorki, “kalıcı bir kelime”, “ardında(kendi soyunda) kalıcı bir kelime olarak bıraktı” diyor. Tevhit inancını, Allah birdir denmesini, Allah’ın kitabına uyulmasını ve “bu soyda bu inanç devam edecek” diyor Cenab-ı Allah. Ebcedi 1999’u veriyor, inşaAllah. Bu ebcetler Bediüzzaman’ın talebelerinden, talebeleriyle beraber hazırladığı ve Bediüzzaman’ın tasdik ettiği ebcetler bir kısmı. Onları da ayrıca belirteceğim ben.
Sayın Adnan Oktar'ın 19 Nisan 2011 tarihli röportajından Zuhruf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım. Zuhruf Suresi, 28. Ayet “Ve bunu (bu tevhid inancını) belki (insanlar Allah'a) dönerler diye ardında (kendi soyunda) kalıcı bir kelime olarak kıldı-bıraktı.” Ebcedi; 1999 tarihini veriyor. 29 “Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar yararlandırdım-yaşattım.” Bakın, “Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar yararlandırdım-yaşattım.” Ayetin ebcedi; 2015 tarihini veriyor bu ayet, 29. ayet. 30. Ayetin ebcedi; o da 1990 tarihini veriyor. Çok acayip değil mi, bakın, 1999, 2015, 1990 3. ayette. 30. ayet; “Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: "Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona (karşı) kafir olanlarız."1990’da demek ki Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı da tavır alacaklar, inşaAllah. “Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: "Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona (karşı) kafir olanlarız."Biz onu reddediyoruz diyorlar. 1990 Mehdiyet’in en şiddetli mücadele zamanlarından birisi, inşaAllah. 33, “Eğer insanlar (Allah'a karşı isyanda birleşip) tek bir ümmet olacak olmasaydı, Rahman’ı (Allah'ı) inkar edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerinde çıkıp-yükselecekleri merdivenler yapardık.”diyor Allah. ‘Muazzam bolluk verirdim’ diyor Allah. ‘Ama Allah’a karşı isyanda birleşip tek bir ümmet olurlardı, büyük bir dinsizlik hakim olurdu’ diyor. ‘Onun için ekonomik kriz meydana getiriyorum, ekonomik refahta insanlar azıyorlar’ diyor Cenab-ı Allah. Bakın, devam ediyor ayet, “Evlerine kapılar ve üzerinde yaslanıp-dayanacakları koltuklar, Ve (daha nice) çekici-süsler (de verirdik).
Bütün bunlar, yalnızca dünya hayatının metaıdır. Ahiret ise, Rabbinin Katında muttakiler içindir.” ‘Benim için çok kolay, istesem hepinizi zengin kılardım’ diyor Allah. ‘Ama beni unuturdunuz, sapıtır ve azıtırdınız, o yüzden vermedim’ diyor. Ekonomik kriz, ekonomik zorluk insanları Allah’a yaklaştırıyor. Belalar, dertler, hastalıklar Allah’a yaklaştırıyor. Her Allah’a yaklaşmayan insana dikkat edin, bela ve hastalıkla karşılaştığında Allah’a yaklaşmıştır, bu herkes tarafından bilinir. “Kim Rahman (olan Allah)ın zikrini görmezlikten gelirse, Biz bir şeytana onun 'üzerini kabukla bağlattırırız'; artık bu, onun bir yakın dostudur.” ‘Üzerini bir şeytan kaplar, sürekli şeytanın etkisinde kalır, eğer Allah’ın zikrini yapmazsa, zikri yerine getirmezse’ diyor Allah. 37, “Gerçekten bunlar (bu şeytanlar), onları yoldan alıkoyarlar; onlar ise, kendilerinin gerçekten hidayette olduklarını sanırlar.”Hidayette olduklarını sanıyorlar. Adam sarığı sarıyor, cübbeyi giyiyor, kendini hakikaten hidayette zannediyor, hakikaten mümin, muttaki zannediyor. Halbuki üzerini bir şeytan kaplamış, şeytanın esiri olmuş. Ne diyor bakın Allah; “Gerçekten bunlar (bu şeytanlar), onları yoldan alıkoyarlar; onlar ise, kendilerinin gerçekten hidayette olduklarını sanırlar,” ‘Gerçekten hidayette ve gerçekten Müslüman olduklarınısanırlar’ diyor Allah, haberleri bile olmaz’ diyor. Mesela, adam İtthad-ı İslam’ı savunmuyor, Müslümanların birliğini savunmuyor, zulmün ortadan kalkmasını istemiyor, ne konumda olduğundan haberi bile yok.
