Tevbe Suresi, 98. Ayetinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 4 Ocak 2010 tarihli röportajından Hadid Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Evet, ahir zamanda, Mehdi (a.s.) devrinde münafıklar olacak. Mehdi (a.s.)’nin cemaatine, arkadaşlarına karşı mücadele eden, o cemaat içersinden çıkan, Müslümanlar içerisinden çıkan münafıklar olacaklardır. Kendilerini Müslüman gibi tanıtacaklardır. Hatta Medine sarsılır diyor Peygamber Efendimiz (sav). Münafıklar toplu olarak bazen, 2 ve 3 kere ayrılacaklardır diyor Mehdi (a.s.) cemaatinden. Ve işleri güçleri Mehdi (a.s.)’ye ve cemaatine zarar verdirmek üzere bir faaliyet olacaktır. Mesela gece-gündüz o, Allah’ın onlara verdiği o ilhamla, sürekli o öfkeyi yaşayacaklardır. Ahirzamanın münafıkları, gelmiş-geçmiş münafıkların en şiddetlilerindendir, yani Mehdi (a.s.) cemaatinin münafıkları. Resulullah (sav) diyor, Mehdi (a.s.) cemaatine bu münafıkların musallat olacağını, hatta buğdaya musallat olan kurt gibi olacaklar diyor. Buğdayı temizleyecek diyor Mehdi (a.s.), temizlenecek, yine musallat olacak kurt diyor, yine temizleyecek, yine musallat olacak, bu böyle uzun süre devam edecek diyor.

En sonunda 313 tane saf, temiz, hakiki mümin kalacak diyor ve böylece de münafıkların etkisi kalmayacak diyor. Hakikaten münafık çok büyük bir fitne ve beladır. Müslüman şefkat gösterir, merhamet gösterir, sevgi gösterir, dost zaneder alır, barındırmaya çalışır, ona yardımcı olur, maddi destek sağlar, manevi fayda sağlamaya çalışır. Fakat münafığa bakarsın ki bir gün bir kahpelik etmiş, küfürle, dinsizlerle ittifak etmiş ve Müslümanların nerede ne yaptıkları ile ilgili onlara bilgi vererek, onların ani baskın yapmasına, ani atak yapmasını sağlayacak işbirliği içinde olacaklarını Kuran ayette belirtiyor. Yani sizi diyor, felaketlerin sarmasını beklerler diyor değil mi, Cenab-ı Allah bu şekilde belirtiyor. Şeytandan Allah’a sığınırım, “Kötü felaket onları sarsın.” diyor Allah. Bu ne demektir? Şimdi Allah, böyle bir duayı, Allah böyle söylediyse, “kötü felaket onları sarsın” dediyse, ne demektir? Ben onları mahvedeceğim demek istiyor Allah. Yani dünyada mahfedeceğim demektir. Nasıl oluyor?

Manevi azapla, ve bütün münafıklarda bir azap vardır ruhlarında. Ruhları Cehenneme döner. Yani kaçınılmaz olarak gece-gündüz bir acı duyarlar, rahatsız olurlar. Ama münafığın rahatlamak içinde tek istediği şey, Müslümanların cemaatinin dağılması, Müslümanların yok olmasıdır. Onlar dünyada olduğu müddetçe, dünyada tek bir Müslüman kaldığı müddetçe, münafık asla rahat edemez, canı yanar. Onun için, bu azaptan kurtulmak için, mesela Peygamber Efendimiz(sav) zamanında, ayrı bir cami yapıyorlar, ayrı bir bina yapıyorlar. Bir de utanmadan Peygamber (sav)’i oraya çağırıyorlar, gel burada namaz kıl diyorlar. Peygamber (sav)’in zaten mescidi var, orada Müslümanlar namaz kılıyor, yani niye oraya gitsin ki sizin yanınıza değil mi?

