Enfal Suresi, 71-74 Ayetlerinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 18 Mayıs 2010 tarihli röportajından Enfal Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah'a sığınırım. “Eğer sana ihanet etmek isterlerse, onlar daha önce de Allah'a ihanet etmişlerdi”. Yani Allah'a karşı bir tavır göstermişlerdi. Kur'an'a karşı bir tavır göstermişlerdi. Şeytandan Allah'a sığınıyorum. Şeytandan Allah'a sığınıyorum derken, yani insanlara hatırlatmak için söylüyorum bunu. Kendim de düşünerek bunu yapabilirim ama hatırlatmak önemlidir, onun için söylüyorum. “Böylece o da bozguna”, yani o da derken Allah, “böylece o da Allah bozguna uğramaları için sana imkan vermişti”. Mesela bak dün bozguna uğrattı bizim çocuklar. Allah'a imkan vermese bozguna uğratabilir miyiz?

Önce bir Habertürk'te bir sistem olması lazım. Bunun geniş izleyici alanı olması gerekiyor. Önemli bir program olması lazım. Tanıtılması lazım. Bizim çocukların oraya gitmesi gerekiyor. Ve donanımlı bir bilgi vermesi lazım Allah'ın. Yani bize eğer paleontoloji bilimi olmasa biz hangi fosili oraya götürürüz? Daha değişik bilim dallarında detaylı bilgiler elimizde olmasa hangi bilgiyi sunacaktık? Değil mi? Bütün sunduğumuz bilgiler hep bilimin bize verdiği veriler ve onlarla yerle bir ettik. Dolayısıyla bakın Allah ne diyor? “Bozguna uğramalar için sana imkan vermişti Allah”, diyor.

“Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda gayret edenler ve onları barındıranlar ve yardım edenler, işte gerçek mümin olanlar bunlardır. Onlar için bağışlanma ve üstün bir rızık vardır”. Bakın müminler nasıl olması gerektiğini Allah söylüyor. Bir kere iman edecek. Gerekirse Allah için hicret edecek. Yani evinde bırakır, Müslümanların yanına gider. Eğer dinini yaşatmıyorlarsa, İslam'ı, Kur'an'ı yaşatmıyorlarsa, haysiyetine, şerefine yönelik bir saldırı varsa hicret eder. Yani başka Müslümanların yanına gider.

“Allah yolunda gayret edenler ve Müslümanları barındıranlar”, Müslüman hicret ettiğinde onu koruma, kollamakla mükelleftir Müslüman. “Ve yardım edenler”, yani her yönünde manevi de yardım, maddi de yardım, yardım edenler. “İşte gerçek mümin olanlar bunlardır”. Hicret edip geldiyse bir Müslüman, ona her türlü yardımı yapmaktan Müslüman mükelleftir, farzdır. Allah bunu anlatıyor. Bak “gerçek mümin olanlar bunlardır. Onlar için bir bağışlanma ve üstün bir rızık vardır”. Hem bağışlayacağım diyor Allah, hem de ekonomik yönden rahatlatacağım diyor. Üstün bir rızık budur yani. Daha güzel yiyecekler, daha iyi bir ortam sağlayacağım diyor Allah.

“İnkar edenler birbirlerinin velileridir”. Yani Darwinistler, materyalistler, şunlar bunlar birbirlerini korurlar diyor Allah. Birbirlerine destek olurlar. Birbirlerine dost olurlar. Birbirlerine organize bir yapılanma içindedirler diyor. “Eğer siz bunu yapmazsanız”, eğer siz Müslümanlar birbirinize destek olmazsanız; mezheplerle, cemaatlere ayrılıp birbirinize düşman olursanız, birbirinizle mücadele ederseniz, “yeryüzünde bir fitne”, her yerde ezilirsiniz. Perişan olursunuz diyor Allah. Bölünürsünüz. Canınız yanar. Değil mi? Evet sürünme tarzında perişanlık yaşarsınız diyor.