Sayın Adnan Oktar'ın 14 Ocak 2011 tarihli röportajından Zuhruf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Evet, şeytandan Allah’a sığınırım. Zuhruf Suresi. “Ve bunu (bu tevhid inancını) belki (insanlar Allah'a) dönerler diye ardında” (kendi soyunda) kalıcı bir kelime olarak kıldı-bıraktı.” Hz. İbrahim (a.s) soyu. Mehdi (a.s) kimin soyundan? Hz. İbrahim (a.s)’in soyundan. Bak, tevhid inancına. La ilahe illallah Muhammeden Resulüllah inancını. “Belki (insanlar Allah'a) dönerler diye” yani deccaliyeti takip ederler diye, “ardında (kendi soyunda)” Hz. İbrahim (a.s)’in soyunda, “kalıcı bir kelime olarak kıldı-bıraktı.” Ebcedi 1999, tenvinli. 2029 yine şeddeli. Bak 1999, tenvinli olsa 1999. Şeddeli olduğunda 2029 tarihini veriyor, inşaAllah. “Hayır; Ben onları ve atalarını kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar yaralandırdım.” Bakın, “Ben onları ve atalarını” ondan sonraki nesilleri, “kendilerine hak ve açıklayan bir elçi” bir Mehdi (a.s.) “gelinceye kadar yaralandırdım.” 2015 ebcedi. Hemen sonraki ayet bak, 29. Peş peşe. 2015, bilenler baksınlar. “Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: "Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona (karşı) kafir olanlarız." “İtiraz edecekler” diyor. Mehdi (a.s)’ye karşı mücadele edeceklerine ayet işaret ediyor. Ebcedi 1990 ayetin. Bakın peş peşe hep ahir zaman tarihlerini veriyor. Üç ayet, üçü de Mehdiyet’e bakıyor. Üçü de Mehdiyetin tarihini veriyor, peş peşe.
Sayın Adnan Oktar’ın 13 Mart 2014 tarihli sohbetinden Zuhruf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Kuran’dan bir sayfa açalım. Zuhruf Suresi, 10. Şeytandan Allah’a sığınırım “ve doğru yolu bulursunuz diye dünyada size yollar var etti.” 2022 veriyor ebcedi. Bakın “doğru yolu bulursunuz diye size yollar var etti.” Mehdiyet’in yolu, Kuran’ın yolun yani inşaAllah, ona da işaret var. “Sen, kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ancak Biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, doğru olan bir yola yöneltip iletiyorsun”. “Ben onları ve atalarını kendilerine hak ve açıklayan bir elçi bir Mehdi gelinceye kadar yararlandırdım” 2015 tarihini veriyor. Bak, “Ben onları ve atalarını kendilerine hak ve açıklayan” Bak hak doğru yolda ve “açıklayan” anlatan ve izah eden. “Bir elçi” bir muslih, bir Mehdi “gelinceye kadar yararlandırdım” 2015. “Şüphesiz İsa Mesih kıyamet saati için bir ilimdir” diyor Cenab-ı Allah, Zuhruf Suresi, 61. “Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun, dosdoğru yol budur” 2026. Yani inşaAllah 2026 gibi demek ki, Hz. İsa Mesih (a.s)’ı göreceğiz.
Sayın Adnan Oktar'ın 14 Aralık 2010 tarihli röportajından Zuhruf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: “Hayır,” diyor Cenab-ı Allah Zuhruf Suresi’nde; “ Ben onları ve atalarını kendilerine hak ve açıklayan bir elçi,” bir Mehdi “gelinceye kadar yararlandırdım.” 2015 tarihini veriyor, ebced olarak. Biz 2010’dayız.
NADİDE SULTAN: 2011’e girmek üzereyiz.
