Sayın Adnan Oktar'ın 27 Haziran 2010 tarihli röportajından Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: “Bir sure indirildiğinde (Kuran’dan), onlardan bazısı; ‘bu, hanginizin imanını artırdı?’ der” diyor. Yani imansız olduğu için; “ ‘niçin imanımı artırsın ki’ der” diyor. “Ancak iman edenlere gelince”, tabii haşa onların aklının zayıflığından kaynaklanan bir şey yansıma. “Ancak iman edenlere gelince; onların imanını artırmıştır.” Bak imanlı olanın imanını artırmıştır. Demek ki iman artar. Bak “imanını artırmıştır ve onlar müjdeleşmektedirler.” Mesela bu bir müjdedir. Bizim anlattığımız bir müjdedir. “Kalplerinde hastalık olanların ise”, bir de kalplerinde hastalık olanlar var. Ayetlere inanamıyor, Allah’ın uzayda yarattığı ayetlere inanamıyor. Onu hasta yapıyor bu, tereddüt içinde, bunalım içerisinde. “Kalplerinde hastalık olanların ise, iğrençliklerine iğrençlik (murdarlık) ekleyip-arttırmış ve onlar kafir kimseler olarak ölmüşlerdir.” Bu halde kalıp da devam edip ölürlerse, “kafir kimseler olarak ölmüş” olurlar diyor. Ve “iğrençliklerine iğrençlik katılır” diyor, Allah. “Katılmıştır” diyor zaten. Artırmıştır bak, “iğrençliklerine iğrençlik (murdarlık) ekleyip-arttırmış ve onlar kafir kimseler olarak ölmüşlerdir. Görmüyorlar mı ki, gerçekten onlar her yıl, bir veya iki defa belaya çarptırılıyorlar da” sürekli bela geliyor başlarına diyor.
“Sonra tevbe etmiyorlar (anlamıyorlar )”diyor Allah. “Bela veriyorum. Bir daha geliyor bela yine anlamıyorlar” diyor. “Öğüt alıp (ders çıkarıp) düşünmüyorlar” diyor Allah. “Ben özellikle veriyorum belayı, anlamazdan geliyorlar” diyor, Allah. “Ve öğüt alıp ders çıkarıp düşünmüyorlar” diyor. “Andolsun size içinizden, sıkıntıya düşmeniz”, herhangi bir şekilde bunalmanız, acı çekmeniz; “onun gücüne giden, size pek düşkün, mü'minlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.” Peygamberimiz (s.a.v.) kastediliyor burada. İşari manasıyla da Mehdi (a.s.) ve Hz. İsa (a.s.) kastediliyor inşaAllah. Ne diyor ayette? Bakın, “andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz” bir kere sizin içinizden çıkacak. Sizden bir fert, diyor. “Sıkıntıya düşmeniz” ekonomik sıkıntı, psikolojik sıkıntı hepsi. “Onun gücüne gider”. Asla kabul etmiyor. Müslümanların mutlaka kurtarılmasını istiyor.
“Size pek düşkün”; gece gündüz Allah rızası için gayret ediyor. Müslümanlara düşkün. Bak düşkün demiyor Allah, “pek düşkün” diyor. “Mü'minlere şefkatli”; inananlara karşı acımayla karışık sevgi duyan. “Ve esirgeyici” koruyucu olan bir elçi gelmiştir. Bir mürşid gelmiştir. “Eğer onlar yüz çevirirlerse, de ki; ‘Bana Allah yeter’. (Eğer dinlemezlerse) ‘Bana Allah yeter’ de. “O'ndan başka İlah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve büyük arşın Rabbi O'dur.” Her şeyi yaratan Allah’tır. “Ben O’na tevekkül ettim” diyor. Bizi konuşturan, bizi sohbet ettiren. Mesela bak Ertuğrul Özkök’e Allah bu yazıyı yazdırıyor. Kaderinde, bu daha anasından doğmadan bunları yazmış. Biz de daha annemizden doğmadan bunun cevabını vermişiz. Bak gün geliyor o yazıyor. Biz cevabını veriyoruz. O yazıyor biz cevabını veriyoruz. Hep böyle inşaAllah. O yazmasa biz cevabını vermeyiz, değil mi? Sorduran Allah’tır, cevabı veren de Allah’tır. Bizleri vesile eder inşaAllah.
