Sayın Adnan Oktar'ın 19 Kasım 2010 tarihli röportajından Fecr Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Fecr Suresi. Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla, şeytandan Allah’a sığınıyorum. “Fecre andolsun,” Fecr aynı zamanda Hz. Mehdi (a.s.)’nin güneşinin çıkışıdır. İslam güneşinin çıkışıdır, ona bakıyor. “On geceye,...” Muharremin 10’unda inşaAllah Hz. Mehdi (a.s.)’ye biat olunacak, Allah’ın izniyle, inşaAllah. “Çifte ve tek'e,...” yani iki iki, çiftler. Bak çifte ve teke. Zaten 2110 ediyor ebcedi. 2120 gibi de Kıyamet kopacak. “Akıp-gittiği zaman geceye,...” yani gece gidiyor ama şu anda da deccaliyet akıp gidiyor şu an. Küfür yok oluyor, karanlık dağılıyor. “Bunlarda, akıl sahibi olan için bir yemin var. Rabbinin Ad (kavmin)e ne yaptığını görmedin mi? 'Yüksek sütunlar' sahibi İrem'e?” Mesela yüksek sütunlar sahibi nerede vardı? Mesela birçok yerde var yüksek sütunlar. Irak’ta da vardı, Amerika’da da vardı, dünya’nın birçok yerinde var yüksek sütunlar. Allah yüksek sütunları deviriyor, yüksek sütunları indiriyor. Yüksek sütun Mısır’da da vardır, İstanbul’da da vardır sütunlar. Mısır’dan getirilmiştir iki tane biliyorsunuz Sultan Ahmet’te. Aslında o sütunlar şeytan çağırmakta kullanılan özel yapılardır. Yani uçları sivri, en üst kısmı koniktir. Şeytan çağırmakta masonların kullandığı, ateist masonların kullandığı bir sistemdir. Şimdi, onu sonra daha anlatacağız detaylı.
“'Yüksek sütunlar' sahibi İrem'e? Ki şehirler içinde onun bir benzeri yaratılmış değildi. Ve vadilerde kayaları oyup biçen Semud'a?” Bak kayaları oyup, biçen Semu’da. Vadi, masonların toplandığı yerlere vadi denir masonlukta. Kayaları da oyup biçen, şekillendiren, yine masonlukta bir semboldur, mikap taş yaparlar, yani bütün bir taşı, yuvarlak taşı oyarak, şekillendirerek mikap taş haline getirirler, yani küp haline getirirler. Masonlukta önemli bir semboldür şu. Mason sembollerini de önümüzdeki günlerde başlayacağım açıklamaya. “Ve kazıklar (ehramlar) sahibi Firavun'a?” O da yine Firavun’un şeytan çağırmakta kullanılan o yüksek sutünlarına işaret ediyor. İstanbul’da da var biliyorsunuz iki tane demin söyledim, ona özellikle dikkat çekilmiş. İrem’de de var, burada da var. Mesela Çemberlitaş’ta da vardır bir sutün ama asıl olan o iki sütundur. Bediüzzaman da diyor ya; deccal öldüğü vakit, 5. Şua’da. O yüksek taştan şeytan bağırır “o öldü” diye, diyor. Bağırır, diyor. Onu sonra açıklayacağım. “Ki onlar, şehirlerde azgınlaşmışlardı.” Terör çıkarıyorlardı, anarşi çıkarıyorlardı, bombalamalar yapıyorlardı.
“Böylece oralarda fesadı yaygınlaştırmış-arttırmışlardı.” Müslümanları birbirine düşürmüşlerdi. Mesela Şiiler Sünnilere, Sünniler Şiilere düşman, gittiler şimdi de Hıristiyanların kiliselerini bombaladılar. Şehirler de fesadı arttırmışlardı. “Bundan dolayı, Rabbin, onların üzerine bir azap kamçısı çarpıverdi. Çünkü senin Rabbin, gerçekten gözlemlemektedir.” Cenab-ı Allah sizi seyrediyor diyor. Mason localarında da Allah’ın insanları gözetlemesi, bir üçgen içerisinde bir göz olarak tasvir edilir, bütün localarda vardır. O gözden Allah bizi seyrediyor sürekli derler, Mason localarında, evet. “Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz.” Şimdi Fecr Suresi’nin devamı, biraz atlayarak devam ediyorum. “Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz” Deccaliyetin özellikleri belirtiliyor. “Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.” yine bir deccaliyetin özelliğidir, yoksulları korumamak. “Mirası, sınır tanımaz bir tarzda yiyorsunuz.” İnsanlardan kalan her şeyi yiyip, parçalayıp, dağıtıp, yıkıyorsunuz, yiyorsunuz, yok ediyorsunuz. “Malı 'bir yığma tutkusu ve hırsıyla' seviyorsunuz.” Şu an her yerde mal yığılıyor ve ekonomik kriz meydana geldi o yüzden de, parayı yığdılar.
