Sayın Adnan Oktar'ın 23 Ocak 2013 tarihli sohbetinden ahir zamana işaret eden ayetlerin açıklamaları.
ADNAN OKTAR: Yunus Suresi, 55.
GÜLŞAH HANIM: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Haberin olsun, göktekilerin ve yerdekilerin tümü gerçekten Allah'ındır. Haberin olsun; şüphesiz Allah'ın va'di haktır; ancak onların çoğu bilmezler.”
ADNAN OKTAR: Allah’ın vadi haktır, insanların çoğu bilmezler. Ebcedi kaç? 2025. Bir tane tarih var; 2025. “Göktekilerin ve yerdekilerin tümü gerçekten Allah'ındır.” Hz. İsa (a.s)’da, Hz. Mehdi (a.s)’da, Allah’ın. “Haberin olsun” diyor Allah, uyarıyor, “şüphesiz Allah'ın va'di haktır.” Neyi vaad etti? Hz. Mehdi (a.s)’ı, hak diyor Allah, Hz. İsa Mesih (a.s), hak, dabbetü’l arz çıkacak, hak. Yunus Suresi, 62
EBRU HANIM: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Haberiniz olsun; Allah'ın velileri, onlar için korku yoktur, mahzun da olmayacaklardır.”
ADNAN OKTAR: “Onlar için” Allah’ın velileri için “korku yoktur” diyor. Hz. Mehdi (a.s) için korku var mı? Yok. Mahzun oluyor mu? Olmuyor. Hz. İsa Mesih (a.s) için var mı? Yok. Mahzun olacak mı? Yok. Ebcedi kaç? 1993. Mehdiyet’in en zor dönemleri. Allah diyor ki; “Onlar için korku yoktur.” 1993’te demek ki, bir saldırı var Mehdiyet’e. “Mahzunda olmayacaklardır” diyor Allah, hiçbir şey olmayacak” diyor. Kim bilir, 1993’te neler oldu. Bakın, korku da olmayacak, mahzunda olmayacaklar diyor, çünkü koç yiğit delikanlıdır Hz. Mehdi (a.s)’ın talebeleri. Demek ki, 1993’te bir felaket var. Ve onlar da ne korkuyorlar, ne mahzun oluyorlar. Hz. Mehdi (a.s)’ı gördüğümüzde sorarız, ne oldu 1993’te diye. Yunus Suresi, 47
EBRU HANIM: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Her ümmetin bir resulü vardır. Onlara resulleri geldiği zaman, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlar zulme uğratılmazlar.”
ADNAN OKTAR: “Her ümmetin bir resulü vardır. Onlara resulleri geldiği zaman” ebcedi; 2021. Yani imamları, elçileri, tebliğcileri geldiği zaman. Bir tane ebcedi var; 2021 çıkıyor. “Her ümmetin bir resulü vardır.” Müslümanların şu anki imamı kim? Hz. Mehdi (a.s). “Onlara resulleri geldiği zaman” onlara Mehdileri geldiği zaman, ebcedi; 2021. “Allah, kimi dilerse dosdoğru yola yöneltip, iletir.” Ebcedi; 1998 tarihini veriyor. Bir tane ebcedi var.
20- “Bir de derler ki: “Rabbinden üzerine bir ayet (mucize) indirilse ya!.” De ki: “Gayb yalnızca Allah'ındır, siz bekleyedurun; ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim.”
Biz de ne diyoruz; siz bekleyedurun, biz de sizlerle bekliyoruz. Ebcedi; 2002, bir tane.
Yunus Suresi 14- “Sizi yeryüzünde halifeler kıldık.” Ebcedi; 2048, dünya hakimiyetinin tarihi. Bakın “sizi yeryüzünde” bütün yeryüzünde halifeler kıldık” diyor Allah, müjde veriyor. Bir tane ebcedi var; 2048, dünya hakimiyeti. 14. ayet, zaten hicri 1400’e de bakıyor. Mehdiyet’in, anlı şanlı dünya hakimiyeti tarihi, inşaAllah.