“Ve büyük bir bozgunculuk fesat olur”, diyor. Bozguna uğrarsınız diyor Allah. Ve şu an yerle bir görüyorsunuz İslam alemi. Ve Mehdi'yi bekliyorlar. Toparlanmayı ve birlik olmayı bekliyorlar. Çünkü bakın, inkar edenler birbirini desteklediği gibi birbirini desteklemiyorlar. Ne yapıyorlar? Bilakis birbirine muhalif bir tavır içindeler ve Allah'ın rahmetine ümidi kesmiş bir tavır içindeler. Mesela biz diyoruz ki, Bediüzzaman'da söylüyor, Kur'an'ın emri çok açık ayettir. İttihat-ı İslam en büyük farzdır diyoruz. Allah'ın en büyük emridir. Bediüzzaman bunu açıkça belirtmiş ve Kur'an'da da bunu görüyoruz. Yok diyorlar biz yeterli bu diyoruz. Namazımızı kılıyoruz. Orucumuzu tutuyoruz. E kardeşim sürünüyorsun, perişansın anlamıyor musun? Allah'ın emrini yapsana. Ama biz tabi anlatmaya devam edeceğiz. Yani bu bozgunun nedenini, bu acının nedenini Allah bak ayette çok net açıklıyor.

 


Enfal Suresi, 72-74 Ayetlerinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 19 Mayıs 2012 tarihli röportajından Enfal Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Ya Allah, Bismillah! Şeytandan Allah’a sığınırım.

Enfal Suresi, 72; “Gerçek şu ki, iman edenler, hicret edenler,” yani ailesinin yanından ayrılıyor, Müslümanların yanına geliyor, “ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler,” kendini Allah’a hibe ediyor, malını da Allah’a hibe ediyor, “ile (hicret edenleri) barındıranlar,” ailesinin yanından çıkıp geliyor, kardeşini barındırıyor, kendi evine alıyor, “ve yardım edenler,” maddi destek sağlıyor, “işte birbirlerinin velisi olanlar bunlardır. İman edip hicret etmeyenler, onlar hicret edinceye kadar, sizin onlara hiç bir şeyle velayetiniz yoktur.” Eğer Müslümanları tercih etmiyorsa, küfürle beraber olmaya karar verdiyse hiçbir velayetiniz yoktur” diyor Cenab-ı Allah. Yani “hukukunuz olmaz onlarla” diyor Cenab-ı Allah. “Ama din konusunda sizden yardım isterlerse,” yani bir eğitim, bir bilgi, “yardım üzerinizde bir yükümlülüktür.” Yani “bilgi istiyorsa verebilirsiniz” diyor Allah. “Ancak, sizlerle onlar arasında anlaşma bulunan bir topluluğun aleyhinde değil.” Mesela münafıklık yapıyor, onlarla birleşiyor, Müslümanların başını belaya sokmaya çalışıyor. “Onda olmaz” diyor Cenab-ı Allah. Yani başkasının aleyhinde, saldırıda Müslümanları kullanıyorsa olmaz. “Allah, yaptıklarınızı görendir.”

73; “İnkar edenler birbirlerinin velileridir.” Ne kadar dinsiz, imansız, komünist, Darwinist, materyalist varsa, hepsi birbirlerini destekliyorlar. “Eğer siz bunu yapmazsanız,” birbirinize destek olmazsanız, birlikte hareket etmezseniz; mezheplere, cemaatlere, gruplara ayrılırsanız; “kaşı şöyle, gözü böyle,” “benim görüşüm böyle, senin görüşün şöyle” diye birbirinizle uğraşırsanız, didişirseniz; internet sayfalarında, orada burada birbirinize olumsuz sözler söyleyerek düşmanca dostluk dışı, kardeşlik dışı çirkin tavırlar içinde bulunursanız, “yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur” diyor Allah. “Mahvolursunuz” diyor.

74; “İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler, işte gerçek mü'min olanlar bunlardır.” Bak, “gerçek mümin,” ‘mümin’ demiyor Allah, ‘gerçek mümin’. “Onlar için bir bağışlanma ve üstün bir rızık vardır” diyor. Haydi bakalım, şimdi gidiyoruz, inşaAllah.

