Sayın Adnan Oktar'ın 18 Mayıs 2010 tarihli röportajından Enfal Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah'a sığınırım. “Eğer sana ihanet etmek isterlerse, onlar daha önce de Allah'a ihanet etmişlerdi”. Yani Allah'a karşı bir tavır göstermişlerdi. Kur'an'a karşı bir tavır göstermişlerdi. Şeytandan Allah'a sığınıyorum. Şeytandan Allah'a sığınıyorum derken, yani insanlara hatırlatmak için söylüyorum bunu. Kendim de düşünerek bunu yapabilirim ama hatırlatmak önemlidir, onun için söylüyorum. “Böylece o da bozguna”, yani o da derken Allah, “böylece o da Allah bozguna uğramaları için sana imkan vermişti”. Mesela bak dün bozguna uğrattı bizim çocuklar. Allah'a imkan vermese bozguna uğratabilir miyiz?
Önce bir Habertürk'te bir sistem olması lazım. Bunun geniş izleyici alanı olması gerekiyor. Önemli bir program olması lazım. Tanıtılması lazım. Bizim çocukların oraya gitmesi gerekiyor. Ve donanımlı bir bilgi vermesi lazım Allah'ın. Yani bize eğer paleontoloji bilimi olmasa biz hangi fosili oraya götürürüz? Daha değişik bilim dallarında detaylı bilgiler elimizde olmasa hangi bilgiyi sunacaktık? Değil mi? Bütün sunduğumuz bilgiler hep bilimin bize verdiği veriler ve onlarla yerle bir ettik. Dolayısıyla bakın Allah ne diyor? “Bozguna uğramalar için sana imkan vermişti Allah”, diyor.
“Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda gayret edenler ve onları barındıranlar ve yardım edenler, işte gerçek mümin olanlar bunlardır. Onlar için bağışlanma ve üstün bir rızık vardır”. Bakın müminler nasıl olması gerektiğini Allah söylüyor. Bir kere iman edecek. Gerekirse Allah için hicret edecek. Yani evinde bırakır, Müslümanların yanına gider. Eğer dinini yaşatmıyorlarsa, İslam'ı, Kur'an'ı yaşatmıyorlarsa, haysiyetine, şerefine yönelik bir saldırı varsa hicret eder. Yani başka Müslümanların yanına gider.
“Allah yolunda gayret edenler ve Müslümanları barındıranlar”, Müslüman hicret ettiğinde onu koruma, kollamakla mükelleftir Müslüman. “Ve yardım edenler”, yani her yönünde manevi de yardım, maddi de yardım, yardım edenler. “İşte gerçek mümin olanlar bunlardır”. Hicret edip geldiyse bir Müslüman, ona her türlü yardımı yapmaktan Müslüman mükelleftir, farzdır. Allah bunu anlatıyor. Bak “gerçek mümin olanlar bunlardır. Onlar için bir bağışlanma ve üstün bir rızık vardır”. Hem bağışlayacağım diyor Allah, hem de ekonomik yönden rahatlatacağım diyor. Üstün bir rızık budur yani. Daha güzel yiyecekler, daha iyi bir ortam sağlayacağım diyor Allah.
“İnkar edenler birbirlerinin velileridir”. Yani Darwinistler, materyalistler, şunlar bunlar birbirlerini korurlar diyor Allah. Birbirlerine destek olurlar. Birbirlerine dost olurlar. Birbirlerine organize bir yapılanma içindedirler diyor. “Eğer siz bunu yapmazsanız”, eğer siz Müslümanlar birbirinize destek olmazsanız; mezheplerle, cemaatlere ayrılıp birbirinize düşman olursanız, birbirinizle mücadele ederseniz, “yeryüzünde bir fitne”, her yerde ezilirsiniz. Perişan olursunuz diyor Allah. Bölünürsünüz. Canınız yanar. Değil mi? Evet sürünme tarzında perişanlık yaşarsınız diyor.
“Ve büyük bir bozgunculuk fesat olur”, diyor. Bozguna uğrarsınız diyor Allah. Ve şu an yerle bir görüyorsunuz İslam alemi. Ve Mehdi'yi bekliyorlar. Toparlanmayı ve birlik olmayı bekliyorlar. Çünkü bakın, inkar edenler birbirini desteklediği gibi birbirini desteklemiyorlar. Ne yapıyorlar? Bilakis birbirine muhalif bir tavır içindeler ve Allah'ın rahmetine ümidi kesmiş bir tavır içindeler. Mesela biz diyoruz ki, Bediüzzaman'da söylüyor, Kur'an'ın emri çok açık ayettir. İttihat-ı İslam en büyük farzdır diyoruz. Allah'ın en büyük emridir. Bediüzzaman bunu açıkça belirtmiş ve Kur'an'da da bunu görüyoruz. Yok diyorlar biz yeterli bu diyoruz. Namazımızı kılıyoruz. Orucumuzu tutuyoruz. E kardeşim sürünüyorsun, perişansın anlamıyor musun? Allah'ın emrini yapsana. Ama biz tabi anlatmaya devam edeceğiz. Yani bu bozgunun nedenini, bu acının nedenini Allah bak ayette çok net açıklıyor.
