Hucurat Suresi, 9-10 Ayetlerinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar’ın 26 Mart 2014 tarihli sohbetinden Hucurat Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Bakın Cenab-ı Allah diyor ki Hucurat Suresi 9’da, şeytandan Allah’a sığınırım; “Müminlerden iki topluluk mücadele edecek olursa” birbirleriyle, “aralarını bulup-düzeltin” diyor Allah, farz.

Hucurat Suresi 10’da;” Mü'minler ancak kardeştirler” diyor Cenab-ı Allah. “Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin” farz, bir tek bize değil, herkese farz, “ve Allah'tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz.” Yani Allah’tan korkup-sakınmadığınız için, bu işler başınıza gelecek ama Allah’tan korkup-sakınırsanız, Allah sizi esirger, aranızdaki mücadeleyi de kaldır diyor Cenab-ı Allah.

 


Hucurat Suresi, 10. Ayetinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 19 Nisan 2011 tarihli röportajından Hucurat Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin” Mezhep ayrılıkları olmasın, diyor Allah. “Allah'tan korkup sakının; umulur ki esirgenirsiniz.” Hucurat Suresi 10, şeytandan Allah’a sığınırım. 

 


İttihad-ı İslam ile İlgili Ayet Tefsirleri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 9 Ocak 2013 tarihli sohbetinden İttihad-ı İslam ile ilgili ayet açıklamaları.

 

ADNAN OKTAR: Hucurat Suresi 10. ayet. Gülgün Hocam buyurunuz.

GÜLGÜN HANIM: Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve Allah’tan korkup sakının. Umulur ki esirgenirsiniz.” Hucurat Suresi, 10.

ADNAN OKTAR: Arasını derken, mesela Suriye ile aramız nasıl düzelir? Birleşince. Irakla? Birleşince. Pakistan’la? Birleşince. Demek ki, Müslümanlar birleşecek. Aralarında bir bozukluk varsa, o aradaki bozukluk izale edilecek, düzeltilecek. Bakın, “arasını bulup” diyor. Arasını bulacaksınız. Ve “düzeltin” diyor. Eğrilik varsa, kopukluk varsa, bağlantı kopukluğu varsa, onu düzeltiyorsun, birleştiriyorsun, öz kardeş gibi oluyorsun.

Enfal Suresi 46.

BERİL HANIM: “Allah ve Resulüne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin. Çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.”

ADNAN OKTAR: “Allah ve Resulüne itaat edin.” Nasıl itaat edeceğiz? Kuran’a uyacağız. Kuran’a uyduğumuzda zaten İttihad-ı İslam’ın farz olduğunu görüyoruz. “Çekişip birbirinize düşmeyin.” Uğraşmayın. Yani mezheplere ayrılıp, cemaatlere ayrılıp, birbirinizle uğraşmayın. Birbirinizle didişmeyin, birbirinizin aleyhinde konuşmayın, birbirinizi sevin” diyor Allah. Aksini yaparsanız, çözülüp bakın birleşmiş bir şey ayrılınca ne oluyor? Çözülüyor değil mi? Çözülme. Birleşmeniz gider o zaman diyor Allah. Birleşmeniz gider, çözülme olur diyor. Çözülme, birleşik bir şeyin ayrılması. “Çözülürsünüz” diyor. “Ve yılgınlaşırsınız” Teslimiyetçi ruh gelişir o zaman. Öyle bir şey olmaz. Müslüman asla yılgınlaşmaz. Allah diyor ki: “Gücünüz gider.” Bölünürsen gücün gider, paramparça olursan. Birleşirsen, İttihad-ı İslam olursa, müthiş bir güce kavuşursun, Allah’ın dilemesiyle. “Sabredin” diyor Cenab-ı Allah. Yani yılgınlığa düşmeyin, irade kullanın, aklınızı kullanın, sabırlı olun, dirençli olun, kararlı olun. “Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.” Eğer sabrederseniz, ittifak etmede kararlı olursanız, ben sizi başarılı kılarım diyor. Allah’ın sabredenlerle beraber olması ne demek? İttihad-ı İslam’ın olması, dünya hakimiyeti demektir. Nur Suresi 55’in tahakkuku demektir.

Saff suresi,4. Şeytandan Allah’a sığınırım; “Şüphesiz Allah, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak mücadele edenleri sever.”

ADNAN OKTAR: Nasıl olacakmışız? Kenetlenmiş olarak, birbirine tam bağlanmış. Müslümanların hali paramparça, cemaatler paramparça, gruplar paramparça, partiler var, dernekler var, o ona karşı o ona karşı, o ona karşı. Halbuki Allah ne diyor, “kendi yolunda” yani Kuran yolunda, her hangi bir yolda değil. Kendi yolunda olmadıktan sonra o kabul edilmez. Allah kabul etmiyor onu bak. “Şüphesiz” diyor. Allah Kendi yolunda, şart bu, Kuran yolunda, Allah yolunda, Kendi yolunda, birbirine kenetlenmiş bir bina gibi. Yani bir apartman düşlünün, betonarme, blok, İslam alemi böyle olacak diyor, Cenab-ı Allah. Bir apartman gibi bir bina gibi, betonarme gibi kenetlenmiş, olacak diyor. “Saf bağlayarak mücadele edenleri Allah sever” diyor. Cenab-ı Allah.

Al-i İmran Suresi,103.

DİDEM HANIM: “Kovulmuş Şeytandan Rabbim sana sığınırım; “Hepiniz Allah'ın ipine sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz, O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar.”

