Sayın Adnan Oktar'ın 27 Mart 2012 tarihli röportajından Araf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım, Bismillahirahmanirrahim; Araf Suresi, 151; “Musa kavmine oldukça kızgın, üzgün olarak döndüğünde onlara: ‘Beni arkamdan, ne kötü temsil ettiniz? Rabbinizin emrini çabuklaştırdınız, öyle mi?’ dedi.” Kızgın ve üzgün. Hamiyet-i İslamiyesinden gadap ediyor. Üzülme olmaz tabii Peygamberlerde. Bu Peygamber zellesidir ama buğz edebilir. Müslümanların lideri olmadığında ne oluyormuş? Fitne oluyormuş. Şahs-ı manevi kurtarıyor muymuş? Bak, şahs-ı maneviye terk ediyor orada; şahs-ı manevi kurtarmıyor. Hani şahs-ı manevi yeterliydi? “Musa kavmine oldukça kızgın, üzgün olarak döndüğünde onlara: ‘Beni arkamdan, ne kötü temsil ettiniz? Rabbinizin emrini çabuklaştırdınız, öyle mi?’ dedi. Levhaları bıraktı ve kardeşini başından tutup kendisine doğru çekiyordu.” Çok tatlı bir Peygamber tabii, Acayip gazaplanmış, saçlarından tutuyor kardeşinin; hem saçından hem sakalından böyle. Acayip hiddetlenmiş, Allah’ın dinine bir zarar gelecek diye. Hz. Harun (a.s) ona diyor ki;
““Annemin oğlu, bu topluluk beni zayıflattı (hırpalayıp güçsüzleştirdi).”“ Acındırıyor, bıraksın diye. “Annemin oğlu” demesi de, kasten söylüyor ki o cihetten gönlünü yumuşatmak için. Hani anneyi devreye sokunca biraz yumuşar diye. “Neredeyse beni öldürecektiler” diyor Hz. Harun (a.s). Saldırganlaşmışlar o devrin yobazları, kuduruyorlar. Yobazlarda hep vardır. Peygamber’e bile saldırır. Yobaz takımı, saldıranlar. “Bari sen düşmanları sevindirecek bir şey yapma ve beni bu zalimler topluluğuyla birlikte kılma (sayma)’ dedi.” Hz. Musa (a.s)’ın hassas yerine yaklaşıyor ki bıraksın diye. Çünkü saçı, sakalı bırakmıyor, öyle hiddetlenmiş. Bir eli saçında, bir eli sakalında. Hz. Musa (a.s) mülayimleşiyor tabii öyle deyince. “(Musa yalvarıp) Dedi ki: ‘Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetine kat. Sen merhamet edenlerin en merhametli olanısın.”“ Allah’ın gazabından korkuyor tabii Hz. Musa (a.s). “Şüphesiz, buzağıyı (tanrı) edinenlere Rablerinden bir gazab ve dünya hayatında bir zillet yetişecektir.” Şimdi de Darwinistler maymunu kendilerine ideal haline getirdiler, değil mi? “Şüphesiz, buzağıyı (tanrı) edinenlere Rablerinden bir gazab ve dünya hayatında bir zillet yetişecektir.” Dünyada da bir zillet, bela oluyor. İman zafiyeti olduğunda o topluluğa da zillet geliyor.
“İşte Biz, 'yalan düzüp-uyduranları' böyle cezalandırırız”. Darwinistler ve materyalistler de buradan hisse alsınlar. Allah mutlaka karşılığını veriyor. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Kötülük işleyip bunun ardından tevbe edenler ve iman edenler; hiç şüphesiz Rabbin, bundan (tevbeden) sonra elbette bağışlayandır, esirgeyendir.” Kötülük işleyip bunun ardından tevbe ederse insan, bu tamam. Yani ben kötülük ettim daha önce diye felç olmasına gerek yok. Allah’a teslim olup tevbe edecek. O zaman diyor ki Allah bak, “Tevbe edenler ve iman edenler; hiç şüphesiz Rabbin, bundan (tevbeden) sonra elbette bağışlayandır, esirgeyendir.” Bak, “elbette” diyor Allah. “Musa kabaran öfkesi (gazabı) yatışınca,” sakinleşince, “Levhaları aldı. (Onlardan bir) Nüshasında ‘Rablerinden korkanlar için bir hidayet ve bir rahmet vardır’ (yazılıydı).” Allah’tan korkanlar için hidayet,” Allah’ın Hâdi isminin tecellisi Hz. Mehdi kelimesinin de çıkış yeri, değil mi? “Ve bir rahmet vardır (yazılıydı).” “Musa, belirlediğimiz buluşma zamanı için kavminden yetmiş adam seçip-ayırdı.”