Sayın Adnan Oktar'ın 19 Mayıs 2012 tarihli röportajından Enfal Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Ya Allah, Bismillah! Şeytandan Allah’a sığınırım.
Enfal Suresi, 72; “Gerçek şu ki, iman edenler, hicret edenler,” yani ailesinin yanından ayrılıyor, Müslümanların yanına geliyor, “ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler,” kendini Allah’a hibe ediyor, malını da Allah’a hibe ediyor, “ile (hicret edenleri) barındıranlar,” ailesinin yanından çıkıp geliyor, kardeşini barındırıyor, kendi evine alıyor, “ve yardım edenler,” maddi destek sağlıyor, “işte birbirlerinin velisi olanlar bunlardır. İman edip hicret etmeyenler, onlar hicret edinceye kadar, sizin onlara hiç bir şeyle velayetiniz yoktur.” Eğer Müslümanları tercih etmiyorsa, küfürle beraber olmaya karar verdiyse hiçbir velayetiniz yoktur” diyor Cenab-ı Allah. Yani “hukukunuz olmaz onlarla” diyor Cenab-ı Allah. “Ama din konusunda sizden yardım isterlerse,” yani bir eğitim, bir bilgi, “yardım üzerinizde bir yükümlülüktür.” Yani “bilgi istiyorsa verebilirsiniz” diyor Allah. “Ancak, sizlerle onlar arasında anlaşma bulunan bir topluluğun aleyhinde değil.” Mesela münafıklık yapıyor, onlarla birleşiyor, Müslümanların başını belaya sokmaya çalışıyor. “Onda olmaz” diyor Cenab-ı Allah. Yani başkasının aleyhinde, saldırıda Müslümanları kullanıyorsa olmaz. “Allah, yaptıklarınızı görendir.”
73; “İnkar edenler birbirlerinin velileridir.” Ne kadar dinsiz, imansız, komünist, Darwinist, materyalist varsa, hepsi birbirlerini destekliyorlar. “Eğer siz bunu yapmazsanız,” birbirinize destek olmazsanız, birlikte hareket etmezseniz; mezheplere, cemaatlere, gruplara ayrılırsanız; “kaşı şöyle, gözü böyle,” “benim görüşüm böyle, senin görüşün şöyle” diye birbirinizle uğraşırsanız, didişirseniz; internet sayfalarında, orada burada birbirinize olumsuz sözler söyleyerek düşmanca dostluk dışı, kardeşlik dışı çirkin tavırlar içinde bulunursanız, “yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur” diyor Allah. “Mahvolursunuz” diyor.
74; “İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler, işte gerçek mü'min olanlar bunlardır.” Bak, “gerçek mümin,” ‘mümin’ demiyor Allah, ‘gerçek mümin’. “Onlar için bir bağışlanma ve üstün bir rızık vardır” diyor. Haydi bakalım, şimdi gidiyoruz, inşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 5 Temmuz 2013 tarihli sohbetinden Enfal Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Bak Cenab-ı Allah diyor ki ayette, Enfal Suresi, 63'te, şeytandan Allah'a sığınırım. “Ve onların kalplerini uzlaştırdı”. Önce kalplerinin uzlaşmasından bahsediyor Allah. Kalplerde sevgi olmalı, uzlaşma. Anlaşıyorsun yani, aynı görüşte. “Sen yeryüzündekilerin tümünü harcasaydın”, istediğin kadar para ver diyor Cenab-ı Allah. İstediğin kadar ekonomik, zenginlik meydana getir. “Bile onların kalplerini uzlaştıramazdı”. Yani kalp uzlaşması zenginlikten olmuyor, parayla olmuyor. Diyorlar yani ekonomi düzelse bir şey yok. O kurtarmıyor. “Ama Allah aralarını bulup onları uzlaştırdı”. Bütün güç Allah'ın elinde. Demek ki müminler samimi olursa Allah rahatça bu imkanı sağlıyor.
“Çünkü o üstüme güçlü olandır. Hüküm ve hükme sahibidir. Ey peygamber”, diyor Cenab-ı Allah “sana”, bak sana, peygamberimiz bizzat kendine, “ve seni izleyen müminlere”. Kimler? Bizler. Bütün dünya Müslümanları. “Allah yeter”, diyor Allah. Yani falancanın gücü, falancanın desteği falan bunlara hiç Cenab-ı Allah'a ihtiyaç yok. “Ey peygamber Müminleri mücadeleye karşı hazırlayıp teşvik et”. Hazırlamak nasıl oluyor? Darwinizm ve materyalizme karşı eğitim vereceksin. Ayrıca orada dikkat çekilen ne var? Teşvik et diyor Cenab-ı Allah. Her türlü imkanı kullanarak Müslümanları teşvik etmek. Hem bizzat gayret edip hem teşvik etmek. Bak, “eğer içinizi sabreden 20 kişi bulunursa 200 kişiyi mağlup edebilir”. Kalabalıkla alakası yok diyor Cenab-ı Allah. Kalite çok önemlidir diyor.