Cenab-ı Allah diyor, hiçbir şekilde onların yanına gitme diyor. Başlangıçta olan mescidde namazını kıl diyor. Onların diyor, kalpleri parçalanmadıkça, yani ölmedikçe onlar diyor, asla bu ahlaksızlıklarından vazgeçmezler diyor. Değil mi, sonsuza kadar vazgeçmiyorlar. İnşaAllah. Mehdi (a.s.) devrinde de münafıklar küfür ile işbirliği yapacaklardır. Müslümanları, kendi kafalarına göre ihbar edeceklerdir, onların hakkında, aleyhinde şahitlik edeceklerdir, onları köşeye sıkıştırmaya çalışacaklardır, onların hakkında dedikodular yayacaklardır. Fitne çıkartmak için var güçleri ile gayret edeceklerdir. Ama bu, Mehdi (a.s.) cemaatinin güçlenmesine, birbirlerine daha çok bağlanmalarına, azim ve gayretlerinin daha çok artmasına neden olacaktır. Bunu hadislerden bu şekilde anlıyoruz.

 


Tevbe Suresi, 98. Ayetinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 11 Ağustos 2010 tarihli röportajından Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Evet, Oktar Hocam devam et.

OKTAR BABUNA: Estağfurullah Hocam. Bir ayet okuyorum inşaAllah. Tam söylediklerinizle bağlantılı inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Bedevilerden öyleleri vardır ki, infak ettiğini bir cereme sayar ve sizi felaketlerin sarıvermesini bekler. Kötü felaket onları sarsın. Allah işitendir, bilendir.”

ADNAN OKTAR: Evet, şimdi ayeti parça parça söyle.

OKTAR BABUNA: “Bedevilerden öyleleri vardır ki, infak ettiğini bir cereme sayar”

ADNAN OKTAR: Münafıklar gelir Müslümanlara, şimdi bir verip on alma kafasındadır münafık, yani kendini çok uyanık zanneder, getirir, hakikaten verir bir şeyler verir. On alamaz, bekler. Bir de alamıyor Çünkü İslam’da dağıtmak vardır, toplamak yok. Münafığa bu koydukça koyar, koydukça koyar. Bu da ona fitneye döner. Acayip canını yakar, perişan olur. “Zamanında ben şu kadar vermiştim, ne olacak?” der. Bir türlü kurtulamaz ondan. O, yüreğine düşen bir ateş olur münafığın, inşaAllah. Bak cereme, ızdırap, bela olarak görüyor. Devam et.

OKTAR BABUNA: “ve sizi felaketlerin sarıvermesini bekler.”

ADNAN OKTAR: Bir operasyon yapılsın, tutuklansınlar, hapse atılsınlar, dövülsün, sövülsünler, ezilsinler, hakaret görsünler diye sürekli bekler, destekçi olur, istihbarat sağlar, bunu yapmaya iştahlı olan grupların içine girer, onlara bilgi verir, teşvik eder, yönlendirir. Hâlbuki Müslüman’ın zaten buna ihtiyacı var. Bakın Müslüman, saldırı olmadan ezemez. Bir kudurmuş köpek olacak ki sen de odunla ona vurup kovalayasın. İlimle tabii, bizim elimizdeki odun ilim, sevgi ve kardeşliktir. Onlar saldıracaklar, Mehdiyet kovalayacak, bizler de öncüsü olarak, biz de kovalayacağız. İnşaAllah.

OKTAR BABUNA: “Kötü felaket onları sarsın” diyor Allah.

ADNAN OKTAR: Ne demektir biliyor musun Kuran’da bu ayet? “Sarsın” demek, bu olacak anlamındadır bu ayet. Mutlaka münafıkları kötü felaket sarar, mutlaka. Bir kere münafık domuzun çirkin yerinde yaşayan bir asalak gibidir ve orada yaşaması bile ona bir ızdıraptır. O pis koku, pis ortam, o pis kan onu zaten perişan eder, o pis elektrik. Ve orada yalnızlığa mahkûmdur o. O yalnızlığın acısını çeker. İçi içini yer. Onun için canı yandıkça saldırganlaşır, saldırganlaştıkça ezilir, ezildikçe saldırganlaşır. Böyle tam bir açmaz ve bunun içerisinde böyle çırpına çırpına helak olur o. Münafığın özelliğidir. Müminlerin gücünü, neşesini, sağlığını, sıhhatini de gördükçe perişan olur. Onun için münafıkları kızdırmak bir ibadettir.