Sanhedrin Meclisi. Şuanda da yeniden kuruldu Sanhedrin Meclisi. Çok uzun süreden beri yoktu Sanhedrin Meclisi, binlerce seneden beri yoktu. İlk defa Sanhedrin kuruldu, Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkış alametlerindendir Sanhedrin’in kuruluşu; Tevrat’a göre, Musevi inancına göre Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkış alameti. Çünkü Sanhedrin’in tasdiki ile Hz. Mehdi (a.s) göreve başlıyor. Sanhedrin’e soruyorlar, “ne diyorsunuz bu kişinin Mehdilik’i konusunda?” diyorlar. “Bizim kanaatimiz geldi” diyorlar. Ondan sonra halka duyuruluyor Hz. Mehdi (a.s)’dır diye. “Bunları da 'dayanılmaz bir sarsıntı' tutunca;” deprem oluyor, “dedi ki: ‘Rabbim, eğer dileseydin, onları ve beni daha önceden helak ederdin.’” “İstesen daha önceden de helak edebilirdin, hepimizi de helak edebilirdin” diyor. 1999’daki deprem de Sanhedrin’in kuruluş zamanıdır. Aslında o devirde, onlar büyük olayların olacağını düşünüyorlardı. Daha Türkçesi tarih değişti o devirde, 1999’da, Allah’ın dilemesiyle. O deprem vesilesiyle değişti, öyle diyeyim. Çünkü orada bir karar almışlardı, o kararın hemen akabinde oldu deprem.
“Rabbim, eğer dileseydin, onları ve beni daha önceden helak ederdin. (Şimdi) İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı,” şimdi de var, Musevilerin içinde beyinsizler, “bizi helak edecek misin? O da Senin denemenden başkası değildir. Onunla Sen dilediğini saptırır,” deccal olur, “dilediğini hidayete erdirirsin.” O da Mehdi olur, Mehdi (a.s) gibi olur, inşaAllah. “Bizim Velimiz Sensin. Öyleyse bizi bağışla, bizi esirge; Sen bağışlayanların en hayırlısısın. Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, şüphesiz ki biz Sana yöneldik. “(Cenab-ı Allah) Dedi ki: ‘Azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır.’” Çok acayip bir şey, istisnasız her şeyi Allah’ın rahmeti kuşatıyor. “Onu korkup-sakınanlara,” Allah’tan korkup, helale-harama dikkat edenlere, “zekatı verenlere ve Bizim ayetlerimize iman edenlere yazacağım.” “Allah’ın hükümlerine iman edenlere yazacağım” diyor. “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar;” Allah diyor ki; “Tevrat ve İncil’de yazılı.” Adam da “Tevrat ve İncil geçerli değil” diyor. Allah, “var” diyor ayette. Baktığımızda görüyoruz Tevrat ve İncil’de. “Yok, geçerli değil” diyor. Olmaz. Kuran’a uygun olan Tevrat ve İncil hükümlerinin hepsi geçerlidir. Kuran’a zıt olanlar geçersiz olur. Peygamberimiz (s.a.v) ümmi, Arapça okuma, yazması yok. Hz. Mehdi (a.s) da ümmi, okuma yazması yoktur. Arapça okuma yazması yoktur Hz. Mehdi (a.s)’ın. “O, onlara marufu (iyiliği) emrediyor, münkeri (kötülüğü) yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor.” Hurafeleri, haram saydıkları helalleri, hepsini düzeltiyor, inşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 18 Nisan 2012 tarihli röportajından Araf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Ya Allah Bismillah. Şeytandan Allah'a sığınırım. Araf Suresi, 151- “(Musa yalvarıp) Dedi ki: 'Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetine kat. Sen merhamet edenlerin en merhametli olanısın”.
152- “Şüphesiz, buzağıyı (Tanrı) edinenlere Rablerinden bir gazab ve dünya hayatında bir zillet yetişecektir.” Yani Darwinist ve materyalist olanlar, mutlaka mağlup olacaklar, inşaAllah. Kuran ona işaret ediyor. “İşte Biz, 'yalan düzüp-uyduranları' böyle cezalandırırız.” Yalan düzüyorlar.
153- “Kötülük işleyip bunun ardından tevbe edenler ve iman edenler; hiç şüphesiz Rabbin, bundan (tevbeden) sonra elbette bağışlayandır, esirgeyendir.” Yani dinsizlere karşı da şefkatli olmamız gerektiğini Kuran işaret ediyor. Çünkü hata yapanlar, günahkar olanlara karşı da; çünkü bak “tevbe edenler ve iman edenler;” tevbe edip, iman ediyor, “hiç şüphesiz Rabbin, bundan (tevbeden) sonra elbette bağışlayandır, esirgeyendir.” Bizim bakış açımız böyle olacak, inşaAllah.
154- “Musa kabaran öfkesi (gazabı) yatışınca Levhaları aldı. (Onlardan bir) Nüshasında 'Rablerinden korkanlar için bir hidayet ve bir rahmet vardır' (yazılıydı).” Allah'ın 'Hadi' isminin tecellisi, inşaAllah.
155- “Musa, belirlediğimiz buluşma zamanı için kavminden yetmiş adam seçip-ayırdı.” Sanhedrin Meclisi. Bakın, üç bin yıl sonra yeniden Sanhedrin oluşturuldu; Hz. Mehdi (a.s)'ın çıkış alametidir. Kuran'da geçen Sanhedrin, yetmiş kişilik heyet yeniden oluşturuldu, üç bin yıl sonra. “Bunları da 'dayanılmaz bir sarsıntı' tutunca, dedi ki: ‘Rabbim, eğer dileseydin, onları ve beni daha önceden helak ederdin.’” (Şimdi) İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı bizi helak edecek misin’?” Demek ki, bir kavmi olduğu gibi ayıplamak doğru değil. Beyinsizler olabilir içinde, onları ayırmak lazım. “O da Senin denemenden başkası değildir.” Allah'ın imtihanıdır. “Onunla Sen dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirirsin.” Kimi deccal olur, kimi Hz. Mehdi (a.s) olur. “Bizim Velimiz Sensin. Öyleyse bizi bağışla, bizi esirge; Sen bağışlayanların en hayırlısısın”.