“Ve eğer içinizden 100 kişi bulunursa inanmayanlardan binini yener. Çünkü onlar gerçeği kavramayan bir topluluktur”, diyor Allah. Gerçeği kavrayamıyor. Maddenin Allah gibi olduğuna inanıyor. Maddeye Allahlık vasıf veriyor. Maddenin her şeyi yaratacağına, her şeye kadir olduğuna ve hatta ruhu bile yaratacağına inanıyor. Her şeyi yaratır madde diyor. Şuursuz madde, atomlar.
“İnkar edenler birbirlerinin velileridir”, diyor Allah Enfal Suresi 73'te. Yani inanmayan insanlar birbirlerine yardım ederler. Hakikaten bakıyorsun, Türkiye'deki inkar edenlerle Mısır'daki inkar edenler aynı kafada oluyor. Her şey bir ittifak halinde. Bak “inkar edenler birbirlerini velileridir”, birbirlerini korurlar, kollarlar. Birbirlerine haberleşirler. Birbirlerine yardımlaşırlar. Taktik alışverişinde bulunurlar. Moral yönden birbirlerini desteklerler. Her yönde ittifak halindedirler diyor Allah'ın.
“Eğer siz bunu yapmazsanız”, ki İslam alemi Müslümanlar birbirini desteklemiyor bilakis. “Birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız, yeryüzünde bir fitne”, işte oluşan olay bu. Bak, “yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk”, fesat olur diyor Allah. Bak fesat meydana geldi işte. Bozgunculuk da oldu. Müslümanlar birbirini sevmediğinde birbirini koruyup kollamadığında bu oluyor? Müslümanların birbirini sevmesi için Kur'an'a uymaları gerekiyor.
Adam bağnazlığı ortaya koyuyor Kur'an'a karşı. Yani Peygamberimiz adına yalan ortaya koyuyor. Mesela kadına yarım diyor. E sen kadına yarım deyince sevgi kalır mı? Yarım insan diyorsun sen. Anormal bir varlık diyorsun. Bağnazların elinden din alınırsa, din aydın aklı başında, samimi, ilerici, aşkla, muhabbetle hareket eden güzel insanların eline geçerse ki zaten o aşamada dünya kurtulur. Bağnazların elinden dinin bir an önce alınması lazım. İnsanlar din deyince bağnazların elinde zannediyorlar. Bağnazlar dini gasp etmiş. Din iyi insanlarındır. Bağnazların değildir. Bağnazlar dini kullanıyorlar.
Müminlere Kuran'da bildirilen en önemli sırlardan birinde, aralarında çekişmemeleri gerektiği, aksi takdirde güçlerinin azalacağı, birliklerinin bozulacağı ve yılgınlaşacakları haber verilir. Bu ayet şöyledir:
Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir. (Enfal Suresi, 46)
Kuran'a uygun olan, alçakgönüllü, hiçbir konuda hırsı olmayan, ara düzelten, çözümcü ve kolaylık getiren bir ahlaktır. Bunun aksi olduğunda, insanlar arasında çekişmeler, ihtilaflar olacaktır. Her insan elbette ki farklı düşüncelere sahip olabilir. Örneğin bir konunun çözümü için 20 insan 20 farklı fikir önerebilir. Bunların her biri kendi içinde haklı, doğru veya tutarlı olabilir. Ancak, herkes kendi isteğinin olması için ısrar ettiğinde kargaşa ve ihtilaf çıkacağı açıktır. Bu durumda bu 20 kişi birlik olacağı yerde, kendi fikrini kabul ettirmek için, kardeşleriyle çekişmeye girişecek ve asıl yapılması gereken hayırlar aksayacaktır. Dolayısıyla bu 20 kişinin tüm gücü gidecek, aralarındaki birlik ve kardeşlik bozulacaktır.
Oysa müminler değil birbirleriyle çekişmek, birbirlerine karşı son derece fedakar olmalı, birbirlerini çok sevmeli, çok güçlü bir dayanışma ve yardımlaşma içinde olmalıdırlar. Özellikle zorluk zamanlarında, her zamankinden çok Allah'ı zikretmeli, birbirlerine karşı her zamankinden daha çok anlayışlı ve kolaylaştırıcı olmalıdırlar. Çekişmek nasıl güç alırsa, birlik ve beraberlik de aksine müminlere güç verir. Allah, bir başka ayetinde müminler dost ve yardımcı olmazlarsa, dünyanın fitne ve bozgunculuk içinde olacağını ayrı bir sır olarak vermiştir:
“İnkar edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.” (Enfal Suresi, 73)
Bunların her biri Allah'ın bir sır olarak bildirdiği ve Müslümanlara yüklediği sorumluluklardır. Hiçbir Müslüman, bir diğer kardeşiyle arasındaki çekişme için “bundan ne olur?” dememelidir. Çünkü Allah'ın bildirdiğine göre bu, Müslümanların güçten düşmesi demektir ve bunun Müslüman üzerinde sorumluluğu olur. Müslümanlar birbirlerinin yanlışlarını, hatalarını, kusurlarını araştırmamalı, birbirlerine örtü görevi görerek, şefkat ve merhametle birbirlerini tamamlamalıdırlar. Bunun neticesinde tüm güçlerini Allah'ın dinini, Kuran ahlakını insanların arasında yaygınlaştıracak, insanlara Allah'ın varlığının delillerini anlatacak ilmi çalışmalara verebilir ve tüm insanlığa büyük hizmette bulunabilirler. Ancak unutmamak gerekir ki, herkes hizmeti, asıl olarak kendi ahiretini kazanmak, Allah'ın azabından korunmak için yapar.