 


Enfal Suresi, 73-74 Ayetlerinin Tefsiri

(İnkar edenler birbirlerini korur kollarlar, Müslümanlar da bir olup İttihad-ı İslam'ı kurmak için çabalamaları gerekir)

 

(Sayın Adnan Oktar'ın 23 Nisan 2011 A9 TV, Aksu TV ve Gaziantep Olay TV'deki Canlı Sohbetinden)

ADNAN OKTAR: Cenab-ı Allah Enfal Suresi 73. ayette diyor ki, şeytandan Allah'a sığınırım: “İnkar edenler birbirlerinin velileridir”, organize hareket ederler, dünya çapında birbirlerini koruyup kollarlar. Mesela Darwinist, materyalist olan insanlar. Fransa'da da olsa, İngiltere'de de olsa Türkiye'de de olsa, başka yerlerde de olsa çok özenle birbirlerini destekliyorlar. Dünya çapında bir ittifak oluyor. Mesela Libya'ya karşı harekette bakıyorsun, tam bir ittifak oluyor. Başka İslam Ülkelerine yönelik harekette basınıyla, radyosuyla, televizyonuyla, her şeyiyle, üniversiteleriyle tarifi mümkün olmayan, sanki böyle bir hükümetmiş gibi bir yönetimin bunları yönettiğini görüyoruz. Ne diyor Cenab-ı Allah? Şeytandan Allah'a sığınırım.

“İnkar edenler birbirlerinin velileridir”. Bütün dünya çapında birbirlerini korurlar, organize hareket ederler. Bir yerden olan bir olaydan hepsinin haberi olur, birine bir zarar geldiğinde hepsi birlikte onu kurtarmaya çalışırlar ve kurtarırlar kendi imkanlarıyla. Kendi düşüncelerine zıt bir düşünce olduğunda da, mesela anti-Darwinist bir hareket olduğunda da dünya çapında hepsi ittifak ederler. Nitekim bizim faaliyetimizde bütün dünyada Darwinistler ayağa kalktılar bu Yaratılış Atlası'ndan sonra. Yeni Gine Bissau'dan tut, Kamboçya'dan çık. Rusya'dan Amerika'dan çık. Akıl almaz bir ittifak ağının olduğunu, akıl almaz organize bir yapılanma olduğunu binlerce yazıdan makaleden gördük. Nitekim Avrupa Birliği toplantısında da kadın çıkardı Atlası gösterdi, mücadele edilmesi gerekiyor dedi, değil mi?

ALTUĞ BERKER: Evet Hocam.

ADNAN OKTAR: “İnkar edenler birbirlerinin velileridir”, birbirlerini desteklerler korur-kollarlar, birbirlerine yardımcı olurlar. “Eğer siz bunu (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yapmazsanız”, birbirinizi dünya çapında koruyup kollamaz ve desteklemezseniz, yek vücut hareket etmezseniz, kardeşçe hareket etmezseniz, dost olmazsanız, İttihad-ı İslam'ı oluşturmazsanız, Türk-İslam Birliği'ni oluşturmazsanız “bütün yeryüzünde, dünyada bir fitne meydana getiririm” diyor, Allah. Yani “muazzam acı çekersiniz. Fitne ve arkasından da büyük bir bozgunculuk, fesat olur. Bozguna uğrarsınız, sizi bozguna uğratırım. İşgale uğrarsınız, fakirliği üstünüze salarım, birbirinize düşersiniz, yılgınlaşırsınız, perişan olursunuz. Sizin hepinizi yener ve perişan ederim. Canınızı yakarım. Küfre, dalalete, ateistlere, Darwinistlere, materyalistlere sizi ezdiririm ve mağlup olursunuz, kaybedersiniz” diyor.

