HİÇBİR BİLGİYE DAYANMAKSIZIN İNSANLARI SAPTIRMAK İÇİN ALLAH'A KARŞI YALAN UYDURUP İFTİRA DÜZENDEN DAHA ZALİM KİMDİR? Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. (Enam Suresi, 144)
“Hiçbir bilgiye dayanmaksızın”: Kuran'da Allah'ın açık bir hükmü yokken, Peygamberimiz (sav)'in sahih bir ifadesi yokken. Allah'a karşı adam yalan uydurduktan sonra diyor ki Müslümana “sen buna uymuyorsun.” O da “evet, o uydurma olduğu için uymuyorum” diyor. “Ben atalarımızdan böyle duydum, sen neye göre hareket ediyorsun” diyor “fasık olursun” diyor. “benim atalarımızın dini de olan bu uydurmalara uyarsan muttaki olursun” diyor. Onu kabul edeceğinden mi, Allah esirgesin Müslüman şaşıp yanılıp yapsa yine bir konu bulur. Münafığın taktiğidir bu Peygamberimiz (sav)'in zamanında Dırar mescidindeki uygulama buydu. Peygamberimiz (sav)'in getirdiği din ortadayken hurafe çıkarıyorlar.
(SAYIN ADNAN OKTAR’IN A9 TV’DEKİ CANLI SOHBETİ (12 ARALIK 2011; 22:00))
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınıyorum. En’am Suresi, 144-145- “Hiçbir bilgiye dayanmaksızın” ey yobaz takımı, dikkatle dinleyin, “hiçbir bilgiye dayanmaksızın.” Kuran ayeti var mı? Yok, “İnsanları saptırmak için Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden daha zalim kimdir?” Hüküm çıkarıyorsunuz, habire hüküm çıkarıyorsunuz.
“De ki” diyor Peygamberimiz (s.a.v.)’e, yobaz takımına cevap olarak, “Bana vahyolunanlar içinde” yani Kuran ayetleri içinde, “yiyen bir kimsenin yiyeceği (şeyler) için, ölü eti, dökülen kan, domuz eti -ki bu gerçekten murdardır- ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir fısk dışında, haram kılınmış bir şey bulamıyorum.” Yok başka diyor. Siz ne diyorsunuz? Bol bol var diyorsunuz, Allah “yok” diyor, siz “var” diyorsunuz. Biz Allah’a inanıyoruz, size mi inanacağız?
Sayın Adnan Oktar'ın 9 Kasım 2010 tarihli röportajından En'am Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Enam Suresi, 144. “Hiçbir bilgiye dayanmaksızın,...” yani ne Kuran’da var ne sünnette var. “...İnsanları saptırmak için Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzenden daha zalim kimdir?” Şu an Müslümanların perişan olmasının, acı çekmesinin kökenini Allah açıklıyor. Allah adına iftira düzmeleri.
Bak yine Enam suresi 145. “De ki:” diyor Cenab-ı Allah “Bana vahyolunanlar içinde,...” Kuran’ın hükümleri içinde. “...Yiyen bir kimsenin yiyeceği (şeyler) için, ölü eti, dökülen kan, domuz eti ki bu gerçekten murdardır ya da Allah'tan başkası adına kesilmiş bir fısk dışında, haram kılınmış bir şey bulamıyorum.” Nerede diyor bu haramlar, çıkarttığınız haramlar. Ve biz aradığımızda Kuran’da başkasını bulamıyoruz, diyor Cenab-ı Allah. Bak haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Ama münafığa sordun mu, müşriğe sordun mu, ben sana bulayım, diyor kaynak olarak. Sabaha kadar sayar sana haramları.