Tevbe Suresi, 128- “Ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.” “Bir elçi gelmiştir” ebcedi; 1990. Bu kadar tevafuk olur mu? Nerede Mehdiyet’i işaret eden ayet varsa, mutlaka Mehdiyet’in tarihini veriyor. Bu mucize, yer yerinden oynardı dünya bilse bunu, insanlar anlasa bunu, yer yerinden oynar. Bakın “bir elçi gelmiştir” bir tane ebcedi var; 1990. Tebliğ için bir Mehdi gelmiştir; 1990.
Yunus Suresi, 2- “İçlerinden bir adama: “İnsanları uyar” yani onlara tebliğ yap, ebcedi; 2002. Yani bu kadar tevafuk olur mu? MaşaAllah.
Tevbe Suresi, 82- “Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.” Adamlarda sürekli alıyor. Müslüman gülecek. Zırıl zırıl ağlıyorlar. “Öyleyse kazandıklarının cezası olarak” diyor Allah, müşriklere, münafıklara bela olarak ceza olarak ne diyor; “az gülün, çok ağlayın” diyor. Adamlar da diyor ki, ‘biz zırıl zırıl ağlarız böyle gece gündüz’ diyor. ‘Ağlayın, gülmeyin’ diyor. Allah da öyle diyor zaten münafıklara, kafirlere “ağlayın” diyor. Onun için cehaletle bunu yapanları tenzih ediyorum, bilgilerini düzeltsinler, müşriklerin, münafıkların cezası olarak Allah, ağlamayı söylüyor, ağlamayı bela olarak söylüyor. Bilgisi olmayanları tenzih ediyorum.
67- “Münafık erkekler ve münafık kadınlar, bazısı bazısındandır; kötülüğü emrederler, iyilikten alıkoyarlar, ellerini sımsıkı tutarlar.” Münafık erkekler ve münafık kadınlar aynı kafadalar.
48- “Sonunda onlar, istemedikleri halde hak geldi ve Allah'ın emri ortaya çıkıp-üstünlük sağladı.” Ebcedi; 2025. Hakimiyet ayetleri belirlidir Kuran’da, hepsi Hz. Mehdi (a.s)’ın tarihini veriyor. Mesela 3918 yapabilir, 4721 yapabilir, 5812 yapabilir, 1873 yapabilir, tam tarihi veriyor; 2025. Bakın “sonunda onlar, istemedikleri halde” yobazı, üç kağıtçısı, narcısı “istemedikleri halde hak geldi.” Hak olan nedir? Hz. Mehdi (a.s), inşaAllah ona işaret ediyor, “hak geldi ve Allah'ın emri” Kuran, Kuran’a dayalı ahlak sistemi, Allah’ın hakimiyeti, “Allah’ın emri ortaya çıkıp” görünür hale gelip, zahir olup, “üstünlük sağladı.” Ezdi fikren, düşünceyle, ilimle irfanla üstünlük sağladı. Ebcedi; 2025. Bakın anlama bakın, ebcede bakın.
Cenab-ı Allah ayetin öncesinde de diyor ki; “Andolsun, daha önce onlar fitne aramışlardı. Ve sana karşı birtakım işler çevirmişlerdi.” Ahlaksızlık yapmışlardı, oyun oynamışlardı, seni tutuklatmaya, hapsetmeye, aleyhinde faaliyetler yapmaya kalkmışlardı. “Sonunda onlar, istemedikleri halde” diyor Allah, senden nefret ettikleri halde “hak geldi ve Allah'ın emri ortaya çıktı” zahir oldu-görüldü, insanlar gördü, “ortaya çıkıp-üstünlük sağladı” yani fikren ezip geçti diyor Allah. Bir tane ebcedi var; 2025.