Sayın Adnan Oktar'ın 20 Ocak 2011 tarihli röportajından ahirette sorulması muhtemel Kuran ayetleri ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Mesela bakın, Al-i İmran Suresi, 103’te Cenab-ı Allah, şeytandan Allah’a sığınırım; “Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın.” Bana diyor ki arkadaş; “Ahir zamanda Mehdiyet’i anlatıyorsunuz, İslam’ı anlatıyorsunuz bize ahirette soracaklar mı?” diyor. Ona ahirette sorulacak soruları söylüyorum. Al-i İmran Suresi 103, “Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın”. Adam oraya sallanarak gelecek, diyecek “Ben dağıldım ve Allah’ın ipine de sımsıkı sarılmadım” diyecek. Bu nedir? Bu bölünmüşlük işte, ayrılma. Anti-Mehdi hareket demektir. Bunun cevabını vereceksin. Veremezsen ne yapacaksın?
Al-i İmran Suresi 104, “Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.” Bu topluluk nedir? Hz. Mehdi (a.s) grubudur, Mehdiyet’tir. Böyle bir topluluğa yardım ettin mi sen? Allah bunu sorduğunda ne diyeceksin? Bak, diyor ki; “Hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun.” “Bu topluluk beni ilgilendirmedi” dersen sen, ne olacak durumun ahirette? Al-i İmran Suresi, 105; “Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, parçalanıp ayrılan ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın.” Sen parçalanmışsın, ayrılmışsın; mezheplere, tarikatlara, tarikatlar içinde yine gruplara, gruplar içinde yine gruplara ayrılmışsın ve Müslümanlara yönelik nefret dolu ifadelerin var. Ağzına hiç sevgiyi almazsın, şefkati almazsın; dostluğu, kardeşliği almazsın; birlik, bütünlüğü almazsın. Böyle tiplere dikkat edin, hayatlarında sevgiden bahsetmezler. Bakın yazılarına, açın internetten, oradan buradan, gazetelere de bakabilirsiniz. Mesela 500 tane yazısı çıktıysa bir bakın, hangi yazısında sevgiden bahsetmiş, hangi yazısında şefkatten, merhametten, dostluktan, kardeşlikten, birlikten, beraberlikten, İttihad-ı İslam’dan, Türk-İslam Birliği’nden, İslam ahlakının dünya hakimiyetinden bahsetmiş. Bol bol dedikodu, laf sokma, ona buna iftira atsın, buğz etsin, tekvir etsin. Böyle şeyler olursa ahirette bunun hükmünün ne olacağını kendisi görür ahirette, inşaAllah.
Enfal Suresi, 39; bakın Cenab-ı Allah diyor ki, şeytandan Allah’a sığınırım; “Fitne kalmayıncaya ve dinin hepsi Allah'ın oluncaya kadar onlarla mücadele edin.” Bu Mehdiyet değil mi? Bak, “Fitne kalmayıncaya kadar”; fitne ne demek? İslam’ın, Kuran’ın ulaşmadığı, İslam ahlakının yaşanmadığı her yer fitnedir. Sevginin, merhametin, şefkatin olmadığı; terörün, anarşinin olduğu her yer fitnedir. “Ve dinin hepsi Allah’ın oluncaya kadar,” din her yönden dünyaya hakim oluncaya kadar onlarla mücadele edin” diyor. Sen yapıyor musun bunu? Yok. Bu ayet neyi anlatıyor? Mehdiyet’i anlatıyor. Sen diyorsun ki, “Mehdiyet’ten nerede bahsediyor?” İşte burada bahsediyor. O illa istiyor ki, falanca kişi Mehdi’dir diye Kuran’da yazsın istiyor. Böyle yazmaz. İslam aleminin lideri olan kişiye biz Mehdi (a.s) diyoruz. Ve o topluluğa, İslam’ı dünyaya hakim eden, vesile olan topluluğa Mehdiyet grubu diyoruz, Mehdi topluluğu diyoruz.