Şimdi bak Cenab-ı Allah 21. ayet ki 21. yüzyıla bakıyor. Ebcedide 2100 yapıyor, yani deccaliyetin en azgın olduğu devirler 2100. Müslümanların kendini gizlediği, çok çok az Müslümanın kaldığı bir tarihtir. “Hayır; yer, parça parça yıkılıp darmadağın olduğu, Rabbin (in buyruğu) geldiği...” yani Kıyamet koptuğu, bak “Rabbin (in buyruğu) geldiği...” tam 2120 ebcedi. Tam Kıyamet’in kopuş tarihini veriyor, inşaAllah. Bediüzzaman’ın verdiği tarihi veriyor, net 2120. Bak “Rabbin(in buyruğu) geldiği...” yani Kıyamet koptuğu, “...ve Melekler dizi dizi durduğu zaman;...” Melekler o zaman alenen görünür hale geliyor. Bak Cübbeli diyor ki Mehdi (a.s.) zamanında görünecek, diyor. O zaman Kıyamet kopmuş olması lazım, çünkü Melekler ne zaman görünüyor? Kıyamet koptuğunda. Kıyamet koptuğunda net görünüyor Melekler çünkü imtihan yok. Dizi dizi alenen inecekler, net görecek insanlar. Ebcedi 2120. Fecr suresi 22. ayet bak iki-iki. Bakın dikkat edin iki-iki, çok kilit bir tarihtir iki-iki ve 2120 ebcedi. Yine iki-iki var, bak iki-bir-iki, 2120.
“O gün, Cehennem de getirilmiştir. İnsan o gün düşünüp-hatırlar, ancak (bu) hatırlamadan ona ne fayda?” var diyor Allah. O zaman düşünüyor ama bir fayda göremezler diyor Allah. “Der ki: “Keşke hayatım için, (önceden bir şeyler) takdim edebilseydim.” Keşke namaz kılsaydım, keşke Müslümanlarla beraber olsaydım, keşke İslamı yaşasaydım, keşke Hz. Mehdi (a.s.)’ye uysaydım. “Artık o gün hiç kimse (Allah'ın) vereceği azap gibi azaplandıramaz.” Yani müthiş bir azap olacak diyor. “Allah’ın vuracağı bağı hiç kimse vuramaz.” Allah o zaman insanları tam bir kontrol altına alıyor, hiçbir yere gidemiyorlar. “Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis,...” itminan bulmuş, dengelenmiş nefis, “Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön.” Yani sen Allah’tan razı olarak, hoşnut edilmiş olarak Allah’a dön. “Artık kullarımın arasına gir.” Yani salih, samimi Müslümanların arasına gir ve “Cennetime gir.” Son durum, artık en son Cennetle neticeleniyor.
Sayın Adnan Oktar'ın 24 Mayıs 2013 tarihli sohbetinden Fecr Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Fecir Suresi. Şeytandan Allah’a sığınırım. Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla: “Fecre andolsun,” (Fecr Suresi, 1) Allah güneşlin doğuşuna yemin ediyor. Ne demek? İslam güneşi, inşaAllah. Hz. Mehdi (a.s) için söylüyor Bediüzzaman “Fecir” diye.
“On geceye,” (Fecr Suresi, 2)
“Çifte ve tek'e” (Fecr Suresi, 3) 10’a çift ekle 2, 12. 2 ekle, 1, 13.
“Akıp-gittiği zaman geceye,” (Fecr Suresi, 4) 14. Hicri 1400’e bir atıf var gibi görünüyor. Çünkü rakamlarda bahis var, şimdi bak 10 var, çift var, tek var. Ve gecenin gitmesinden bahsediyor. Gece yani zulümat karanlık. Güneş doğuyor. Bak güneşten bahsediyor, 4 de hicri 1400’ü işaret ediyor inşaAllah, gece gidiyor kayboluyor. 10, çift ve tek ve 4’te de gecenin gittiğinden bahsediyor. Karanlığın kaybolduğundan bahsediyor.