ADNAN OKTAR: Evet, bak “Hayır, Ben onları ve atalarını kendilerine hak ve açıklayan bir elçi,” bir Mehdi “gelinceye kadar yararlandırdım.”
Sayın Adnan Oktar'ın 23 Mayıs 2011 tarihli röportajından Zuhruf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Şeytan’dan Allah’a sığınırım. Zuhruf Suresi, 29 “Hayır;” diyor Cenab-ı Allah, “Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar metalandırdım (yararlandırdım)” Ayetin ebcedi; 2015. “Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: "Bu bir büyüdür, doğrusu biz ona (karşı) kafir olanlarız." ‘Karşı koyacağız’ diyorlar. Bu ayetin ebcedi de; 1990 yılını veriyor. Demek ki, 1990 yılında, Mehdiyet’e karşı bir kahpe saldırı olacak, Kuran ona da işaret ediyor, inşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 11 Mart 2013 tarihli sohbetinden Zuhruf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. Zuhruf Suresi 41. ayet; “Şu halde Biz seni alıp-götürürsek, elbette onlardan intikam alacağız” diyor Cenab-ı Allah. Daha Peygamberliği devam ediyor Peygamberimiz (s.a.v)’in, “seni alıp götürsek” diyor Cenab-ı Allah, vefat ettirsek, “elbette onlardan intikam alırım” diyor Cenab-ı Allah, maşaAllah.
Zuhruf Suresi 29. ayet: “Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar metalandırdım-yaşattım.” 2015. Çok acayip. “Hayır ben onları ve atalarını” diyor, çok acayip.
Sayın Adnan Oktar'ın 14 Kasım 2012 tarihli sohbetinden Ebcedi Ahirzamana İşaret Eden Ayetlerin Tefsiri ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Allah Allah, ayete bak; Fetih Suresi, 10; şeytandan Allah’a sığınırım; “Şüphesiz” diyor Allah, “sana biat edenler,” bağlananlar, Hz. Mehdi (a.s)’a biat edeceğiz, inşaAllah. Resulullah (s.a.v)’e biat edilmişti, Hz. Mehdi (a.s)’a da biat edeceğiz. “Sana biat edenler ancak Allah'a biat etmişlerdir.” 2025. Bir tane tarihi var, 2025 tarihini veriyor. Bu mucizedir. Ahir zamanla ilgili, hakimiyetle ilgili bütün ayetler tek tarih etrafında toplanıyor, maşaAllah.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. şeytandan Allah’a sığınırım. Fetih Suresi, 1; “Şüphesiz, Biz sana apaçık bir fetih verdik.” 1913 Çanakkale zaferinin yakın tarihini veriyor, maşaAllah. Sel gibi kanı aktı aslanlarımızın, koçyiğitlerimizin, efelerimizin Çanakkale’de. “Çanakkale geçilmez” dediler. Fetih Suresi’nin birinci ayeti bir tane tarih veriyor; 1913’ü veriyor. Çanakkale Zaferi’nin. 1913-1915 yaklaşık o tarihleri veriyor. Oyunlar o devirde başladı, 1913’lerde başladı. 1915’te de Çanakkale oldu, inşaAllah.
“Şüphesiz, Biz sana apaçık bir fetih verdik. Öyle ki Allah, senin geçmiş ve gelecek (her) günahını bağışlasın, üzerindeki nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru bir yola yöneltsin. Ve Allah, sana 'üstün ve onurlu' bir zaferle yardım etsin.” Bu dünya hakimiyetidir. Bir tane tarih veriyor; 1979. Bu mucizeleri niçin saklıyorlar? Ahir zaman hadislerini saklıyorlar, bu ebcedleri saklıyorlar; bu çok şaşırtıcı. 73 değil, 60 da değil, 59 da değil, 3918 de değil, kaç? 1979. Dünya hakimiyetine bakan bir ayet. Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkış tarihini veriyor Fetih Suresi.
MaşaAllah; “Gerçekten Allah'ın va'di haktır.” (Casiye Suresi, 32) Allah bir şeye vadettiyse mutlaka yapar. Ebcedi 2031 tarihini veriyor. MaşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Bu (Kur'an), insanlar için basiret (nuruyla Allah'a yönelten ayet)lerdir, kesin bilgiyle inanan bir kavim için de bir hidayet ve bir rahmettir.” “Mehdilik görevi yapar Kuran” diyor Cenab-ı Allah. Hz. Mehdi (a.s) da Kuran’la İslam’ı hakim ediyor, inşaAllah.