156- “Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, şüphesiz ki biz Sana yöneldik. Dedi ki: 'Azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır” Allah'ın rahmeti. “onu korkup-sakınanlara, zekatı verenlere ve Bizim ayetlerimize iman edenlere yazacağım.” “Bizim ayetlerimize”, Allah'ın ayetleri ne? Kuran ayeti kimin ayeti? Allah'ın ayeti. O zaman Hz. Musa (a.s)'a hitap bu. “Azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır; onu korkup-sakınanlara, zekatı verenlere ve Bizim ayetlerimize iman edenlere yazacağım.” Kuran'a inanmadığında, Musevi de olsa, Hıristiyan da olsa, Müslüman da olsa harama girmiş olur.
157- “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi” Okuması, yazması olmayan. Hz. Mehdi (a.s)'da ümmidir, “haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar; o, onlara marufu (iyiliği) emrediyor,” tebliğ yapıyor “münkeri (kötülüğü) yasaklıyor,” haram olan fiilleri belirtiyor “temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini,” yobazların meydana getirdiği hurafeleri “onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri” yobazların meydana getirdiği zincirleri “indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır”.
158- “De ki: 'Ey insanlar, ben Allah'ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisi (peygamberi)yim. Ki göklerin ve yerin mülkü yalnız O'nundur. O'ndan başka İlah yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah'a ve ümmi peygamber olan elçisine iman edin.’” Okuma, yazması olmayan. Hz. Mehdi (a.s)'ın da okuma-yazması yoktur. Arapça bilmez, okuma-yazma bilmez. “Öyleyse Allah'a ve ümmi peygamber olan elçisine iman edin. O da Allah'a ve O'nun sözlerine inanmaktadır.” Bakın; “O da Allah'a ve O'nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki hidayete ermiş olursunuz”.
159- “Musa'nın kavminden” bakın, adamlar nefret ediyorlar ama Allah ne diyor; “Musa'nın kavminden hakka ileten ve onunla adalet yapan bir topluluk vardır.” Musevi düşmanları her an, her asırda var, diyor Allah. “Musa'nın kavminden hakka ileten ve onunla adalet yapan bir topluluk vardır.” Onlar ne diyor? Kayalar, dağlar, taşlar arkasında ne varsa öldüreceğiz, diyorlar. Allah ne diyor? “Musa'nın kavminden hakka ileten ve onunla adalet yapan bir topluluk vardır.”
Sayın Adnan Oktar'ın 11 Şubat 2010 tarihli röportajından Araf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Araf Suresi 157: “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar;” Bak Tevrat’ta ve İncil’de. Tevrat’ta ve İncil’de Peygamber Efendimizin (s.a.v.) geleceği belirtilmiştir, buna bir işaret var. Ama Mehdi (a.s.) ile ilgili çok kapsamlı bilgi var Tevrat’ta. Çok çok kapsamlıdır Tevrat’ta. Aleni olarak Mehdi (a.s.) çok açık anlatılır. Yani yaklaşık 200-300 tane izah var. Ve Mehdi (a.s.) de ümmidir. Çünkü Arapça pek bilmez diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.). O da ümmidir. Ebcedi 2025 tarihini veriyor. MaşaAllah. “Musa'nın kavminden hakka ileten ve onunla adalet yapan bir topluluk vardır.” İşte bu da Mehdi (a.s)’ye yardımcı olan ahir zamanda Musevi kavimdir, Musevilerden oluşan topluluktur. Bak “Musa’nın kavminden” şeytandan Allah’a sığınırım. “hakka yönelten” yani Ben-i İsrail’den “ve onunla adaletle davranan bir topluluk vardır.” İnşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 18 Şubat 2010 tarihli röportajından Araf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Evet, Araf Suresi’nde “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar.” Tabii bu birinci anlamı Peygamberimize bakıyor, fakat ikinci anlamı, “yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları” Tevrat’ta da İncil’de de Mehdiyet, Tevrat’ta çok fazla, yani neredeyse yüze yakın izah var Tevrat’ta. İncil’de de aynı şekilde Mehdi’ye işaret eden izahlar var. “(geleceği) yazılı bulacakları ümmi”; Mehdi de ümmidir. Arapçayı pek bilmez diyor Peygamberimiz, inşaAllah. Ebcedi 2025 veriyor. “Yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici olan elçiye uyarlar”; açsın baksınlar 157. ayet Araf Suresi, 2025 ebcedi. “Musa'nın kavminden hakka ileten ve onunla adalet yapan bir topluluk vardır.”; demek ki Ben-i İsrail’den gizli Müslümanlar var. Bak “Musa'nın kavminden hakka ileten” bir de faaliyet halindeler, cemaat oluşmuşlar “ve onunla adalet yapan bir topluluk vardır”; demek ki hakim bir güç. Bunlar da Mehdi (a.s.)’ın yardımcıları olacak inşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 12 Mart 2010 tarihli röportajından Araf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Bir ayet söyleyeceksin herhalde.