Şura Suresi, 13; “Dini (İslam’ı) dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin.” Mezheplere, cemaatlere, gruplara ayrılıp birbirinizle uğraşmayın. Birbirinizi tekfir etmeyin. Birbirinizle mücadele etmeyin. Birbirinizi sevin, dost olun. Yemeğinize gidin. İftarlara gidin. Kardeş olun, birbirinizin evine gidin, komşuluk edin, sohbet edin. Birbirinizi koruyup, kollayın. İyi günde, zor günde birbirinize destek olun. Ayetin anlamı bu.
Şura Suresi, 14; şeytandan Allah’a sığınırım, “Onlar, kendilerine ilim geldikten sonra,” yani Kuran’ın bilgisi, İttihad-ı İslam’ın önemi, Türk-İslam Birliği ile ilgili bütün bilgiler geldikten sonra, “yalnızca aralarındaki 'tecavüz ve haksızlık' dolayısıyla ayrılığa düştüler.” Enaniyet, gurur ve kibirden ayrılığa düşüyorlar. Allah bunu telin ediyor işte, Kuran’da. Bunun hesabını verecekler ahirette, bu ayetlerin.
Zümer Suresi, 43; “Çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider.” Alevi, Sünni, Bektaşi, Vahhabi; birbirinize yönelip düşmanca bakış açınız olmasın. Birbirinizden nefret etmeyin. “Çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider.” Şimdi çözülüp yılgınlaşmadılar mı? Çözülüp yılgınlaştılar. Güçleri gitmedi mi? Gitti. Bak, “Amerika’dan çekiniyoruz” diyorlar, “İsrail’den çekiniyoruz” diyorlar. Türk-İslam Birliği’ne yanaşmayan bayağı bir insan var. Bu ayetin hükmü ahirette sorulacak, inşaAllah.
Enfal Suresi, 73; “İnkâr edenler birbirlerinin velileridir”. Deccaliyet, deccal orduları birbirilerinin velileridir. “Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız),” birbirinizi desteklemezseniz,”yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat),” anarşi ve terör,”olur” diyor Allah. Sen bunu yapıyor musun? Yapmıyorsun. Yapana destek oluyor musun? Olmuyorsun.Bu ayetin de hesabını vereceksin, inşaAllah.
Şura Suresi, 39; “Ve haklarına tecavüz edildiği zaman,” Afganistan’a, Irak’a, Moro’ya, Çad’a saldırıldığında; küfür, tuğyan, dalalet Müslümanın ırzına, namusuna, dinine, imanına saldırdığı zaman, “birlik olup karşı koyanlardır” diyor. Sen birlik olup savundun mu? Olmadın. Birlik olmak için gayret ettin mi? Etmedin. İşte bu birlik olması için yapılan gayrete Mehdiyet diyoruz biz, Mehdilik hareketi deniyor, inşaAllah. Birlik olup karşı koyuyorsan başında bir lider olur. Topluca karşılık verirsen ilimle, bilgiyle, akılla, sevgiyle, bunun adına biz Mehdiyet diyoruz.
Saff Suresi, 4; “Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi,” binalar var ya, birbirine yapışık binalar,”saf bağlayarak mücadele edenleri Allah sever” diyor. Sen bunu yapıyor musun? Yok. Sen internet sayfalarından, oradan buradan, kudurmuş gibi Müslümanlara saldıracaksın, iftira atacaksın, hakaret edeceksin, tekfir edeceksin, İttihad-ı İslam’a karşı olacaksın, Türk-İslam Birliği’ne karşı olacaksın, Mehdiyet’e karşı olacaksın. Sonra da kendini doğru yolda zannediyorsun. Kuran’ın bu hükmüne giriyorsun. Ahirette bu hükmü açıklamak durumunda kalacaksın. Tabii açıklayabilirsen.
En’am Suresi, 159; “Gerçek şu ki, dinlerini parça parça edip kendileri de gruplaşanlar, sen hiçbir şeyde onlardan değilsin. Onların işi ancak Allah'adır. Sonra O, işlemekte olduklarını kendilerine haber verecektir.” Bak, “Gerçek şu ki, dinlerini parça parça edip,” adam parça parça etmemiş mi dinini? Kendileri de gruplaşmamış mı? “Kendileri de gruplaşanlar” diyor. “Sen hiçbir şeyde onlardan değilsin.” İşte burada Mehdi (a.s)’a hitap var. Mehdi (a.s) çünkü gruplaşmayı ve dinin parça parça olmasını kabul etmiyor. Mehdi cemaati ve Mehdi (a.s) kabul etmez. Biz de kabul etmiyoruz Mehdiyet grubu olarak, çünkü biz de Mehdi (a.s) talebesiyiz. Ben de Mehdi (a.s) talebesiyim ve kabul etmiyorum. Tabii şu an zaruri olarak mezhepler var. Ama Mehdi (a.s.) çıktığında mezhepler kalkıyor, gruplar kalkar. Cemaatler, tarikatlar olmaz. Bütün Müslümanlar, hepsi ittifak halinde olacaklar. Bütün Türklük alemi, bütün İslam alemi bir bütün; blok, bütün olacak, inşaAllah.
