Beled Suresi, 1-20 Ayetlerinin Tefsiri

 

Sayın Adnan Oktar'ın 24 Mayıs 2013 tarihli sohbetinden Beled Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla. Beled Suresi. Şeytandan Allah’a sığınırım: “Hayır; bu şehre yemin ederim,” (Beled Suresi, 1) Allahualem bu ayetlerin hepsi İstanbul’a hitap ediyor. Burada da hep.

“Ki sen, bu şehirde oturmakta iken,” (Beled Suresi, 2) Tabii ilk anlamı Peygamberimiz (s.a.v)’e, Mekke’ye bakıyor ama ahir zamana işari açısından diyorum.

“Babaya ve doğan-çocuğa da.” (Beled Suresi, 3)

“Andolsun, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.” (Beled Suresi, 4)

“O, hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?” (Beled Suresi, 5) Yani ahirete inanmıyor, Allah’a inanmıyor, Meleklere inanmıyor.

“O: “Yığınla mal tüketip-yok ettim” diyor.” (Beled Suresi, 6) Bakın, yine vahşi kapitalizmi Allah eleştiriyor görüyor musunuz? Vahşi kapitalizme sürekli vuruyor Kuran’da Allah’ın ayetleri. Tüketim ekonomisine, Allah dikkat çekiyor.

“Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?” diyor Allah. (Beled Suresi, 7) Diyor ya Allah, “Ben gözlüyorum her yerden gözlüyorum” diyor.

“Biz ona iki göz vermedik mi?” (Beled Suresi, 8)

“Bir dil ve iki dudak?” (Beled Suresi, 9)

“Biz ona 'iki yol-iki amaç' gösterdik.” (Beled Suresi, 10) “İki yol, iki amaç.” İkilerin tekrarlaması var ya, iki-iki burada dikkat ederseniz var yine.

“Ancak o, sarp yokuşa göğüs germedi.” (Beled Suresi, 11) İmtihanlara, Allah’ın helallerine haramlarına özen göstermedi.

“Sarp yokuşun ne olduğunu sana öğreten nedir?” (Beled Suresi, 12)

“Bir boynu çözmek” insanları özgürleştirmek, özgürlük ve barış Kuran’ın farzları, hükümleri. Bir ülkeyi esaretten kurtarmak, bir topluluğu esaretten kurtarmak, insanların üstündeki baskıyı kaldırmak, insanları hür hale getirmek, tam demokrat hale getirmek. Bak “bir boynu çözmek (bir köleye özgürlük vermek)tir;” (Beled Suresi, 13)

“Ya da açlık gününde doyurmaktır,” (Beled Suresi, 14) Hayvanları da doyurmak, insanları da hepsini. Bak sınır koymamış Allah “açlık günün de doyurmak” diyor Allah. Hepsini içine alıyor; kuşları, insanları, hepsini. “Açlık gününde.” Ama herkesin malı varken, insan doyurmadan bahsetmiyor Allah, zorluk anında doyurmada çok önemli. Kendinde de olmuyor, buna rağmen doyuruyor.

“Yakın olan bir yetimi,” (Beled Suresi, 15) Yine hep ezilmişleri korumak, hep ezik insanlar, ezilenleri korumak.

“Veya sürünen bir yoksulu.” (Beled Suresi, 16) Hani sürünüyorum diyor ya gecekonduda kardeşlerimiz var, her yerde var. Karadeniz’de, Anadolu’da her yerde var. “Veya sürünen bir yoksulu.” Sürünen yoksulları, sürünen insanlarımızı, acı çeken, fakirlik içinde kıvranan toplumları, bunların hepsini diyor Allah koruyacaksınız, zenginleştireceksiniz, yedirip içireceksiniz diyor Allah. Farz kılmış. Kuran’ın hükmü, Allah’ın hükmü. İşte Hz. Mehdi (a.s), bu hükümleri uyguluyor.

“Sonra iman edenlerden, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden,” bak iman etmiş sabırlı ol diyor. Acı çekiyor, sabırlı ol, zorluk çekiyor sabırlı ol, “merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak.” (Beled Suresi, 17) Diyor ki: ‘Asalım, keselim, terör çıkaralım, yıkalım.’ Merhamet, şefkatle yaklaşmak, acımak. Allah bu durumda size yardım ederim diyor. Şiddetle yardım etmem diyor. Terörde anarşide yardım etmem diyor.

Merhamette yardım ederim diyor. Merhamette giden yol açılıyor. Adam şaşırıyor, hayret ediyorlar. Diyor, ‘adam şiddet kullanıyor kazanması lazım’ diyorlar, merhamet eden kazanıyor. Şiddet eden kaybediyor, mucize bu. Şiddet, ezip geçmesi lazım, şiddetin kazanması lazım. Aklen öyle görünüyor. Öyle olmuyor. En merhametli kimse, en şefkatli kimse bakıyorsun o kazanıyor. Hepsi gidiyor. Şiddeti kullanılan paramparça oluyor. Merhamet edenler bakıyorsun sultan olmuşlar. MaşaAllah.

“İşte bunlar sağ yanın adamlarıdır. Ashabı meymene”. (Beled Suresi, 18) Hani meymenetsiz derler ya adamlara. Meymene. Oradan geliyor ya meymene. Makbul, iyi insanlar. Güzel insanlar. Meymenetli insan. Meymenetsiz herifin yüzünde derler değil mi? Meymenet yok falan derler. “İşte bunlar sağ yanın adamlarıdır. Ashabı meymene”. (Beled Suresi, 18) “Ayetlerimizi inkar edenler ise sol yanın adamlarıdır. Ashabı meşeme”. (Beled Suresi, 19) Meşum yani yüzü batmış berbat adamlar. Melanet akan.

“Kapıları kilitlenmiş bir ateş onların üzerindedir”. (Beled Suresi, 20) Cehennem kapısı kapandığında çıkamıyor bir daha. Yani sonsuza kadar çıkamıyor. Bak diyor ki Allah “kapıları kilitlenmiş”. Bu kilit bir daha açılmıyor. İşte cennetin kapısı da kapandı mı bir daha açılmıyor cennetin kapısı. Çıkış yok cennetten artık. Cehennem de kapandı mı çıkamaz. Allah vermez.