ALTUĞ BERKER: Evet Hocam. Aklıma geldi. Araf Suresi’nin, 157’nci ayetin son bölümünde. Şeytandan Allaha sığınırım: “Ona inananlar” diyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den bahsediyor, ama Ahir zamana yönelik düşünürsek diye aklıma geldi. “Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır”.
ADNAN OKTAR: Tabii ki, aynı zamanda Mehdi (a.s.)’a bakan bir ayet bu. Bir daha oku ayeti. Şeytandan Allah’a sığınırım.
ALTUĞ BERKER: Şeytandan Allah’a sığınırım: “Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır”.
ADNAN OKTAR: Yardım etmek deyince, hep insanın aklına işte çıkarır cüzdanından para verir falan gibi akla geliyor. Öyle olmaz yardım, değil mi? Yardım nasıl olur? Bir kere gönülden Allah’ı çok seversin. Bu bir kere Allah’ın dinine yardımdır. Derin iman edersin, Allah’ın dinine yardımdır bu. İslam’ı, Kuran’ı çok seversin. Kuran’ı böyle ekmek gibi görürsün, bağrına basarsın, her yere de yanında götürürsün değil mi? Bu dine yardımdır. Herkese tavsiye edersin, mesela farz edelim internette herkesin seyretmesini teşvik edersin. İnternetten yazı indirirsin, okutturursun, bu da dine yardımdır. Para ile pek bir şey olmuyor. Yani bu gönül ile olur bu işler, aşk ile olur. Paramız olsa, farz edelim katrilyon olsun, adam dinlemedikten sonra, anlatamadıktan sonra, kitap da bastırırsın, evine de götürürsün kitaplarıarı, koyar rafına durur kitaplar. İnternette sabaha kadar konuşursun, televizyonlarda da konuşursun, var ya televole programları, millet uyukluyor. İki ahbap çavuş var, hani anlatıyorlar sabaha kadar bir şeyler anlatıyorlar.
Bizon gibi bir tip var, bir de naif, temiz, sevimli bir genç kız var, onların bir dansı var, evlere şenlik bir göreceksiniz böyle. Yani içim acıyor çocuğa yani, böyle, neyse anlatmayayım yani durumu. Yani arada sırada açıp bakıyorum, anlayabilene aşkolsun. Yani çoğu şeyler boş oluyor. Faydalı ve acil konuların üzerinde durmak lazım. Türkiye’nin acil konuları var, değil mi? İslam aleminin, dünyanın acil konuları var. Biz şimdi bu kadar acil konu varken, işte Dede Efendi’nin, işte müziğindeki ahengi nasıl sağlıyordu, hadi bakalım bunu tartışalım dersek sabaha kadar, bu çok kıl bir hareket olur şimdi yani, değil mi yani? Alay eder gibi bir şey bu. Bir yanda deprem felaketi yaşadı insanlarımız değil mi? Bir yanda PKK olayı var, bir yanda İran ile İsrail arasında savaş çıkması riski var, dünya hercümerc vaziyette, böyle bir şeyde, işte Itri’nin saz çalmasındaki ustalığında hangi kişi buna yardımcı olmuştur, bilmem ne, sabaha kadar dır dır dır dır, böyle kafa ütülemek, çok yersiz olur.
ALTUĞ BERKER: Vicdani değil bu.
ADNAN OKTAR: Vicdani değil. Yani bunlar çok, yahut televole muhabbeti, kakara-kikiri falan feşmekan, süslenip-püslenip dizilip böyle değil mi? Ondan sonra, boş boş konular yani. Tamamı boş. İpsiz, sapsız böyle tam, hani geyik muhabbeti derler ya, o tarz. Yazık değil mi kardeşim, binlerce insana hitap edebilecek imkanınız var, on binlerce insana hitap edebilecekken, incir çekirdeğini doldurmayacak konularla günü geçiriyorlar. Çok faydalı, güzel, etkileyici konular varken, ki zevkle de dinleyebilir insanlar, hoşuna da gider, çünkü faydalı bir konu insanın hoşuna gider. Boş konu insanı sıkar. Bomboş şeyler anlatıyorlar. Evet. Tamam.
Sayın Adnan Oktar'ın 9 Ekim 2010 tarihli röportajından Araf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. Araf Suresi: “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul’e) uyarlar; o, onlara marufu emrediyor, münkeri yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor...” şeytandan Allah’a sığınıyorum “...ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki...” o müşriklerin getirdiği, yalan yanlış garip inançları, garip yasakları, garip engelleri, yanlış engelleri, “...zincirleri indiriyor” kaldırıyor. Ferahlık, özgürlük veriyor. Özgürlük sağlıyor Peygamber (s.a.v.). “Ona inananlar...” Resulullah (s.a.v.)’a inananlar, “...destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler...” yani Kuran’ı izleyenler “işte kurtuluşa erenler bunlardır” diyor Allah.