Kâfirleri kızdırmak bir ibadettir. Müslüman’ın güçlü olması lazım. En güzel evler, en güzel araba, en güzel kıyafet, en güzel yiyecek, en güzel bilgi, en güzel sevgi, her şeyin en güzelini arayacak. Pısırık, bitkin falan bunlar Müslümanlıkta yok, Müslüman’a yakışmaz. Son derece zinde olacak. Hatta Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında, yetmiş yaşında dedeler simsiyah saçını sakalını boyuyorlardı. Aslanlarım benim, aslanlarım. Kıpkırmızı tabii, güneşten de yanmışlar. Gören münafıklar tabii perişan oluyorlar. Bu onları daha da çökertiyor, onların neşesi, onların canlılığı ve gücü. Değil mi, sahabeler öyle pırıl pırıldılar, atları bakımlı, vücutları sağlıklı, kuvvetli, maşaAllah.

 


Tevbe Suresi, 98. Ayetinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 2 Aralık 2011 tarihli röportajından Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: “İnfak ettiğini bir cereme sayar.” Yani Müslümanlara bir şey verdiğinde, onu bir bela gibi, bir hastalık gibi sayar. “Ve sizi felaketlerin sarmasını bekler.” “Size kötülük gelmesini isterler” diyor. “Kötü felaket onları sarsın. Allah işitendir, bilendir.” Allah onlara belanın geleceğini söylüyor. “Kötü felaket onları sarsın,” zaten Allah Kendisi söylüyor. O zaman, belalarını verecek anlamına geliyor.

 


Tevbe Suresi, 98. Ayetinin Tefsiri

(Bağnaz zihniyet infak etmeyi cereme sayar)

 

Sayın Adnan Oktar'ın 18 Mayıs 2015 tarihli röportajından Tevbe Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

GÖKALP BARLAN: Allah'ın izniyle, her türlü ibadeti arttırıyor; abdesti, namazı, orucu ama infak konusunda hep onu azaltıyorlar.

ADNAN OKTAR: İnfak en rahatsız oldukları şey. “Onu bir cereme sayarlar”, diyor Allah ayette. Yani bela, suç, suç üzerine yapılan zorlama uygulama olarak görürler diyor.

GÖKALP BARLAN: “Hiçbiriniz infakta bulunmayın da dağılıp gitsinler”, diye söylüyorlar.

 


Münafıklar Müslümanlara Bir İyilik Dokununca Izdırap Duyar, Müslümanları Felaketlerin Sarmasını Bekler. Allah Ayetlerinde Asıl Münafıkları Felaketin Saracağını Bildirmiştir

 

Sayın Adnan Oktar'ın 14 Aralık 2016 tarihli sohbetinden münafık karakteri ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Al-i İmran Suresi, 120. Ayet “Size bir iyilik dokununca” münafıklar “tasalanırlar” diyor Allah yani ızdırap duyuyor içinde, çökme ve ızdırap. “…size bir kötülük isabet ettiğinde ise buna sevinirler.” Mesela Müslüman başı belaya giriyor yahut hastalanıyor buna sevinirler diyor. “Eğer siz sabreder ve sakınırsanız onların hileli düzenleri size hiçbir zarar veremez. Şüphesiz Allah yapmakta olduklarını kuşatandır.”

Tevbe Suresi, 98 “Bedevilerden öyleleri vardır ki” yani görgüsüz akılsız tipler “infak ettiğini bir cereme sayar.” Yani bir bela gibi görüyor Müslümanlara bir fayda sağladığında onu bir bela gibi görüyor. “Ve sizi felaketlerin sarmasını bekler.” Başına bela gelmesi Müslümanın herhangi bir şekilde rahatsız olması. “Kötü felaket onları sarsın” diyor Allah işte bu Cenab-ı Allah’ın demesi çok önemlidir yani bir insanın demesi gibi değil. “Kötü felaket onları sarsın” dediğinde Allah, muazzam bela gelir. “Allah işitendir bilendir.”