Bakın diyor ki Cenab-ı Allah beşinci ayette: “Bunlarda, akıl sahibi olan için bir yemin var, değil mi?” Diyor Allah. (Fecr Suresi, 5) Burada bir sır var diyor Allah. Bu ayetlerde bir sır var diyor bak, “bunlarda akıl sahibi olan için” diyor ama. Araştırıp derin düşünen için “bir yemin var değil mi?” diyor Allah. Bu yemin nedir? Fecir-İslam’ın hakimiyeti. Ona işaret, inşaAllah.
“Rabbinin Ad (kavmin)e ne yaptığını görmedin mi?” (Fecr Suresi, 6)
“'Yüksek sütunlar' sahibi İrem'e?” (Fecr Suresi, 7)
“Ki şehirler içinde onun bir benzeri yaratılmış değildi.” (Fecr Suresi, 8)
“Ve vadilerde kayaları oyup biçen Semud'a?” (Fecr Suresi, 9)
“Ve kazıklar (ehramlar) sahibi Firavun'a?” (Fecr Suresi, 10)
Şimdi, dünyanın büyük şehirlerinin binaları, hep yüksek sütunlarla ve yüksek binalarla dolu. Allah buna çok dikkat çekiyor. Büyük kuleler, yüksek sütunlar, yüksek binalar. Ve büyük şehirler, bunlara Allah dikkat çekmiş. “Ve vadilerde kayaları oyup biçen Semud'a?” Büyük büyük kayalar, artık oyulup biçiyor şu an. Sırf kaya olan da oyuluyor, dümdüz hale getiriliyor yahut tünel açılıyor.
“Ki onlar, şehirlerde azgınlaşmışlardı.” (Fecr Suresi, 11) Yani anarşi, terör çıkarıyorlardı. Helale harama dikkat etmiyorlardı.
“Böylece oralarda fesadı yaygınlaştırmış-arttırmışlardı.” (Fecr Suresi, 12) İşte Darwinizm, materyalizm fesat, yani Allah’ın dinine uymayan yanlış felsefeler, inançlar.
“Bundan dolayı, Rabbin, onların üzerine bir azab kamçısı çarpıverdi.” (Fecr Suresi, 13) Nedir? Ekonomik kriz. Sıkıntılar, intiharlar, belalar.
“Çünkü senin Rabbin, gerçekten gözetleme yerindedir.” (Fecr Suresi, 14) Allah sizi her yönden gözlüyor diyor Cenab-ı Allah. Allah bütün gözlerden görür ama gözle onu idrak edemez. Her gözden görür Allah.
“Fakat insan; ne zaman Rabbi kendisini bir denemeden geçirse” yani bir imtihan, hastalıklar, belalar, aksi giden gibi görünen işer, hikmetle oluyor, “ona bir keremde bulunsa, nimetler verse” bu sefer aksine, yani aksine derken pozitif yönde “‘Rabbim bana ikram etti’ der.” (Fecr Suresi, 15) Oh elhamdülillah diyor. Denemeden geçiriyor Allah onu, bela da verir ama burada bir nimetten bahsediyor Allah. Bu deneme nimet denemesi, bolluk veriyor, ferahlık zenginlik. “Ona bir keremde bulunsa” güzellik, sağlık, bereket, bolluk her şey “Rabbim bana ikram etti der.” Oh elhamdülillah Allah’a şükür diyor.
“Ama ne zaman onu deneyerek, rızkını kıssa, hemen: ‘Rabbim bana ihanet etti’ der.” (Fecr Suresi, 16) Hemen dine İslam’a ters dönüyor. Herkes görüyordur böyle adamları, değil mi? Çok yaygındır bu.
“Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz.” (Fecr Suresi, 17) Ahlakınız bozuk diyor Allah. Bak hep Allah yetimi koruyor. Ezilmişi koruyor, İslam’ın özelliğidir sosyal adalet yönü, sevgi yönü, merhamet yönü. En çok ezilen kimse oradan başlıyor Allah ayette, hemen yetime. “Siz yetime ikram etmiyorsunuz.” Yetimden kasıt, babası olmayan, annesi olmayan ama aynı zamanda hamisi olmayan, koruması olmayan, ezilmiş, aç kalmış, fakir kalmış zor durumda olan herkese işaret var.
“Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.” (Fecr Suresi, 18) Farz. Yoksulu yedirmek için birbirini teşvik etmek farz. Allah diyor, ayet. Yoksula yemek vermek, giydirmek, barındırmak, koruyup kollamak işte bu, Hz. Mehdi (a.s) döneminde tam anlamıyla olacak bu ayetler. İslam’ın bu yönünün Marksistler almış, bambaşka hale getirip, içini, ruhunu boşaltıp, kemiğini koymuşlar. İslam, ruhuyla, etiyle kemiğiyle güzelliğiyle yaratırken, Marksizm, komünizm etini kemiğini ruhunu alıp, kemiğini de çürütüp “alın size kemiği” diyor.
“Mirası, sınır tanımaz (helal, haram aldırmaz) bir tarzda yiyorsunuz.” (Fecr Suresi, 19) Mesela Osmanlı’dan bize kalan mirası paramparça etti birçok insan. Atalardan, Selçuklulardan kalan mirası paramparça etti birçok insan. Onlardan gelen güzel kültürü, güzel düşünceleri, güzel ahlakı. Aynı şekilde mal olarak da, para olarak da, zenginlik olarak da.
“Malı 'bir yığma tutkusu ve hırsıyla' seviyorsunuz.” (Fecr Suresi, 20) Vahşi kapitalizme Cenab-ı Allah, set çeken bir açıklama yapıyor. Bak, “malı bir yığma tutkusu.” Vahşi kapitalizmin özelliği. “Ve hırsıyla seviniyorsunuz” diyor Allah. Bunu eleştiriyor, bunu haram kılıyor Allah. “Malı bir yığma tutkusu” bunu istemiyor Allah. Ve hırs yapılmasını da istemiyor Allah.
“Hayır; yer, parça parça yıkılıp darmadağın olduğu” (Fecr Suresi, 21) Senin malında gidecek, fabrikan da gidecek hepsi gidiyor. Tesisler de gidiyor.
“Rabbin(in buyruğu) geldiği ve melekler dizi dizi durduğu zaman” (Fecr Suresi, 22) Kıyamet kopmuş, melekler bütün arşı her yeri sarmış, alenen görüldüğü zaman.
“O gün, cehennem de getirilmiştir.” Hemen o gün ama. “İnsan o gün düşünüp-hatırlar,” bunların hepsini hatırlıyor. Düşünüp hatırlıyor, bunların hepsi anlatılmıştı, bunlar Kuran’da olan hükümlerdi diyor, “ancak (bu) hatırlamadan ona ne fayda?” (Fecr Suresi, 23) Diyor Cenab-ı Allah. Bitmiş artık konu. O anda hatırlar diyor.
“Der ki: ‘Keşke hayatım için, (önceden bir şeyler) takdim edebilseydim.’” (Fecr Suresi, 24) Fakirlere dağıtsaydım. Çünkü gitmiş mal her şey gitmiş. Yatlar denizler hepsi gitmiş darmadağın olmuş ortalık. Keşke dağıtsaydım, keşke biriktirmeseydim diyor.
“Artık o gün hiç kimse (Allah'ın) vereceği azab gibi azablandıramaz.” (Fecr Suresi, 25) Çok şiddetli azap yapacağım diyor Allah.
“Onun vuracağı bağı hiç kimse vuramaz.” (Fecr Suresi, 26) Kaçması kurtulması mümkün değil. Yine kelepçeyi koparabiliyor adam, ipi koparabiliyor ama Allah’ın yaptığı bağı koparamıyor.
“Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis” (Fecr Suresi, 27) Yani itminana kavuşmuş sakinleşmiş, düzgün hale gelmiş, Allah sevgisiyle kalbi ferahlamış, kalbinde inşirah meydana gelmiş, aklı oturmuş, kendinden emin olduğu gibi Allah’tan emin olmuş, Allah’ı en derin aşkla bütün kalbiyle sevmiş nefis diyor Allah.
“Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön.” (Fecr Suresi, 28) Hem sen hoşnut olacaksın, hem de Rabbi’ni hoşnut etmiş olacaksın diyor Cenab-ı Allah. Rabbin senden hoşnut olacak diyor bu güzel ahlakından dolayı. Allah da seni hoşnut edecek diyor, nimetleriyle, sevgisiyle. Tabii Allah’ın sevgisi önemlidir, rızası. Nimet onun ikramı.
“Artık kullarımın arasına gir.” (Fecr Suresi, 29) Samimi gerçek müminlerin arasına gir.
Ve “Cennetime gir.” (Fecr Suresi, 30)