39- “Siz O'na hiçbir şeyle zarar veremezsiniz.” Ebcedi; 2010. Bediüzzaman’da 2010 tarihini veriyor. 1910’du, “eğer şeddeli lamlar ve mim ikişer sayılsa, bundan bir asır sonra zulümatı dağıtacak zatlar, Mehdi ve şakirtleri olabilir” diyor. Ayette de ne diyor; “Siz O'na hiçbir şeyle zarar veremezsiniz. Allah, her şeye güç yetirendir” diyor Cenab-ı Allah.
40- “İnkar edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçalttı” yok etti; 1998. Bir tane ebcedi var; 1998. Kardeşim, en azılı imansız bile Kuran’ın mucizelerini görse iman eder ama dünyanın bu harikalardan haberi yok.
32- “Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, Kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor.” Ebcedi; 2002.
33- “Müşrikler istemese de, O, dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için” ebcedi; 1980. Ayetler peş peşe, bu çok acayip değil mi? “Müşrikler istemese de, O, dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için” ne kadar din, inanç varsa, hepsini üstün kılmak ve dünya hakimi yapmak için, “elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur.”
36- “Onların sizlerle topluca mücadele etmesi gibi, siz de müşriklerle topluca mücadele edin” diyor Allah. Bakın ayrı değil, cemaatlere, gruplara ayrılarak değil, topluca bir arada. Mehdiyet’in yapacağı da, budur.
Enfal Suresi, 46- “Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin” diyor Allah, “çözülüp yılgınlaşırsınız.” Şu an Müslümanlar ne oldular? Çözüldüler, çözülme nasıl oluyor, parçalıyken çözülmüş oluyor, parçalanıyor, “yılgınlaşırsınız” nasıl yılgınlaştılar Müslümanlar, “gücünüz gider” diyor, zaten ‘gücümüz ne ki, gücümüz kalmadı’ diyor. Her Müslüman, ayrı ayrı yalvarıyor, ‘bizi kurtarın.’ Oraya gidiyorsun o diyor ki ‘beni kurtarın, öteki diyor ki ‘beni kurtarın.’ Kardeşim bir araya gelin, konuyu bitirin. Bir araya geldiğinizde bağırmanıza gerek yok bizi kurtarın demenize, size zaten kimse güç yetiremez. Sen paramparça olursan, işte lokma lokma yerler. Ama bir araya getirilsen sen, beni kurtarın diye niye bağıracaksın ki? Senin yanına kimse cesaret edemezler, yanına dahi gelemezler. Bakın “gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir” diyor Allah.
39- “Fitne kalmayıncaya ve dinin hepsi Allah'ın oluncaya kadar onlarla mücadele edin” diyor Allah. Yani anarşi terör kalmayıncaya kadar, Darwinizm-materyalizm kalmayıncaya kadar, İslam dini her yere yayılıncaya kadar, bakın çünkü Allah diyor ki; “dinin hepsi Allah'ın oluncaya kadar” bir tane din kalıncaya kadar, her yere din hakim oluncaya kadar “onlarla mücadele edin.” Oradaki kıtal, mücadele edin anlamındadır.