Diyor ki Cenab-ı Allah Duhan Suresi, 59. ayette; “Öyleyse sen gözleyip-bekle;” Peygamberimiz (sav)’e söylüyor Allah, hakimiyeti. “Elbette onlar da gözleyip-bekliyorlar.” Ama yurdun sonu kimin olacak? Allah onu açıkça söylüyor; “Müminlerindir” diyor, inşaAllah.
Duhan Suresi, Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla; “Ha, Mim.” Kim bilir ne anlama geliyor. “Apaçık Kitab'a andolsun.” Yani kapalı değil. “Anlaşılır, sarih olan Kuran’a andolsun.” “Gerçekten Biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten Biz uyaranlarız.” Kuran için söylüyor Cenab-ı Allah. Kadir Gecesi’nde. Peki, ikinci işareti ne? Kimi indiriyor Cenab-ı Allah? Hz. İsa Mesih (a.s), Seyyidina İsa Mesih (a.s), inşaAllah. “Ki onda (o gecede) her hikmetli iş ayrılır. Katımız'dan bir emir ile; doğrusu Biz, (insanlara elçi) gönderenleriz.” Şimdi ayetin devamına baktık mı anlam sarahat kazanıyor. Ne diyor Cenab-ı Allah? “Katımız’dan bir emirle,” “Ben talimat veriyorum” diyor Cenab-ı Allah, “emrediyorum.” “Doğrusu Biz, (insanlara elçi) gönderenleriz.” Hz. İsa Mesih (a.s)’ı, Allah emriyle gönderiyor, inşaAllah. Peygamberimiz (s.a.v)’e bakmakla beraber, Hz. İsa Mesih (a.s)’a açıkça işaret ediyor. “Öyleyse sen, göğün açık bir duman getireceği günü gözle; (Bu duman) insanları sarıp-kuşatır. İşte bu, acı bir azaptır. "Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp-gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz." Onlar için öğüt alıp-düşünmek nerede? Onlara, açıklayan bir elçi gelmişti.” Bir Mehdi. “Sonra, ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: "(Bu,) Öğretilmiştir, bir delidir."” Peygamberimiz (s.a.v)’e bunu söylüyorlardı, Hz. Mehdi (a.s) için de bunu söyleyeceklerdir. “CIA ajanıdır,” “masonların adamıdır,” işte, “siyonistlerin adamıdır,” ona benzer. “Öğretilmiş ve yönlendirilmiş” diyecekler ve deli olduğunu iddia edecekler. Akıl hastası diyecekler. “Biz sizden bu azabı biraz açıp-gidereceğiz; (ama yine) dönecek olanlarsınız siz. Büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, elbette Biz intikam alacağız” diyor Allah. Kıyamete işaret ediyor Cenab-ı Allah. Duhan; ekonomik kriz için de kullanılan bir kelime bu. Zaten burada da diyor: “Duman veya kıtlık (ekonomik kriz), açlık ya da savaş, şiddet, sıkıntı; bu anlamda kullanılır” diyor. Anarşi, terör, açlık ve ekonomik krizin tamamına müteveccih bir kelime ‘duhan’ kelimesi. Ahir zamanda bu şu an yaşanıyor. Hem ekonomik kriz var, hem ızdıraplar var, hem savaşlar var, hem şiddet var, hem terör var. Müthiş bir bunaltı bütün dünyayı sarmış durumda; bir duhan. Psikolojik bunalım. Bu anlama geliyor. Klasik duman anlamında değil. Buradaki açıklama o şekilde. Tabii doğrusunu Allah bilir. Klasik duman anlamında da kullanılır ama Arapça’daki kullanım şekli… Kelimenin asıl anlamı; “duman veya kıtlık, açlık, savaş, şiddet, sıkıntı gibi olaylarır içeren bir kelimedir” diyor tefsirinde. Zaten ayetin geliş şeklinden anlaşılıyor.