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. “Hepiniz Allah'ın ipine sımsıkı sarılın.” Ne? Kuran. Nasıl sarılacağız? Sımsıkı, tavizsiz. “Dağılıp ayrılmayın.” Bütün olarak durun. Müslüman alemi ne olmuşlar? Dağılmışlar. Ayrılmada oluşmuş, ayrılmışlar. Güneydoğu’da diyor ki; ‘Bizde ayrılmak istiyoruz’ diyor. Allah; “ayrılmayın” diyor. “Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın.” Nimetleri sürekli Müslüman düşünecek. “Hani siz düşmanlar idiniz.” Müslüman alemi, Şii, Sünni birçok yerde birbirlerine düşman gibiler, savaşıyorlar. Cemaatler birbirine düşmen gibiler, bir kısmı, mücadele var aralarında. “O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı.” Şimdi olacak olan. Kalplerinin arası uzlaşıp, Mehdiyet sayesinde uzlaşıp, “uzlaşma” yani asgari müşterekte ittifak, uzlaşıp ısındırdı. O soğukluk gitti. Soğukluk gidecek, Mehdiyet’in vesilesiyle, inşaAllah. “O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız”. İttihad-ı İslam olduğunda, sabaha birde bakacağız ki; hepimiz kardeşiz. Sabah kalktığımızda, bütün İslam aleminin kardeş olduğuna inanacağız. Akşama Hz. Mehdi (a.s)’a bağlanacağız, sabahına böyle kalkacağız. Çünkü bağlanma akşam, hadiste. Akşam. Ayette de ne diyor; “ Sabahladınız. O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız” Sabahleyin, İttihad-ı İslam ilan edildiğinde, bütün ümmet kardeşler olarak sabahlayacaklar, inşaAllah. “Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken” yani anarşinin, terörün, savaşların içindeyken ve bunu yaşarken, yaşamak üzere iken, “oradan Allah sizi kurtardı.” Yani büyük Armageddon’dan, büyük savaşlardan, büyük felaketlerden, Mehdiyet vesile ile Allahi kurtardı ve Allah’tan gelecek büyük belalardan, büyük depremlerden kurtardı, Hz. Mehdi (a.s) vesilesiyle, inşaAllah. “Umulur ki hidayete erersiniz.” Hidayete ermek ne demek? Mehdi-hidayet aynı kelimeler, inşaAllah. Aynı kökten kelimeler. “Umulur ki hidayete erersiniz.” Mehdiyet vesilesiyle ümmet, hidayete erecek, inşaAllah. Hepsi. Mehdi demek, hidayete erdiren, hidayete vesile olan demek. “Umulur ki hidayete erersiniz. Allah size ayetlerini böyle açıklar” diyor. Ne güzel açıklıyor, ne güzel anlıyoruz, maşaAllah.

Şûrâ Suresi, 13.

BEYZA HANIM: Şeytandan Allah’a sığınırım; “O 'Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin' diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri' etti (bir şeriat kıldı). Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi. Allah, dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir”.

ADNAN OKTAR: Bakın, hep hidayete erdirme var, hep Mehdiyet’e dikkat var, inşaAllah. “O dini dosdoğru ayakta tutun.” Kuran’a sıkı sıkıya sarılın, dosdoğru ayakta tutun, dini ayakta tutun. Din devrilmiş şu an, din yıkılmış, birçok yerde. Allah onu ayakta tutun diyor. Her yönüyle, hayata hakim olan her yönüyle. Dinin her yönüyle ayakta tutun onu diyor, Cenab-ı Allah, yıkılmasına müsaade etmeyin, yıkıldı ise de ayağa kaldırın, ayakta tutun. “Ve onda ayrılığa düşmeyin” cemaatlere, mezheplere, gruplara ayrılıp birbirinizle uğraşmayın. Birbirinize savaş açmayın, birbirinizden nefret etmeyin, “diye dinden Nuh’a vasiyet edin.” Hz. Nuh (a.s)’a da vasiyet ettim diyor Cenab-ı Allah. “ ve sana vahyettiğimizi” Peygamberimiz (s.a..v)’e, sana da söyledim diyor, “İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi” O’na da söyledim diyor Cenab-ı Allah. Onlara da “İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya” da, yani her üç din mensuplarına da. Hıristiyan, Musevi din mensuplarına da söyledim diyor, Cenab-ı Allah, Müslümanlara da söyledim diyor. “Sizin için de teşri' etti” size de şeriat kıldım diyor bu hükmü. “Senin kendilerini çağırdığın şey” İttihad-ı İslam, Müslümanların birleşmesi, topluluk bir arada olmak, müşriklere yobaz takımına ağır geldi. Yobazları istemiyor. Ne  Hz. Mehdi (a.s)’dan hoşlanıyorlar, ne Hz. İsa Mesih (a.s)’dan hoşlanıyorlar, ne İttihad-ı İslam’dan hoşlanıyorlar. Ağır geldi enaniyetlerine, hükümranlıklarına, çıkarlarına, holdinglerine, kibirliklerine, büyüklük hislerine, en büyük benim diyor çünkü birçoğu. “Müşriklere ağır geldi” diyor Allah, enaniyetlerine. "Allah dilediğini buna seçer.” Kimi seçiyor? Hz. Mehdi (a.s)’ı seçiyor. Kimi seçiyor? Hz. İsa Mesih (a.s)’ı seçiyor. Kimi seçiyor? Hz. Mehdi (a.s) talebelerini, Hz. İsa (a.s) talebelerini seçiyor. “Ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir.” Samimi ise “içten yöneldi ise” diyor, samimiyse hidayete erdirir. Hz. Mehdi  (a.s)’ı vesile eder, Kuranı vesile eder, hidayete erdirir, inşaAllah.