Sayın Adnan Oktar'ın 14 Ekim 2010 tarihli röportajından Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: “Siz Ona yardım etmezseniz, Allah Ona yardım etmiştir”. Mesela Mehdi (as)’ye yardım edilmese bile Peygamberimiz (sav)’e yardım etmezseniz bile Allah ona yardım etmiştir diyor. Mehdi (as)’ye de insanlar yardım etmese de Allah ona yardım etmiş. Cebrail, Mikail, İsrafil değil mi, Azrail (as) hepsi yardımcılar. Ve çok fazla binlerce melekle yardım ediyor-” Hani kafirler ikiden biri olarak Onu (Mekke'den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: “Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir.” Böylece Allah Ona 'huzur ve güvenlik duygusunu' indirmişti”
Bu Tabut-u Sekine’nin bulunuşunda da olacak bir güzelliktir, huzur ve güvenlik duygusu. “Onu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş...” Mehdi (as)’yi de Allah görmediğimiz ordularla destekliyor, hadis var, meleklerle, “inkar edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçaltmıştı”, münafıkların, alçakların üslubunu da Allah yerle bir ediyor. “Oysa Allah'ın kelimesi, Yüce olandır. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe Suresi, 40)
Sayın Adnan Oktar'ın 12 Mart 2012 tarihli röportajından Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: Tevbe Suresi, 32. ayet; şeytandan Allah’a sığınırım; “Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar.” Televizyonlarda, şurada burada konuşarak İslam’ı, Kuran’ı durdurmak istiyorlar; Darwinizmi, materyalizmi yaymak istiyorlar. “Oysa inanmayanlar istemese de Allah, Kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor.” “Dinini bütün dinlere üstün kılıp, dünya hakimi etmek istiyor” diyor Cenab-ı Allah. “Müşrikler istemese de, O, dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur.” Ne olacakmış? Bütün dinlere üstün olacak, yani dünya hakimi olacak İslamiyet, inşaAllah. “Siz Ona (Peygambere) yardım etmezseniz, Allah Ona yardım etmiştir.” Eğer insanlar Hz. Mehdi (a.s)’a yardım etmezse… Ayetin işareti budur. Peygamberimiz (s.a.v.)’e gelmiş bir ayet bu. Asrımıza bakan yönüyle, “siz Hz. Mehdi (a.s)’a yardım etmeseniz de Allah ona yardım etmiştir.” Yani ihtiyacı yok yardıma.
“Hani kafirler ikiden biri olarak Onu (Mekke'den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: ‘Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir.’ Böylece Allah O’na 'huzur ve güvenlik duygusunu' indirmişti.” İkiden biri, “ikisi mağarada olduklarında,” Hz. Mehdi (a.s) ve Hz. İsa (a.s), Ashab-ı Kehf gibi mağarada olacaklar, inşaAllah. “Onu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş,” Hz. Hızır (a.s)’ın ordusu, meleklerle desteklemiş, “inkar edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçaltmıştı.” Şu anda da inkar çağrıları alçaltılıyor. Küçük düşürülüyor Allah tarafından. Aşağılanıyor. “Oysa Allah'ın kelimesi, Yüce olandır. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” 42; “Eğer yakın bir yarar ve orta bir sefer olsaydı, onlar mutlaka seni izlerlerdi.” Mesela Hz. Mehdi (a.s) için de öyle; çok uzun, 40 yıllık bir mücadele veriyor. O yüzden münafıklar dayanamıyorlar Hz. Mehdi (a.s)’la mücadele etmeye. “Ama zorluk onlara uzak geldi” diyor Allah.
“‘Eğer güç yetirseydik muhakkak seninle birlikte (savaşa) çıkardık’ diye sana Allah adına yemin edecekler. Kendi nefislerini helaka sürüklüyorlar. Allah onların gerçekten yalan söylediklerini biliyor. Allah seni affetsin; doğru söyleyenler sana açıkça belli oluncaya ve yalancıları da öğreninceye kadar niye onlara izin verdin?” Diyor Cenab-ı Allah. Onun için Hz. Mehdi (a.s)’ın talebeleri hep seçilmiştir. Sağlam delikanlılardan, sağlam genç kızlardan oluşacak, inşaAllah. “Allah'a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten (kaçınmak için) senden izin istemezler.” Yani çeşitli bahaneler öne sürmezler. “Allah takva sahiplerini bilendir. Senden, yalnızca Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri kuşkuya kapılıp, kuşkularında kararsızlığa düşenler izin ister.” ‘Allah var mı, yok mu’ emin olamıyor; ‘Hz. Mehdi (a.s) çıkacak mı, çıkmayacak mı’, ‘Hz. İsa (a.s) inecek mi, inmeyecek mi’, ‘İttihad-ı İslam olacak mı, olmayacak mı’, ‘cennet var mı, yok mu’ karar veremiyor. Kuşku içinde kalıyorlar.