“De ki: “Ey insanlar, ben Allah'ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisi (Peygamberi)yim. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O'nundur.” Yani adam diyor ki; “benim” diyor. Yok; Allah’ın, yerin ve göğün mülkü Allah’ındır. “O'ndan başka İlah yoktur, O diriltir ve öldürür.” Bak, “O'ndan başka İlah yoktur, O diriltir ve öldürür.” Diyor ki adam; “şu şunu öldürdü.” Allah öldürür, onu sebep eder. Trafik kazasında, yok “kalpten öldü” kalpten ölmez, Allah öldürür; kalbi vesile eder Allah. “Öyleyse Allah'a ve ümmi Peygamber olan elçisine iman edin. O da Allah'a ve O'nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki hidayete ermiş olursunuz.” “Peygambere iman ederseniz hidayete ermiş olursunuz” diyor Allah. “Musa'nın kavminden hakka ileten ve onunla adalet yapan bir topluluk vardır.” Bak bu ayrıca bir sır olarak Kuran’da verilmiş. “Musa'nın kavminden hakka ileten ve onunla adalet yapan bir topluluk vardır.” Kuran’a hayran, Kuran’a tabi Museviler var, gizli. Kuran bak, ona işaret ediyor. “Musa’nın kavminden hakka yönelten...” hakikaten de çok kilit noktalardalar, yani önemli noktalardalar. “...ve onunla adalete davranan bir topluluk vardır.” Kuran’a tam tabi inşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 28 Kasım 2010 tarihli röportajından Araf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. Araf Suresini açmışsın, 157. “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi (haber getirici) olan elçiye uyarlar; o, onlara marufu emrediyor, münkeri yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirlerini indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenle; işte kurtuluşa erenler işte bunlardır.” Şimdi şeytan’dan Allah’a sığınıyorum, ayeti açıklayalım, inşaAllah. “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de geleceği yazılı bulacakları ümmi (haber getirici)” Tevrat’ta ve İncil’de Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in geleceği bildirilmiştir, işaret edilmişti. Asrımıza bakan yönüyle baktığımızda Tevrat’ta ve İncil’de Mehdi (a.s.)’den bahsediliyor mu? Bahsediliyor.
OKTAR BABUNA: Bahsediliyor hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bak yüzün üstünde hüküm var Tevrat’ta, yüzün üzerinde, Mehdi (a.s)’yi tarif eden, Kral Mesih olarak, Moşiyah, Shiloh olarak geçen yüzün üzerinde açıklama var. Ebcedi 2025 tarihini veriyor. Çok şaşırtıcı, maşaAllah. Mehdi (a.s.) ümmi mi?
OKTAR BABUNA: Ümmi hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: O da ümmi, değil mi? Haber getirici mi, Kuran’ın haberini insanlara ileten mi?
OKTAR BABUNA: Haber getirir, evet hocam.
ADNAN OKTAR: Kuran haberini iletiyor insanlara, bütün Müslümanlar haberini iletir, o da iletecek. Müslümanlar ona uyacaklar mı? Uyarlar, değil mi? Mehdi (a.s.) insanlara mağrufu emredecek mi? Münkerden yasaklayacak mı? Münker, haramları belirtecek, helalleri açıklayacak, kötü olanları söyleyecek, iyi olanları söyleyecek. “Temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor.” Kuran’ın hükmünü açıklayacak, şunlar helaldir, şunlar haramdır diye açıklayacak. “Onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indirecek.” Şirk bataklığından insanları çıkaracak. Müşriklerin çıkarttıkları uydurmaları ortadan kaldıracak. Bana vahiy geliyor, deyip uydurma yapılan izahların doğrusunu getirecek. “Ona inananlar, destek olup savunanlar” Mehdi (a.s.)’ye Müslümanlar destek olup, savunacaklar. “Yardım edenler”, yardım edecekler. “Ve onunla birlikte indirilen nuru,” Müslümanlar’ın yanında olan Kuran’ı, “izleyenler olacaklar. İşte kurtuluşa erenler bunlardır” diyor. Bu ayet baştan sona Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e bakıyor, o devire bakıyor. Ben Ahir zamana, şu ana bakan halini açıkladım, şerh ettim, inşaAllah.
“De ki: “Ey insanlar, ben Allah’ın hepinize gönderdiği bir elçisi, (bir Peygamberi)yim.” Sadece İsrailoğulları’na gelmiş mesela Hz. Musa (a.s.). Peygamberimiz (s.a.v.) kime gelmiş açıklıyor: “Ben Allah’ın hepinize gönderdiği bir elçisiyim” bütün dünyaya. Onun için İslam bütün dünyaya hakim olacak, inşaAllah. “Göklerin ve yerin mülkü yalnız O’nundur. O’ndan başka ilah yoktur, O diriltir ve öldürür.” Dirilten Allah, öldüren de Allah. Mesela biri birini öldürdüğünde, öldüren gerçekte Allah’tır, onu vesile eder. “Öyleyse Allah’a ve ümmi Peygamber olan elçisine iman edin. O da Allah’a ve O’nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki, hidayete ermiş olursunuz.” Hidayete ermek için ne gerekiyor? “O da Allah’a ve O’nun sözlerine inanmaktadır. O’na iman edin ki, hidayete ermiş olursunuz.” Kuran’a, Peygamber (s.a.v.)’e iman edeceğiz, inşaAllah. O zaman hidayete ermiş olursunuz, diyor Allah. “Musa’nın kavminden hakka yönelten ve onunla adaletle davranan bir topluluk vardır.” Ben-i İsrail’den, Musa (a.s.)’nın kavminden bir topluluk var, ayrı. Özellikle ne? Hakka yöneltiyorlar “ve onunla, adaletle davranan bir topluluk vardır.” İşte Hıristiyanlar’ın içerisinden de Müslümanlar olacak, Mehdi (a.s.)’ye yardım edenler olacaklar. Fakat Museviler’den de Hz. Mehdi (a.s.)’ye yardım eden kişiler olacaktır.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah hocam.
