Ahkaf Suresi, 1-3 Ayetlerinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 1 Haziran 2015 tarihli sohbetinden Ahkaf Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: “Ha Mim” ne kadar çok kullanılıyor. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Şeytandan Allah’a sığınırım. Rahim sevgi, Rahman sevgi. Cenab-ı Allah hep Kuran’ı övüyor, Kitabı. Gelenekçi Ortodokslar kitabı hiç övmezler Kuran’ı. Hep varsa yoksa, hadis hadis.

“(Bu) Kitabın indirilmesi, üstün ve güçlü olan, hüküm ve hikmet sahibi Allah (katın)dandır." Kitabın indirilmesi, Kuran. Bak, “üstün ve güçlü.” Allah’ın güçlü olduğunu biliyoruz, nasıl? Samanyolu Galaksi’si şu bu var, dünya içinde görülmüyor zaten, toz kadar bile değil. O tozun içinde bir toz da insanlar oluyor. Dünyanın içinde bir toz da insanlar oluyor. Evren de, uçsuz bucaksız evrenin içinde bir toz bütün evren. Evrenin tamamı, çünkü gittikçe açılıyor ya bizim evrenimiz, sonsuz evrenin içerisinde bir toz. Kim bilir başka nerede ne evrenler var.

BÜLENT SEZGİN: Siz, gazozdan çıkan o kabarcıkları örnek vermiştiniz, “bibim için çok ufak gözüküyor ama onun içindeki dünya kim bilir nasıl büyük” demiştiniz, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

“Biz gökleri ve yeri” bak Cenab-ı Allah hemen göklere dikkat çekiyor. Gökler çok hayatidir, göklerin düşünülmesi.

Göklere ait video film hazırlayalım, orijinal fotoğraf, orijinal resimlerle. Gökleri iyi düşündürmek lazım.

“Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları, ancak hak ve adı konulmuş bir ecel (belli bir süre) olarak yarattık.” Belli bir zamana kadar bunlar kalacak, sonra hepsini dağıtacağım diyor Allah. “İnkar edenler ise, uyarıldıkları şeyden yüz çeviren(kimseler)dir.” (Ahkaf Suresi, 3) Uyarıldıkları şeylerden yüz çeviriyorlar. Bu nasıl oluyor? Şimdi Kuran’ı doğrudan bir inkar vardır. Adam diyor ki, Kitabı okuyor, işte mantıksız buluyor, haşa inkar ediyor diyor. Olay öyle değil. Bir kere kendi varlığını düşünmüyor. Kendi varlığını düşünse, zaten hemen bir yaratanın varlığını akleder. Etrafı düşünmüyor, gökleri düşünmüyor, sadece keyfine bakıyor. Bu, Cenab-ı Allah’ı öfkelendiren bir şey, yani gazaplandırır Allah’ı. İnsan bile olsa, acayip gazaplanır. Her türlü nimeti, imkanı vereceksin birisine, sofra hazırlayacaksın, adam sofrayı tekmeleyip çıkacak, yiyip içip eğlenip bağıra çağıra çıkıp gidecek. Bir daha sen onu çağırmazsın oraya. Veyahut daha da acayip bir karşılık verilebilir, kınar.

Allah, gözü düşünmemizi ister haklı olarak. Mesela portakal, limon, çilek kokusu var her biri birbirinden güzel. Biri kokluyor, birisi burnu olmadan kokluyor. Birisi beynimizin içinde gözü olmadan görüyor. Ben bunu düşünmüyorum derse bir adam, zulüm yapmış olur. Yani Kuran’ı inkar, bu tarzda bir inkar oluyor. Bu kadar somut delilleri, açık delilleri görmemiş oluyor. Allah, “bu delilleri inkar mı ediyorsunuz” diyor, anlatılan odur yani.

Yiyecekler, şimdi baktım çilek var yukarıda. Patates, kumpir yapmışlar, içinde bin bir türlü malzeme var, onlar da hep canlı, bezelye şu bu maydanoz. Maydanozun mesela özel kokusu var, hiçbir şeye benzemiyor. Deri otunun özel kokusu var, hiçbir şeye benzemiyor. Kokuları var, kokusu olmasa hiçbir işe yaramayacak. Bir nimet oluyor kokusu. Koku az bir nimetmiş gibi görünüyor ama nimete nimetlik vasfını veren, çok hayati bir nokta oluyor. Mesela kebap kokusu var, mis gibi pilav kokuyor diyorsun, kebap kokuyor diyorsun, değil mi?

İnkar edilecek bir yönü yok, Cenab-ı Allah’ın varlığı açık görülüyor. Çok samimiyetsiz Allah’ın inkar edilmesi, çok kızdırıcı. Bir de Allah’a iman edince nimet veriyor, güzellik veriyor, huzur veriyor. Ne var yani, neyini inkar ediyorsun Allah’ın? Haşa.

Evet, Gökalp Bey dinliyorum sizi.

GÖKALP BARLAN: Estağfirullah Hocam. Hocam, ayette, kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım: “Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. Ancak insanların çoğu bilmezler. (Mü'min Suresi, 57) insanın yapısına baktığımız zaman, inanılmaz muhteşem bir sistem ama göklerin yaratılışı çok daha büyük, inşaAllah elhamdülillah. Ve her şeyi yoktan yaratıyor Yüce Rabbimiz, hiçlikten.

ADNAN OKTAR: Elhamdülillah. O, çok acayip.