Bak, “Senden, yalnızca Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri kuşkuya kapılıp, kuşkularında kararsızlığa düşenler izin ister.” Bu da yine iman hakikatlerinin önemini gösteriyor. Ahir zamanda, her zaman ne sorun olmuş? Hep iman zafiyeti. “Eğer (savaşa, tebliğe) çıkmak isteselerdi, herhalde ona bir hazırlık yaparlardı.” Niye? İman zafiyeti. O yüzden yapmıyorlar. “Ancak Allah, (savaşa) gönderilmelerini çirkin gördü de ayaklarını doladı ve; “(Onlara) Siz de oturanlarla birlikte oturun” denildi.” Adam oturuyor evinde, hiçbir faaliyete katılmak istemiyor. Yiyip, içip yan gelip yatıyor. “Sizinle birlikte çıksalardı, size 'kötülük ve zarardan' başka bir şey ilave etmez ve aranıza mutlaka fitne sokmak üzere içinizde çaba yürütürlerdi.” Şimdi de öyle, münafıklar internette, orada-burada fitne sokmak için çaba yürütüyorlar. “İçinizde onlara 'haber taşıyanlar' vardır.” “Muhbirlik yapanlar da vardır” diyor Allah. “Allah, zulmedenleri bilir. Andolsun, daha önce onlar fitne aramışlardı. Ve sana karşı birtakım işler çevirmişlerdi.” Muhbirlik yapıyor, üçkağıtçılık yapıyor; küfürle, müşriklerle işbirliği yapıyorlar. “Sonunda onlar, istemedikleri halde hak geldi ve Allah'ın emri ortaya çıkıp-üstünlük sağladı.” İşte bu da dünya hakimiyetine bakıyor. Mehdiyet’in hakimiyetine bakıyor, inşaAllah.
“Onlardan bir kısmı: ‘Bana izin ver ve beni fitneye katma’ der.” “Çocuğum var, işim var, gücüm var, okulum var. Ben katılmayayım bu faaliyete” diyor. “Haberin olsun, onlar fitnenin (ta) içine düşmüşlerdir.” “Asıl belanın içine şimdi düştüler” diyor Allah. “Hiç şüphesiz cehennem, o inkar edenleri mutlaka çepeçevre kuşatıcıdır.” “Cehennemde müthiş bir azapla karşılaşacaklar” diyor Allah. “Sana iyilik dokunursa, bu onları fenalaştırır,” “Neşen, sevincin, etrafındaki insanların güzelliği, zenginliğin, bereketin, gücün, kudretin ağırlarına gider, sıkılırlar” diyor Allah. “Bir musibet isabet edince ise:” mesela birisi saldırdığında, bir oyun oynandığında ise, “‘biz önceden tedbirimizi almıştık’ derler ve sevinç içinde dönüp giderler.” “‘Ne iyi yaptık yanına gitmemekle’ diye sevinirler” diyor. “De ki: ‘Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez.’” “Kaderde olanın dışında bir şey olmuyor zaten” diyor Cenab-ı Allah. “Böyle de” diyor.