ADNAN OKTAR: Bak burada ayet çok açık, “Musa’nın kavminden hakka yönelten ve onunla adaletle davranan bir topluluk vardır.” Bak Musevi olduğu için, Yahudi olduğu için düşman oluyor adam. Allah ne diyor: “Musa’nın kavminden” Yahudi insanlar, Yahudi kökenli, İbrani soyundan, yani Ben-i İsrail. “Musa’nın kavminden hakka yönelten ve onunla adaletle davranan bir topluluk vardır.” Diyor. Elan var, şu an var ve olacak, diyor. Her zaman olacak, inşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 6 Mart 2011 tarihli röportajından Araf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. 157’nci ayet, Araf Suresi. Şeytandan Allah’a sığırınım. “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici olan elçiye uyarlar;” ebcedi 2025 tarihini veriyor. İslam’ın dünya hakimiyeti, Hz. Mehdi (a.s.)’ın ve Hz. İsa (a.s.)’ın görevlerine başladıkları tarihi veriyor. Bak, “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları” Peygamberimiz (s.a.v.)’e hitap ediyor ayet; ama ikinci anlamına baktığımızda, Tevrat ve İncil’de Hz. Mehdi (a.s.)’ın geleceği çok detaylı anlatılıyor, çok kapsamlı anlatılıyor. Tevrat’ta yüze yakın hüküm var Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın da ümmi olacağını biliyoruz. “Haber getirici olan elçiye uyarlar.” Hz. Mehdi (a.s.)’a insanların uyması, Hz. İsa (a.s.)’a insanların uyması anlamına geliyor inşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 7 Nisan 2011 tarihli röportajından Araf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. Araf Suresi. “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar.” “Yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi,” Allah’ın bu ayetinin ebcedi 2025 tarihini veriyor. Hz. Mehdi (a.s)’a bakıyor aynı zamanda. Peygamberimiz (s.a.v)’e bakıyor ayet ama işari manası Hz. Mehdi (a.s)’a bakıyor. Bak; “Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar.” Ama 2025 tarihini vermesi, çünkü Hz. Mehdi (a.s) da ümmi olacak. Tevrat ve İncil’de Hz. Mehdi (a.s)’a da işaret var. Peygamberimiz (s.a.v)’e işaret var ama Hz. Mehdi (a.s)’a da işaret var, inşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 13 Mayıs 2011 tarihli röportajından Araf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Araf Suresi 157.ayet, şeytandan Allah’a sığınırım; “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar;” Demek ki, Tevrat diye bir kitap var, İncil diye bir kitap var yani yok hükmünde değil. Cübbeli diyor ki; “Yok öyle bir kitap” diyor. Allah; “Var” diyor. Bak, sahabeler döneminde var. “İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları” ‘yazılı, var’ diyor, Allah. ‘Elan yazılı, var’ diyor. “Ümmi” yani; okuması yazması olmayan “haber getirici”; Resul, “(Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar; o onlara marufu emrediyor” Güzel olan her şey; barış, kardeşlik, sevgi, huzur, iyilik, “münkeri (kötülüğü) yasaklıyor,” adam öldürmek, zulüm, acılar, ızdıraplar yani her türlü zulüm, “temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor” temiz şeyler çok fazla, haram olanlar çok azdır. Domuz eti, şarap, Allah adına kesilmeyen yiyecekler, Peygamberimiz (s.a.v.)’in Kuran ayetleriyle, haram olarak belirttiği, diğer yiyecekler. “murdar şeyleri haram kılıyor.”
Mesela kan, kan da haramdır. “ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor.” Bakın bu çok önemli; “onların ağır yüklerini”, çünkü o devirde müşrikler binbir türlü kanun çıkartmışlar. Sağa döndün haram, sola döndün haram; gülmek yasak, oturmak yasak, konuşmak yasak, her şey yasak. Müşriklerin özellikleriydi o. Cenab-ı Allah ne diyor? “onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor.” Onları saran, yasak zincirleri. Çünkü o devirde, aklına gelen her şey haram. Mesela bir hayvan keseceksin, “hayvanın o kısmı yenmez” diyor. “Sağ bacağını yiyebilirsin, sol bacağını yiyemezsin. Sırtının şu kısmını yiyebilirsin, bu kısmını yiyemezsin.” Aklınıza gelecek yüzlerce konu yasaktı, onları kaldırdı Cenab-ı Allah. “ona inananlar, destek olup savunanlar”, inanıyor ama destek olmak ve savunmak ayrıdır. Hem destek oluyor, destekçi her yerde, onun lehinde konuşuyor, savunuyor. Bir de savunuyor, saldırı olduğunda zarar gelmemesi için, özen gösteriyor, gerekirse canını ortaya koyuyor. “yardım edenler” Parasıyla, imkanıyla, bütün gücüyle yardım edenler. “ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler” yani Kuran’ı hep birlikte, izleyenler, “işte kurtuluşa erenler bunlardır” diyor, Allah.