Süre ne kadar çabuk geçiyor. Değil mi? Günler haftalar bak bugün Pazar, bir de bakıyoruz hemen yine Pazar gelmiş. Ama yıldırım hızıyla geçiyor. Zaman hızlandı herkes farkında bunun. Bu da Ahir zaman alametidir. Eskiden zaman böyle değildi. Biz okula giderdik. Sabah kalkardık. Öğlene kadar bir kere olaydı yani dersler, konular bitmezdi yani. Acayip genişti, teneffüs saati bitmezdi. Beslenme saatimiz olurdu. Acayip uzun olurdu. Bahçede koşuştururduk, çok acayip vakit geçerdi. Zil çalması falan bir şeydi. O ders biter, o ders başlar. Ders zaten hiç bitmezdi o acayip uzun olurdu. Öğlen olurdu hayat ondan sonra başlardı. Öğleden ikindiye kadar bayağı bir olaydı yani. Çarşıya giderdik, pazara giderdik, işler yapardık. Akşam ayrı bir olay olurdu. Yatsıya kadar apayrı bir alem olurdu. Gün bir türlü bitmezdi. Şimdi göz açıp kapayıncaya kadar gün bitiyor, değil mi? Haftalar süratle geliyor. Mesela biz 3 aylık tatile çıkardık. Sene gibiydi bitmezdi yani. Şimdi 3 ay değil, 3 yıl göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor.
AKIN GÖZÜKAN: Estağfurullah Hocam. Peygamberimiz (s.a.v.) “bir hafta bir gün gibi geçer” diyor, inşaAllah Ahir zamanda.
ADNAN OKTAR: Evet, aynı o şekilde oluyor hakikaten maşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 24 Aralık 2010 tarihli röportajından Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Tevbe suresi 128. Ayet; “Andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz O’nun gücüne giden, size pek düşkün, mü'minlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.” “bir elçi gelmiştir.” 1990 ebcedi. Kardeşim bir tevafuk iki tevafuk, 150 tevafuk; nedir bu harika maşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 15 Temmuz 2011 tarihli röportajından Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Bak ayette, Tövbe Suresi 128; “Bir elçi gelmiştir” diyor, ayet 1990 tarihini veriyor şeddesiz ebcedi, “bir elçi gelmiştir” o da yine Mehdiyet’e bakıyor.
Sayın Adnan Oktar'ın 23 Ocak 2013 tarihli sohbetinden ahir zamana işaret eden ayetlerin açıklamaları.
ADNAN OKTAR: Yunus Suresi, 55.
GÜLŞAH HANIM: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Haberin olsun, göktekilerin ve yerdekilerin tümü gerçekten Allah'ındır. Haberin olsun; şüphesiz Allah'ın va'di haktır; ancak onların çoğu bilmezler.”
ADNAN OKTAR: Allah’ın vadi haktır, insanların çoğu bilmezler. Ebcedi kaç? 2025. Bir tane tarih var; 2025. “Göktekilerin ve yerdekilerin tümü gerçekten Allah'ındır.” Hz. İsa (a.s)’da, Hz. Mehdi (a.s)’da, Allah’ın. “Haberin olsun” diyor Allah, uyarıyor, “şüphesiz Allah'ın va'di haktır.” Neyi vaad etti? Hz. Mehdi (a.s)’ı, hak diyor Allah, Hz. İsa Mesih (a.s), hak, dabbetü’l arz çıkacak, hak. Yunus Suresi, 62
EBRU HANIM: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Haberiniz olsun; Allah'ın velileri, onlar için korku yoktur, mahzun da olmayacaklardır.”
ADNAN OKTAR: “Onlar için” Allah’ın velileri için “korku yoktur” diyor. Hz. Mehdi (a.s) için korku var mı? Yok. Mahzun oluyor mu? Olmuyor. Hz. İsa Mesih (a.s) için var mı? Yok. Mahzun olacak mı? Yok. Ebcedi kaç? 1993. Mehdiyet’in en zor dönemleri. Allah diyor ki; “Onlar için korku yoktur.” 1993’te demek ki, bir saldırı var Mehdiyet’e. “Mahzunda olmayacaklardır” diyor Allah, hiçbir şey olmayacak” diyor. Kim bilir, 1993’te neler oldu. Bakın, korku da olmayacak, mahzunda olmayacaklar diyor, çünkü koç yiğit delikanlıdır Hz. Mehdi (a.s)’ın talebeleri. Demek ki, 1993’te bir felaket var. Ve onlar da ne korkuyorlar, ne mahzun oluyorlar. Hz. Mehdi (a.s)’ı gördüğümüzde sorarız, ne oldu 1993’te diye. Yunus Suresi, 47
EBRU HANIM: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Her ümmetin bir resulü vardır. Onlara resulleri geldiği zaman, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlar zulme uğratılmazlar.”