Al-i İmran Suresi, 104. O kadar çok ayet var ki; “Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.” İşte bu Mehdi cemaatidir, inşaAllah.
“Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: “Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar” mesela Afganistan, Irak, “Bize Katı’ndan bir veli (koruyucu sahip) gönder, bize Katı’ndan bir yardım eden yolla.”“ Bu nedir? Mehdi (a.s.), Mehdi (a.s.) beklentisi işte, Kuran’da açık açık geçiyor. “Katı’ndan bir veli” nedir? Koruyucu, sahip; ‘Sahib-i Zaman’ değil mi Mehdi (a.s)’ın lakabı? “...gönder. Bize Katı’ndan bir yardım eden yolla.” Nedir bu, Müslümanların lider istemesinin sebebi? İşte Mehdi (a.s)’ı beklemeleri. “…diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına niye mücadele etmiyorsunuz?” diyor Allah; Nisa Suresi, 75’te.
Nisa Suresi, 76; “İman edenler Allah yolunda mücadele ederler; inkar edenler ise tağut yolunda mücadele ederler. Öyleyse şeytanın” deccalin “dostlarıyla mücadele edin. Hiç şüphesiz, şeytanın,” deccaliyetin, “hileli-düzeni pek zayıftır” diyor Allah. Darwinizm, materyalizm gibi pek zayıf, vurdun mu gidiyorlar.
Nisa Suresi, 84; “Artık sen Allah yolunda mücadele et, kendinden başkasıyla yükümlü tutulmayacaksın. Mü'minleri hazırlayıp-teşvik et.” Ben ne yapıyorum? Müminleri hazırlayıp teşvik ediyorum. İttihad-ı İslam’a, Türk-İslam Birliği’ne. Demek ki bu Allah’ın hükmü. “Mü'minleri hazırlayıp-teşvik et. Umulur ki Allah, küfredenlerin,” materyalist, Darwinist, ateist düşüncenin, “ağır-baskılarını,” televizyonlardan, radyolarda, internetten yaptıkları; müşriklerin, münafıkların, yobazların,”ağır-baskılarını geri püskürtür. Allah, 'kahredici baskısıyla' daha zorlu, acı sonuçlandırmasıyla da daha zorludur.” Yani Mehdiyet’i yenmenin imkanı olmadığını söylüyor Allah.
(Sayın Adnan Oktar'ın 23 Nisan 2011 A9 TV, Aksu TV ve Gaziantep Olay TV'deki Canlı Sohbetinden)
ADNAN OKTAR: Cenab-ı Allah Enfal Suresi 73. ayette diyor ki, şeytandan Allah'a sığınırım: “İnkar edenler birbirlerinin velileridir”, organize hareket ederler, dünya çapında birbirlerini koruyup kollarlar. Mesela Darwinist, materyalist olan insanlar. Fransa'da da olsa, İngiltere'de de olsa Türkiye'de de olsa, başka yerlerde de olsa çok özenle birbirlerini destekliyorlar. Dünya çapında bir ittifak oluyor. Mesela Libya'ya karşı harekette bakıyorsun, tam bir ittifak oluyor. Başka İslam Ülkelerine yönelik harekette basınıyla, radyosuyla, televizyonuyla, her şeyiyle, üniversiteleriyle tarifi mümkün olmayan, sanki böyle bir hükümetmiş gibi bir yönetimin bunları yönettiğini görüyoruz. Ne diyor Cenab-ı Allah? Şeytandan Allah'a sığınırım.
“İnkar edenler birbirlerinin velileridir”. Bütün dünya çapında birbirlerini korurlar, organize hareket ederler. Bir yerden olan bir olaydan hepsinin haberi olur, birine bir zarar geldiğinde hepsi birlikte onu kurtarmaya çalışırlar ve kurtarırlar kendi imkanlarıyla. Kendi düşüncelerine zıt bir düşünce olduğunda da, mesela anti-Darwinist bir hareket olduğunda da dünya çapında hepsi ittifak ederler. Nitekim bizim faaliyetimizde bütün dünyada Darwinistler ayağa kalktılar bu Yaratılış Atlası'ndan sonra. Yeni Gine Bissau'dan tut, Kamboçya'dan çık. Rusya'dan Amerika'dan çık. Akıl almaz bir ittifak ağının olduğunu, akıl almaz organize bir yapılanma olduğunu binlerce yazıdan makaleden gördük. Nitekim Avrupa Birliği toplantısında da kadın çıkardı Atlası gösterdi, mücadele edilmesi gerekiyor dedi, değil mi?
ALTUĞ BERKER: Evet Hocam.