Şimdi, burada ne görüyoruz? İnsanların rahatı, huzuru, baskıdan kurtulmaları, güzel ahlaklı olmaları, gönüllerinin rahat olması. İnsanlar ne yapıyor? Bol bol yasak çıkarıyorlar, bol bol haramlar çıkarıyorlar. Acı ortamı meydana getiriyorlar, sıkıntı ortamı meydana getiriyorlar, savaş ortamı meydana getiriyorlar, kan meydana getiriyorlar. Allah da, bunları yasaklıyor. “Güzel yaşayın” diyor. Hayret, normalde kan çok zor bir şeydir, acı çok zor bir şeydir. Adam bombalamak; bombanın imal edilmesini bir düşünün, bombanın yapımında, yüzlerce mühendis çalışıyor. Çok zor, karmaşık bir yapısı var ve çok pahalıya mal olan bir şeydir. Onu uçağa yüklüyorlar, uçakla koordinat tespit ediliyor, adamların başına bombayı atıyorlar, çocukların kolu, bacağı kopuyor, ağzı burnu kopuyor.
“Tam isabet” diyor, adamlar avuç avuca, birbirlerine tebrik ettiklerine dair bir selam veriyorlar. “Tam isabet” diyor bak. Sonra da ekranda gösteriyorlar, “bakın, nasıl vurmuşuz, bombanın patlama şeklini görüyor musunuz? Mükemmel çalışıyor cihaz. Bomba da mükemmelmiş, uçak atışı da mükemmel. Gel sana bir de madalya takayım, iyi adam öldürmüşsün sen, ne kadar güzel adam öldürüyorsun sen” diyor. Dizi dizi madalya takıyor ama adam öldürüyor diyor. Bak Afganistan çocukları gösteriyor, gariplerim orada. Sürünüyor çocuklar, yağmur gibi bomba yağıyor başlarına. Adamlar habire Mehdi yok, İsa (a.s) gelmeyecek, İttihat-ı İslam olmayacak, Türk-İslam Birliği olmayacak diye Müslümanların şevkini, heyecanı kırmaya çalışıyorlar.
Sayın Adnan Oktar'ın 18 Şubat 2010 tarihli röportajından Araf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Araf Suresi, şeytandan Allah’a sığınırım; “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar;”ayetin ilk anlamı Peygamberimiz (s.a.v.)’e bakıyor.
Tevrat’ta Mehdi (a.s.)’dan bahsediliyor mu? Yüzün üstünde Tevrat izahı var. Yüzün üzerinde. Acayip detaylı anlatmış Tevrat. Ekonomik krize varıncaya kadar, yedi yıl süreceğine varıncaya kadar hepsini anlatmış. Ahlakı, kişiliği, görünümü, adaleti. İncil’de de Faraklit olarak geçer, Faraklit. Mehdi (a.s.)’ya bakar inşaAllah. Faraklit Pazulu inşaAllah. Bir kere ebcedi 2025 tarihini veriyor. Mehdi (a.s.)’ın en anlı şanlı yıllarıdır 2025 inşaAllah. Ümmi, Mehdi (a.s.) da ümmi, Peygamberimiz (s.a.v.) de ümmiydi. Yani okuma yazması yok. Mehdi (a.s.) da diyor, Arapça’yı pek bilmez diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Vehbi ilme sahip, ledün ilmine sahip ve özel bir ilme sahip. Kimsenin bilmediği bir ilme sahiptir diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Bakın, “onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor.” Peygamberimiz (s.a.v.) bu güzel görevi yapmıştır. Mehdi (a.s.) ne yapacak? Müminlerin üzerindeki ağır yükleri alacak. Bu baskıları, iddia edilen Ergenekon örgütünün zulmünü, sevgisizliği, acımasızlığı, ekonomik krizi, fitneyi, fücuru, insanın canını yakan korkuyu, tehdidi, hepsini kaldıracak. Üzerlerindeki zincirleri indiriyor, insanlara hürriyet verecek diyor. Tam bir demokrasi.
“Ona inananlar” Peygamberimiz (s.a.v.)’e inananlar, aynı zamanda bir işareti de Mehdi (a.s.)'a inananlar. “destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru” Allah’ın kitabını “izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır” diyor Allah. İnşaAllah.
159. ayette, “Musa'nın kavminden hakka yönelten ve onunla adaletle davranan bir topluluk vardır.” Ben böyle bir topluluğu biliyorum. Musevi, Musevilerden oluşuyor ve halim Musevilerden oluşuyor. Kuran’a hayranlar. Peygamberimiz (s.a.v.)’e hayranlar. Biz Musevi’yiz fakat diyorlar, Kuran’ın hükümlerine muhabbet duyuyoruz diyorlar. Bağlıyız Hz. Musa (a.s.)’ya, Musa (a.s.)’yı Peygamberimiz biliyoruz diyorlar. Ama Resulullah (s.a.v.)’in hak Peygamber olduğuna iman ediyoruz diyorlar. Bak ayette ne diyor, “Musa'nın kavminden hakka yönelten ve onunla adaletle davranan bir topluluk vardır.” Bu topluluk adaletle ilgilenen bir topluluk. Demek ki Musevi hakimlerden oluşuyor. Dindar hakimlerden, bunu anlıyoruz. Tevrat’a göre hüküm veren hakimler, onlar olduğu anlaşılıyor inşaAllah.