ADNAN OKTAR: “Her ümmetin bir resulü vardır. Onlara resulleri geldiği zaman” ebcedi; 2021. Yani imamları, elçileri, tebliğcileri geldiği zaman. Bir tane ebcedi var; 2021 çıkıyor. “Her ümmetin bir resulü vardır.” Müslümanların şu anki imamı kim? Hz. Mehdi (a.s). “Onlara resulleri geldiği zaman” onlara Mehdileri geldiği zaman, ebcedi; 2021. “Allah, kimi dilerse dosdoğru yola yöneltip, iletir.” Ebcedi; 1998 tarihini veriyor. Bir tane ebcedi var.
20- “Bir de derler ki: “Rabbinden üzerine bir ayet (mucize) indirilse ya!.” De ki: “Gayb yalnızca Allah'ındır, siz bekleyedurun; ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim.”
Biz de ne diyoruz; siz bekleyedurun, biz de sizlerle bekliyoruz. Ebcedi; 2002, bir tane.
Yunus Suresi 14- “Sizi yeryüzünde halifeler kıldık.” Ebcedi; 2048, dünya hakimiyetinin tarihi. Bakın “sizi yeryüzünde” bütün yeryüzünde halifeler kıldık” diyor Allah, müjde veriyor. Bir tane ebcedi var; 2048, dünya hakimiyeti. 14. ayet, zaten hicri 1400’e de bakıyor. Mehdiyet’in, anlı şanlı dünya hakimiyeti tarihi, inşaAllah.
Tevbe Suresi, 128- “Ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.” “Bir elçi gelmiştir” ebcedi; 1990. Bu kadar tevafuk olur mu? Nerede Mehdiyet’i işaret eden ayet varsa, mutlaka Mehdiyet’in tarihini veriyor. Bu mucize, yer yerinden oynardı dünya bilse bunu, insanlar anlasa bunu, yer yerinden oynar. Bakın “bir elçi gelmiştir” bir tane ebcedi var; 1990. Tebliğ için bir Mehdi gelmiştir; 1990.
Yunus Suresi, 2- “İçlerinden bir adama: “İnsanları uyar” yani onlara tebliğ yap, ebcedi; 2002. Yani bu kadar tevafuk olur mu? MaşaAllah.
Tevbe Suresi, 82- “Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.” Adamlarda sürekli alıyor. Müslüman gülecek. Zırıl zırıl ağlıyorlar. “Öyleyse kazandıklarının cezası olarak” diyor Allah, müşriklere, münafıklara bela olarak ceza olarak ne diyor; “az gülün, çok ağlayın” diyor. Adamlar da diyor ki, ‘biz zırıl zırıl ağlarız böyle gece gündüz’ diyor. ‘Ağlayın, gülmeyin’ diyor. Allah da öyle diyor zaten münafıklara, kafirlere “ağlayın” diyor. Onun için cehaletle bunu yapanları tenzih ediyorum, bilgilerini düzeltsinler, müşriklerin, münafıkların cezası olarak Allah, ağlamayı söylüyor, ağlamayı bela olarak söylüyor. Bilgisi olmayanları tenzih ediyorum.
67- “Münafık erkekler ve münafık kadınlar, bazısı bazısındandır; kötülüğü emrederler, iyilikten alıkoyarlar, ellerini sımsıkı tutarlar.” Münafık erkekler ve münafık kadınlar aynı kafadalar.
48- “Sonunda onlar, istemedikleri halde hak geldi ve Allah'ın emri ortaya çıkıp-üstünlük sağladı.” Ebcedi; 2025. Hakimiyet ayetleri belirlidir Kuran’da, hepsi Hz. Mehdi (a.s)’ın tarihini veriyor. Mesela 3918 yapabilir, 4721 yapabilir, 5812 yapabilir, 1873 yapabilir, tam tarihi veriyor; 2025. Bakın “sonunda onlar, istemedikleri halde” yobazı, üç kağıtçısı, narcısı “istemedikleri halde hak geldi.” Hak olan nedir? Hz. Mehdi (a.s), inşaAllah ona işaret ediyor, “hak geldi ve Allah'ın emri” Kuran, Kuran’a dayalı ahlak sistemi, Allah’ın hakimiyeti, “Allah’ın emri ortaya çıkıp” görünür hale gelip, zahir olup, “üstünlük sağladı.” Ezdi fikren, düşünceyle, ilimle irfanla üstünlük sağladı. Ebcedi; 2025. Bakın anlama bakın, ebcede bakın.
