Sayın Adnan Oktar'ın 3 Temmuz 2010 tarihli röportajından Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.
SUNUCU: Şeytandan Allah’a sığınırım, “İnfak ettiklerinin kendilerinden kabulünü engelleyen şey, Allah'ı ve elçisini tanımamaları, namaza ancak isteksizce gelmeleri ve hoşlarına gitmiyorken infak etmeleridir.”
ADNAN OKTAR: Bak, “Allah’ı ve elçisini tanımamaları,” bir kere Allah’a içten iman etmiyorlar, elçiye karşı da ağırlarına gidiyor, bir elçiye veyahut Mehdi (a.s.)’ye tabii olmak şeytani bir enaniyetle onu kabul edemiyorlar. Şeytanın da en rahatsız olduğu konu itaattir. Yani Allah’ın emrini yerine getirme konusunda itaat en ağırına gidendir şeytani ruhların. “Namaza da isteksizce gelirler” diyor Allah “ve hoşlarına gitmiyorken de infak ederler” hiç hoşlarına gitmeyerek infak ederler, yardımcı olurlar, insanlara yardım ederler. “Namazı da hiç istemeyerek kılarlar” diyor Allah, münafığın özelliği olarak ve “itaatten de çok rahatsız olurlar” diyor Allah. Yani en ağırlarına giden şeylerden bir tanesi. Biliyorsunuz şeytana da Allah secde etmesini söyledi, Adem (a.s.)’e, çok ağırına gitti. Haşa Allah’a bilgi vermek, Allah’ı bilgilendirmek istedi. Yani Allah’a böyle kendince bilmiş bir üslupla cevap vermek istedi ve Allah da ona karşılık olarak Kıyamete kadar bir fitne kaynağı olarak müsaade etti. Ama sonunda da Cehennemdir tabii onun karşılığı.
SAYIN ADNAN OKTAR'IN A9 TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (22 Temmuz 2012; 23:00)
ADNAN OKTAR: Tevbe Suresi, 54. ayet. “İnfak ettiklerinin kendilerinden kabulünü engelleyen şey, Allah'ı ve elçisini tanımamaları, namaza ancak isteksizce gelmeleri,” Normalde Müslüman zannediliyor ama zaten adam Allah’ı tanımıyor, Peygamber (s.a.v)’i de tanımıyor, namaza da zoraki geliyor. Eğer Müslümanlar görmese zaten münafıklar namaz kılmaz; Müslüman görürse de, eğer uzaktan görürse de ayet okumaz, Allah’ı zikretmez, ağzını açmaz. Münafıklara dikkat edin, öyledirler. Eğer münafık yakalamak istiyorsanız öyledir. Namazda özellikle, ayet okumaz, Allah’ı anmaz. “Niye okumuyorsun?” dediğinde de; “Ben okuyorum ama sen duymuyorsun” der. Hiç ağzını bile açmaz. Ayet okumayı anormal bir şey olarak görür kendisi açısından.
Bak, “Namaza ancak isteksizce gelmeleri ve hoşlarına gitmiyorken infak etmeleridir.” Acayip bunalırlar. Hiç hoşlarına gitmeyen bir konudur infak etmek. Namaz kılmaktan da nefret eder münafıklar, infak etmekten de nefret ederler. Onun için hep böyle, “Borç ödüyorum,” “Gücüm yetmiyor,” “İmkanım yok” diye Peygamberimiz (s.a.v) zamanında beş kuruş vermemeye özen göstermiştir münafıklar. Hep kendini aptal gibi göstermişlerdir. İşte, “İmkanım olsa para verirdim,” “Gücüm olsa verirdim” Ama mesela çocuğunu evlendirecek, bakıyorsun, zibil gibi para buluyor. Veyahut başı belaya giriyor, bakıyorsun, zibil gibi para buluyor.