Sayın Adnan Oktar’ın 11 Ağustos 2013 tarihli sohbetinden Araf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım, Araf Suresi; “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi” yani Arapça bilmeyen, Kuran okumayı bilmeyen, “haber getirici (Nebi)” arapça okuma yazma bilmeyen, ümmi onun için denir, “Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar.” Ebcedi, 2025 tarihini veriyor, maşaAllah. Tabii ki ayet doğrudan Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e hitap ediyor, fakat Hz. Mehdi (a.s)’a alenen işaret ediyor. Çünkü Tevrat ve İncil’de Hz. Mehdi (a.s)’dan açık açık bahsediliyor. Alenen bahsediliyor ve Hz. Mehdi (a.s)’da ümmi biliyorsunuz. Arapça okuma yazması yok. Hadiste öyle geçiyor.
Sayın Adnan Oktar’ın 15 Mayıs 2014 tarihli sohbetinden Araf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: A’raf Suresi: “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar;” Diyorlar ki adamlar; “Tevrat’a ve İncil’e bakmayız biz, muhatap da olmayız. Bizim için böyle bir kitap yok” diyorlar, muhatap olmayız. Allah peki burada ne diyor? “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar;” Yazılı orada, var diyor. Demek ki Kuran’a uyan kısımları Tevrat’ın ve İncil’in geçerli ve o delil olarak kullanılıyor. Kuran’da Allah onu delil olarak göstermiş. Ebcedi de 2025 tarihini veriyor, maşaAllah. “Yanlarındaki Tevrat ve İncil’de,” Hem Tevrat’ta hem İncil’de. “geleceğini yazılı bulacakları ümmi,” Yani Arapça okuma yazması olmayan. “Haber getirici” Yani Kuran’ı anlatan, Kuran’ı bildiren. “elçiye (Resul) uyarlar; o, onlara marufu (iyiliği) emrediyor,” Yani Allah’ın emrini bildiriyor, maruf, güzel, düzgün olan. “..münkeri” Yanlış olanı. “(kötülüğü) yasaklıyor,” Bunu Allah haram kıldı yapmayın diyor. “..temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor..” İşte domuz eti, kan. Ama temiz olan her şeyi de helal kılıyor.
Allah’ın bildirmesiyle, kendi aklına göre yapmıyor Peygamber (s.a.v.) “..ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor.” Demek ki insanlara hep yobazlar ağır yükler getirmişler. Zincirlerle onları bağlamışlar, O ağır yükün altında insanlar ezilmiş. Beyni, ruhu, aklı dağılmış. Normal düşünemez hale gelmiş, normal anlayamaz hale gelmiş. Yani beyin fonksiyonları bozulmuş. Bak ne diyor Cenab-ı Allah? “Onların ağır yükleri..” Hem de herhangi bir yük değil, ağır bir yük. Bağnazlığın, yobazlığın yükü çok ağırdır mahveder insanı. Toplumu mahveder, insanları mahveder, ülkeler yıkılır. “Üzerlerindeki zincirleri indiriyor.” Bir tane iki tane değil, bak zincirler. Ağzına sarmış, koluna sarmış, yüzüne sarmış, her yerinde zincirler. Yaşamayacak hale getirmiş.
“Onları indiriyor.” Söküp çıkarıyor. Dini tahfif ediyor, rahatlatıyor, dini zor olmaktan çıkarıyor. “Ona inananlar, destek olup savunanlar,” Bak hem inanıyor ayrıca destek oluyor. Sırf inanıyorum demiyor. Bir de dışarıda da onu savunuyor. Onun lehinde konuşmalar yapıyor, savunuyor. “..yardım edenler” Yani her yönden destekte bulunuyor, her yönden. “ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler;” Yani Kuran’a tam uyanlar, o nurun, Kuran’ın yolunda gidenler, “işte kurtuluşa erenler bunlardır.” (Araf Suresi / 157) Diyor Allah, inşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 14 Haziran 2015 tarihli röportajından Araf Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: “Tevrat’tan bize ne?” Bu nasıl bir laf? Allah Kuran’da, Tevrat’a gönderme yapıyor “Tevrat’a bakın, orada yazıyor” diyor. Sen de diyorsun ki; “Tevrat’tan bana ne.” Bu küfür olur. Olur mu? Tevrat’ın muharref kısmıyla sen muhatap olmazsın. Hatta Peygamberimiz (s.a.v) zamanında diyor sahabeler; “Tevrat okuyalım mı?” diyorlar. ‘Okuyun. Kuran’dan okuyun, biraz da Tevrat’tan da okuyun’ diyor. ‘Kuran’dan da okuyun, Tevrat’tan da okuyun’ diyor. Ama Kuran ile okursan Tevrat’ın tahrif edilmiş yerlerini görebilirsin. Onun için öyle diyor Peygamberimiz (s.a.v). Kuran’ı okursan, anlarsın tahrif edilmiş yerini.
BÜLENT SEZGİN: Allah şöyle buyuruyor; “Onlar ki yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı bulacakları, ümmi haber getirici olan elçiye uyarlar.”
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Ümmi; okuma yazması olmayan. Orada da bir işaret var tabi. Çok yanlış biliyorlar ya. Bak Kur'an'da ayet açıkça, bakın diyor Tevrat'ta bu konu geçiyor diyor Allah.