Cenab-ı Allah ayetin öncesinde de diyor ki; “Andolsun, daha önce onlar fitne aramışlardı. Ve sana karşı birtakım işler çevirmişlerdi.” Ahlaksızlık yapmışlardı, oyun oynamışlardı, seni tutuklatmaya, hapsetmeye, aleyhinde faaliyetler yapmaya kalkmışlardı. “Sonunda onlar, istemedikleri halde” diyor Allah, senden nefret ettikleri halde “hak geldi ve Allah'ın emri ortaya çıktı” zahir oldu-görüldü, insanlar gördü, “ortaya çıkıp-üstünlük sağladı” yani fikren ezip geçti diyor Allah. Bir tane ebcedi var; 2025.
39- “Siz O'na hiçbir şeyle zarar veremezsiniz.” Ebcedi; 2010. Bediüzzaman’da 2010 tarihini veriyor. 1910’du, “eğer şeddeli lamlar ve mim ikişer sayılsa, bundan bir asır sonra zulümatı dağıtacak zatlar, Mehdi ve şakirtleri olabilir” diyor. Ayette de ne diyor; “Siz O'na hiçbir şeyle zarar veremezsiniz. Allah, her şeye güç yetirendir” diyor Cenab-ı Allah.
40- “İnkar edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçalttı” yok etti; 1998. Bir tane ebcedi var; 1998. Kardeşim, en azılı imansız bile Kuran’ın mucizelerini görse iman eder ama dünyanın bu harikalardan haberi yok.
32- “Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, Kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor.” Ebcedi; 2002.
33- “Müşrikler istemese de, O, dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için” ebcedi; 1980. Ayetler peş peşe, bu çok acayip değil mi? “Müşrikler istemese de, O, dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için” ne kadar din, inanç varsa, hepsini üstün kılmak ve dünya hakimi yapmak için, “elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur.”
36- “Onların sizlerle topluca mücadele etmesi gibi, siz de müşriklerle topluca mücadele edin” diyor Allah. Bakın ayrı değil, cemaatlere, gruplara ayrılarak değil, topluca bir arada. Mehdiyet’in yapacağı da, budur.
Enfal Suresi, 46- “Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin” diyor Allah, “çözülüp yılgınlaşırsınız.” Şu an Müslümanlar ne oldular? Çözüldüler, çözülme nasıl oluyor, parçalıyken çözülmüş oluyor, parçalanıyor, “yılgınlaşırsınız” nasıl yılgınlaştılar Müslümanlar, “gücünüz gider” diyor, zaten ‘gücümüz ne ki, gücümüz kalmadı’ diyor. Her Müslüman, ayrı ayrı yalvarıyor, ‘bizi kurtarın.’ Oraya gidiyorsun o diyor ki ‘beni kurtarın, öteki diyor ki ‘beni kurtarın.’ Kardeşim bir araya gelin, konuyu bitirin. Bir araya geldiğinizde bağırmanıza gerek yok bizi kurtarın demenize, size zaten kimse güç yetiremez. Sen paramparça olursan, işte lokma lokma yerler. Ama bir araya getirilsen sen, beni kurtarın diye niye bağıracaksın ki? Senin yanına kimse cesaret edemezler, yanına dahi gelemezler. Bakın “gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir” diyor Allah.
39- “Fitne kalmayıncaya ve dinin hepsi Allah'ın oluncaya kadar onlarla mücadele edin” diyor Allah. Yani anarşi terör kalmayıncaya kadar, Darwinizm-materyalizm kalmayıncaya kadar, İslam dini her yere yayılıncaya kadar, bakın çünkü Allah diyor ki; “dinin hepsi Allah'ın oluncaya kadar” bir tane din kalıncaya kadar, her yere din hakim oluncaya kadar “onlarla mücadele edin.” Oradaki kıtal, mücadele edin anlamındadır.