74. ayette: “İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda gayret edenler (çaba harcayanlar), onları barındıranlar ve yardım edenler, işte gerçek Mü'min olanlar bunlardır”. Müminler ne yapıyormuş? Hicret edip gelen bir Müslümana yardım alıyor, nereden? Afrika'dan da gelse yardımcı oluyor. Tek bir topluluk olarak kabul ediyor Allah Müslümanları. Bir tane. “İman edecekler, hicret ediyorlar Allah yolunda bir yerden bir yere gidiyorlar. Allah yolunda gayret ediyorlar, Müslümanları barındırıyorlar, onlara yardım ediyorlar. Gerçek mümin bunlardır” diyor, Allah. “Bundan gerisi gerçek mümin değildir” diyor, Allah. Müslümanların nasıl olması gerektiğini anlatıyor, Allah. “Onlar için bağışlanma ve üstün bir rızık vardır”. “Zengin ederim” diyor Allah. Üstün bir rızık. “Kıtlık olmaz, ekonomik kriz olmaz. Bağışlarım, beladan kurtulurlar, Ferahlık olur. Öbür türlü aksi olur, rızkınızı keserim. Sürünürsünüz, perişan olursunuz” diyor, Allah. Şu an olduğu gibi. Kuran'ın anlamı geniş.

 


Enfal Suresi, 62-65, 72, 74 Ayetlerinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 17 Ocak 2010 tarihli röportajından Enfal Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım “Onlar seni aldatmak isterlerse şüphesiz Allah sana yeter. O, seni yardımıyla ve müminlerle destekledi.” Mehdi (a.s)’ye bakan bir ayet aynı zaman da bak; “onlar seni aldatmak isterlerse şüphesiz Allah sana yeter. O, seni yardımıyla ve müminlerle destekledi”. Yani müminler topluluğu inşaAllah. “Ve onların kalplerini uzlaştırdı, sen yeryüzündekilerin tümünü harcasaydın bile onların kalplerini uzlaştıramazdın. Ama Allah aralarını bulup onları uzlaştırdı. Çünkü O, üstün ve güçlü olandır. Hüküm ve hikmet sahibidir”. İşte bizim de yapacağımız budur. Ne yapacağız? Müminlerin kalplerini uzlaştıracağız. Aralarını bulup düzelteceğiz. Şii, Sunni ayrımını kaldıracağız. Bu Mehdi (a.s)’nin görevidir aynı zamanda. “Çünkü O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir”. Biz de Mehdi (a.s) öncüsü olduğumuz için bu görevi yapmamız gerekir. “Ey Peygamber sana ve seni izleyen müminlere Allah yeter”.

İkinci anlamı ‘Ey Mehdi sana ve seni izleyen müminlere Allah yeter.’ İkinci anlamı budur. “Ey Peygamber, müminleri cihada karşı hazırlayıp teşvik et, eğer içinizden sabreden 20 kişi bulunursa ikiyüz kişiyi mağlub edebilirler ve eğer içinizden yüz sabırlı kişi bulunursa , kafirlerden binini yener. Çünkü onlar gerçeği kavramayan bir topluluktur”. Bunu Mehdi (a.s)’ye uyguladığımız da ‘Ey Mehdi müminleri tebliğe hazırlayıp teşvik et (İslam’ın yayılması Türk İslam Birliği için teşvik et) eğer içinizden sabreden yirmi kişi bulunursa (demek ki küçük bir kadroya işaret ediyor Mehdi’nin inşaAllah) ikiyüz kişiyi mağlub edebilirler’. Yani dünya ne kadar kalabalık olursa olsun siz o küçük grubunuzla dünyaya hakim olacaksınız diyor Cenab-ı Allah. “Ve içinizden yüz bulunursa kafirlerden binini yener”. Şimdi ikiyüz ve içinizden yüz birleşince ne yapar? Üç yüz Mehdi (a.s)’nin talebeleri kaçtı? Üç yüz onüç , ki yirmi kişiyi de eklersek üç yüz yirmi oluyor değil mi? Evet. Kafirlerden bakın binini yener diyor. Çünkü onlar gerçeği kavramayan bir topluluktur diyor.

“İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihat edenler, hicret edenleri barındıranlar ve yardım edenler işte gerçek mümin olanlar bunlardır”. Bak iman edenler, hicret edenler, hicret ediyor Allah yolunda ailesini bırakıyor, kardeşlerini bırakıyor müslümanların yanına gidiyor. “Allah yolunda ceht edenler (gayret edenler) müminleri barındıranlar” kendi evine alıyor kardeşlerini adam mesela annesi babası ahlaksız oluyor dinsiz imansız oluyor veyahut ensest ilişkiye girmeye çalışıyor ahlaksız adam. Evinden kaçıyor çocuk değil mi? Mesela kız çocukları vardır ensest ilişkiye teşvik edilen ve yahut ailesi mason oluyor senide mason yapacağım diyor. PKK’lı oluyor seni de PKK’lı yapacağım diyor. Çocuk kabul etmiyor ve hicret ediyor. “Onları barındıranlar ve yardım edenler, (para yardımında bulunuyor yiyecek yardımında bulunuyor, kıyafet yardımında bulunuyor) işte gerçek mümin olanlar bunlardır onlar için bağişlanma ve üstün bir rızık vardır” diyor Allah.

 


Enfal Suresi, 62, 74 Ayetlerinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar’ın 14 Kasım 2013 tarihli sohbetinden Enfal Suresi ile ilgili açıklamalar. 

 

ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. Enfal Suresi, 62- “Onlar, seni aldatmak isterlerse, şüphesiz Allah sana yeter.” Müslümanlara oyun oynandığında, bir aldatmaca yapıldığında bir şey yapıldığında, onu yaratanda zaten benim diyor Allah. Allah size yeter. Enfal Suresi, 74-”İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda gayret edenler, hicret edenleri barındıranlar ve yardım edenler, işte gerçek mümin olanlar bunlardır.” Demek ki, bir mümin var, birde gerçek mümin var. Allah gerçek mümini esas alıyor. Müminim demesi yeterli olmuyor, gerçekten mümin olması gerekiyor. Bunun için ne gerekiyor? İman etmesi, gerekirse Allah için hicret etmesi. Zalimlerin içindeyse, gaddarların içindeyse, Allah’ı onu andırmıyorlarsa, zulmediyorlarsa kötülüğe sürüklüyorlarsa, onların yanından Müslüman ayrılıyor, hicret ediyor. Allah yolunda cehdediyor gayret ediyor tebliğ ediyor, konuları anlatıyor, insanlara yardımcı oluyor güzelliği anlatıyor. Bir de böyle Allah yolunda cehdeden insanları barındıranlar, evini açıyor, maddi yardımda bulunuyor, yiyecek sağlıyor, giyecek sağlıyor maddi manevi onu destekliyor, “barındıranlar ve yardım edenler” her türlü konuda destekçi oluyor.

“İşte gerçek mümin olanlar bunlardır, onlar için bir bağışlanma ve üstün bir rızık vardır.” Cenab-ı Allah günahlarını affedeceğim diyor ve üstün bir rızık vardır. Dünyada da ahirette de, onlara rızık vereceğim, onları zor durumda bırakmayacağım diyor Allah. Dünyada bir maişet bolluğu, bir ferahlık, mücadelesinde ona imkan tanıyacağım diyor Allah. Mücadele derken, ben nasıl kitap dağıtacağım, nasıl bu insanlara yiyecek sağlayacağım, nasıl ulaşımlarını sağlayacağım nerede barındıracağım demenize gerek yok diyor Allah, Ben kefilim diyor Cenab-ı Allah. Allah yolunda eğer siz gayret ederseniz, cehd ederseniz, Ben kefilim, siz buna karışmayın diyor Cenab-ı Allah, Ben yapacağım. Fakat siz sadece samimi olarak Allah yolunda gayret edin. Bak siz samimi olarak Allah yolunda gayret edin, dini yayın, anlatın, sizin her türlü ihtiyacınızı karşılayacağım diyor Allah. Ve dünyada da ahirette de mesut ve bahtiyar olacaksınız diyor Allah. Üstün bir rızık diyor Allah. Rızık demiyor, üstün bir rızık. Demek ki, güzel kaliteli bir hayat sunacağını söylüyor Allah. Çünkü rızık anlamı geniş olan bir söz. Yani her türlü iyilik, her türlü güzellik, her türlü yiyecek içecek her şey.