Tevbe Suresi, 100. Ayetinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 19 Mart 2011 tarihli röportajından Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. Tevbe Suresi, 100 “Öne geçen Muhacirler”, hicret etmişler, muhacir; hicret eden anlamına geliyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanındaki Müslümanlar, diğer Müslüman kardeşlerinin yanına gidiyorlar. “ve Ensar ile” yani ağırlayanlar, Ensar’ın yanına gidiyorlar Muhacirler, “ve Ensar ile onlara güzellikle uyanlar”; yani oradaki Müslümanlar, sahabelere güzellikle uyanlar. “Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır.” Yani Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. “ve (Allah) onlara, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.” Cennette su, su sesi, suyla iç içe olmak insanlarda bir nimet olduğu için, sevinç meydana getiriyor. Ama insan, imanından dolayı mutlu oluyor. Sudan dolayı mutlu olmaz, sırf sudan mutlu olunmaz, imandan dolayı mutlu olunur inşaAllah.

 


Tevbe Suresi, 100. Ayetinin Tefsiri

(İslam hakim olduğunda aynı sahabe dönemi gibi olacak)

 

SAYIN ADNAN OKTAR’IN A9 TV’DEKİ CANLI SOHBETİ (14 ARALIK 2011; 01:00)

ADNAN OKTAR: “Öne geçen Muhacirler ve Ensar ile onlara güzellikle uyanlar: Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da O’ndan hoşnut olmuşlardır ve Allah onlara, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.” (Tevbe Suresi, 100) Aynı sahabe dönemi gibi olacak, o devrin neşesi, o devrin özgürlüğü, o devrin sevinci, o devrin kadınlarının özgürlük anlayışı, o devrin şaka anlayışı, muhabbet anlayışı, sanat ve bilim anlayışı her yeri kaplayacak, inşaAllah.

 


Tevbe Suresi, 100-103, 111 Ayetlerinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 13 Mayıs 2012 tarihli röportajından Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Tevbe Suresi 111. ayet. Şeytandan Allah’a sığınırım: “Hiç şüphesiz Allah, mü'minlerden -karşılığında onlara mutlaka cenneti vermek üzere- canlarını ve mallarını satın almıştır.” Canını Allah’a teslim ediyor mümin, malının da tamamını Allah’a teslim ediyor. Allah satın aldım diyor ama cennet karşılığında diyor. Allah’ın rızası ve cennet. “Onlar Allah yolunda savaşırlar,” mücadele ederler, cehd ederler, “öldürürler ve öldürülürler.” Bizim askerlerimize, Mehmetçiklerimize bakan bir ayet aynı zamanda, “(bu,) Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da O'nun üzerine gerçek olan bir vaaddir.” Demek ki, İncil’de bu hüküm var, Tevrat’ta da var. Diyor ki adam “Tevrat geçersiz” diyor. Tevrat’ın muharref kısmı geçersizdir. Kuran’da belirtilen bu kısımlar geçersiz değil, geçerlidir. Kuran’a uygun olan bölümlerin hepsi geçerlidir. “Allah'tan daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir? Şu halde yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinip-müjdeleşiniz” diyor Allah. Ya Rabbi ben canımı, malımı sana sattım, sana ait diyor. Allah buna sevinin diyor. “İşte 'büyük kurtuluş ve mutluluk' budur” diyor.

Tevbe Suresi 100. ayet- “Öne geçen Muhacirler” hicret etmişler muhacir, Müslümanların yanına hicret ediyorlar, “ve Ensar” onları barındıranlar, “ile onlara güzellikle uyanlar.” Yani oradaki muhacire ensara uyanlar. Muhacir, ensar ve onlara uyan Müslümanlar, “Allah onlardan hoşnut olmuştur” diyor Cenab-ı Allah, “onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır,” komple, “ve (Allah) onlara, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.” Bakın, muhacir ve ensar ve onlara uyanlar Kuran’da müjdelenmiş, maşaAllah. Diyorlar ya hani sahabe nereden anlıyoruz? Bakın Kuran’da ayet var işte.

Tevbe Suresi 101- “Çevrenizdeki bedevilerden münafık olanlar vardır ve Medine halkından da nifakı alışkanlığa çevirmiş olanlar vardır.” Münafıklığa alışmış, devamlı münafıklık yapıyor, “Sen onları bilmezsin, biz onları biliriz.” Bak Hz. Peygamber (s.a.v.) olduğu halde Cenab-ı Allah peygambere, sen bilmezsin diyor. Münafık o kadar gizlidir anlaşılmıyor. Yani Müslüman’a çok benzer. “Biz onları iki kere azablandıracağız,” Müslüman olup da hata yaparsa bir kere, kafir de olsa bir kere azap. Ama münafığa iki kere azap yapılıyor. “Sonra onlar büyük bir azaba döndürülecekler.” Onu da bırakmayacağım diyor Allah, daha büyük bir azapla azaplandıracağım diyor.

102- “Diğerleri günahlarını itiraf ettiler, onlar salih bir ameli bir başka kötüyle karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tevbelerini kabul eder.” Bunlar tövbe etmişler, günahlarını itiraf etmişler. “Onlar salih bir ameli bir başka kötüyle karıştırmışlardır.” Samimiyetsizlikle karıştırmışlar. “Umulur ki Allah tevbelerini kabul eder. Hiç şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.”

103- “Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun.” Adam Allah yolunda sadaka vermiyor, zengin olacağım diyor. Hastane parası yapıyor, hastalığına para yapıyor. Faydasını görmüyor. Bakın, “bununla onları temizlemiş arındırmış olursun.” Adam parayı vermiyor. Allah içine sıkıntı veriyor, acayip bunalıyor, mutlu olamıyor. Parasıyla mesela farz edelim fasıl getirtiyor, çalıyor mutlu olmuyor. Yemek getiriyor yiyor mutlu olmuyor. Bahçesi oluyor, mutlu olmuyor. Ne yaparsa yapsın mutlu olmuyor.

 


Tevbe Suresi, 100. Ayetinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 4 Nisan 2013 tarihli sohbetinden Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Müminler birbirlerine o kadar sevgi dolular ki, bak Tevbe Suresi 100. ayet, şeytandan Allah’a sığınırım; “Öne geçen Muhacirler” diyor. Hicret etmiş, içlerinde eski Yahudi olan Müslümanlar var. Hıristiyan olan Müslümanlar var, Hıristiyan iken Müslüman olmuş. Yahudi iken Müslüman olmuş. İranlı olanlar var, eski Mecusiler var, Müslüman olmuş. “Öne geçen Muhacirler” hicret ediyorlar. Nereye? ‘Ensar’, onları konaklayan Müslümanlar, evine çağırıyor; kardeş, bölüşüyorlar yiyeceğini, içeceğini, evini. “Ensar ile onlara güzellikle uyanlar” ‘güzellik’ diyor, Allah ne diyor? Güzellik. Hep Allah’ın istediği budur. “Güzellikle uyanlar…” Uyan demiyor, “güzellikle uyanlar.” “Allah onlardan hoşnut olmuştur.” Sevgi ve güzellik, bak iki konu. Allah bunun sonucunda hoşnut oluyor. Allah’ı seveceksin, Allah’ın sevdiğini seveceksin. “Onlar da Allah’tan hoşnut olmuşlardır ve (Allah) onlara, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır.” Cennet hazır şu an. Yeniden meydana getirilmiyor, hazır. “İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.” (Tevbe Suresi,100) “Asıl bununla kurtulursunuz, mutlu olursunuz” diyor Cenab-ı Allah.