“O bizim Mevlamızdır. Ve mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler.” “Allah’a tevekkül edin” diyor. “De ki: ‘Siz bizim için iki güzellikten (şehidlik veya zaferden) birinin dışında başkasını mı bekliyorsunuz?’” “En fazla şehit oluruz” diyorlar. “Oysa biz de, Allah'ın ya Kendi Katından veya bizim elimizle size bir azap dokunduracağını bekliyoruz.” Küfre ızdırap verecek bir faaliyet. “Öyleyse siz bekleyedurun, kuşkusuz biz de sizlerle birlikte bekleyenleriz.” Biz de 10 yıla kadar göreceksiniz diyoruz; Darwinistlere, materyalistlere, inşaAllah. “Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin;” evlenmiş olmaları, çoluk çocuğa karışmış olmaları, zenginleşmeleri imrendirmesin. “Allah bunlarla ancak onları dünya hayatında azaplandırmak,” çünkü maldan dolayı canı yanıyor, çocuğundan dolayı canı yanıyor; “acaba bir şey mi olacak, kazanabilecek mi, şu okula gidebilecek mi, falancanın çocuğundan daha iyi mi giyinecek, falancanın çouğundan daha güzel nasıl olabilir?” Olamayınca canı yanıyor. Sokağa çıkıyor, “acaba sağ salim dönecek mi?” Ticaret yapıyor, “acaba iflas mı edeceğim?” Bak, diyor ki; “Allah bunlarla ancak onları dünya hayatında azaplandırmak,” acı veriyor Allah onlara, bayağı sıkılıyorlar. Mesela ticaret yapıyor, “acaba çekler geri dönecek mi?” diyor.
“Kar edecek miyim?” diyor. Çocuğu oluyor, “falancanın çocuğu daha başarılı” diyor. O, ona iç acısı oluyor. Araba alıyor, “falancanın arabası daha güzel” diyor. O da ona ızdırap veriyor. Hatta aynı arabadan alıyor, kendininki siyah oluyor, onunki beyaz diye yine canı yanıyor. “Allah bunlarla ancak onları dünya hayatında azaplandırmak ve canlarının inkar içindeyken zorlukla çıkmasını ister.” “Ölürlerken can çekişerek ve feci şekilde öldüreceğim” diyor Allah. “Gerçekten sizden olduklarına dair Allah adına yemin ederler.” “‘Biz de elhamdülillah Müslümanız’ derler” diyor. “Oysa onlar sizden değildirler. Ancak onlar ödleri kopan bir topluluktur.” Çok korkaktırlar, herkesten korkarlar. Höt dedin mi yatağın altına giriyorlar, en iyi bildikleri şey kaçmak. “Niye kaçıyorsun?” deyince de, “hicret ediyorum” diyor. Korkaklığın adını hicret koymuş. Peygamberimiz (s.a.v.) savaş meydanlarında hicret mi etti oraya buraya? Göğüs göğse mücadele etti Allah rızası için. Korkaklığın adı hicret oldu. Ama iyi niyetle, İslam’ı daha iyi yaymak için yapılan faaliyetleri tenzih ediyoruz. “Eğer onlar bir sığınak ya da (kalacak) mağaralar veya girebilecekleri bir yer bulsalardı, hızla oraya yönelip koşarlardı.” Gidip saklanırlardı, zarar gelmesin diye. Tutuklanma korkusu, yakalanma korkusuyla. “Hapse atılırım, dövülürüm, sövülürüm diye mutlaka bir yerlere kaçarlar” diyor Cenab-ı Allah. “Oraya da sığınırlar, haberleri orada beklerler” diyor Allah.
Sayın Adnan Oktar'ın 1 Mayıs 2013 tarihli sohbetinden Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Tevbe Suresi, 40- “Oysa Allah’ın kelimesi yüce olandır” diyor, 1998. Bakın, “Oysa Allah’ın kelimesi yüce olandır.” 1998. Kuran talebelerinin en coşkulu, en çetin yıllarının tarihini veriyor. 33-”İslam’ı bütün dinlere üstün kılmak için” 1980 ebcedi. Bakın “İslam’ı bütün dinlere üstün kılmak için” sırf bu kelime; 1980. Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkış tarihini veriyor. “Müşrikler istemese de, o dini, İslam’ı bütün dinlere üstün kılmak için.” Müşrikler istemese de; yobaz takımı, hepsi onların ucu bucağı yok, komünistler de bunun içine dahil.