ADNAN OKTAR: “İnkar edenler birbirlerinin velileridir”, birbirlerini desteklerler korur-kollarlar, birbirlerine yardımcı olurlar. “Eğer siz bunu (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yapmazsanız”, birbirinizi dünya çapında koruyup kollamaz ve desteklemezseniz, yek vücut hareket etmezseniz, kardeşçe hareket etmezseniz, dost olmazsanız, İttihad-ı İslam'ı oluşturmazsanız, Türk-İslam Birliği'ni oluşturmazsanız “bütün yeryüzünde, dünyada bir fitne meydana getiririm” diyor, Allah. Yani “muazzam acı çekersiniz. Fitne ve arkasından da büyük bir bozgunculuk, fesat olur. Bozguna uğrarsınız, sizi bozguna uğratırım. İşgale uğrarsınız, fakirliği üstünüze salarım, birbirinize düşersiniz, yılgınlaşırsınız, perişan olursunuz. Sizin hepinizi yener ve perişan ederim. Canınızı yakarım. Küfre, dalalete, ateistlere, Darwinistlere, materyalistlere sizi ezdiririm ve mağlup olursunuz, kaybedersiniz” diyor.
74. ayette: “İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda gayret edenler (çaba harcayanlar), onları barındıranlar ve yardım edenler, işte gerçek Mü'min olanlar bunlardır”. Müminler ne yapıyormuş? Hicret edip gelen bir Müslümana yardım alıyor, nereden? Afrika'dan da gelse yardımcı oluyor. Tek bir topluluk olarak kabul ediyor Allah Müslümanları. Bir tane. “İman edecekler, hicret ediyorlar Allah yolunda bir yerden bir yere gidiyorlar. Allah yolunda gayret ediyorlar, Müslümanları barındırıyorlar, onlara yardım ediyorlar. Gerçek mümin bunlardır” diyor, Allah. “Bundan gerisi gerçek mümin değildir” diyor, Allah. Müslümanların nasıl olması gerektiğini anlatıyor, Allah. “Onlar için bağışlanma ve üstün bir rızık vardır”. “Zengin ederim” diyor Allah. Üstün bir rızık. “Kıtlık olmaz, ekonomik kriz olmaz. Bağışlarım, beladan kurtulurlar, Ferahlık olur. Öbür türlü aksi olur, rızkınızı keserim. Sürünürsünüz, perişan olursunuz” diyor, Allah. Şu an olduğu gibi. Kuran'ın anlamı geniş.
Sayın Adnan Oktar'ın 25 Mart 2013 tarihli sohbetinden Enfal Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım, 73. ayet, Merve Sultan Hocam buyurunuz.
MERVE BÜYÜKBAYRAK: Şeytandan Allah’ sığınıyorum. Enfal Suresi, 73. ayet; “İnkar edenler birbirlerinin velileridirler Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk olur.”
ADNAN OKTAR: İnkar edenler bir arada, ittihat ediyorlar. Müminler de ittihat ediyorlar. Müminlerin de ittihadında inkar edenleri de kazanma düşüncesi vardır, inşaAllah. Ama Müslümanların ittihat etmesi, birleşmesi bu ayete göre farz, çok açık. “Aksinde de bela veririm” diyor Allah “mahvolursunuz” diyor. “Fitne çıkartırım aranızda” diyor Cenab-ı Allah, “bozgun çıkarırım” diyor. Bak, İslam Alemi bozguna uğradı ve her yer fitneyle kaynıyor. “Ama ittihat ederseniz fitneyi de, bozgunu da kaldırırım” diyor Allah. “İki belayı da üstünüzden alırım. Aksi olursa bu belalar sizi takip eder” diyor. 100 yıldan beri bu belalarla muhatap Müslüman Alemi. Hz. Mehdi (a.s)’a tabi olduklarında bu bela bitecek, inşaAllah ve Hz. İsa Mesih (a.s)’a.
Sayın Adnan Oktar'ın 15 Mart 2013 tarihli sohbetinden Enfal Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: “İnkar edenler birbirlerinin velileridir.” (Enfal Suresi, 73) Yani iyi olmayan insanlar birbirlerinin velileridir. Birbirlerini korurlar, destek olurlar.
“Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.” (Enfal Suresi, 73) diyor Allah. Ne yapıyor bağnazlar? En ufak nedenden Müslümanlarla aralarını açıyorlar. Mesela Alevi diyor, tavır koyuyor. Bektaşi diyor, tavır koyuyor. Şii diyor, Vahhabi diyor tavır koyuyor. Veyahut diyor ki, “başı açık” neredeyse kafir hükmüne getirecek başı açık diye. Yahut işte erkek de olsa sakalının boyundan ona muhalefet ediyor. Ayetin hükmü işte bu. Bakın “birbirinize dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.” Şu an bu fitnede oldu, bozgun da oldu. Müslümanlar hem büyük bir bozguna uğradılar, hem de büyük bir fitne oldu yeryüzünde.