Sayın Adnan Oktar'ın 10 Şubat 2013 tarihli sohbetinden Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınıyorum, Tevbe Suresi, 128- “Andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz O'nun gücüne giden” yani Müslümanları korumak konusunda kararlı olan “size pek düşkün, mü'minlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.” Ayetin ebcedi; 1990 tarihini veriyor.
Sayın Adnan Oktar'ın 12 Haziran 2013 tarihli sohbetinden Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Tevbe Suresi, 128; şeytandan Allah'a sığınırım, “Andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz,” üzüntü içinde olmanız, rahatsız olmanız, ekonomik veya sosyal yahut ruhani, herhangi bir sıkıntı duymanız, “onun gücüne giden,” onu rahatsız eden, “size pek düşkün,” ama nasıl? Şefkatin en ilerisi, en ileri şefkatle, “size çok düşkün, mü'minlere şefkatli ve esirgeyici,” işte lider vasfı, şefkatli ve esirgeyici, “esirgeyici olan bir elçi,” bir Mehdi, bir Peygamber, “gelmiştir.” Peygamberimiz (s.a.v)'i ifade eden bir ayet bu ama işari anlamında da Hz. Mehdi (a.s)'ı anlatıyor tabii. 1990 tarihini veriyor ebcedi. Bir tane tarihi var, 1990. “Bir elçi gelmiştir.” 1990 tarihini veriyor.
“Eğer onlar yüz çevirirlerse,” dinlemezlerse, yine aynı kafada olurlarsa, “de ki: “Bana Allah yeter.” Bütün güç Allah'ın. Her şeyi meydana getiren Allah. “O'ndan başka ilah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve büyük arşın Rabbi O'dur.” (Tevbe Suresi, 129)
Sayın Adnan Oktar’ın 21 Ocak 2014 tarihli sohbetinden Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: “Bir elçi gelmiştir” Allah Allah, maşaAllah hayrettir, Tevbe Suresi 122- “bir elçi gelmiştir” 1990 ebcedi. Bu çok acayip değil mi? Çok nadir bu tip ayetler, hep Hz. Mehdi (a.s)’la ilgili tarihleri veriyor. Şeytandan Allah’a sığınırım “Andolsun, size içinizden sıkıntıya düşmeniz onun gücüne giden” Müslüman sıkıldığında, Pegamberimiz (s.a.v) çok rahatsız oluyordu. Hz. Mehdi (a.s)’da öyledir. Müslümanlar’a bir sıkıntı geldi mi o çok rahatsız olur. “Onun gücüne giden” gücüne giden ağrına gidiyor, rahatsız oluyor “ve size pek düşkün” aman hastalanmasın, aman yorulmasın, aman fakir olmasın, aman canları yanmasın böyle düşünen. “Size pek düşkün, müminlere şefkatli” acımayla karışık sevgi “ve esirgeyici” dış tehlikeden iç tehlikeden koruyan, “esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.” “Bir elçi gelmiştir”in ebcedi; 1990. Net, Hz. Mehdi (a.s)’a bakıyor.
Sayın Adnan Oktar’ın 1 Mayıs 2014 tarihli sohbetinden Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Tevbe Suresi, 128. Tevbe Suresi 9. sure. 128. ayet. “Bir elçi gelmiştir” 1990 ebcedi. Bir tane tarih veriyor. Hep bir tane şahsa Kuran'daki ifadeler. Hep böyle mesela “elçi gelmiştir”, “bir fütuhat olacaktır”... Hep Hz. Mehdi (a.s) devrinin tarihi çıkıyor. Bu çok büyük bir mucizedir.
Şeytandan Allah'a sığınırım. “Eğer onlar yüz çevirirlerse, de ki: “Bana Allah yeter. O'ndan başka İlah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve büyük arşın Rabbi O'dur.” (Tevbe Suresi, 129) Mümin hep öyle olacak. Mesela diyor ki “şu kadar adamlar var, Darwinistler şu kadar büyük tesislere sahip, imkanlara sahip.” Tamam, Allah'ın gücü hepsinin üstünde. Şu an Darwinizm zavallı hale geldi. Mağlup oldu, inşaAllah.
Sayın Adnan Oktar'ın 26 Temmuz 2011 tarihli röportajından Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Tevbe Suresi’nde Cenab-ı Allah, 128’inci ayet; “…mü'minlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir” 1990 ebcedi. Tam 1990 bakın, bakabilirler isteyenler. “Mü'minlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir” 1990 tarihini veriyor.
BETÜL HANIM: MaşaAllah.