Tevbe Suresi, 122. Ayetinin Tefsiri

(Müslümanın iki yönü; bilgisini artırmak ve öğrendikleriyle tebliğ yapmak)

 

Sayın Adnan Oktar'ın 10 Şubat 2015 tarihli sohbetinden Tevbe Suresi ile ilgili ayet açıklamaları.

 

ADNAN OKTAR: “Mü'minlerin tümünün öne fırlayıp çıkmaları gerekmez.” Hepsinin tebliğ yapmaları gerekmez diyor Cenab-ı Allah, İslam’ı yaymaları gerekmez. “Öyleyse onlardan her bir topluluktan bir grup, çıktığında” yani tebliğ için, İslam’ı yaymak için çıktığında, “(bir grup da) dinde derin bir kavrayış edinmek (tafakkuhta bulunmak) ve kavimleri kendilerine geri döndüğünde onları uyarmak için (geride kalabilir).” Yani ilmi araştırmalar. Mesela Darwinizm’e, materyalizme karşı araştırma, Kuran’ı araştırmalar, Kuran’ın yeterliliğini anlatmak, hurafelere karşı hazırlık yapmak, onunla ilgili belgeleri bulmak, onunla ilgili detaylı delilleri ortaya koymak. Çünkü o tebliğ yapıyor ama tebliğ yaparken araştırma yapamaz. Sen araştırma yapacaksın o tebliğe gidecek. O tebliğden döndükten sonra, o tebliğden dönen araştırmaya devam edebilir. Sen gider tebliğ yaparsın, araştırma yapanlar tebliğ yapar. Araştırma, inceleme, bilimsel birikim, kültür geliştirme, bir konu bir ibadet, o öğrendiklerini gidip insanlara anlatmak da bir ibadettir.

Yani Müslüman’ın iki yönü oluyor; bir, araştırıp inceleyip bilgisini artırması ibadet, bir de öğrendiklerini gidip anlatması ibadet. Hayatına hakim olan iki ana unsur Müslüman’ın. Açken de yapacaksınız diyor, yorgunken de yapacaksınız diyor Allah. Her halükarda yapacaksınız diyor. “Kavimleri kendilerine geri döndüğünde onları uyarmak için geride kalabilir. Umulur ki onlar da kaçınıp-sakınırlar.” [Tevbe Suresi, 122] Mesela, “ben yeni bir bilgi edindim” diyor, “şöyle olacakmış, böyle olacakmış.” O da öğrendiğinde kaçınıp sakınıyor. Yeni yeni bilgiler edinmiş oluyor. Öğrendikçe gidip anlatıyor, öğrendikçe gidip anlatıyor. “Umulur ki,” diyor. Kuran’da çok nezaketli bir üslubu vardır. Cenab-ı Allah müminlere karşı çok hoş bir üslupla ifade eder. Mesela, “umulur ki” diyor, “onlar da kaçınıp sakınırlar.” Sıkıysa kaçınıp sakınmasın zaten. Ama Allah “umulur ki” diyor. Yoksa zaten farz bu. Umulur ki demek farz demektir.