Bir evvelinde, Zuhruf Suresi’nde; “Şüphesiz o,” Hz. İsa Mesih (a.s), “kıyamet-saati için bir alamettir.” Hani Hz. İsa Mesih (a.s) ile ilgili alamet, delil yoktu? Ne diyor Allah? “Şüphesiz o,” bir tek Hz. İsa Mesih (a.s) için söylüyor Allah bunu; Seyyidina İsa Mesih (a.s), İbni Meryem. “Şüphesiz o (Hz. İsa Mesih (a.s)), kıyamet-saati için bir alamettir.” Yani o geldim mi kıyamet an meselesi. “Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiçbir kuşkuya kapılmayın.” Zaten ebcedi de 2026 tarihini veriyor. Dün de söylemiştim; 2026. “Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve Bana uyun. Dosdoğru yol budur.” “Şeytan,” deccal, “sakın sizi (Allah'ın yolundan) alıkoymasın.” Darwinizm, materyalizm, ateizm. Gerçekten o, sizin için açıkça bir düşmandır.” Şeytan. Tabii ki insan Darwinist, materyalist olurken deccale uyuyorum diye uymuyorlar ama bilmeden uymuş oluyorlar. Deccalin özelliği de çaktırmadan kendini uydurmasıdır. “İsa, açık belgelerle gelince, dedi ki: "Ben size bir hikmetle geldim."” Geldiğinde bunu söyleyecek, zahir olduğunda, inşaAllah. Hikmet ne? Kuran. “Ve hakkında ihtilafa düştüklerinizin bir kısmını size açıklamak için de.” Çünkü ihtilafa düşmüşler, ne diyorlar? “Hz. İsa Mesih (a.s) Allah’tır.” Veyahut “teslis vardır,” “çeşitli mezhepler vardır.” Hz. İsa Mesih (a.s) hepsini reddedecek. “Allah birdir” diyecek, “öyle bir şey yok, İncil’in aslı da budur” diyecek. “Öyleyse Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Şüphesiz Allah, O, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; şu halde O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur." Sonra, içlerinden birtakım fırkalar ihtilafa düştü.” “Mezheplere ayrıldılar” diyor Allah. “Artık, acı bir günün azabından vay o zulmetmiş olanlara. Onlar, hiç şuurunda değilken kendilerine apansız geliverecek olan kıyamet-saatinden başkasını mı gözlüyorlar?” Ahir zamanla ilgili olduğunu buradan anlıyoruz. Kıyamete geçiyorsa olay, direkt ahir zamanla ilgili, inşaAllah. “Ey kullarım, bugün sizin için korku yoktur ve siz mahzun olmayacaksınız.” (Zuhruf Suresi, 68) İslam dünyaya hakim olduğunda insanlarda korku olacak mı? Olmayacak. Ekonomik darlık olmayacak, terör olmayacak, anarşi olmayacak, ağlamayacaksınız, üzülmeyeceksiniz, mahsun olmayacaksınız. Ebcedi 2023 tarihini veriyor. Devletin açıkladığı tarih. Hükümetin açıkladığı tarihi veriyor; 2023.
Zuhruf Suresi, 29 şeytandan Allah’a sığınırım; “Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar yararlandırdım.” Ebcedi 2015 tarihini veriyor. Peygamberimiz (s.a.v)’e bakmakla beraber, alenen Hz. Mehdi (a.s)’a bakıyor. Ebcedi zaten bir tane tarih veriyor; 2015. “Ancak kendilerine hak gelince, dediler ki: "Bu bir büyüdür."” Büyücü diyorlar. “Doğrusu biz ona (karşı) kafir olanlarız.” Küfür içindeyiz. “Kendilerine hak gelince, dediler ki: "Bu bir büyüdür."” Peygamberimiz (s.a.v) gelince onu büyücülükle suçluyorlar. “Doğrusu biz ona (karşı) kafir olanlarız.” “Reddediyoruz, inkar ediyoruz, münkiriz” diyorlar. Ebcedi 1990. Demek ki Mehdiyet’e 1990’larda şiddetli bir saldırı olacak. Yani deli olduğunu iddia edecekler, büyücü olduğunu iddia edecekler. Basında, radyolarda, televizyonlarda öyle bir şey olmuş olabilir o tarihte. Ayetin işareti bir tane çünkü; 1990. Başka tarih vermiyor.