Sayın Adnan Oktar'ın 30 Mayıs 2010 tarihli röportajından Ahkaf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Ahkaf Suresi 4. ayet. Şeytandan Allah’a sığınırım. “De ki: "Gördünüz mü haber verin; Allah'tan başka taptıklarınız, yerden neyi yaratmışlar, bana gösterin?” Çok güzel tabii tam mutabık. “Yerden neyi yaratmışlar bana gösterin.” Yani delilini gösterin. Fosili varsa, değil mi? Veyahut bir protein molekülünün olup olmayacağını bana gösterin. Bak; “De ki: "Gördünüz mü haber verin; Allah'tan başka taptıklarınız, yerden neyi yaratmışlar.” Yani “kendi kendine topraktan ne oluşmuş? Delil gösterin bana” diyor. “Yoksa onların göklerde bir ortaklığı mı var?” Tam mutabık. Diyorlar ya; uzaylılar var gökte. MaşaAllah, Hakan’a helal olsun, maşaAllah, aferin, maşaAllah. Tam mutabık. Bunu dikkatlice çıkaralım, kitaplarda da delil olarak kullanalım çok önemli. “Eğer doğru sözlüler iseniz, bundan önce bir kitap ya da bir ilim kalıntısı (veya bir eser) varsa, bana getirin.” Bakın tam mutabık. “Eğer doğru sözlüler iseniz, bundan önce bir kitap ya da bir ilim kalıntısı (veya bir eser) varsa, bana getirin.” Bir delil, alamet, fosil herhangi bir şey. Yaratılışı ispat ediyor Müslümanlar değil mi? “Siz de eğer tesadüfen olduğuna inanıyorsanız yani kendi putlarınızın bunu yaptığına inanıyorsanız, put inançtaysanız o zaman delil getirin” diyor. “Bunu söyle onlara” diyor. Bakın “de ki” diyor Allah Peygamber (s.a.v.)’e . “Bir ilim kalıntısı, bir eser veyahut bir şey bana getirin. Yoksa göktekilere mi güveniyorsunuz?” diyor. “Gökte bir şeyler mi var? Onların mı yarattığına inanıyorsunuz?” “Bunu da de” diyor. Tam aynısıdır. “Allah'ı bırakıp kıyamet gününe kadar kendisine icabet etmeyecek şeylere tapandan daha sapmış kimdir?” Yani hiçbir zaman için tesadüf ilah olamaz. Kuran ona işaret ediyor. “Oysa onlar, bunların tapmalarından habersizdirler.” Yani madde bunların inancından habersiz. Atom onları ilahlaştırdığını bilmiyor.
Adnan Oktar'ın 17 Kasım 2009 Tarihli Kocaeli TV, Ekintürk Tv ve Mavi Karadeniz TV Röportajından
ADNAN OKTAR: Ahkaf Suresi “De ki: "Gördünüz mü haber verin; Allah'tan başka taptıklarınız, yerden neyi yaratmışlar, bana gösterin?” Mesela Darwinistlere tam soru işte bu ayet. Bakın “De ki: "Gördünüz mü haber verin; Allah'tan başka taptıklarınız,” yani atomlara tapıyorlar “yerden neyi yaratmışlar, bana gösterin? Yoksa onların göklerde bir ortaklığı mı var?” onlar diyor ya uzaylılar yarattı diye bak Kuran ona da dikkat çekiyor. “Yoksa onların göklerde bir ortaklığı mı var?” onlarda diyor ya uzaylılar var diyor, onlar yaptı diyor. “Eğer doğru sözlüler iseniz, bundan önce bir kitap ya da bir ilim kalıntısı varsa bana getirin." Yani bir kitap yani bu konuda ilmi bir eser, bir ilim kalıntısı, bir fosil bir proteinlerin tesadüfen meydana geleceğine dair bir delil, bir şey varsa diyor Cenab-ı Allah bana getirin. Yok “de ki” diyor peygambere söylüyor böyle de diyor. Biz de ne diyoruz eğer bir fosil varsa bana getirin 10 trilyon vereceğim size diyorum, delil. Yani bir proteinin tesadüfen meydana gelebilmesine dair bir deliliniz varsa yine getirin ona da 10 trilyon vereyim, yok getiremezler, Kuran buna dikkat çekiyor. “Allah'ı bırakıp kıyamet gününe kadar kendisine icabet etmeyecek şeylere tapandan daha şaşırıp sapmış kimdir? Oysa onlar, bunların tapmalarından habersizdirler.” Yani atom bilmiyor mesela onların kendine taptığını, uzaylıların da haberi yok bunların onlara taptığını değil mi? Yani uzaylılar yaptı onu ilah gibi görüyor, atomu ilah gibi görüyor, atomun hiçbir şeyden haberi yok. Görmez, duymaz, işitmez şuuru yok herhangi bir madde yani inşaAllah.