Bağnazların yanlış tutumundan kaynaklandı bu. Bu ayetin hükmünün içine girdiler. Mesela televizyon programlarına bakıyorum. Birbirlerine acayip saldırgan bir üslupla saldırıyorlar. Çok çirkin sözlerle birbirlerine saldırıyorlar. Birbirini seven çok nadir oluyor ama inkar edenlere baktığımızda, hakikaten birbirlerini koruyup kolladıklarını görüyoruz. Mesela çok titiz oluyorlar, mesela birisiyle ilgili bir şey olduğunda, hep beraber ittifak ettiklerini, muazzam destek sağladıklarını Allah bize ayette gösteriyor. Hükümde gösteriyor, televizyonlarda, radyolarda her yerde görüyoruz. Birbirlerine acayip düşkünler inkar edenler. Ama Müslümanlarda bu birbirlerine düşkünlük olmuyor. Bunun sonucunda da, fitne ve bozgun oluyor. Ve insanlar bunu, bu ayetin hükmünü gördüler. Hakikaten büyük bir fitne ve büyük bir bozgun oldu.
Bu ayeti, o hazırladığımız kitapta kullanalım.
Sayın Adnan Oktar’ın 25 Nisan 2014 tarihli sohbetinden Enfal Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Bak çok manidar, Enfal Suresi 73, şeytandan Allah’a sığınırım. Dinlerken de şeytandan Allah’a sığınmak lazım. Okuyan da şeytandan Allah’a sığınsın. “İnkar edenler birbirlerinin velileridir.” Birbirlerini kollarlar dünyanın neresinde olursa, bakıyorsun komünistler şunlar bunlar acayip bir ittifak halindeler. Birine bir şey olduğunda dünyanın her tarafından destek veriyorlar, “birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız” sizde birbirinizi koruyup kollamazsanız “birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde” tüm dünyada “bir fitne” şu an başladı; Suriye, Irak, Fas, Tunus, Cezayir her yer bütün İslam alemi kan revan içinde “ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.” diyor. Şu an oluştu. Bu bozgunu ve fesadı ortadan kaldıracak da, Mehdiyet’tir.
Sayın Adnan Oktar’ın 6 Mayıs 2014 tarihli sohbetinden Enfal Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: “İnkar edenler birbirlerinin velileridir” Birbirlerini koruyup kollar ve desteklerler. PKK’yı bütün Avrupa’nın Marksistleri destekliyor, Amerika’da ki Marksistler destekliyor. Solcular hepsi de destekliyor. Nikaragua’dan tut Venezüella’dan çık Kore’ye kadar hepsi destekliyor PKK’yı. Ayette ne diyor? “İnkar edenler birbirlerinin velileridir” Desteklerler birbirlerini. “Eğer siz bunu yapmazsanız” Bölünür parçalanırsınız. “Birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız, yeryüzünde bir fitne” Oldu bak bütün İslam alemi birbirine girdi. Sel gibi kan akıyor.
“Ve büyük bir bozgunculuk fesat olur” diyor. Şu anda o da oldu. Müslümanlar birleşmediğinde bu bela artarak devam ediyor. O yüzden Cenab-ı Allah Hz. Mehdi (a.s)’ı müjdeliyor. Dünyada onca alim var, onca İslami kurum ve kuruluş var, onca Müslüman devlet var; birleşmeyi, İttihad etmeyi akıl edemiyorlar. Ama Hz. Mehdi (a.s) tek başına bunu sağlıyor. 313 talebesiyle bunu sağlıyor ve sağlayacak. Ama “iyice nihayet pezir olsunlar” diyor Bediüzzaman. “Ondan sonra Hz. Mehdi (a.s) çıkar” diyor. “Hz. Mehdi (a.s)’ı hemen gelmesi gerekmiyor mu?” diyorlar. “Baş göz üstüne gelmesi gerekmiyor mu?” diyorlar. “Hayır öyle değil” diyor. “İyice nihayet pezir olacaklar” diyor. “İyice canları yanacak. Hz. Mehdi (a.s)’ın kıymetini bilecekler. Ondan sonra Hz. Mehdi (a.s) çıkacak” diyor.
Sayın Adnan Oktar'ın 29 Nisan 2015 tarihli sohbetinden Enfal Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: “İnkar edenler birbirlerini verirledir”, diyor Cenab-ı Allah. Enfal Suresi, 73'te. “Eğer siz bunu yapmazsanız, fitne ve bozgun olur”, diyor Allah. “Yeryüzünde büyük bir fitne ve bozgun olur”, diyor. Mümin birbirinin velisi olacak. Yani küfür nasıl birbirini kolluyorsa müminler de birbirini kollayacaklar. İnşaAllah. “Çünkü eğer siz bunu yapmazsınız”, diyor Allah. Aynı küfür gibi, güçlü, onlardan daha da güçlü olarak birbirinizi koruyup kollamazsanız. Bu fitne şu an yeryüzünde oldu. Bozgun da oldu. Allah'ın sözü yerine geldi. Büyük bir fitne ve bozgun. Her yerde İslam alemi bozgun halinde. Büyük bir fitne der yeri sardı. Çünkü birbirlerini sevmiyorlar. Birbirlerinin velisi değiller. Koruyup kollamıyorlar. Şefkat duymuyorlar. Merhamet duymuyorlar. Bilakis nefret ediyorlar.